Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 

Tarih: 24/02/2004 Saat:1515-1535
Konu: Boğazlardan güvenli geçiş
Konuklar: Doğa ile Barış Derneği Başkanı Yüksel Üstün, Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Genel Sekreteri ve Dünya Kılavuz Kaptanlar Birliği İkinci Başkanı Cahit İstikbal


Erdoğan Aktaş: Dün, Pentagon'un bir felaket senaryosunu Yakın Plan'a almıştık. Buna göre, kısa sürede dünyadaki iklim tamamıyla değişecek, bazı Avrupa ülkeleri sular altında kalacak, su savaşları çıkacak, açlık baş gösterecekti. Bugünse Türkiye'de Boğazlardan geçiş ile ilgili bir başka senaryo gündemde. Senaryo, patlayıcı madde yüklü tankerlerin boğazdan geçişinde yaşanacak bir kaza sonucu İstanbul'a nasıl felaket yaşatabileceği ile ilgili. Tabi felaket senaryoları hazırlamaksa amaç havada, karada, denizde birçok senaryo yazılabilir. Ancak şurası kesin ki, Boğazlardan güvenli geçiş çok önemli bir konu ve İstanbul boğazının güvenliğini, alınması gereken önlemleri ve tartışmaları Yakın Plan'a alıyoruz. Tabi ki senaryo üretilebilir, hatta abartıldıkça abartılabilir. Ancak İstanbul boğazı birçok tehlike atlattı. Hatta kimi zaman felaketin eşiğine geldi. E hal böyle olunca, bu senaryolara da ilgisiz kalmak mümkün değil. En azından dikkate alınması ve önlemlerin ısrarla gündemde tutulması bir zorunluluk...

"Yer İstanbul boğazı kavaklar mevkii.. 160 bin ton petrol taşıyan bir tanker,, 200 metrelik amonyak yüklü bir tankerle çarpışıyor. Büyük yangın çubukludaki kimyasal madde depolarını patlatıyor.. Gemilerin çevresindeki irili ufaklı tekneler de çarpışmanın etkisiyle yanmaya başlıyor. Kontrolden çıkan küçük tekneler karaya vuruyor. Ve yangın karaya sıçrıyor. Sahillerde trafik kilitleniyor ve ateş kıyıdaki arabalara sıçrıyor... Boğaz alevden bir nehir oluyor... Her iki köprü de çöküyor... Kara ve deniz trafiği aylarca duruyor.. Tüm İstanbul'da elektrik ve su kesintisi yaşanıyor.
Bu cümleler doğayla barış derneği koordinatörlüğünde hazırlanan bir rapordan ,, daha doğrus en kötüsü ne olabilir diye düşünülerek yazılmış bir felaket senaryosundan alınma...
Her gün 2'si tehlikeli kimyasal madde,,, 2'si de lpg yüklü en az 22 tankerin geçtiği İstanbul boğazına ait bir senaryo bu... Boğazlardan geçen yıl toplam 46 bin 939 gemi geçiş yaptı... Bu gemilerin 8 bin 97'i tehlikeli maddeyle yüklüydü.. Yani Boğazlar gerçekten de tehdit altında... Ve bu senaryo her ne kadar bir bilim kurgu filmini andırıyor olsa da bu görüntüler tehdidin boyutlarını gözler önüne seriyor. İstanbul boğazı ilk bakışta doğa harikası bir nehir gibi görünüyor, ancak Bu yoldan her yıl 130 milyon tonu aşan petrol ve amonyak taşındığı düşünüldüğünde, Boğaziçi, İstanbullular için içe bir korku oluyor."

Erdoğan Aktaş: Bu felaket senaryolarına da değineceğiz tabi, ancak esas konumuz, daha gerçekçi olacak... Boğazların güvenliği... Doğa ile Barış Derneği Başkanı Yüksel Üstün. telefon hattımızda, aynı zamanda Dünya Kılavuz Kaptanlar Birliği'nin İkinci Başkanı da olan, Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Genel Sekreteri Cahit İstikbal de stüdyomuzda konuğumuz... Hoş geldiniz. Önce senaryodan başlayalım. Fazla abartılı mı? Bu şekilde iki patlayıcı tehlikeli madde taşıyan tanker, boğazda o veya bu şekilde çarpışma olasılığına sahip mi?

