turkeyCLR_bf24.gif (6506 bytes)

baslikyeni.gif (7790 bytes)

tumpa forum
 TUMPA ENGLISH SITE  baslikalti.gif (434 bytes) "GÜVENLİ GEMİLER, TEMİZ DENİZLER"
 
Ana Sayfa
Haberler
Arama Motoru
Tartışma
Yeni ne var?
marineCare
Meteoroloji
Haftanın Sitesi
Free Software
Eğlencelik
Adresimiz
Guestbook
Linkler
Sitenizi Ekleyin!
Misafir Defteri

 

Top 10 Turkish Sites Statistics 

click to see our site statistics!

dikey.gif (809 bytes)
dikey.gif (809 bytes)

 IMO DENİZ GÜVENLİĞİ 71. DÖNEM TOPLANTISI

 

Murat TUNCER

Deniz Ticaret Odası Genel Sekreter Yardımcısı

(Click HERE to read this article in English)

 

MSC- 71 Toplantısı 19-28 Mayıs 1999 tarihlerinde LONDRA'da yapılmıştır. Toplantıya Denizcilik Müsteşarı V. Ömer KILIÇ Başkanlığında Müsteşarlık ve Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, TDl A.Ş., Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Işletmeleri, Kılavuz Kaptanlar Derneği ve Deniz Hukukçuları Derneği'nin yanısıra Deniz Ticaret Odasından Genel Sekreter Yardımcısı Murat TUNCER katılmıştır. Çeşitli ülke ve kuruluşlardan yaklaşık 450 temsilçinin iştirak ettiği toplantıda IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü) Genel Sekreteri William O'Neil açış konuşmasında özetle;

 

 

  • Gündemin 3. Maddesindeki radyasyon yapmayan nükleer yakıtlar (INF) Kodu'nun zorunlu kılınması ve 4. Maddedeki dökme yük gemilerinin güvenliğini artırıcı tedbirler konularının önemine dikkat çekmiş,

  • Malta ve Bahama'nın 1988 ve SOLAS ve Load Line Protokollarına dahil olmalarını açıklamış,

  • Yüksek süratli yolcu gemileri (HSC) Koduna değinerek, Komitenin en kısa zamanda bu tip gemiler için yeni standartlar getirmesi mecburiyetini vurgulamış,

  • Yük gemilerinden sonra yüksek kaza oranının balıkçı gemilerinde olması dolayısıyla ülkelerin 1993 Terromolinos Protokolunu gecikmeksizin onaylamalarını talep etmiş,

  • 1998 Fremantle SAR ve GMDSS Konferansı önerilerinden, IMO himayesinde bir Global SAR Fonu kurulmasının ciddi bir şekilde ele alınmasının önemine dikkat çekmiş

  • Şubat 1999'da Singapur'da yapılan Korsanlık ve Silahlı Soygun olayları bölgesel semi-nerinde ilgili ülkelerce verilen beyanların sonuçlarını görme arzusunu dile getirmiş,

  • Denizciler Anıtı için açılan kampanyanın durumu hakkında bilgi vermiş ve katkıda bulu nan ülkelere teşekkür etmiş,

  •  Görev süresi dolan ve toplantıya son kez başkanlık yapacak olan Dr. Pattofatto'ya bugüne kadar yaptığı hizmetler için teşekkür etmiştir.

Bilahare Genel Kurul faaliyetleri yanısıra Ülke raporunun görüşülmesi, Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğü ile ilgili görüşmelerin yapılacağı Gemi Rotalandırma Çalışma Grubu ve Dökme Yük Gemileri Güvenliği Çalışma Grubuna iştirak maksadıyla delegasyonu teşkil eden temsilciler arasında görev bölümü yapılmış ve müzakerelere geçilmiştir. Toplantıda alınan kararlardan önemli olanları aşağıda özetlenmektedir.

  • Çalışma Grupları çalışmalarını 26 Mayıs'ta tamamlamış olup, Gemiadamlarının Eğitim ve Belgelendirilmesi hakkındaki Ülke Raporumuz ile ilgili olarak delegasyonumuzun yaptığı açıklamalar IMO uzmanlanndan teşkll edilen panel tarafından tatminkar bulunmuş ve Türkiye'nin STWC- 78 Konvansiyonu 1995 değişikliklerine tam olarak uyduğu onaylannnıştır.

Dökme Yük Gemilerinin Güvenliği:

SOLAS 1998 Protokolunun 3 Şubat 2000 tarihinde yürürlüğe gireceği dikkate alınarak "Dökme Yük Gemisi" tanımının Yük Gemisi Emniyeti Inşa Sertifikası, Teçhizat Sertifikası ve Güvenlik Sertifikasına ithal edilmesi kabul edilmiştir.

