- ISIM:
- gulnihal
- Date:
- 17-08-2004
YORUMYorumunuzu buraya yazınben canada; da yasiyorum ve benim sorunum annem ve babam kardesim onlari dovuyor ve sokaga atmis ve su anda benim elimden birsey gelmiyor daha onceleri para gonderiyordum fakat yinde onlara bakmiyordu para vermiyorum diye su anda annemle babami surekli dovuyor sizlerden yardim istiyorum yasadiklari yer gelibolu yenikoy lufen bana yardim edin o yasli insanlari kutaricak kimse varmi lutfen yardim edin mail adresim selin356@msn.com and o yasli insanlarim is imleri emine aksu hasan aksu
- ISIM:
- cansu kaya
- Date:
- 28-03-2004
YORUMbu doğru değil. çünkü türkiyenin üç tarafının denizlerle kaplı olması onun özelliğidir.ve bu türkiyenin iklimini oluşturur. iklim bozulursa mevsimler olmaz ve yurdumuz ya hep sicak yada hep soğuk olur.diğer ülkeler başka bir ülkeye gitmek istiyorlarsa bizim boğazlarımızdan geçecekler. bu kural montrö sözleş mesin de uygulanmıştır deniz ulaşımı, deniz ürünleri hep yok olacak...
- ISIM:
- Halil İbrahim
- Date:
- 11-03-2004
YORUMPis hıyarlar ne diyorsunuz
- ISIM:
- Date:
- 07-03-2004
YORUMya kardeşim bogazları sruym
- ISIM:
- TUMPA WEB YONETIMI
- Date:
- 16-01-2004
YORUMSayın Kiziroğlu;aynı yorumu başka haberlere de bırakmışsınız. Her haberle ilgili aynı yorumu gönderirseniz; üzülerek mesajlarınızı silmek zorunda kalacağız. Bu bölüm her haberle ilgili ayrı ayrı görüşler içindir. Aynı yorumu her habere göndererek lütfen alanımızı doldurmayınız.
- ISIM:
- kiziroglumustafabey@hotmail.com
- Date:
- 15-01-2004
YORUMBoğaz'a çare
-------------------------------------
Her duyarlı kişi gibi bende bir çevreci olarak sizlere boğazlarımız hakkında ufak bazı önemli uyarılarda bulunmak istiyorum. Umarım bunlar bazı kişilerce dikkate alınır ve uygulanır. (Ben biliyorum düşüncesinde olan birkaç kişi ve kuruluşlara boğazların hakimiyeti teslim edilmemelidir.)
Rusya Limanlarından her gün yaklaşık 2-2.5 milyon varil petrol tankerlere yükleniyor ve bu petrolün yüzde 80-90'i Boğazlar üzerinden naklediliyor
Dünya incisi boğazlarımızda kazaları önlemek için bazı çevrelerin savunduğu gibi her geçen transit gemiye kılavuzluk hizmetinin ücretsiz verilmesi daha sonraki yıllarda kalitesiz ve ucuz kılavuzların yetişmesine ön ayak olacak ve daha büyük kazalara neden olacaktır, ayrıca Uluslararası arenade bunu kabul ettirdiğinizde (ücretsiz kılavuzluk hizmetini) dönüşü olmayan bir belirsizliğe gideriz.
Dünyanın hiç bir yerinde ücretsiz kılavuzluk uygulaması yoktur. Dünyadaki önemli kanallarda, boğazlarda, nehir yollarında, bunlara bağlı olan kapalı deniz (Marmara denizi) ve göllerinde devamlı kılavuzluk ücretleri mevcuttur ve mecburidir. Tamam Montrö anlaşmasına göre transit geçiş yapan gemiler her iki boğazımızdan da kılavuz kaptan almadan geçme hakkına sahiptirler; fakat emniyetli geçişi sağlamakla, burada bizlere düşen tüm toplum olarak boğazların ve denizlerimizin önemine varmak ve onlara diğer uygar toplumların sahip çıktıkları gibi sahiplenmekle olur. Sizlere bir kaç adet aklıma gelen önerilerde bulunmak istiyorum, iyişallah bu kurumlar ve kişiler bunlara sahip olurlar ve daha da geliştirirler.
