- ISIM:
- Date:
- 17-06-2004
YORUMYorumunuzu buraya yazın
- ISIM:
- Cahit İstikbal
- Date:
- 10-01-2004
YORUMSayın Kiziroğlu; görüşlerinize kısmen katılıyorsam da; boğazların ve geçen gemilerin teknik özellikleri hakkında bilgilerinizin yeterli olmadığı ve bu yüzden gece geçişe izin verilmesi gibi konularda yanıldığınızı düşünüyorum. Bu konularda yorum yapmak için geçişle ilgili teknik bilgi sahibi olmak gerekir. Saygılar.
- ISIM:
- mustafa kiziroglu
- Date:
- 09-01-2004
YORUMBoğaz'a çare
Her duyarlı kişi gibi bende sizlere boğazlarımız hakkında ufak bazı önemli uyarılarda bulunmak istiyorum. Umarım bunlar bazı kişilerce dikkate alınır ve uygulanır.
Rusya Limanlarından her gün yaklaşık 2-2.5 milyon varil petrol tankerlere yükleniyor ve bu petrolün yüzde 80-90'i Boğazlar üzerinden naklediliyor
Dünya incisi boğazlarımızda kazaları önlemek için kılavuzluk hizmetinin ücretsiz verilmesi daha sonraki yıllarda kalitesiz ve ucuz kılavuzların yetişmesine ön ayak olacak ve daha büyük kazalara neden olacaktır, ayrıca Uluslararası arenade bunu kabul ettirdiğinizde (ücretsiz kılavuzluk hizmetini) dönüşü olmayan bir belirsizliğe gideriz.
Dünyanın hiç bir yerinde ücretsiz kılavuzluk uygulaması yoktur. Dünyadaki önemli kanallarda, boğazlarda, nehir yollarında, bunlara bağlı olan kapalı deniz (Marmara denizi) ve göllerinde devamlı kılavuzluk ücretleri mevcuttur ve mecburidir. Tamam Montrö anlaşmasına göre transit geçiş yapan gemiler her iki boğazımızdan da kılavuz kaptan almadan geçme hakkına sahiptirler fakat emniyetli geçişi sağlamakla, burada bizlere düşen tüm toplum olarak boğazların önemine varmak ve onlara diğer devletlerin sahip çıktıkları gibi sahiplenmekle olur. Sizlere bir kaç adet aklıma gelen önerilerde bulunmak istiyorum, iyişallah bu kurumlar ve kişiler bunlara sahip olurlar ve daha da geliştirirler.
Ayrıca kazaların yüzde 85'ini kılavuz kaptan almayan gemiler yapıyor görüşüne katılmıyorum çünkü makinası/dümeni arızalanan bir gemiyi kılavuz kaptandan ne yaparsa yapsın nasıl durduracaktır? , ama boğazları tanıması açısından yararlarıda inklar edilemez.
ü Etrafımız denizlerle çevrili bir ülkede kimse denizin önemini bilmiyor, bunlar daha ilkokullarda ögrencilere anlatılmalı ve deniz sevdirilmelidir. Bu konuda tüm okullarda pratik olarak ders verilmeli ayrıca belediyenin özel havuzlarından ve boğazlarda ücretsiz yüzme ve bazı ufak deniz araçlarını kullanma bilgileri ile bazı işletmelerin ücretsiz çocukları hiç olmazsa yılda bir kez seyahat ettirmeleri sağlanmalıdır. (yılda bir sefer boğaz geçme yarışması ve Kabotaj bayramı ile kutlama olmaz)
ü Bakanlık ve Müsteşarlık hangisinin yetkili olduğu önemli değil (maalesef etrafı denizlerle çevrili bir ülkede bir Deniz bakanlığımız dahi yok) gerçekten denizden faydalanma ve çevre koruması için acil önlemler almalılardır. Bu kontrollerde Ankara Merkez yetkili olmamalıdır ve tüm birimler ve müdürlükler, bir tek yetkili daire tarafından İstanbul’dan yönlendirilmelidir.