Cahit İstikbal: Bu senaryo abartılı maalesef. Gerçek dışı bir senaryo diyebiliriz buna. Evet, boğazlarda tehdit var, ancak önlem de var. Amonyak taşıyan bir tankerle, 160 bin ton petrol taşıyan bir tankerin boğazlarda bırakın çarpışmayı yan yana gelmeleri dahi mümkün değil. Çünkü buna izin verilmiyor, alınan önlemler sayesinde. Dolayısıyla bu senaryonun gerçekleşmesi olasılığı sıfır denecek kadar az. Ancak bu şu anlama gelmemeli. Petrol taşıyan tankerler, geçiyor boğazlardan... Belki amonyak taşıyan gemiyle çarpışmazlar ama petrol taşıyan bir geminin boğazlarda, karaya çarpması veya başka daha küçük bir gemiyle çarpışması, karaya oturması durumunda, eğer gemiden petrol sızarsa ve bu petrol alev alırsa, boğazlarda bir felaket yaşanabilir, bu doğrudur.

Erdoğan Aktaş: Peki, bunların olmaması için ne tip önlemler alıyorsunuz?

Cahit İstikbal: 1994 yılında uygulamaya giren Türk boğazları deniz trafik düzeni tüzüğü vardır. Bu tüzük uyarınca büyük tankerlerin geçişi esnasında boğaz karşı yönden trafiğe kapatılmaktadır. Ve bu önlem, boğazlarda çok etkili bir önlem olmuştur. 1994 yılından beri boğazlar bölgesinde kaza sayısında önemli oranda azalmalar olmuştur. Ancak denizde riski sıfırlamak mümkün değildir. Boğazlar bölgesindeki ne tanker geçişini tamamen durdurmak mümkündür. Çünkü boğazlar, Karadeniz ülkelerinin alternatifsiz tek çıkış yoludur. Bizim boğazlardaki önlemlerimizi kaza riskini en aza indirecek şekilde daha da geliştirmemiz lazımdır. Bugün önlemler vardır, ancak yeterli midir,derseniz,daha yapılacak çok şeyler olduğu inancındayım.

Erdoğan Aktaş: Sırası gelmişken o önlemler, nedir? Boğazda güvenli geçişle ilgili bir sistem var. Buna ek olarak başka neler yapılıyor? Ve bu sistem ne şekilde işliyor?

Cahit İstikbal: Şu anda gemi trafik hizmetleri, kıyı emniyeti genel müdürlüğüne bağlı olarak çalışan, gemi trafik hizmetleri sistemi devreye girdi, Aralık sonunda ve çalışıyor. Bu boğazların güvenliğine çok önemli bir katkı sağladı. Ancak bu sistemi daha çok boğazlarda meydana gelecek tehlikeleri kaydetmek ve olmadan önce de mümkünse uyararak, olmasını önlemek olarak görmemiz lazım. Daha çok kayıt altına alma yönünde etkin olacak bir sistemdir. Bu sistemin de kazaları tamamen ortadan kaldırması gibi bir işlevi olmayacaktır. Bu sistemi bütün gemilerin, şu anda boğazlarda kılavuz kaptan alma oranı yüzde 40'tır.. Bu sistemle birlikte bütün gemiler eğer yüzde 100 kılavuz kaptanla geçiş yapacak şekilde oranı arttırabilirsek, boğazlarda en etkin sistemi kurabileceğimiz inancındayım. Bir konu daha var. O da her şeye rağmen gemide bir teknik arıza meydana gelebilir. Ve kılavuz kaptan dahi alsa, VTS yardımı da karadan olsa dahi, gemi, karaya çıkabilir. Bunun önüne geçmek için boğazlar bölgesinde son dönemlerde oldukça artmış olan standart altı gemi taşımacılığına da dikkatle eğilerek çözmemiz gerekiyor. Onun dışında yine kaza meydana geldiği zaman söndürme römorkörlerini olay yerine hemen sevk etmek için boğaz içerisinde belli konumlarda hazır bulundurmamız gerekiyor. Bu önlemlerin hepsi henüz tamamen alınmış durumda değil. Bu konuda yapılacak şeyler var.

Erdoğan Aktaş: Doğayla Barış Derneği Başkanı Yüksel Üstün'e dönelim. Yüksel Bey, bir senaryo. Az önce Cahit Kaptan, abartılı görülebilir, çünkü böyle olasılık çok düşük, fakat İstanbul boğazında ciddi tehlikeler de yaşanabilir, dedi. Sizce alınması gereken önlemler nedir? Örneğin bu senaryoyu hazırlamaktaki amacımız biraz abartılı olmakla birlikte insanların dikkatini mi çekmek?