Gene bazı çevrelerin savundukları gibi boğazdaki kazaların yüzde 85'ini kılavuz kaptan almayan gemiler yapıyor görüşüne katılmıyorum çünkü makinası/dümeni arızalanan bir gemiyi kılavuz kaptandan ne yaparsa yapsın nasıl durduracaktır?. En son Ahırkapı -VTS kulesi önündeki karaya oturan gemi gibi, ama Kılavuz kaptanların her iki boğazı çok iyi tanımaları açısından yararlarıda inklar edilemez.
A. Etrafımız denizlerle çevrili bir ülkede kimse denizin önemini bilmiyor, bunlar daha ilkokullarda ögrencilere anlatılmalı ve deniz sevdirilmelidir. Bu konuda tüm okullarda pratik olarak ders verilmeli ayrıca belediyenin özel havuzlarından ve boğazlarda ücretsiz yüzme ve bazı ufak deniz araçlarını kullanma bilgileri ile bazı işletmelerin ücretsiz çocukları hiç olmazsa yılda bir kez seyahat ettirmeleri sağlanmalıdır. (yılda bir sefer boğaz geçme yarışması ve Kabotaj bayramı ile kutlama olmaz)
B. Bakanlık ve Müsteşarlık hangisinin yetkili olduğu önemli değil (maalesef etrafı denizlerle çevrili bir ülkede bir Deniz bakanlığımız dahi yok) gerçekten denizden faydalanma ve çevre koruması için acil önlemler almalılardır. Bu kontrollerde Ankara-Merkez yetkili olmamalıdır ve tüm birimler ve müdürlükler, bir tek yetkili daire tarafından İstanbul’dan yönlendirilmeli ve kordine edilmelidir..
C. Radyo- TV, yazılı basında ve tüm deniz taşıtlarında İSTEK ve ŞİKAYET mercinin üç rakamlı telefon numarası, tüm medyada yapılan ürün reklamları gibi devamlı yayınlanmalıdır. Sahil Güvenlik Şikayet no.158 gibi (yada yeni bir tane DENİZ İMDAT yada ALO DENİZ gibi ... numarası açılabilir ) kısa ve akılda kalabilecek telefon numarası verilebilir , şuan yürürlükteki gibi yüz tane sorumlu daire olmaz (örnekler. Arama Kurtarma ihbar, Deniz Müsteşarlık ihbar, Sahil Güvenlik ihbar, Deniz Komutanlığı ihbar, İç İşleri ihbar, Gümrük Muhafaza İhbar, Sahil Sıhhiye ihbar, Deniz Polisi ihbar, Liman başkanlığı ihbar, Kıyı emniyeti ihbar, Çevre Koruma ihbar, vb. gibi) sadece bir tane üç rakamlı telefon numarası tüm operasyonun koordinasyonu için yeterlidir. Bunlarda POLİS İMDAT 155’in yaptığı gibi acilen olay yerine yetkili kişi ve kurumları yönlendirmelidir. (ihbarı yapan kişide bu isteğinin yerine getiriliğini gözleriyle gördüğünde bu konuda çevreye karşı daha fazla duyarlı olacaklar ve bundan sonra çevreye karşı daha bir önlemler almaya başlayacaklardır)
D. Tüm iskelelere, limanlara, gemilere, deniz otobüslerine, motorlara, yatlara, teknelere, balıkçı botlarına ve hatta sandallara dahi denizde güvenli seyir yapılması/yapılmaması ve çevrenin nasıl korunacağını anlatıldığı kısa ve öz çıkartma etiketler insanların görebileceği yerlere ve girişlere bir kaç tane yapıştırılmalıdır. (gerekirse İ.B.Belediyesinin Metro gazetesi gibi her ay bir gazete, el ilanı ile boğazın her iki yakasında seyahet edenlere bu bilgiler ücretsiz verilmelidir)
