Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 

7 Ağustos Perşembe günü yapılan DTO'nun Ağustos ayı meclis toplantısı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile Denizcilik Müsteşarı İsmet Yılmaz ve bürokratların katılımıyla denizciliğimizdeki önemli konuların değerlendirilmesine sahne oldu. Toplantıda konuşan DTO Meclis Başkanı Erol Yücel; "Denizde vergi kaçağı olmaz" derken; DTO Başkanı Metin Kalkavan yurtdışındaki gemi tutulmalarından yakındı. Kalkavan; "Bizi kendi limanlarımızda daha iyi denetleyin" derken; Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım; donatanlara hitaben; "Artık değerli denizci dostlar, mazeret istemiyorum. Herkes buraya yatırım yapacak. Yakıt ucuzlasın dendi, ucuzladı. Bundan sonra sıra sizde. Ülkenin sahillerini şenlendirelim. Ülkemizin sahillerinde yaşayan insanların yüzünü denize çevirelim, denizle tekrar milletimizi barıştıralım. Gün bugündür." dedi.

Ağustos ayı DTO Meclis Toplantısına Hükümet ve DTO kanadı tam kadro ile katıldı. Salonda çeşitli sivil toplum örgütlerinden katılımcılar da vardı.

DTO Meclis Toplantısının basına açık olan kısmı, Meclis Başkanı Erol Yücel’in açılış konuşmasıyla başladı. Erol Yücel, açılış konuşmasında  Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Denizcilik Müsteşarı İsmet Yılmaz, Müsteşar yardımcısı Sıtkı Ustaoğlu’na ve diğer katılımcılara ve konuklara hoş geldiniz dedikten sonra, Bakan ve ekibinin ilk kez bir meclis toplantısında aralarında bulunduklarını, sektörde nelerin yapıldığı ve nelerin yapılacağı konusunda kendilerini aydınlatacaklarını, zaman sınırlaması olmadığını ve soru cevap bölümünde soruların cevaplanacağını söyledi.

Konuşması esnasında İstanbul’da kara taşımacılığında vergi kayıpları olduğunu örneğin taksilerden fiş alınması alışkanlığı olmadığını vurgulayan Erol Yücel, Kabataş-Üsküdar hattında seyahat ederken ödediği ücretin  kendisine verilen makbuzunu göstererek, “Denizde kaçak olmaz. İşte ispatı” dedi.

DTO Meclis Başkanı Erol Yücel: "Denizde kaçak olmaz" diyor.

 

Avrupa Birliği’ne entegre olma sürecinde AB’de taşımacılığın %50 sinin deniz yoluyla yapılırken, Türkiye’de kabotajda yük taşımacılığında  %3 lere yolcu taşımacılığında ise binde 3 lere inildiğini ifade etti. Erol Yücel, bunu “bir fiyasko” olarak nitelerken, Ulaştırma Bakanı ve Ekibini yaklaşımlarından dolayı överek “sizin bu tutumunuz devam ettiği sürece, elele verdiğimiz sürece alınmadan, gücenmeden sorunlarımızı böyle meclislerde açık yüreklilikle  tartışabildiğimiz sürece ben bunları aşabileceğimize inanıyorum” dedi.

Konuşmasında tarifelerde yapılan yeni düzenlemeye de değinen Erol Yücel, yapılan yeni tarifenin karışıklığa neden olacağına inandıklarını söyledi. Eski tarifenin daha sade ve basit olduğunu belirten Yücel, eski tarifeye dönülüp Türk Bayraklı gemilere orada %50 lik bir indirim uygulanması ile sorunun karmaşık hale getirilmeden çözüleceğini bildirdi. Erol Yücel ayrıca  Türk Armatörünün gerçekten büyük sıkıntı içinde olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“İskenderun Limanından kalkan örneğin 20 bin gross tonluk bir gemi, İskenderun Limanından kalkarken 11 milyar lira sahil sıhhiye parası ödemektedir. İstanbul Boğazından geçerken bir 11 milyar daha ödüyor. Burası benim ülkem, ben kendi ülkemin boğazından geçiyorum, benim gemimin kıçında Türk Bayrağı dalgalanıyor. Ama bir yabancı geçerken 200 dolara geçiyor. Biz bunların mutlaka giderilmesini arzu ediyoruz.”

