STW 30
toplantıları
Stw 30 Alt Komitesi, 66
devlet ve 22 gözlemci kuruluşun IMO'da bir araya gelmesiyle çalışmalannı
25-29 Ocak 1999 tarihleri arasında sürdürdü. Çeşitli devlet temsicileri ve
uluslararası kuruluşların sunduğu ve STCW Konvansiyonu ile ilgili bildirilerin
tartışıldığı toplantıda gündemin en ağırlıklı konularını;
- STCW Konvansiyonu'nun
uygulamasının yakın takibi,
- IMO'ya sunulan ülke
raporlan,
- Gemilerin donatılması
konusunun STCW kapsamına alınması,
- Çeşitli ülkeler adına
düzenlenen sahte belgeler, oluşturdu.
Türkiye bu toplantıda,
Denizcilik Müsteşarlıgı adına Kaptan Teoman Akın ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı
adına Deniz Albay Hüseyin Ertan tarafından temsil edildi. Aynca Prof. Dr Osman Kamil
Sag, bu toplantının bazı bölümlerinde "Competent Person" olarak yer aldı.
STW Alt Komitesi; NAV, FSI,
SLF gibi MSC'nin (Deniz Güvenligi Komitesi) bir alt komitesidir. STW Alt Komitesi
çalışmalannı 1980'li yıllardan beri sürdürmekte olup, gündemini STCW Konvansiyonu
uygulanması ve geliştirilmesi konularından oluşturmaktadır. Türkiye bu alt komitenin
çalışmalarını 1994 yılından beri yakından izlemekte olup, bu güne kadar yapılan
10 toplantıda eksiksiz olarak temsil edilmiştir. Kaptan Teoman Akın, bu toplantılara
değişmeyen üye olarak katılmıştır.
Yukarıda da belirtildigi
gibi 30'uncu STW toplantısı gündeminin en önemli konularından biri, genel
sekreterliğe gönderilen ülke raporlandır. Bilindiği gibi STCW Konvansiyonu madde 4 ve
1/7 kuralı gereğince STCW'ye üye olan ülkelerin 1 Agustos 1998 tarihine kadar gemi
adamlarının eğitim ve belgelendirme konularını içeren raporunu, dayandığı
mevzu-atla birlikte IMO Genel Sekreterliği'ne göndermeleri gerekiyordu. Dünyada bu
raporlar, STCW Konvansiyonu'nun ülkeleri adına yakından izleyen uzman kişiler
tarafından hazırlanıp, ülkeleri tarafından onaylanarak genel sekreterliğe
gönderildi. Türkiye'nin STCW'yi IMO'da ülke adına izleyen uzman kişilerin adlan,
devlet kanalı ile resmi olarak, genel sekreterlige bildirilen ve uluslararası bir deyim
olarak kendilerine "Competant Person" denilen iki elemanı bulunmaktadır.
Bunlar Prof. Dr. Osman Kamil Sağ ve Kaptan Teoman Akın olarak belirlenmiştir. Bu
kişiler hem IMO'ya uluslararası düzeyde hizmet verrnekte, yani IMO adına diğer
devletlerin denizcilik eğitim ve belgelendirilmesini denetlemektedirler, hem de kendi
ülkelerindeki eğitim ve belgelendirmeyi STCW-98 kurallanna uyumlandırmaya
çalışmaktadırlar.
Türkiye'nin Devlet Raporu,
Kaptan Teoman Akın tarafından hazırlandı.
İngilizce olarak
hazırlanan bu rapor yaklaşık 1.700 sayfadan oluşuyor. Rapora ek olarak 33 kitapçık
(ki bunlar mevzuat ve müfredatları oluşturmaktadır) ve 48 gemi adamı sertifika
örneği sunuldu. Yapılan özel incelemeler sonucu IMO'ya gönderilen ülke
raporlarının içinde, Türkiye'nin raporu, en iyi örneklerden biri olarak gösterildi.
Ancak belgelendirme açısından Türkiye'nin sistemi STCW Konvansiyonu ile tam bir
paralellik arz etmemektedir. Bu uyumsuzluğun 1 Şubat 2002 yılına kadar giderilmesi
gerekmektedir.
Denizcilerin egitim ve
belgelendirilmesini belirleyen ülke raporlan IMO'da değerlendirilirken; ülkelerin STCW
Konvansiyonu'na tam olarak uyup uymadıkları kontrol edilmektedir. Ancak IMO'daki genel
felsefe; ülkeleri ince eleyip sık dokuyarak dışlayıp, Konvansiyon dışına atmak
değildir. Tam tersine ülkelere gereken teknik yardımlarda da bulunularak, ülkeyi
Konvansiyon'un içine çekmek ve denizlerde can ve mal emniyeti ile deniz çevresinin
korunmasını sağlamaktır.
1 Agustos 1998 tarihine
kadar STCW Konvansiyonu'na taraf olan ülkelerden 82'si ülke raporunu genel sekreterliğe
teslim etti. Ocak 1999 tarihi itibariyle rapor teslim eden ülke sayısı 132'ye ulaştı.
Geriye kalan 12 ülkenin hazırlayacağı raporların da bu yılın ilk 6 ayı içinde
IMO'ya ulaşması beklenmektedir.
Türkiye ilk 82 ülke
içinde yerini almıştır. Bu mutluluk verici bir olaydır. Bu konuda çaba gösteren
bütün ilgilileri kutlamak gerekir. Şimdi bundan sonraki hedef, Türkiye'nin "Beyaz
Liste"ye girmesidir. Son hedef ise, 2002 yılına kadar gerekli uyum düzenlemeleri
yapılarak, STCW Konvansiyonu'nun ülkemizde tam ve eksiksiz olarak uygulanmasının
sağlanmasıdır.
(Denizatı
Dergisi, Ocak-Şubat 1999)
 |