E. Liman Başkanlıklarımız, Kıyı Emniyeti Gemi Kurtarma Müd., Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Polisimiz, Arama Kurtarma Müd., vede İ.B.B. Çevre Koruma Müd. ve diğer sorumlu müdürlükler görevlerini tam yapmalılar ve ilk önce kendi personelini eğitmelidir. Sadece karadaki devlet dairelerinde değilde yolcu taşınan tüm taşıtlara bizzat çıkarak insanlara bu deniz aracından herhangi bir kaza anında nasıl kurtululur ve can yelekleri nasıl giyilir , seyahet ettikleri deniz aracında gereken can ve mal emniyeti alınmış mı, denizde bir yangın anında ve çarpışma anında bu araç nasıl tahliye ve tahlisiye edilir gibi görsel bazı etkinlikler yapılarak kişilere kendi kendilerini kontrol etmelerini öğreterek yanlış yapanlarıda sadece tek yetkili merkeze iletmeleri istenerek halkımız uyarılır. (sadece şehir hatları vapurlarındaki VCD den zaman zaman hiçde gerçekçi olmayan kurtarma ve can yeleği kullanma operasyonu ile her deniz taşıtında bulunan can yeleği ile kullanma talimatındaki farklı resimlerle yapılan yanlışlıklar düzeltilsin)
F. Halkımıza denize birşey atılmaması, kirletilmemesi , boğazlarda kaçak balık avlanılmaması, bu araçlara fazla yolcu alınmaması (her sabah Üsküdar’dan Beşiktaş, Kabataş, Eminönü ve diğer hatlarda çalışan yolcu motorlarına bakınız! karadaki minibüsler gibi balık istifi yolcu alınmakta olup 120 can simidi olan tekneye 180 kişi bindirilmektedir.) vede boğazlardaki yolcu akışının çok olan saat ve noktalarında Sahil Güvenlik , Deniz Polisi , Kıyı Emniyeti, ve diğer birimlerin motorları/uçakları denizde/havada devriye gezmesi yanlış şekilde boğazı geçmeye çalışan vede çevreyi kirleten deniz araçlarını (özellikle tekne ve motorların) uyarması vede boğazdan transit geçen bu devasa tankerlerin yanlarına kadar taşınan yolcu ile girip tankerl kaptanlarına panik yaptırtan kaptanlar ve/veya yetkililer hakkında ceza kesilmesi gerekirse meslekten men edilmesi, teknenin belirli bir zaman seferden men edilmesi gibi aynı karadaki gibi boğazlardan transit geçen gemilere uygulanan bir trafik sistemi her iki yaka arasındaki seyir yapan bu taşıtlarada sağlanması. Bu cezaların dünya ülkeleri ile aynı seviyeye getirilmesi ve seyahet edenlerin bu ihlallere karşı sık sık uyarılması. Bu arada gerekirse yolcuların deniz araç kullanını uyarması, yapılan hata düzeltilmezse ihbar telefonuna bildirilmesi ve anında bu araçlara müdahalede bulunulması. Bu konuda ciddi şekilde mücadele edilmelidir.
G. İ.B.B. Çevre Koruma, Turmepa gibi sivil kuruluşların sadece denizden şu kadar adet izmarit toplandı, şu kadar balçık ve çamur çıkarıldı ve şukadar ceza kesildi bu kadar gelir elde ettik hantallığından kurtulup gerçekten neler yapabiliriz diye önlemler alması ve halkla kuçaklaşmalıdırlar. (Kilyos-Riva-Adalar gibi sayfiye yerlerinden çok ana merkezlerde deniz yolculuğun yoğun olduğu yerlerde halkı eğitici gösteri yapmalılar) Marmara denizi her geçen bir gün daha fazla kirlenmekte olup bunuda enfazla kirletenin Türk gemilerinin olduğu gün gibi ortadadır, bunlara en ağır cezalar kesilerek kirlenme önlenmelidir.