DTO Başkanı Metin Kalkavan; yoğun gündem nedeniyle konuşmasını kısa kesti.

Bakan hitaben “Belki zaman zaman şikayet ediyoruz, ama siz denizciliği bilen bir insansınız, sektörün içinden gelmiş aynı lisanı konuştuğumuz bir insansınız o nedenle bizi mazur görün” diyen Erol Yücel, daha sonra gündemin maddelerine geçti.

 

DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan:"Marka olarak mimlendik"

 

Gündem uyarınca söz alan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, şunları söyledi:

“ Bildiğiniz gibi Paris MOU’nun yeni kuralları 22 Temmuz’da yürürlüğe girdi. Bu konuyu ülkemizin ekonomik olarak çıkarları açısından devamlı gündemde tuttuk ve devamlı uyarılarla donatanlarımızı haberdar etmeye çalışıyoruz. Bu konunun ne olduğunu tekrar hatırlarsak; , bildiğiniz gibi 22 Temmuz 2003 tarihinden sonra tutulacak olan her gemi, geriye dönüldüğünde 2002 yılı içerisinde bir kere daha tutulmuş olduğu görülürse, yasaklanmış listeye girecek ve Avrupa Limanlarına girişi yasaklanacaktır. O açıdan ısrarla şunu diyoruz: biz marka olarak mimlendik. Çok olmadık şeyler bile bizde araştırılıyor ve isteniyor, maalesef bu duruma düştük. Kara listeden çıkana kadar da bu durum devam edecektir. Bunun için yoğurdu üfleyerek yiyerek, onların karşısına onların istediğinden çok daha iyi durumda çıkmak durumundayız. Yoksa hepimiz birer birer tutulacağız. Bu nedenle, ricamız şudur: hem ülkemizin kara listeden çıkması için,hem kendimiz ekonomik kayba uğramamamız için, dışarıya çıkmadan gerekli hazırlıkları yapalım. İdaremiz bu konuda kendi üzerine düşeni yapmaya zaten çalışıyor. Onlardan isteğimiz, donatanlar olarak, bizi daha iyi ve daha sıkı kontrol etmeleridir. Böylece eksikliklerimiz dışarıya çıkmadan burada tamamlanmış olur. Ama bizlere düşen görev, bırakın teknik elemanlarımızı, donatanlarımız bizzat kendileri, acaba daha neler yapabilirim diye dışarıya giden her gemiye bakmak durumundadır. Aksi takdirde lütfen o bölgeye gemi göndermeyelim”

Ulaştırma Bakanı’na, Denizcilik Müsteşarı’na ve ekibine teşekkür borçlu olduklarını belirten DTO Başkanı, beraberce oturup ülkenin menfaatleri doğrultusunda çok ciddi değişiklikler yaptıklarını söyledi. “Limanlar bizce önemlidir, limanlar ülkemizin çıkış kapılarıdır” diyen Kalkavan, şöyle devam etti:

“Ülkemizi bir ada olarak düşünürsek, dünyayla neredeyse bağlantı limanlardır. Ülkeler, limanlarını ticaretin bir aracı olarak kullanmak zorundadır. Ticaretin gelişimi ekonominin büyümesi tamamıyla limanların rekabetine dayalıdır.”

Denizciliğin hiçbir kesimiyle bir alıp veremedikleri olmadığını vurgulayan Kalkavan, “Biz sadece sistemi tartışıyoruz, sistemi nasıl olması gerektiği hale getirebiliriz, nasıl rekabetçi olabiliriz ona bakıyoruz” diyerek  kruvaziyer gemilere yapılan indirimleri gördükçe sevindiklerini, çünkü bunun ülkenin pastasını büyütmek anlamına geldiğini ifade etti.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: "kabotaj hattındaki yolcu ve yük taşımacılığımız tekrar şahlanacak

Daha sonra Meclis Başkanı Erol Yücel'in davetiyle kürsüye gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, şunları söyledi:

“Deniz Ticaret Odasının Ağustos ayı olağan toplantısında siz denizcilerle Bakanlığımız bürokratlarıyla hem bir araya geldik. Bugünkü toplantıda sektörü bakanlığımızın faaliyetler hakkında bilgilendirilmesi bunun yanı sıra sektörde halen yaşanmakta olan sorunların karşılıklı değerlendirilmesi ve yapılan çalışmalarla ilgili olarak sektörde faaliyet gösteren arkadaşlarımızın tepkileri, görüş ve önerileri enine boyuna bir denizci aile meclis toplantısında ele alınacak ve burada oluşacak sonuçlar bakanlığımızın denizcilik alanında yapacağı faaliyetlere ışık tutacaktır. "

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım; donatanlara "Önemli kolaylıklar sağladık; sıra sizde" dedi.

3 Kasım seçimlerinden sonra 58. hükümet daha sonra da 59. hükümette Ulaştırma Bakanı olarak görev yaptığını ve bu süre içerisinde  3 kez toplantı gerçekleştiğini belirten Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım; . bunun yanı sıra zaman zaman sektörün temsilcileri, oda başkanımız, milletvekilleri ve diğer oda içerisindeki birlikler, derneklerle de  ikili görüşmeler yaptığını anlattı.  "Geçtiğimiz bu süre içerisinde gerek sayın meclis başkanı gerekse oda başkanının ifade ettiği gibi, bazı çalışmaları yıllardan beri konuştuğumuz, bizatihi yaşayarak sıkıntılarını çektiğimiz önemli konularda bir noktaya gelmiş bulunuyoruz"  diyen Bakan Yıldırım, bu çerçevede gerçekleştirilen  iki önemli faaliyetten birisinin kabotaj taşımacılığımızı tekrar ayağa kaldıracak ve büyük deniz zenginliğimizi tekrar bu topluma, Türk insanına ulaşım hizmeti verecek hale getirecek akaryakıttaki özel tüketim vergisinin sıfırlanmasıyla ilgili karar olduğunu kaydetti. Bakan Yıldırım; konuşmasına devamla;

"Bildiğiniz gibi bu karar temmuz ayı başında bakanlar kurulundan geçerek Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanmış ve 1 Ocak 2004 tarihinde de uygulamaya başlanacaktır. Bu karar ne getiriyor? Bu karar bugün litre fiyatı 1 milyon 400 bin lira ola mazotun, artık 600 bin lira civarında denizdeki vasıtalarda kullanılmasına imkan sağlıyor. Peki bundan kimler yararlanacak? 8300 km sahilimizdeki her noktada yük ve yolcu taşımacılığı ile uğraşacak herkes bu indirimden yararlanacak. Balıkçılarımız, ticari amaçlı yat donatanlarımız yararlanacaklar. Yıllar içerisinde yine sayın Yücel’in ifade ettiği gibi kabotaj hattındaki yolcu ve yük taşımacılığımız tekrar şahlanacak." dedi.

Çok değil daha 1950 lerde denizin payının dahili taşımacılıkta %23 olduğunu, yıl 1972 lere geldiğinde bu oran %13 e, günümüzde de yük taşımacılığnda %2-3, yolcu taşımacılığında neredeyse 0 a gelmiş durumda olduğunu belirten Bakan, "Bu ülke bunu hak etmiyor." diyerek, coğrafi konumumuza baktığımızda birçok ülkeye nasip olmayan deniz ulaşımına fevkalade uygun bir coğrafyamız olduğunu;  bu potansiyeli, Allah'ın bahşettiği bu doğal asfaltı değerlendirmenin vaktinin  geldiğini söyledi.. "Bunun önündeki en büyük engel yakıttı" diyen Bakan Yıldırım; "Artık değerli denizci dostlar, mazeret istemiyorum. Herkes buraya yatırım yapacak. Yakıt ucuzlasın dendi, ucuzladı. Bundan sonra sıra sizde. Ülkenin sahillerini şenlendirelim. Ülkemizin sahillerinde yaşayan insanların yüzünü denize çevirelim, denizle tekrar milletimizi barıştıralım. Gün bugündür." diye devam etti.

