|


Türkiye'yi kara
listeden çıkartacak önlemler listesini
yasal bir tabana dayandırmak isteyen
Denizcilik Müsteşarlığı, radikal değişim
için armatörlerin uyacağı kurallar
dizisini oluşturma uğraşında. Yeni
düzenlemeler 'acı ama bünye için gerekli
bir ilaç' niteliğinde..
Türkiye,
Avrupa Birliği (AB) standartlarında bir
deniz güvenliği yasası için düğmeye
bastı. Denizcilik Müsteşarlığı, sürekli
tehdit halinde bulunan denizlerin
güvenliğinin maksimum düzeyde
korunmasına yönelik "Deniz Güvenliği
Yasa Tasarısı Taslağı" üzerinde
çalışmaya başladı. Denizcilik Müsteşarı
ismet Yılmaz, 7-8 kişilik bir heyetin,
Deniz Güvenliği Yasa Tasarısı
Taslağı'nın çalışmalarını yürütmek üzere
Bolu'da toplandığını söyledi. Yılmaz,
"Telefonlarını da kapattılar. Yasada
cezalar da olacak, Boğazlardan
geçişlerle, kılavuzluk hizmetleri ve
denizlerde güvenlikle ilgili hükümlerde
olacak" diye konuştu. Denizcilik
Müsteşarı ismet Yılmaz, TRANSPORT'a,
denizcilik sektöründe yaşanan
gelişmeleri değerlendirdi.
-
Boğazlar konusunda hassasiyetimiz
malum, güvenliği için ne yapılması
gerekiyor?
-
7-8
kişiden oluşan bir heyet Deniz
Güvenliği Yasa Tasarısı Taslağı
üzerinde çalışıyor. Bolu'ya
gittiler. Telefonlarını da
kapattılar. Bu yasa ile boğazlardan
geçişler daha güvenli olacak.
Yasayla caydırıcı cezalar
getireceğiz. Boğaz'daki güvenlikle
ilgili bazı kuralları
değiştireceğiz. Bir de Gemi Trafik
Sistemi'nin devreye girmesiyle artık
kontrol bizde. Önceden, geçen bir
gemiye "adın nedir" dediğimizde yan
iş bir gemi adı verebilirdi. Çünkü
kontrol edemezsiniz. Şimdi yanlış
bilgi verme durumu yok. Trafik, ayrı
bir şeridin dışına çıkınca lütfen
yolunuza gelin denilebilir. Boğazlar
şimdi daha güvenli. Avrupa
Birliği'ne uygun, günümüz
ihtiyaçlarına uygun bir yasa olacak.
Yasada cezalar da olacak,
boğazlardan geçişlere ilişkin
hükümlerde olacak. Kılavuzluk
hizmetleri, denizlerde güvenlikle
ilgili hükümler de olacak.
-
Türk bayraklı gemiler, ne zaman
"kara liste"den kurtulacak?
-
|
 |
|
İsmet Yılmaz, 1961
yılında Sivas, Gürün'de
doğdu, İstanbul
Haydarpaşa Lisesi'nden
1978 yılında mezun olan
Yılmaz 1982 yılında da
İstanbul Yüksek
Denizcilik Okulu Makine
Bölümü'nü (İTÜ
Denizcilik Fakültesi)
bitirdi. Yılmaz, 1987
yılında İstanbul
Üniversitesi Hukuk
Fakültesi'nde lisans
eğitimini tamamlamasının
ardından 2000 yılında
İsveç Malmö Dünya
Denizcilik
Üniversitesi'nden master
yaptı. 2002 yılında
Marmara Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü özel
Hukuk Ana Bilim dalında
da yüksek lisans yapan
Yılmaz, 20 yıldan fazla
bir süre çeşitli kamu
kurum ve kuruluşları ile
özel şirketlerde
mühendis ve avukat
olarak görev aldı.
Yılmaz, 31 Aralık 2002
tarihinde Denizcilik
Müsteşarlığı'na atanan
Yılmaz, evli ve üç çocuk
babası. Yılmaz,
İngilizce biliyor. |
-
Avrupa
Komisyonu'nun Ulaştırma ve Enerjiden
Sorumlu Başkan Yardımcısı Loyola De
Palacio,geçenlerde Türkiye'ye
geldiğinde "Denizcilik çok iyi
şeyler yapıyorsunuz" dedi.
Denizcilik kapalı bir sektör değil.
Burada ne yaparsanız o yabancıyı da
ilgilendirir. Dolayısıyla Türkiye'de
deniz güvenliğinin alınması
İtalya'nın, Fransa'nın ve kısaca
AB'nin çıkarınadır. Onun için onlar
bizi takip ediyorlar. Loyola De
Palacio, "Daha önce tutulma oranınız
yüzde 36 iken şimdi yüzde 12'ye
düştünüz. AB'ye yeni girmiş
ülkelerde bu oran yüzde 7'dir. Siz
böyle giderseniz yüzde 3-4'e
düşersiniz" dedi. Kara listeye
girdikten sonra her limana
yanaştığınızda kontrol edilirsiniz.
Çünkü, onun çevre ve insan sağlığına
risk taşıdığı kabul ediliyor. Çok
kontrol edilir, çok tutulur. Biz, bu
kısır döngüyü kırmak için
uğraşıyoruz. Türkiye'yi 2 yi sonra
önce siyahtan griye, griden de
beyaza geçirelim. Sonra da Paris
Memorandumu'na üye olmak istiyoruz.
-
ÖTV'siz yakıtın sektöre etkisi ne
oldu?
-
16
Temmuz 2003 tarihinde Resmi
Gazete'de Bakanlar Kurulu kararı
yayımlandı. Bununla yük ve yolcu
taşıyan gemilere, hizmet gemilerine,
balıkçı gemilerine ve ticari yatlara
ÖTV'si sıfırlanmış yakıt verilmesi
karara bağlanmıştır. Bununla ilgili
tebliğ ise 31 Aralık 2003 tarihinde
yayımlandı. Böylece, saydığım deniz
taşıtlarının yakıt masrafı yüzde 65
oranında azalmıştır. Eğer bir taşıma
biçimi; karlı, verimli ve rekabet
edebilir değilse, onu ayakta tutmak
mümkün deği. ÖTV'siz uygulamasıyla
birlikte yakıt yüzde 65 ucuzlayınca
her alanda deniz taşımacılığı artık
karlı hale gelmiştir.
-
ÖTV'siz yakıtın alındığı ve kara
ulaşımında kullanıldığı yönünde
iddialar bulunuyor. Bu konuda bir
soruşturma var mı?
-
Şu
anda böyle bir soruşturma yok.
Bunların hepsi rivayet. Burada
kaçakçılık azalmıştır. Ancak,
kaçakçılığın devam etmesi
düşüncesinde olanlar bu imtiyazın,
sektöre verilmiş desteğin ortadan
kaldırılmasını istiyorlar.
Kaçakçılık fiyatından daha ucuz
fiyata yakıt satılırsa, kaçakçılık
olur mu, olmaz.
-
Bu
iddiaları kaçakçılık yapan
çevrelerin gündeme getirdiğini
söylüyorsunuz...
-
Evet,
evet. Her hakkın suiistimali
olabilir. Ancak bu ispat edilmiş
değildir. Türkiye'de şu anda üç
çeşit yakıt var. Birisi normal,
kamyoncu esnafının aldığı yakıt.
Bunun içinde maliyet, KDV ve ÖW
vardır. Bir başkası şimdi bizim
verdiğimiz yakıt. Bunun içinde
maliyet ve KDV var, ÖTV yok. Bir de
transit yakıt vardır yurt dışına
gidenlerden. Bunda KDV bile yok.
Dolayısıyla en ucuz yakıt transit
yakıttır. Eğer bir kaçakçılık
yapılacaksa adam Yunanistan adaşına
gidiyorum diyerek alır, sonra da
Türkiye'de istediği yere verir,
iddia ediyoruz, eğer kaçakçılık
varsa transit yakıttandır. Hatta,
dışardan bize gelen bilgilere göre
Bulgaristan, Suriye, Gürcistan'dan,
yani komşu ülkelerden yakıt
getiriyorlar. Hatta, kalitesiz yakıt
getiriyorlar.
-
Bu
iddiaları bertaraf etmek için
ÖTV'siz yakıtları diğerlerinden
ayırmak için renk katma söz konusu
mu?
-
Transit yakıtla, diğer yakıt
arasında sadece renk farklılığı
vardır. Bir yakıt yakalandığında, bu
transit mi, normal mi belli olur.
ÖTV'siz yakıtta böyle bir ayrım yok.
Biz, Maliye Bakanlığı ile ÖTV'sizi
vermeden önce yılda 300 bin ton
yakıt veririz diye düşünmüştük.
Yaklaşık 4 aylık dönemde 60 bin ton
yakıt verildi. Bunun yarışı kamuya,
yarısı özel sektöre verildi. Bir
geminin sınırsız yakıt alması söz
konusu değil, örneğin, İstanbul'dan
kalkıp Bandırma'ya gidecek bir gemi
istanbul Limanı'ndan yol
elverişlilik belgesi alıyor.
Bandırma Limanı'na gelince de liman
başkanı kontrol ediyor, iki nokta
arasında gittiğine göre, mesafeler
ve yakıtı bellidir.

-
Balıkçılar için sorun olabilir
Balıkçı karaya satabilir.
-
Her 6
aylık dönemde mali müşavire bunlar
rapor vermek zorunda. Bu rapora
bakılacak. 'Kardeşim sen hep masraf
gösteriyorsun, hiç mi giderin yok'
denilecek. Yıl sonunda ÖTV'siz
yakıttan yararlananlardan geçen
yılki ve bu yılki beyannamelerini
isteyeceğiz. Bununla birlikte ilk
defa denizcilik sektörünün ne kadar
yakıt kullandığını da öğrenmiş
olacağız. Şu ana kadar istatistik
yoktu.
-
Limanların özelleştirme çalışmaları
nasıl gidiyor?
-
4046
sayılı özelleştirme Yaşa-sı'nda,
limanlarda yabancı sermayenin payı
yüzde 49'u geçemez yönünde bir madde
vardı. Bu kaldırıldı. Bundan sonra
yabancı da gelip imana girecek.
-
İşletme hakkı devri süresi belli
oldu mu?
-
Hayır,
üzerinde çalışmalar devam ediyor.
TCDD'nin imanları için. Marmara
içindeki limanlar belki kalabilir.
Geri kalanlar ihaleye çıkabilir. 7
limandan 5'i için çıkılabilir.
-
Peki, kaç yıl düşünülüyor?
-
30 yıl
gibi bir süre düşünülüyor. Trabzon
Limanı, Albayraklar'a verildi. Aynı
süreyle verilebilir.
-
Limanlara
yerli ve yabancı ilgisi ne düzeyde?
-
Kesinlikle ilgi var. Yönetimde söz
sahibi olacaklarsa gerçek bedelini
verirler. Yönetimde söz sahibi
değilseniz gerçek bedelini
vermezsiniz. Yüzde 51 payı olan
yönetimde söz hakkına sahiptir.
Diyelim ki bir önceki
özelleştirmeler 10 milyona gitmişse,
şimdiki yönetimi de verildiği için
20 milyona gider.
(Transport Dergisi Ağustos
2004 Sayısından Alınmıştır)
|