H. Deniz otobüslerinde de Yenikapı-Yalova ve Bandırma vb. hattında her seyire çıkışlarında servis elemanlarının yada kamarotların yolculara herhangi bir tehlike anınında yapılması gerekenler uçaklardaki hostesler gibi seri şekilde gösterilerek anlatılmalı ve her koltuk arkasında uçaktaki gibi tehlike anında yapılmasını anlatan kartlar konulmalıdır.
I. Boğazlarda olabilecek her hangi büyük bir tanker kazasında insanların neler yapması ve nerelerle ihtibat kurması sakin şekilde neler yapılacağı açık açık yolculara hemen hemen hergün anlatılmalıdır.
J. Boğazların değişik noklarında büyük yangın ve çarpışmalara karşı yangın söndüren romorkörleri ve hızlı tahlisiye motorları vede oil spill response bariyerlerinden mutlaka bulunmalıdır. Bunlar sadece bazı müdürlüklere gösteri malzemesi olamayıp, devamlı denizde seyahet edenlere güven verecek talimler yapmalı ve bilgilendirilmelidir.
K. Boğazın her iki yakasındaki çok ışıklı yerlerin ve gezici teknelerin (restaurant vb) gemi geçişlerine engel olmayacak şekilde ışık düzenine kavuşturulmaları sağlanmalıdır. Ayrıca Fener idaresinin bazı önemli kıyılara, koylara, burunlara, batık ve sığlık yerlere fener (ışık) ve sahillere konan uyarıcı trafik levha düzenini artırmaları. En önemliside transit geçen gemilerin boğazlara girişlerindeki Trafik Ayrım Düzenlerinin bazı ülke limanlarına girişlerdeki gibi fenerlerle (ışıklarla) ve uyarıcı levhalarla donatılması. (bu konuda dünya üzerindeki kanallardan, boğazlardan ve limanlardan gece ve gündüz nasıl seyir yapıldığına dair bilgiler araştırılmalı ve boğazlarda da uygulanmalıdır.)
L. Kılavuz kaptanların boğazlardan geçen gemilere her iki noktada (Güney-Küzey yönünde) biniş-iniş noktalarının boğazlar oldukça dışına çıkarılmasıdır. Böylece kılavuz kaptan ile daha uzun bir zaman seyir yapılmakla daha güvenli bir transit geçiş sağlanacaktır.
M. VTS merkezince gemilerden alınan detaylı bilgilere istinaden gemiler A, B, C...gibi katagori üzerinden hızlarına, boylarına, cinslerine göre boğazdan transit geçişlerine izin verilmeli böylece öndeki gemiyi geçişi (tehlike zamanları dışında) önlenmelidir. Maalesef Beşiktaş-Sarayburnu güzergahında yoğun yolcu trafiğin içersinde kaç sefer devasa tankerlerin ufak yük gemilerini geçişi gemilerin uzun uzun düdük çalması ile yapılmakta olup, bu geçişler nasıl olurda VTS radarında gözükmemekte vede nasıl pilotlu olarak geçişlerine izin verilmektedir. Acilen önlem alınmalıdır çünkü kaza geliyorum diyor.
N. Ayrıca gemi acentalarının, polis, gümrük gibi zorunlu kontrollerin ve gemiye hizmet veren diğer firmaların (kumanyacı, yakıt, su, tamir ekibi vb) temaslarının Ahırkapı-Kumkapı ‘dan alınarak dahada batı tarafa Ambarlı bölgesinde temasta bulunmaları ve demirlemeleri zorunlu olacaktır. Böylece transit geçiş yapan bu gemilerin trafik ayrım düzenlerinden daha emniyetli geçişini sağlayacaktır.