NORVEÇ'in teklifi üzerine Tek Cidarlı Dökme Yük Gemisi tanımı kabul edilmiştir. Bu tanıma göre; tek cidarlı gemilere ilaveten 1 Ocak 2000 tarihinden evvel inşa edilen çift cidarlı gemilerde cidarlar arası mesafenin 760 mm'den az olması, 1 Ocak 2000 tarihinde ve sonrasında inşa edilecek çift cidarlı gemilerde cidarlar arası mesafenin 1000 mm'den az olması durumunda bu gemiler tek cidarlı olarak kabul edilecektir.

1780 kg/cm3 ve daha yoğun dökme yük taşınan gemilerin borda-larında daimi olarak bir üçgen işaret taşımaları kararlaştırılmıştır.

Dökme yük yoğunluğunun ölçülmesi üzerinde standart bir metod getirilmesi kabul edilmiştir.

DANİMARKA'nın, ağır parça yüklerin taşınmasına ilişkin hususların, 1 Temmuz 1999'da yürürlüğe girecek olan SOLAS Bölüm 12'ye dahil edilmesi teklifi bu aşamada kabul görmemiş, bu konunun, dökme yük gemilerinin güvenliği konusunda devam etmekte olan Resmi Güvenlik Değerlendirme (FSA) çalışmaları kapsamında ele alınması kararlaştırılmıştır.

İNGlLTERE'nin koordinatörlüğünü yaptığı ve tüm ülkelerle ilgili organizasyonlara açık olan FSA çalışmalannın 2 yıl içerisinde tamamlanması, çalışmaların kapsamı ve hedefleri, çalışma mekanizması belirlenmiş, gelişmeler hakkında llgill IMO organlarına ara raporlar verilmesi kararlaştınlmıştır. Dökme yük gemilerinde kullanımı teklif edilen can kurtarma aparatları, köprüüstü alarm sistemleri, sintine su seviyesi alarm sistemleri ve can sallarında bulundurulması öngörülen tatlı su yapıcı araçlar konularının FSA çalışmaları kapsamında değerlendirilmesi kabul edilmiştir.

Aşağıdaki konuların 1966 LL Konvansiyonu kurallarında gerekli değişiklik yapılmasına yönelik olarak incelenmesi için SLF Alt Komitesine görev verilmiştir:

• Anbar kapakları kapama mekanizmasının gücü

• Borda ve başkasara yüksekliği

• Baştarafta rezerve sephiye

• Anbar kapakları ve baş yapıdaki yükü azaltacak yapısal tedbirler

• Seyir halinde iken mürettebatın baş tarafa gitmesi için koruyucu tedbirler.

 

Türk Boğazlannda Seyir Konusunda IMO Kural ve Tavsiyeleri:

Temsilcimiz, Boğazlarda kurulacak modern VTS sistemi, kılavuz inme/binme noktalarındaki değişiklik, Istanbul Boğazında tesis edilen acil yardım merkezi ve Çanakkale Boğazında tesis edilen kurtarma istasyonu hakkında bilgi vermiş, Türk Boğazları Rapor Sistemi (TUBRAP)'nın Trafik Kontrol Sisteminin yönetim etkinliğinin artırılmasında taşıdığı önemi vurgulayarak, Boğazlarda seyreden gemilerin TUBRAP'a uymaları ve Kılavuz Kaptan almaları konusundaki tavsiyelerin güçlendirilmesi gereğini belirtmiş, 5 yıldır uygulanmakta olan Trafik Düzeninin seyir güvenliği ve çevre korunmasının sağlanması nihai hedefinin karşılanmasında başarısını kanıtladığını açıklayarak IMO'nun bu uygulamayı desteklemesini talep etmiştir.

 ABD Delegasyonunun teklifi ve birçok üyenin desteklemesi üzerine, mevcut sistemin, seyir güvenliğinin sağlanmasında getirdiği avanlaj ve dezavantajlar uzun tartışmalardan sonra belirlenmiş (bazı konularda görüş ayrılıklan olmuştur), Çalışma Grubu, çoğunluk görüşü olarak;

• Mevcut Deniz Trafik sisteminde büyük gemilerin Boğazların dar ve bükümlü bölümlerinde karşılaşmalarını önlemek maksadıyla çift yönlü trafiğin durdurulmasının lüzumlu olduğunu,

• Boğazlardan geçen gemilerden TUBRAP'a uymayan ve kılavuz kaptan almayanların TUBRAP'a uymaları ve kılavuz kaptan alma yönünde kuvvetle teşvik edilmelerini,

• Türkiye'nin en kısa zamanda VTS sistemini tesis etmesi için teşvik edilmesini,

• Mevcut, IMO tarafından onaylanmış Trafik Düzeninin etkin olduğunu

• Türkiye'nin mevcut sistemi düzeltme teşebbüsü olmadığını, bu itibarla mevcut sisteme değişiklik yapılması üzerinde anlaşma sağlanamadığını,

• Çalışma Grubunun yoğun teknik müzakerelerden sonra Boğazlarda seyir güvenliğine katkıda bulunacak açık bir değişiklik yapma nelicesine ulaşamadığını,

• Herhangi bir rotalandırma sistemi üzerinde IMO tarafından bir düzeltme yapılabilmesi için sahildar devletin mutabakatının alınması gerektiğini (GPSP Bölüm 3.4) kaydederek;

Bu konudaki müzakerelerin kesilmesi gerektiği ve ilgili taraflarca gayretlerin, Türk Boğazlarında TUBRAP ve Kılavuzluk hizmetlerinin tam ve etkin kullanımı ile en kısa zamanda VTS'in uygulanması üzerinde yoğunlaşrması gerektiği üzerinde fikir birliğine varmıştır. Çalışma Grubunda alınan hu kararın okunması sırasında Genel Oturumda; YUNANİSTAN, GÜNEY KIBRIS, RUSYA FEDERASYONU ve UKRAYNA temsilcileri yeniden söz alarak aksi yönde beyanatlarda bulunmuşlarsa da; ABD, İNGlLTERE, ALMANYA, FRANSA, HOLLANDA, JAPONYA ve PANAMA Delegasyonları Grup çoğunluğunun ortak fikrini savunmuşlardır. Temsilcimiz, bütün Gruba çalışmalarından dolayı teşekkür etmiş, Çalışma Grubunun kendisine verilen görevi tamamladığını belirtmiştir. Bu tartışmalar sonunda Komite, Çalışma Grubu çoğunluğu görüşünü benimsemiş ve IMO'nun 1994'te kabul ettiği (Karar no:A. 827) halihazırdaki Deniz Trafik Düzeninin etkinliğini ve başarısını kanıtladığı cihetle uygulanmasına devam edilmesine ve bu konunun tüm veçheleri üzerindeki müzakerelerin durdurulmasına, Türkiye'nin VTS ve kılavuzluk hizmetlerinin iyileştirmesine ilişkin bilgileri IMO'ya göndermesine karar verilmiştir.

Diğer Hususlar:

Radyasyon yapnnayan nükleer yakıt, Plutonyum ve Yüksek Seviyeli Radyoaktif atık taşıyan gemilere ilişkin INF Code'un 1 Ocak 2001'den itibaren mecburi olmasını teminen SOIAS Bölüm Vll'ye gerekli değişmeleri yapmak üzere karara varılmıştır.

Korsanlık ve Silahlı Soygun konusunda Ekim 1998'de Brezilya'da Şubat 1999'da Singapur'da yapılan seminerlerde alınan 2 no.lu kararın, özellikle Korsanlık ve Silahlı soygun olaylarının soruşturulması konusunda uluslararası bir kod oluşturulması hususunun Hukuk Komitesi tarafından incelenmesine karar verilmiştir.

MSC- 71 Taslak Raporu üzerindeki müzakerelerin sona ermesini müteakip, görev süresi dolan Mr. Pattofatto yerine Başkan seçimi yapılmış ve İNGlLTERE Delegasyon Başkanı Mr. T. ALLAN MSC Başkanlığına seçilmiş, Mr. B. WATT (G. Afrika) ise yeniden Başkan Yardımcılığına seçilmiştir.

Sonuç olarak;

MSC- 71 Toplantısının, özellikle Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni üzerinde 1994'ten bu yana sürdürülen ve ülkemizi yıpratan müzakerelerin durdurulması, tarafımızdan ihdas edilen ve IMO tarafından onaylanan Deniz Trafik Düzeni Tüzüğünün 5 yıllık uygulaması sonucunda seyir güvenliği ve çevre korunmasının sağlanmasında etkinliğinin ve başarısının kanıtlandığının IMO tarafından teyidi, Türk Boğazlarından geçen TUBRAP'a uymaları ve kılavuz kaptan almaları gereğinin IMO tarafından kuvvelle önerilmesi, Ülke Raporumuzun incelenmesi sonucunda Ülkemizin STCW- 78 konvansiyonu 1995 değişikliklerine tam olarak uyduğunun onaylanması nedeniyle Ülkemiz açısından son derece verimli ve başarılı olduğu değerlendirilmiştir. MSC Toplantıa öncesinde ve toplantı sürecinde dost ve müttefik denizci ülke delegasyonlannın, teknik bazda sürdürülen müzakerelerie tezimizin doğruluğuna inandırılmalan neticesinde bize sağladıklan destek ise, bugüne kadar politik nedenlerle Türk Boğazlan Deniz Traflk Dözenl uygulamalanna karşı bir kampanya yürüten bazı ülkelerin, MSC çoğunluğu karşısında yalnız kalmalan ayn bir başarı olarak değertendirilmektedir.

 

(Deniz Ticareti Dergisi, Haziran 1999 Sayısından alınmıştır.)

 

© 1996-1997-1998-1999 Türk Kilavuz Kaptanlar Dernegi