Yüksel Üstün: Evet, dikkatini çekmek. Öncelikle toplumumuzu, sonra bölge ülkelerinin dikkatini çekmeyi amaçladı. Ama böyle bir kaza ihtimalini küçük görmek yanlış diye düşünüyorum. Çünkü böyle şeyler, ancak bir kere yaşanır. Ve felaket geliyorum, demez. 1999 17 Ağustos'ta deprem oluncaya kadar kimse uyanmadı. Ve burada da Kavaklar civarında olabilecek bir kazaya daha büyük bir ihtimalle sabotaj sonucu bu felaket aynen yaşanabilir.

Erdoğan Aktaş: Yüksel Bey, çok teşekkür ediyorum, yayınımıza katıldığınız için. Boğazların çevresinde ayrıca alınması önlemler var, fakat yeterli değil,dediniz. Bunun için gerekli olan maddi koşullar mı, bürokrasinin aşılması mı gerekiyor? Ya da Türkiye, henüz bu bilince mi sahip değil?

Cahit İstikbal: Bilince sahip olduğumuzu düşünüyorum. Yüksel Beyin de çalışmalarını takip ediyoruz. Kendisine ben, hem kılavuz kaptan olarak hem de İstanbul'da yaşayan bir kişi olarak teşekkür ediyorum. Ben senaryolar yapılabilir, onu eleştirmedim. Ancak senaryoları yaparken, tamamen yürürlükteki kurallardan uzakta kalmamak lazım. İşin pratiğinden de uzak kalmamak lazım. Tamamen hayali bir senaryo üretmenin de doğru olmadığını düşünüyorum. Yani, bu şekilde iki geminin yan yana gelemeyeceğini de dikkate alarak senaryoları üretmek lazım. Bu senaryoları üretmeden önce bizim de eğer bu işin pratiğini yaşayan insanlarla temasa geçerlerse, daha gerçekçi senaryolar yaratılabilir. Daha faydalı olur diye düşünüyorum. Eleştiri anlamında söylemedim.

Erdoğan Aktaş: Boğaz çevresinde alınması gereken önlemler.

Cahit İstikbal: Kısaca şu anda yapılmamış olan ve yapılması gerekenleri söyleyeyim. Boğaz çevresinde bir petrol sızıntısı meydana geldiği zaman bunda iki türlü cihaz kullanılır. Önce petrolün çevresini, bunlarla sarmak lazım. Daha sonra emici cihazlarla bu petrolü emmek lazım. Gerçi Boğazlar gibi akıntısı çok kuvvetli olan bölgelerde bunlar çok etkili değil. Biz yine de yapabileceğimiz kadar sakin havada olduğunu düşünerek, bu önlemleri mutlaka almamız lazım. Ancak bunu söylerken şunu demiyorum. İngiltere'de Sea Empress kazası meydana geldi. 70 bin petrol, denize döküldü. Ve son derece modern cihazlar kullanılarak, ancak yüzde 5'i, 3500 tonu toplanabildi denizde. Boğazlarda temizleme çalışmaları etkili olmaz. Çok zor bir bölgedir, temizleme çalışmaları için. Ancak yine de bizim yapabileceğimiz kadarını yapmak amacıyla belli bölgelerde bu ekipmanı bulundurmamız gerekir. Ve römorkörleri de boğazın içerisinde belli bölgelerde konuşlandırarak, en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda hemen müdahale edecek şekilde hazırlıklı bulundurmamız gerekir. Ancak demin söylediklerimizden siz de çıkarttınız tahmin ediyorum. Kaza olduktan sonra meydana geldikten sonra çok etkin olamayabiliriz. Ağırlığımızı herşeyden önce kılavuz kaptan alma sayısını yükselterek, kazaların olmasını önleme yönünde çalışmalarımızı daha da arttırmamız gerekir.

Erdoğan Aktaş: Kılavuz kaptan sıkıntısı var. Böylesi önemli bir noktadan geçen gemilerin kılavuz kaptan alıp almaması kendisine mi bağlı? Hangi anlaşmaya bütün bunlar kontrol altına alınıyor ya da alınabiliyor mu? Sanıyorum Montrö'yle ilgili bir takım sıkıntılar ya da tartışmalar hala devam ediyor.

Cahit İstikbal: Montrö sözleşmesi biliyorsunuz, askeri gemilerin geçişini çok sıkı kurallara bağlarken, ticaret gemilerine geçiş serbestisi getiren bir sözleşmedir. O zamanlardaki tehdit daha çok askeri ağırlıklı olduğu için o zaman bu şekilde, gerçi bugün de var. Ticari gemilere bir geçiş serbestisi getirdiğini söyleyebiliriz. Ve Montrö'nün ikinci maddesinde belirtilir. Gemilerin kılavuz kaptan almaları, gemilerin kendi tercihlerine bağlıdır. Dolayısıyla eğer gemi, kılavuz kaptan almadan geçeceğim, derse, boğazlardan geçerken, zorlayıcı bir müeyyide uygulayamıyoruz.