O. Haydarpaşa TCDD limanının en kısa sürede kaldırılması ve buranın sadece ufak yolcu gemilerine ve yolcu feribotlarına devredilmesiyle de önemli bir yük gemi trafiğininde TCDD limanına uğraması önlenmiş olacaktır. Ayrıca buraya deniz itfaiye, gemi ve insan kurtarma bölümleri ve çevreci kuruluşlara yer verilerek çevre bilinci oluşturulmalıdır. Karaköy Salıpazarı yolcu limanınıda sadece büyük cruse yolcu gemilerine hizmet verecek şekilde onarılmalı ve donatılmalıdır.
P. Önemli bir uyarıda Rusya limanlarından hampetrol yükü ile İstanbul boğazından geçen devasa bir tankerin Marmara denizinde Gelibolu demir mevkiinde bekletilmesi çok yanlıştır (bu gemilerde zaman zaman 5-10 gün demirde beklemektedirler). Her hangi bir önlenemez kazada veya terör eyleminde Marmara denizi ve çevreye yapacakları kötülüğü anlatmama gerek yoktur. Bu gemilerin mümkün olduğunca bekletilmeden kılavuz kaptan ve eskortlu transit geçişleri sağlanmalıdır. Bu tankerler Karadenizde de mümkün olduğunca Türk sahillerinin uzağında beklemeleri tavsiye edilmelidir.
Tüm bunların ilk önce bizler tarafından yapıldığı ve öğretildiği görüldükten sonra Uluslararası areneda da, boğazlarımızdan emniyetli geçmeleri için bazı şeyler isteyebilelim şöyleki;
1. Tehlikeli madde taşıyan bu devasa tankerlerin boğazlardan gece geçme yasağı kaldırılmalıdır. Bu gemiler kılavuz kaptan ve eskort servisi aldıkları takdirde gecede geçiş yapabilmelidir. Neden gündüz hem de her iki yaka arasında yoğun deniz trafiği arasında (özellikle sabah –akşam iş saatlerinde) bu büyük gemilerin geçişine izin veriliyorda geceleri sakin zamanlarda izin verilmez. Şöyle bir düşünün sabah 08.30 civarında deniz trafiğinin yoğun olduğu bir zamanda; Boğaziçi köprü ayağında bir geminin makina ve/veya dümen kilitlenmesi sonucu başka gemiye ve/veya karaya çarpmasıyla oluşacak olan infilak belki 1979 yılını hatırlatacaktır ama, dökülen hampetrolun deniz üzerinde yanması ve akıntı ile dahada artacak olup, bu saatte seyreden diğer deniz taşıtlarınada sıçraması sonucunda belki binlerce kişi yanacaktır. Özellikle İstanbul boğazında sabah-akşam iş yoğunluklarında böyle büyük tankerlerin geçişine izin verilmemelidir. Malesef sabah 08-09 arası hemde petrol yüklü bu tankerlerin Karadeniz-Marmara yönüne geçmelerine izin verilmekte vede ufak yolcu motor ve gemilerinin arasından geçmektedirler. Bunlara örnegin: gündüz saat 10.00 – 16.00 lt arası ve tüm gece geçişlerine izin verilmelidir, Bu konuda daha detaylı dünyada bulunan örnekleri incelenmeli ve gece geçişlerinde almış oldukları emniyet önlemleride boğazlarda sağlanarak bir an evvel uygulamaya geçilmelidir.
