IMPA BAŞKANI MICHEL POULIOT:"KILAVUZLUK HİZMETLERİNDE REKABET OLMAZ"
 |
Capt. Cahit İSTİKBAL ile Kaptan Aykut
EROL, Şanghay'daki toplantıda... |
Merkezi Londra'da
bulunan Uluslararası Deniz Kılavuz Kaptanlar Birligi'nin (IMPA), Şanghay'daki 14. Genel
Kurulu'nda alınan kararlar açıklandı.
ABD, Kanada, Brezilya,
Almanya, Fransa, Hollanda, Italya, Avustralya, Japonya gibi dünyanın tüm denizci ülke
kılavuzluk kuruluşlarinın temsilcilerinin katıldığı genel kurulda, Türkiye de ilk
kez Kaptan Aykut Erol ve Kaptan Cahit Istikbal tarafından temsil edildi. Açılış
konuşmasını IMO Genel Sekreteri William A. O'Neil'in yaptığı toplantıda,
kılavuzluk hizmetlerinin dünyadaki sorunları ve gelişmesi konulan görüşüldü.
IMPA Başkanı Michel
Pouliot, toplantıda yaptığı konuşmada şu noktalara dikkat çekti:
"Kılavuz kaptan,
ancak düzenli ve nitelikli bir kuruluş içinde bağımsızlığını koruyabilir.
Güvenli olmayan bir manevrayı yapması için kendisine yapılan baskılara direnebilir.
Bu sayede, mesleki bilgi ve muhakemesini güvenli olmayan bir operasyonu reddetmek veya
durdurmak şeklinde kullanabilir ve bunu yaparken de kısa vadeli ekonomik çıkarlarını
ve işini kaybetmenin endişesini taşımaz. Daha da ötesinde, nitelikli bir kılavuzluk
kuruluşu, güvenliği en üst düzeyde temin edecek altyapıyı sağlar. Güvenliği
sağlayan bu çok önemli unsurlar arasında; kılavuz kaptanları işe al-ma, eğitim ve
sürekli meslek içi eğitimin sağlanması sayılabilir."
Konuşmasında rekabet
konusuna da değinen Pouliot, şunları ifade etti:
"Kılavuzlukta
rekabet, kısaca, kazananlarından çok kaybedenlerinin olacağı bir olay olarak
özetlenebilir. Burada en büyük kaybeden güvenlik olacaktır. Ne yazık ki, daha yoğun
rekabet, kalite maliyeti çok yüksek ve rekabet gücünü kısıtlayan bir etken olarak
görüp, elimine etme eğilimini getirecektir."
"Kılavuzlukta rekabet
için sesleri en yüksek çıkanlar iki gruba ayrılabilir: Bu işten çıkar ya da mevki
beklentisi içinde olanlar ile aptallar" diyen IMPA Başkanı Michel Pouliot,
konuşmasında, şu görüşlere yer verdi:
"Şunun unutulmaması
gerekir ki, denizde güvenlik sadece gemicilik şirketlerini ya da işletmecilerin
ekonomilerini yahut kaza riski masraflarının tutarını hesaplamak isteyenleri
ilgilendiren bir konu değildir. Bu, bütün insanlığı en üst düzeyde ilgilendiren
bir konudur.
Bir petrol tankerinin veya
kimyasal madde taşıyan tankerin yapacağı kaza tek başına insanlığa felaket
getırebilir ve çevreye tamir edilmesi imkansız zararlar verebilir. Halkın önüne
çıktığında güvenlik vaazları veren, ancak günlük ticari işlerinde
kazançlarını artırmak söz konusu olunca güvenliği filan unutan bu ikiyüzlülerin
bizi kandırmalarına izin vermeyelim. Asla unutmayalım ki, kılavuzluk, başlı başına
dünyadaki bütün insanların istediği en üst düzeyde güvenliği sağlayacak en
etkili araçtır ve olmaya da devam edecektir."
Bir hafta süren IMPA Genel
Kurulu'nda alınan kararlar geçtiğimiz günlerde kamuoyuna resmen açıklandı. Bu
kararlarda rekabet konusuna da değiniliyor ve Mart 1998'de Brisbane, Avustralya'da
toplanan ve denizcilik sektöründen armatörler, sigortacılar, liman otoriteleri,
hükümet temsilcileri, çevreciler, gemi kaptanları ve kılavuz kaptanların
katıldığı konferansta ortaya çıkan, "Kılavuzlukta rekabetin kamu
çıkarlarına hizmet etmediği tespit edildi. Güvenliğe gelecek büyük ilave riskler
yanında rekabetle elde edilmesi muhtemel küçük maliyet azalmalarının sözü bile
edilemez. Sorumlu devlet otoriteleri, kılavuz kaptanları görevlenni yaparken ticari
baskılardan koruyacak mekanizmalan kurmalıdır" kararına atıfta bulunularak, IMPA
kararı şöyle açıklanıyor:
"Rekabete dayalı bir
kılavuzluk sisteminde kılavuz kaptanların kamu yararına olan görevleriyle geminin
armatörüne karşı olan görevleri arasındaki temel çelişkinin güvenliği ve deniz
trafiğinin etkin kullanımını tehlikeye atacağının bilinciyle Uluslararası Deniz
Kılavuz Kaptanlar Birliği, hükümetleri tam olarak düzenlenmiş ve bölgesinde tek
olarak kılavuzluk sistemlerini sürdürmeleri, korumalan ya da bu sisteme dönmeleri ve
kılavuzlukta rekabetin deniz güvenliğini tehlikeye atacağı konusunda
uyarmaktadır."
(Denizatı
Dergisi, Ocak-Şubat 1999) |