Bakan Yıldırım konuşurken; AKP Milletvekili Cengiz Kaptanoğlu da dikkatle kendisini izledi.

Daha sonra ikinci konu olarak liman tarifelerine değinen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım;  bu konunun  hükümet tarafından gündeme getirilmiş, uygulamanın da 1 ağustos da başlayacağını ilan edilmiş olduğunu hatırlattı. "Söylenen söz, hele başbakanımızın ilan ettiği bu söz, tabii ki yerine gelecekti." diyen Bakan, şöyle devam etti:

"Bunun için sektörde hizmet veren ve hizmet alan iki kesim var: Donatanlarımız, yerli yabancı donatanlar, hizmet alıyorlar. Hizmet veren kılavuzluk kuruluşlarımız var. Römorkörcülük hizmeti veren kuruluşlarımız var. Yine fener, sağlık vs. hizmeti veren kuruluşlarımız var. Dolayısı ile bu iki kesimi neticede tatminini sağlayacak bir tarifenin ortaya çıkması, doğrusu çok da kolay değil. Ancak ülke geleceği için, ülke ticareti ve taşımacılığının gelişmesi için hepimizin gerekli fedakarlığı yapması da kaçınılmazdı."

Liman tarifeleri konularında sözlerine devamla; önceden olmayan bir şey, bir düzenleme yapıldığını belirten Bakan, kısa sürede aksaklık eksikliklerin de görüldüğünü ve bunların da bir düzeltmeyle tekrar sirküle edildiğini kaydetti. "Ancak hala eksiklikler çıkabilir. Biz şunu diyoruz: Uygulamayla en iyisini bulacağız. Bugünkü toplantının amacı da bu uygulamayla ilgili denizcilik sektörünün, denizcilik ailesinin mensuplarının burada büyük bir açık kalplilikle, açık sözlülükle her şeyi ortaya koyacaklardır. İdare olarak bizim görevimiz makul olanı yapmaktır. Makul olan herkesin isteğini karşılıyorsa, o zaman iyi gerçekleşmiş olur. Eğer bu noktada bir sıkıntı varsa İdare bu sefer hakem rolünü üstlenecektir, sektör için ve ülke için doğru olana karar verecektir. Bu bakımdan ilk günlerin uygulamalarıyla kimse heyecanlanmasın, kimse yeise kapılmasın. Yeni bir düzenleme gelirken uygulamalarda aksaklık olabilir. Bunları bugün burada teknik düzeyde size sunum da yapacaklar. Sanıyorum bunlar bundan sonra uygulayıcıların önünü açacak ve ışık tutacaktır."dedi.

Kaptanoğlu, dikkatle izlediği Bakan Yıldırım'a bir de not göndermeyi ihmal etmedi.

Bakan Yıldırım, daha sonra, Denizciliğimizin yıllardan beri sorunları olduğunu ve bu sorunların  birkaç sınıfta değerlendirilebileceğini anlattı. Bakan, şöyle devam etti:

"Taşımacılığı iç ve dış taşımacılık olarak ikiye ayırmak mümkün. İç taşımacılığımızla ilgili bir özet bilgi verdim. Ancak bu işin fünyesi ateşlenmiştir. Bundan sonrası sizlere kalmıştır. Devlet hiçbir zaman şirket kurup gemi yaptırıp sahillerimizde taşımacılık yapacak değildir. Siz değerli armatörlerimizin, müteşebbislerimizin bu sektöre girmesi gerekir. Çünkü sektör artık cazip hale gelmiştir. Bunun için her türlü düzenleme yapılmıştır. Sadece yakıt olayı değildir. Limanlarda yapılan indirim kabotaj taşımacılığında daha çarpıcı şekilde olmuştur ve yansımıştır. Bu da işin diğer farklı yönüdür. Bunlardan da öte biz taşımalar arasındaki dengeyi sağlamak için kara taşıma kanununda da belirli düzenlemeler getirdik. Bu düzenlemeler de şunu öngörüyor: karayolunda güzergahları da belirleyeceğiz. Yani, Edirne’den giren bir TIR, Gürbulak’tan çıkıncaya kadar, 2500 Km. yi katetmeyecek. Bunu daha kısa parkurlarda denize kaydıracağız. Örneğin İstanbul’a getireceğiz, İstanbul’dan Trabzon’a taşıyacağız, Trabzon’da Gürbulak’a geçiş yapacak.  Bu ve buna benzer alternatif güzergahları geliştirmek suretiyle karayolu taşımacılığındaki yükü hafifleteceğiz. Böylelikle kıyı taşımacılığımızı da tekrar hayata geçirmiş olacağız."