ü Radyo- TV, yazılı basında ve tüm deniz taşıtlarında İSTEK ve ŞİKAYET mercinin üç rakamlı telefon numarası, tüm medyada reklamlar gibi devamlı yayınlanmalıdır. Sahil Güvenlik Şikayet no.158 gibi (yada yeni bir tane DENİZ İMDAT yada ALO DENİZ gibi ... numarası açılabilir ) kısa ve akılda kalabilecek telefon numarası verilebilir , şuan yürürlükteki gibi yüz tane sorumlu daire olmaz (örnekler. Arama Kurtarma ihbar, Deniz Müsteşarlık ihbar, Sahil Güvenlik ihbar, Deniz Komutanlığı ihbar, İç İşleri ihbar, Gümrük Muhafaza İhbar, Sahil Sıhhiye ihbar, Deniz Polisi ihbar, Liman başkanlığı ihbar, Kıyı emniyeti ihbar gibi) sadece bir tane üç rakamlı telefon numarası yeterlidir. Bunlarda POLİS İMDAT 155’in yaptığı gibi acilen olay yerine yetkili kişi ve kurumları yönlendirmelidir. (ihbarı yapan kişide bu isteğinin yerine getiriliğini gözleriyle gördüğünde bu konuda çevreye karşı daha fazla duyarlı olacaklar ve daha bir önlemler almaya başlayaçaklardır)
ü Tüm iskelelere, limanlara, gemilere, deniz otobüslerine, motorlara, yatlara, teknelere, balıkçı botlarına ve hatta sandallara dahi denizde güvenli seyir yapılması/yapılmaması ve çevrenin nasıl korunacağını anlatıldığı kısa ve öz çıkartma etiketler insanların görebileceği yerlere ve girişlere bir kaç tane yapıştırılmalıdır. (gerekirse Metro gazetesi gibi her ay bir broşür, el ilanı ile boğazın her iki yakasında seyahet edenlere bu bilgiler ücretsiz verilmelidir)
ü Liman Başkanlıklarımız, Kıyı Emniyeti Gemi Kurtarma Müd., Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Polisimiz, Arama Kurtarma Müd., vede İ.B.B. Çevre Koruma Müd. ve diğer sorumlu müdürlükler görevlerini tam yapmalılardır. Sadece karadaki devlet dairelerinde değilde yolcu taşınan tüm taşıtlara bizzat çıkarak insanlara bu deniz aracından herhangi bir kaza anında nasıl kurtululur ve can yelekleri nasıl giyilir , seyahet ettikleri deniz aracında gereken can ve mal emniyeti alınmış mı, denizde bir yangın anında ve çarpışma anında bu araç nasıl tahliye ve tahlisiye edilir gibi görsel bazı etkinlikler yapılarak kişilere kendi kendilerini kontrol etmelerini öğreterek yanlış yapanlarıda sadece tek yetkili merkeze iletmeleri istenerek halkımız uyarılır. (sadece şehir hatları vapurlarındaki VCD den zaman zaman hiçde gerçekçi olmayan kurtarma ve can yeleği kullanma operasyonu ile her deniz taşıtında bulunan can yeleği ile kullanma talimatındaki farklı resimlerle yapılan yanlışlıklar düzeltilsin)
ü Halkımıza denize birşey atılmaması , kaçak balık avlanmaması, bu araçlara fazla yolcu alınmaması (her sabah Üsküdar’dan Beşiktaş ve Kabataş motorlarına bakınız) vede boğazlardaki yolcu akışının çok olan saat ve noktalarında Sahil Güvenlik , Deniz Polisi , Kıyı Emniyeti ve diğer birimlerin motorları denizde devriye gezmesi yanlış şekilde boğazı geçmeye çalışan deniz araçlarını (özellikle tekne ve motorların) uyarması vede boğazdan transit geçen bu devasa tankerlerin yanlarına kadar taşınan yolcu ile girip tankerl kaptanlarına panik yaptırtan kaptanlar ve/veya yetkililer hakkında ceza kesilmesi gerekirse meslekten men edilmesi, motorunun seferinin iptali gibi aynı karadaki gibi boğazlardan transit geçen gemilere uygulanan bir trafik sistemi her iki yaka arasındaki seyir yapan bu taşıtlarada sağlanması. Bu cezaların dünya ülkeleri ile aynı seviyeye getirilmesi ve seyahet edenlerin bu ihlallere karşı sık sık uyarılması. Bu arada seyahet edenlerin deniz araç kullanını uyarması, yapılan hata düzeltilmezse ihbar telefonuna bildirilmesi ve anında bu araçlara müdahalede bulunulması.