Erdoğan Aktaş: Söz konusu senaryolarda boğazlardan yakıcı, yanıcı, parlayıcı, patlayıcı maddelerin geçtiği belirtiliyor. Her ay amonyak, petrol, kimyasal madde, nükleer atık, LPG, LNG gibi madde taşıyan en az 100 tanker geçiyor. Şimdi gerçekten bunların birbirleriyle çarpışması, herhangi bir şekilde test edilmiş mi?

Cahit İstikbal: Birbirleriyle çarpışması, boğazlarda meydana gelen tanker kazaları vardır. Meydana gelmiştir. 1979 yılında Independenta kazası vardır. O kazada Topkapı Sarayı'nın camları kırılmış, o kadar uzakta meydana gelmesine rağmen. 90 bin ton petrol denize dökülmüş ve bir kısmı da yanmıştır. Böyle bir senaryonun boğaz içerisinde meydana gelmesi halinde, çok daha üzücü, istemediğimiz durumlarla, karşılaşma olanağımız vardır. Bu konuda çok fazla ayrıntıya girmek istemiyorum.

Erdoğan Aktaş: Bu arada tabi çok önemli bir nokta var, o da ticaret ve alınan önlemler. İstanbul boğazları, çok önemli bir nokta. Buradan geçiş noktasında, ticari kaygıları zedelemeden bu tip önlemler nasıl alınır? Kuşkusuz bu şekildeki bir tartışmada bu işin az önce sözünü ettiğimiz felakete neden olabileceği ileri sürülen maddeleri taşıyan insanların da ticari kaygıları var. Ve olmazsa olmaz bir koşul. Hem önlem, hem ticaret, bir arada nasıl yürür?

Cahit İstikbal: Biliyorsunuz Rusya, Suudi Arabistan'dan sonra dünyada ikinci büyük petrol ihracatçısıdır. Ve Navaroziysk limanından dünya pazarlarına petrol ihraç etmektedir. Ve bu ihraç edilen petrol, 2010 yılına kadar 200 milyon ton/yıl olarak artacaktır. Günümüzde 140 milyon ton/yıl civarındadır. Dolayısıyla boğazlar üzerinden petrol geçişini isteyen uluslararası ticaret var. Ancak Türkiye'nin de uygulamakta olduğu ve uygulamak zorunda olduğu güvenlik önlemleri var. Dolayısıyla ikisinin arasında bir dengenin kurulması lazım. Ve boğazlar üzerindeki petrol yükünü azaltacak alternatif taşıma yöntemlerinin geliştirilmesi lazım. Bunlardan bir tanesi Baku-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattıdır. Ancak bu petrol boru hattında 2005 yılında devreye girdiğinde yılda 50 milyon ton petrol taşıyabilecektir. Dolayısıyla boğazlar üzerindeki petrol yükünü o zamana kadar olacak artışla birlikte, bugünkü petrol yükünü azaltacaktır, diyemiyoruz. Yeterli değildir. Alternatif taşımacılık yöntemleri, mutlaka geliştirilmelidir. Çünkü Hazar denizi bölgesindeki petrol üretiminde önümüzdeki sekiz senede büyük artışlar olacaktır.

Erdoğan Aktaş: Cahit Bey, çok teşekkür ediyorum. Boğazlar'dan güvenli geçişi yakın plana aldık, hoşçakalın. 

 

 

Bu Habere Yorum Ekleyebilirsiniz....

 

Adınız-Soyadınız:


 

Hit Counter

GÜNCEL HABER BAŞLIKLARI:

- AB Komisyonu; Enerji ve Ulaştırma Forumu Üyelerini Atadı.

- İspanya Büyükelçiliğiğnden suçlama: "Türkiye, yardım çağrımıza yanıt vermedi"

- Ergun Arpaçay, "Boğaz'ın Cambazları" nı yazdı...

- Aksiyon Dergisi:"Boğazlara by–pass ameliyatı"

- Greenpeace: MV Ulla ile Uluslararası Hukuk da Battı...

- Türk Boğazlarının sıkıntısı naylon sigortalı gemiler...

- Denizcilik Müsteşarı Yılmaz'dan Müjde: "Kara Listeden Kurtuluyoruz"

- Yıldırım Beyazıt Tümer ABD'den Sınır dışı Edildi.

- Cüneyt Ülsever: "Saros Körfezi'ni Öldürmeyelim" diyor.

