| -HAZAR PETROLLERİNİ BOĞAZLARDAN
GEÇİRME GİRİŞİMLERİ ...
-DIŞİŞLERİ BAKANI CEM:
''HERKES HESABINI DOĞRU YAPSIN''
-''TANKER GEÇİŞLERİ, İSTANBUL'U, İNSANINI VE DOĞASINI
TEHLİKEYE SOKUYOR''
ANKARA (A.A) - Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkiye'nin, Türk
boğazlarının Hazar petrollerinin taşınacağı boru hattı haline gelmesini önlemek
için, uluslararası ve ulusal hukukun çerçevesinde yapılması mümkün olan ne varsa
yapacağını belirterek, ''Herkes bunu bilsin ve buna göre hesabını doğru yapsın''
dedi.
Dışişleri Bakanı Cem, Hazar petrollerinin taşınması ve İstanbul
boğazı arasındaki ilişkiye dikkati çeken bir açıklama yaptı. Cem, açıklamada,
her yıl yaklaşık 60 milyon ton petrolün tankerlerle İstanbul Boğazı'dan
geçirildiğini ve tankerlerin yılda yaklaşık 4 bin 500 geçiş yaptıklarını
vurgulayarak, bu rakamların, İstanbul'u, insanını ve doğasını tehlikeye soktuğunu
kaydetti. Cem, boğaz trafiğinin azaltılması yolunda çalışmalar yapıldığını
bildirdi.
Hazar petrollerini ihraç edecek bazı şirketlerin, petrolü
Bakü-Ceyhan yoluyla değil Supsa ve Novorosisk üzerinden deniz yoluyla İstanbul
Boğazı'ndan geçirmeyi öngürdüklerini kaydeden Cem, bu hesapları yapanları, halen
taşınan petrolün bile Türk boğazlarından geçişinde 1999'dan itibaren
zorlanacakları yolunda uyardı.
-''HAZIRLIKLAR TAMAMLANMAKTADIR''-
Dışişleri Bakanı Cem, Türkiye'nin, bu konuda uluslararası ve
ulusal hukukun tandığı imkanları eksiksiz kullanacağını bildirdi.
Cem, bu yöndeki tüm hazırlıkların tamamlanmakta olduğunu
belirterek şunları kaydetti:
''Boğazlarda petrol taşıyan her tankerin nitelikleri tek tek
incelenecek, insanlara ve çevreye taşıdığı tehlike saptanacaktır. Güvenlik
açısından denetimin gerektirdiği zaman dikkatle kullanılarak, boğazlara girişte
bekletilen tankerler incelemeye alınarak bu işlemler gerçekleştirilecektir.
Tankerlerin, hangi yoğunlukta ve hangi sırayla boğazlara
girebileceği, tanker trafiğinin insan ve çevreye taşıdığı tehlike açısından ve
boğazlardaki yerel trafik dikkate alınarak saptanacaktır. Bunun, ek petrol
taşımacılığı şöyle dursun, halen mevcut olanı bile yavaşlatacağı açıktır.
Bu bağlamda, günümüzdeki ''yılda yaklaşık 4 bin 500 tanker geçişinin'', 1999'dan
itibaren artması değil, tam aksine azalması söz konusudur.
Petrol tankerlerine, boğazları kullanan diğer yük ve yolcu
gemilerine kıyasla hiçbir öncelik tanınmayacaktır.
Türkiye, büyük tehlike yaratan boğazlardaki petrol trafiğinin
azaltılması amacıyla, Karadeniz'den taşınan petrolün ithalini sınırlayacaktır.
Petrol tankerlerinin sigorta yükümlülüklerinin en üst düzeye
çıkarılmasını zorunlu kılan uluslararası mevzuatın uygulanmasını Türkiye
sağlayacaktır. Ayrıca, 2000 yılından itibaren, ancak çift cidarlı petrol
tankerlerinin Türk boğazından geçmesine izin verilmesini öngören yasal düzenleme
çalışmalarına başlanmıştır.''
-''TÜRKİYE'NİN DOĞASI DEĞERSİZ DEĞİLDİR''-
Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Hazar petrollerini hangi güzergah
üzerinden taşıyacaklarına karar vermek durumunda olan petrol şirketlere, yukarıda
sıralanan maddeleri dikkate almalarını önerdi.
Cem, Türkiye'nin doğasının, ağaçlarının, kuşlarının, başka
ülkelerinkinden daha değersiz olmadığının ve Türk halkının hayatının başka
ülkelerin halklarının hayatından daha önemsiz olmadığının altını çizdi.
Dışişleri Bakanı Cem, Türkiye'nin, Türk boğazlarındaki ekolojik
sistemin, çevredeki tarihi ve kültürel varlıkların korunması, can ve mal
güvenliğinin sağlanması için bütün önlemleri alma hak ve kararlılığına sahip
olduğunu bildirdi.
(Anadolu Ajansı 24/10/1998) |