Konuşmasında daha sonra dış taşımacılığa değine Bakan Yıldırım;"filomuzun durumu, gemilerimizin Avrupa Limanlarında maruz kaldığı muamele hepinizin malumudur." diyerek şöyle devam etti:

 "Burada bize bu muameleyi yapan Paris Memorandumu denen 15 ülkenin yaptıklarından ziyade bizim neyi yaptığımızı, neyi yapmadığımızı sorgulamamız gerek. Bunun 2 ayağı vardır; 1. Ayağı Donatandır, 2. Ayağı da İdaredir. Bunları enine boyuna konuşacağız. Bilen de bilmeyen de konuşuyor; Türkiye’nin 36 gemisi Avrupa limanlarına giremez; girdiği anda el konacak bir daha da geri verilmeyecek  deniyor, çarşaf çarşaf resimler, listeler yayınlanıyor. Bunlar Türk Denizciliğine hizmet değil, Türk denizciliğini baltalamaktır. Türk denizciliğini geriye götürmeye matuf emellere alet olmaktır. Tabii ki dünyada herkesin gemisi tutulabilir. Gemi tutulması rutin bir iştir. Ufak bir eksiğiniz olur, geminiz tutulur, ya size mühlet verilir, ya orada giderilinceye kadar orada alıkonulur,  bu arada eğer tutma uzun süreli olacaksa sizin diplomatik kanallarınızla bayrak devletine bilgi verilir. Bu rutin bir uygulamadır. Ancak, tutulan gemiler arasında Türk bayrağı taşıyanların sayısının fazla olması, belirli bir zaman dilimi

Bakan Yıldırım; basına "Türk denizciliğini geriye götürmeye çalışan emellere alet olmayın" derken; Müsteşar Yılmaz kendisini dikkatle izliyordu.

 içerisinde defaatle tutulan gemi sayısının fazla olması, dolayısıyla bu liman devletleri kontrol birliği rutin listeler yayınlamaktadır, kurallar koymaktadır. Bunların sebebi de şudur: bunları biliyorsunuz ama ben biraz da basına yönelik anlatmaya çalışıyorum; son zamanlarda Avrupa sularında meydana gelen deniz kazaları çevre hassasiyetini ön plana  çıkarmıştır. En son İspanya açıklarında ki Prestige tanker kazası, Avrupa ülkelerini sahillerini ve denizlerini koruma adına daha titiz davranmaya yöneltmiştir. Ancak bir şey unutulmamalıdır: bütün bu kazalara baktığınız zaman bu kazalara neden olan büyük çevre felaketi oluşturan gemilerin hiç biri Türk Bayraklı değildir. Bu da dikkate çekilmesi gereken önemli bir noktadır. Hatta bu gemilerin hiç birisi  Türk klasında klaslanmış gemi de değildir.  Bu kazaları yapanların hepsi meşhur  bilinen denizcilik için kural koyan klas kuruluşlarına ait gemilerdir. Bu çelişkiyi de değerli basın mensuplarının dikkatine sunuyorum. "