- Saroz Körfezi projesi'ne Tepkiler Büyüyor..

- Denizcinin Kaderi, Kaptanın Dramı: Yıldırım Beyazıt Tümer...

- Milliyet Yazarı Hasan Pulur'a Göre Tesadüfen Yaşıyoruz.

- Çanakkale Boğazında Kaza: Makine arızası yapan dev OBO gemisi karaya oturdu.

- Lloyds List: Türkiye, Kıbrıs'a Yasağı Kaldırıyor.

- Fairplay: Türkiye, Boğaz Planından Hoşnutsuz...

-The Moscow Times: TNK Boru Hattı Türkiye'yi Usandırdı.

- IMPA 2004 Istanbul Kongresi sona erdi.

- Gazeta.ru internet gazetesinin iddiası: "Transneft İbrikbaba’ya gelecek"

- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım:Kılavuz kaptanlar, sürdürülebilir deniz emniyeti için kritiktir...(Dünya Gazetesi)

- Mitropoulos Türkiye'den Geçti (Dünya Gazetesi)

- Dünya Kılavuz Kaptanları İstanbul'daydı(Dünya Gazetesi)

- İzmir'de IAME Konferansı...

- Dünya Kılavuz Kaptanlarının büyük kongresi başlıyor.

- Bilgi Üniversitesi Öğrencileri; Saroz Körfezi İçin Kampanya Başlattı...

- DTO'nun düzenlediği "Uluslararası Deniz Güvenliği Sempozyumu" yapıldı.

- VTS Kazayı Seyretti...

- Rusya'nın Boğazlar İnadı Sürüyor...

- Kılavuz kavgası İzmit Körfezi’ni tehdit ediyor (Zaman Gazetesi)

- Körfez faciadan döndü. (Milliyet Gazetesi)

- Rusya, Boğazlar Kontrol Sisteminden Şikayetçi Oldu (Zaman Gazetesi)

- Türk Denizcilik Gücü Sempozyumu yapıldı.

- DİKKAT: "Gemilerden Atık Alım Yönetmeliği" Yürürlüğe Girdi...

- Gündüz Aybay'a Armağan kitabı yayınlandı.

- Halim Mete, 11 Mart Tarihli "Perşembe Rotası"nda KEGKİ Genel Müdürü Barış Tozar'ın açıklamalarına yer verdi.

- DTO Meclis Toplantısında konuşan Müsteşar Yılmaz sert çıktı...

- NTV Yakın Plan'a katılan Cahit İstikbal "Boğaz'datehdit var ama önlem de var" dedi.

- Patlayıcı yüküyle karaya oturan geminin alıcıları da şüpheli çıktı...(Zaman Gazetesi)

- Vremya Novotsey: Moskova, İstanbul Boğazı'nın Kapatılmasına İzin Vermeyecek...(Dışbasın'da)

- Vedomosti: Bizim Olmayan Boğazlar...(Dış Basın'da)

- Denizciler Çıkış Yolu Arıyor... (Cumhuriyet'ten)

- Karadeniz Affetmedi (Milliyet'ten))

- Teknelere indirimli mazot kararı gecikti, devlet 3 trilyon gelirden oldu (Zaman Gazetesi)

- Denizcilikte Her şey İyi Gitmiyor...

- TDİ Kılavuz Kaptanlar Döner Listesi yayınlandı. Üyelere ait bölümümüzde.

- Boğaz ve Dev Tanker: Kılavuz Kaptanla Boğaz'dan Geçiş....

- Greeenpeace Türkiye Uyarıyor: Para Karşılığı Çöplük Olmayalım...

- Kılavuz kaptanlar, 2004 kongresinin İstanbul’da yapılması için çalışacak. (Zaman Gazetesi)

- TUDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk'ün "Türk Boğazları" konulu düzeltme yazısı  Financial Times'da Yayınlandı.

- Rus Petrolü Acil Boru Hattı Arayışında...

Financial Times: Türkiye; Boğazdaki Petrol Kurallarını Gevşetmeyecek.

- Boğazlar böyle kurtulacak (Radikal Gazetesi)

- Ahırkapı açıklarında gemi karaya oturdu. Kaza analizi...

- "Türk Bayrağı Kara Listede" Müsteşar Yılmaz'ın İnternethaber'e açıklamaları...

- Radar devreye girdi, boğazlardan geçiş artık daha güvenli olacak. (Zaman Gazetesi'nden)

- NTV'de Kılavuz Kaptanlık Mesleği Tanıtıldı.

                          DEVAMI İÇİN TIKLAYIN

 


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği