|


Dünyanın en tehlikeli deniz yolu olan
Türk Boğazları'ndan transit geçiş yapan
gemilerin kaza, arıza, batma
tehlikelerine karşı güvence olarak
istenen sigorta poliçelerinin yerine
yetersiz veya sahtelerini kullandıkları
ortaya çıktı. Kağıt üstünde sigorta
poliçesi hazırlayan gemi sahibi ya da
acenteler, faksla bildirdikleri resmi
evraklarında denizcilik otoritelerini
aldatıp, boğazlardan korsan sigorta ile
ya da düşük bedelli sigortalarla geçiş
yapmak istiyor. Bu gemilerin kaza
yapması halinde zarar devlet
kuruluşlarının üstüne kalıyor.
 |
|
Kıyı Emniyeti Dergisi'ne
yayın hayatında başarılar
diliyoruz... |
Kasım
2003'te İstanbul Boğazı Karadeniz
girişinde batan Svyatov Panteleymon adlı
gemi ile, Şubat 2004'te Kılyos
sahillerinde karaya oturan Rus bandıralı
Strontsiy gemisinin sigorta poliçeleri
(P&l) yetersiz çıktı. Kazadan sonra 480
ton yakıtı ile çevre faciasına neden
olan Svyatov Panteleymon atıklarından
oluşan 7 bin varil fueloilin imhası bu
karmaşa nedeniyle gecikti. Kilyos
Aslanburnu açıklarında binlerce ton
hurda yüküyle karaya oturan Strontsiy
gemisinin sigorta poliçesinin yetersiz
olması, poliçede geminin adı, sigorta
süresi, soğuk mühür, sigorta şirkete
adresinin bile yer almadığı belirlendi.
Bir yetkili 'Boğazlardan geçmek için 5
günlük sigorta yaptıranlar bile var.'
dedi.
Svyatov
Panteleymon isimli Gürcistan bandıralı
geminin U5 bin dolar muafiyeti bulunduğu
ortaya çıktı. Sadece geminin atıklarının
toplanması için harcanan para 380 bin
doları geçti. Panteleymon ve Rus
Strontsiy gemisinin sigorta
poliçelerinin London Steam Ship
Assurance Assocation üzerine
yaptırılması dikkat çekti. Rus gemisinde
sigorta şirketinin adresi Bermuda olarak
gösterilmiş.
Türk
boğazlarındaki batık gemilerin sigorta
poliçelerinin karşılıksız olması, olası
bir faciada devletin hesap soracak,
bedelini tahsil edecek uluslararası bir
makam bulamaması anlamına geliyor.
Denizcilik
otoriteleri, yılda 7 bini tanker 50 bin
geminin geçtiği boğazlarda gemi
trafiğinde birinci önceliğin güvenlik ve
seyir emniyeti olduğunu dile getiriyor.
Uluslararası denizcilik kurallarını da
hiçe sayan gemiler, Türk Boğazları'ndan
gecene kadar denizcilik otoritelerine
aldatmayı deniyor Boğazdan gecen
Kamboçya, Panama, Rus, Bulgar ve Arap
armatörlerin ülkelerine ait çoğu kolay
bayraklı gemi sigorta yükümlülüğünü
yerine getirmeyerek tehlikeye davetiye
çıkarıyor. Türkiye'nin bu tip sigorta
sahteciliklerini önlemek için
uluslararası gemi trafik kayıtlarının
bulunduğu yerlere bağlanacak bilgi işlem
altyapısı kurması gerekiyor.
Denizcilik
Müsteşarlığı'na yakın bir kaynak
özellikle Rus, Bulgar, Arap armatörlerin
gemilerinin yarışından fazlasında
sigorta problemleri yaşandığını, yüzde
50 oranında 'masa üstünde hazırlanmış'
sigortaların kullanılmak istendiğine
dikkat çekti. Bu gemilerin sahipleri
kadar, sorumluluk alan Türk armatör
firmaların da mesuliyet altına alınması
gerekiyor. Tehlikeli yük taşıyan
gemilerle 500 Groston'dan daha büyük
gemilerin kaptan, donatan ya da
acenteleri Boğazlardan geçmeden 24 saat
önce Seyir Planı l Raporu (SP1) vermek
zorunda. Türk Boğazları Deniz Trafik
Düzeni Tüzüğü'ne göre sigortasız gemiler
Türk Boğazları'ndan geçemiyor.

Tanker ve
kimyasal madde taşıyan gemilerde
olmamakla birlikte kolay bayraklı
ülkelere ait gemilerin sigorta
hilelerine çare bulamadıklarını anlatan
bir yetkili, "Bu sorunu çözmek için
sigorta şirketlerine online bağlantı
kurulması gerekiyor. Denizcilik
Müsteşarlığı da bu konuda bir projenin
hazırlıklarını yapıyor." dedi.
Gemilerde
Makine Sigortası ve P&l (Protect and
indemnity) olmak üzere iki çeşit sigorta
yapılıyor.
Eski ve
nehir taşımacılığında kullanılan
gemilerde sigorta bedelini düşük tutmak
isteyen gemi sahipleri, yıllarca sürecek
bir sigorta yükümlülüğü yerine
boğazlardan geçerken süresi kısıtlı
anlaşmalarla yetiniyor. Karadeniz'e kıyı
bölgelerden yükünü alan gemiler, ilk
geçişte sigortalı olmasına karşın,
süresi dolduğundan dönüşte aynı
yükümlülüğü yerine getirmeyerek büyük
risk oluşturuyor. Bazen de acenteler ve
gemi sahipleri isimsiz, tarihsiz
poliçelerle liman otoritelerini
aldatmayı seçebiliyor.
Denizcilik
şirketleriyle ilgili davalarda
bilirkişilik yapan İstanbul Üniversitesi
Deniz Ulaştırma ve işletme Mühendisliği
öğretim görevlisi Prof. Dr. Necmettin
Akten, naylon sigorta şirketlerine düşük
muafiyetlerle sigorta yaptıran gemilerin
boğazlarda kaza yapması durumunda,
devletin muhatap bulamayacağına dikkat
çekti.
Boğazlardan geçmek için naylon P&l
sigorta kulüplerini tercih eden
ülkelerin, çevre kirliliği ve gemi
kazaları sonucu oluşacak faciaların
sorumluluğundan da kaçtığına vurgu yapan
Akten, "İngiltere, Amerika, Fransa'nın
yaptığı gibi devlet güvencesi ve
kalitesi üst seviyede sigorta
şirketlerini tercih etmeli. Böyle
gemilerde 500 bin dolarlık bir gemiye
sigorta muafiyeti 475 bin dolar
tutuluyor. Geminin verdiği zararla
ilgili karşılayacağı bedel 25 bin
dolarla sınırlı. Böyle durumlarda zarar
devletin üstüne kalıyor." dedi.
Marmara
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz
Hukuku hocası Doç. Dr. Hakan Baykal,
Denizcilik Müsteşarlığı'nın boğazdan
geçen deniz araçlarından aldığı gemi ve
fener tahlisiye ücretlerinin tam tahsil
edip, devlet sigortası yaptırabileceğini
kaydetti. Florya'da tonlarca yakıtının
denize boşalmasıyla çevre felaketine
neden olan Volganeft adlı geminin
batmasından sonra sigortalama teklifi
getirdiklerini kaydetti. Türkiye'nin
boğazlardan geçen gemileri kendisinin
sigortalatması teklifini tekrarlayan
Baykal, sadece yabancı bayraklı
gemilerde değil, Türk armatörlerin
gemilerinde de benzer sigorta sorunları
yaşandığına dikkat çekti. Baykal,
Türkiye'nin de gemiler karasularına
girmeden önce yapacağı denetimlerle
sigortalarında problem olan, karşılıksız
poliçe bulunduran, ya da naylon
şirketler üzerinden yapılan P&l
sigortalarını denetleyebileceğini
kaydetti.
Denizcilik Müsteşarlığı Müsteşar
Yardımcısı Bekir Sıtkı Ustaoğlu: "Teknik
çalışmalarımız devam ediyor"
Boğazlardan geçiş yapacak gemilerin
sigorta poliçeleri olmamaları halinde
planlamaya alınmadığını kaydeden
Denizcilik Müsteşarlığı Müsteşar
Yardımcısı Bekir Sıtkı Ustaoğlu,
"Boğazlardan geçiş yapan gemilerle
ilgili en önemli sıkıntılardan biri
bu.Teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Dışişleri Bakanlığı'nın da görüşlerini
alarak bu meseleyi kalıcı çözüme
ulaştırmak istiyoruz." dedi.
Ustaoğlu,
sigorta hileleri ve sıkıntılarla ilgili
tespit edilmiş durumlar olduğunu
kaydetti. Deniz taşıtlarına getirilen
sigorta zorunluluğu konusunda Amerika
Birleşik Devletleri'nin çevre
kirliliğini önleme amaçlı düzenlemesini
hatırlatan Ustaoğlu, Türkiye'nin Montrö
Sözleşmesi nedeniyle bu konuda radikal
düzenlemeler getiremediğini kaydetti.
Ustaoğlu, 1989'da Alaska açıklarında
Exxon Valdez isimli petrol tankerinin
kirliliğinden sonra Amerika'nın
karasularına giren bütün gemilere
zorunlu sigorta, sınırsız sorumluluk,
petrol tankerleri içir de çift cidarlı
olma uygulaması başlattığını kaydetti.
Ayrıca, Çevre ve Orman Bakanlığı ile
ortaklaşa yürütülen Çevre Kirliliğine
Acil Müdahale Yasa Taslağı içinde de
boğazlardan geçen gemilere zorunlu
sigorta uygulaması talebinin yer aldığı
öğrenildi.
(Kıyı Emniyeti Dergisi Eylül
2004 Sayısından Alınmıştır)
|