ü İ.B.B. Çevre Koruma, Turmepa gibi sivil kuruluşların sadece denizden şu kadar adet izmarit toplandı şukadar ceza kesildi bu kadar gelir elde ettik hantallığından kurtulup gerçekten neler yapabiliriz diye önlemler alması ve halkla kuçaklaşmalıdırlar. (Kilyos-Riva-Adalar gibi sayfiye yerlerinden çok ana merkezlerde deniz yolculuğun yoğun olduğu yerlerde gösteri yapmalılar)
ü Deniz otobüslerindede Yenikapı-Yalova ve Bandırma hattında her seyire çıkışlarında uçaklardaki hostesler gibi servis elemanlarının yada kamarotların yolculara herhangi bir tehlike anınında yapılması gerekenler seri şekilde gösterilerek anlatılmalı ve her koltuk arkasında uçaktaki gibi tehlike anında yapılmasını anlatan kartlar konulmalıdır.
ü Boğazlarda olabilecek her hangi büyük bir tanker kazasında insanların neler yapması ve nerelerle ihtibat kurması açık açık yolculara hemen hemen hergün anlatılmalıdır.
ü Boğazların değişik noklarında büyük yangın ve çarpışmalara karşı yangın söndüren romoerkörleri ve hızlı tahlisiye motorları vede oil spill response bariyerlerinden mutlaka bulunmalıdır.
ü Boğazın her iki yakasındaki çok ışıklı yerlerin ve gezici teknelerin (restaurant vb) gemi geçişlerine engel olmayacak şekilde ışık düzenine kavuşturulmaları sağlanmalıdır. Ayrıca Fener idaresinin bazı önemli kıyılara, koylara, burunlara, batık ve sığlık yerlere fener (ışık) düzenini artırmaları. (her gemiden net tonu üzerinden bu hizmet ücreti alınmaktadır).
ü Kılavuz kaptanların boğazlardan geçen gemilere biniş-iniş noktalarının boğazlar dışına çıkarılmasıdır. Ayrıca gemi acentalarının ve hizmet veren diğer firmaların temaslarının Ahırkapı-Kumkapı ‘dan alınarak dahada batı tarafa Ambarlı bölgesinde temasta bulunmaları ve demirlemeleri transit geçiş yapan bu gemilerin daha emniyetli geçişini sağlayacaktır.
Tüm bunların ilk önce bizler tarafından yapıldığı ve öğretildiği görüldükten sonra Uluslararası areneda da, boğazlarımızdan emniyetli geçmeleri için bazı şeyler isteyebilelim şöyleki;
ü Tehlikeli madde taşıyan bu devasa tankerlerin boğazlardan gece geçme yasağı yönetmeliği kaldırılmalıdır. Bu gemiler kılavuz kaptan ve eskort servisi aldıkları takdirde gecede geçiş yapabilmelidir. Neden gündüz hem de her iki yaka arasında yoğun deniz trafiği arasında (özellikle sabah –akşam iş saatlerinde) bu büyük gemilerin geçişine izin veriliyorda geceleri sakin zamanlarda izin verilmez. Şöyle bir düşünün sabah 08.30 civarında deniz trafiğinin yoğun olduğu bir zamanda; Boğaziçi köprü ayağında bir geminin makina ve/veya dümen kilitlenmesi sonucu başka gemiye ve/veya karaya çarpmasıyla oluşacak olan infilak belki 1979 yılını hatırlatacaktır ama, dökülen hampetrolun deniz üzerinde yanması ve akıntı ile dahada artacak olup, bu saatte seyreden diğer deniz taşıtlarınada sıçraması sonucunda belki binlerce kişi yanacaktır. Özellikle İstanbul boğazında sabah-akşam iş yoğunluklarında böyle büyük tankerlerin geçişine izin verilmemelidir. (örnegin: gündüz saat 10.00 – 16.00 lt arası ve tüm gece geçebilirler) Bu konuda daha detaylı araştırma ve geliştirmeler yapılıp acil önlem alınmalıdır.