2. Bu devasa tankerlerin boğaz önlerinde kilavuz kaptan talep etseler dahi şuanki yönetmelik ile minimum 10-15 gün bekletilmektedirler (sadece bir boğazda geçişinde). Bu tankerlerin günlük kiralarının 40-80.000 USD olduğu göz önüne alınınca yükleyicilerin ve kiracıların toplam milyon dolarlar kayıplarının yanında, bu gemilere verilecek olan olan hizmet ile hemen hemen beklemeden geçişleri sağlanmış olacak olup, yapılacak olan bu hizmet ilede pilot ve eskort hizmetleri işletmesine para kazandıracaktır. Bu tankerlere eğer kılavuz kaptan vede güçlü eskortluk yapacak romorkorler (en az başa tarafa 1 + ve kıç tarafada 1 adet) vermek suretiyle, bunların bekleme yapmadan emniyetli şekilde geçişleri sağlanacak hemde yüzer bombaların kontrolleri bizlerin elinde olacaktır. Tabii bunun için;
2.1. Yetenekli ve tecrübeli Kılavuz kaptan sayısının artırılmasıdır,
2.2. Özel donanımlı, yüksek manevra kabiliyeti ve motor gücüne sahip eskort romorkörlerin yeterli sayıda her iki boğazda hizmete girmesiyle (tamam bu romörkörler milyon dolarlar civarında ama emniyetli geçis için gerekli),
2.3. Açılmıs olan radar kuleleri ve VTS sistemi ile üsteki iki maddeninde beraber uygulanmasıyla boğazlardan yüzde yüz emniyetli geçişler yapılacaktır. (Bu arada VTS merkezinin neden deniz trafiğinin en yoğun olduğu bölge olan 1.köprü ile Sarayburnu arasında yada eski yerinde değilde, İstinye’de hizmet verdiğini anlamış değilim. Taman her geçiş radardan, telsizden ve bilgisayardan takip ediliyor diyebilirsiniz ama bazen gözcülerin ikazlarının önemli olduğunuda unutmamak gerek.)
3. Transit geçiş yapan bu tankerlere hizmet veren acentalarına ve diğer servis sağlayıcılarına detaylı ve açıklayıcı bilgiler verilmeli ve kurallara uymaları istenmelidir. Bu firmalarca gemi sahip/kaptanları kılavuz kaptan almaya ve eskort servisi istemeye zorlanmalı ve bu hizmetleri talep ettiklerinde, boğazlara varışlarında fazla beklemeyecekleri duyurulmalıdır.
4. Limanlarımıza gelen gemilerin pilotaj, romörkaj, sağlık, fener ve tahlisiye ücretleri %20-40 arası indirilerek daha fazla gemi gelmesi beklenirken, boğazlardan transit geçen gemilerin (Montrö anlaşmasına göre) kılavuz kaptan almak zorunda değillerdir. Bu yüzden transit geçiş yapan gemilerin alacakları pilotaj ve eskort romorkaj ücretlerinde %30-40 gibi indirim yapıp pilot ve eskort romorkörle geçişleri özendirilmelidir.
Boğaz tanker trafiğini azaltmanın başka bir yoluda, Hazar petrolünü Akdeniz limanına taşıyacak olan Bakü-Ceyhan boru hattı inşatının bir an evvel bitirilmesidir. Bu arada İskendrun, Ceyhan limanının da Avrupa standardında donatılması ve işletilmesi için önlemlerin alınmasıdır.
Ayrıca yeni ortaya atılan önerilerde; Samsun-Ceyhan vede Bulgaristan–Yunanistan boru hattınında bir an evvel gerçeğe dönüştürülmesi için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.
Bu öneriler olumlu ve/veya olumsuz olabilir , bu konuda değişik çevrelerle görüşmeler yapılarak en doğrusu bulunabilir. Dünyada eşi ve benzeri olmayan boğazlarımızı ve denizlerimizi korumak ve ondan yararlanmak herkesin hakkıdır, bunun yönetimi üç-beş kişinin sorumluluğuna verilemez. Gelecek nesillere daha güvenli ve güzel bir Boğaziçi bırakmak için çok çalışmalıyız.
Saygılarımla,
Kiziroglu Mustafa
15 Ocak 2004
|