ü Transit geçiş yapan bu tankerlere hizmet veren acentalarına ve diğer servis sağlayıcılarına detaylı ve açıklayıcı bilgiler verilmeli ve kurallara uymaları istenmelidir. Bu firmalarca gemi sahip/kaptanları kılavuz kaptan almaya ve eskort servisi istemeye zorlanmalı ve bu hizmetler karşısında boğazlara varışlarında fazla beklemeyecekleri duyurulmalıdır.
ü Limanlarımıza gelen gemilerin pilotaj, romörkaj, sağlık, fener ve tahlisiye ücretleri %20-40 arası indirilerek daha fazla gemi gelmesi beklenirken, boğazlardan transit geçen gemilerin Montrö anlaşmasına göre kılavuz pilot almak zorunda değillerdir. Bu yüzden transit geçiş yapan gemilerin alacakları pilotaj ve eskort romorkaj ücretlerinde %30-40 gibi indirim yapıp pilot ve eskort romorkörle geçişleri özendirilmelidir.
ü Bu devasa tankerlerin boğaz önlerinde kilavuz kaptan talep etseler dahi şuanki yönetmelik ile minimum 10-15 gün bekletilmektedirler. Bu tankerlerin günlük kiralarının 40-80.000 USD olduğu göz önüne alınınca yükleyicilerin ve kiracıların toplam milyon dolarlar kayıplarının yanında, bu gemilere verilecek olan olan hizmet ile hemen hemen beklemeden geçişleri sağlanmış olacak olup, yapılacak olan bu hizmet ilede pilot işletmesine para kazandıracaktır. Bu tankerlere eğer kılavuz kaptan vede güçlü eskortluk yapacak romorkorler (en az başa tarafa 1 + ve kıç tarafada 1 adet) vermek suretiyle, bunların bekleme yapmadan emniyetli şekilde geçişleri sağlanacak hemde yüzer bombaların kontrolleri bizlerin elinde olacaktır. Tabii bunun için;
o Yetenekli ve tecrübeli Kılavuz kaptan sayısının artırılmasıdır,
o Özel donanımlı, yüksek manevra kabiliyeti ve güçe sahip eskort romorkörlerin yeterli sayıda her iki boğazda hizmete girmesiyle (tamam bu romörkörler milyon dolarlar civarında ama emniyetli geçis için gerekli),
o Açılmıs olan radar kuleleri ve VTS sistemi ile boğazlardan yüzde yüz emniyetli geçişler yapılacaktır. (VTS merkezinin neden deniz trafiğinin en yoğun olduğu bölge olan 1.köprü ile Sarayburnu arasında değilde, İstinye’ye hizmet verdiğini anlamış değilim)
Boğaz tanker trafiğini azaltmanın başka bir yoluda, Hazar petrolünü Akdeniz limanına taşıyacak olan Bakü-Ceyhan boru hattı inşatının bir an evvel bitirilmesidir
Bu öneriler olumlu ve/veya olumsuz olabilir , bu konuda değişik çevrelerle görüşmeler yapılarak en doğrusu bulunabilir. Dünyada eşi ve benzeri olmayan boğazlarımızı korumak ve ondan yararlanmak herkesin hakkıdır, bunun yönetimi üç-beş kişinin sorumluluğuna verilemez. Daha güvenli ve güzel bir Boğaz bırakmak için çalışmalıyız.
Saygılarımla,
Kiziroglu Mustafa
07 Ocak 2004
|