Ülkemizin denizciliğine ülkemizin geleceğine gemileri hakkında eğer bir haber yapılması gerekiyorsa,  bunun etraflı olarak odadan, müsteşarlıktan, İdareden sağlıklı bilgiler alarak yapılmasını isteyen Bakan, "Bilmeden ticaretimizi engellemeye çalışanların ekmeğine yağ sürmüş olmayalım." dedi  Bunu söylerken kendi ödevlerimizi yapmayalım demediğini, eksiklikleri olduğunu, her şeyden önce Limanlarımızda kontrol ettiğimiz gemi sayısını az az olduğunu anlatan Ulaştırma Bakanı; "Bu oranın limanlarımızın ziyaret eden gemilerin %25 ine ulaşması gerekir. Biz hala %10 mertebelerinde dolanıyoruz. Bazı limanlarımızda %2-3 ü bile bulmuyor. Ama biz 2 şey yaptık. Bir tanesi bu liman tarifelerinde bir teşvik getirdik. Dedik ki, eğer gemiler 3 sene ard arda limanlarda tutulmazsa tarifelerden ilave indirimler sağlanacak. 1. Yıl %10, 2. Yıl %15, 3. Yıl %20. Bu fevkalade önemli bir teşviktir. Bunun değerli donatanlar tarafından dikkate alınacağından eminim." dedi.

Daha sonra personel politikalarına da değinen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, şöyle dedi:

"Diğer bir şey daha yaptık: bizim İdarede liman kontrolü yapacak uzman personel ne yazık ki yok. Denizcilik Müsteşarlığı’nın 1300 personeli var; 68 limanı var; Merkezinde 400 e yakın eleman var; ama denizci arasan bulamaz idin, denizci yoktu. Biz, bugüne kadar denizci backgroundu olan, denizcilik eğitimi almış eleman sayısı şu anda 75 i geçmiş durumda. Bu arkadaşlarımızın hepsi de üniversite mezunu denizciler. Ancak yetmez. Denizci sayısını artırmaya devam edeceğiz. Yüzlerce lise mezunu, yüzlerce arkeoloji mezunu, dil tarih coğrafya mezunu, öğretmen, edebiyat öğretmeni, aklınıza gelen deniz dışında hangi meslekler varsa Denizcilik Müsteşarlığında var. Böyle bir müsteşarlığı denize ve denizciliğe hizmet verir hale getirmeye çalışıyoruz."

 

Konuşmasının daha sonraki bölümünde Denizcilik Müsteşarlığının Görev Ve Yetkileri hakkındaki Kanun tasarısına sözü getiren Bakan Yıldırım; şöyle dedi:

"Yasa taslağından bahsolundu; bir taslak hazırlandı. Bu bir taslaktır. Bu taslak, dolaşacak,çeşitli yerde törpülenecek, sağı solu kırpılacak ilaveleri yapılacak, sonunda figür ortaya çıkacak;nasıl bir heykeltıraş eserini ortaya çıkartırken çamur yığınından yonta yonta düzelte düzelte son şeklini verecek, cilasını da yapıp tamam bu iş bitmiştir der. Onun için bu taslağın gelişmesi, kullanılabilir hale gelmesi, denizciliğimizin ihtiyaçlarını karşılar hale gelmesi sektörde icra-i faaliyet yapan herkesin katkısıyla olur. Çünkü sorunları sizler biliyorsunuz. Herkesin bildiği, yaşadığı sorunlar farklı farklı, bizim hepsini görmemiz, bilmemiz mümkün değil. Böyle bir iddiada da değiliz. Onun için lütfen, bu taslakla ilgili sektördeki bütün arkadaşlarımızın görüşlerini bildirsinler, bunları bir araya toplayacağız, değerlendireceğiz. Ve meclis açıldığında ilk işimiz bunu yasalaştırmak olacaktır. Çünkü 1 sene dolmak üzeredir ve bunu gerçekleştirmemiz lazım. Bununla birlikte süratle İdare profesyonel bir yapıya kavuşacak, bir çok şey çok hızlı düzelecek bunu söyleyeyim. Eğer şu anlayışı, şu işbirliğini muhafaza etmeyi başarırsak, biz birkaç sene içerisinde çok farklı bir noktaya geleceğiz. Bunu inanarak söylüyorum. Ve sizin de buna inanmanızı istiyorum. "

Bakan, konuşmasının son bölümünde gemi inşaatı konusuna değindi. Bakan bu konuda şöyle dedi:

"Sayın Başkan söyledi, teminat konusundaki girişimlerden bahsetti. Fakat şunu memnuniyetle söyleyeyim ki, sınırlı arz kapasitemize rağmen, gemi inşa alanında çalışan arkadaşlarımız şu anda çok yoğunlar. Hiç değilse onların sorunu yok, sorunları var ama iş sorunları yok. Türkiye’nin genel işsizlik görüntüsü içerisinde gemi inşa sektörümüzün büyük bir kapasite kullanımıyla çalışıyor olması tabii ki bizim için sevindiricidir. Ancak baştan beri söylediğimiz bir şey var: bizim gemi inşa tesislerimizin geliştirilmesi lazımdır. Yeni alanların daha büyük kapasitede inşa yapabilecek tersane alanlarımızın oluşturulması lazım. Bununla ilgili de Müsteşarlığımızın çalışmaları var, bunların detayını yine burada vereceğiz."

Pendik Tersanesi ile ilgili olarak da girişimleri olduğunu açıklayan Ulaştırma Bakanı, Pendik Tersanesinin tekrar sivil gemi inşaatı alanında kullanılması için Ulaştırma bakanlığının müracaat ettiğini, olumlu bir bakış olduğunu, önümüzdeki kısa süre içerisinde olumlu bir neticeye varılarak, çok büyük yatırımlar, çok büyük hayallerle yapılmış bu tesisin Türk deniz ticaret filosuna, yabancı armatörlere, ticari anlamda hizmet verecek hale getirileceğini ifade etti. Bakan ayrıca, Bunun yanı sıra Karadeniz’de ve Akdeniz’de yeni alanlar belirlenmiş olup  bu alanlarla ilgili kamulaştırma ve altyapı çalışmaları da halen devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Daha sonra İdaredeki yapılanmayla ilgili konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım; şöyle dedi:

"İdarenin yapılanması, hantallığının giderilmesi ve çağın gereklerine göre donatılması, gerek gemiadamı gerek gemilerin teknik kontrolleri,gerek kazalarla ilgili konular, seyir güvenliği, bütün bu alanlarda bir yandan müsteşarlığın kuruluş yasasıyla çok önemli açılımlar sağlanmakta diğer yandan da mevcut personel yapısındaki değişikliklerle gelişmeleri takip edecek, AB uyumunu ve üyelik sürecindeki vecibeleri yerine getirmemizi sağlayacak şekilde yeniden şekillendiriyoruz."

Bakan Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

"Denizcilik eğitimimiz var; denizcilik hizmetleri ile ilgili limanlarımız, liman işletmeciliğimiz ve limanlarda hizmet veren alt sektör gruplar; bunlarla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. TCDD’nin elinde bulunan 7 adet büyük liman, şu anda bu haliyle bile yaptığınız düzenlemelerle geçen yılın bu dönemine oranla %40 oranında bir gelir artışına ulaşmıştır. Bu kadar ticarette kriz yaşanmasına rağmen, ufak düzenlemelerle örneğin Bandırma limanında artık gemiler sıra bekler hale gelmiştir. Bu tarife indiriminden sonra bu anlamda çok daha önemli gelişmeler olacağını bekliyoruz.

Sayın Kaptanoğlu’nun bir notu var; tabii gemilerimizin kamu yüklerinin taşınmasıyla ilgili uzun vadeli kontrat veya kendi bayraklı gemilerimizin kendi yüklerimizin taşınmasındaki payını arttırmaya yönelik bir Başbakanlık genelgesi hazırlanması konusunda bir çalışma kendisinin girişimleriyle başlamış durumda bunun da takipçisiyiz. Bunu da sonuçlandıracağız"

Ulaştırma Bakanı, konuşmasını bitirirken, kendisine ve ekibine konuk ederek bu açıklamaları yapma şansı verildiği için DTO'ya teşekkür etti.

Meclis toplantısı daha sonra  basına kapatılarak sektör içi toplantı halinde devam etti.

 

(Haber ve fotoğraflar © Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği )

Bu habere Yorum Ekleyin...


Adınız-Soyadınız:



ISIM:
mehmet samil reis
Date:
25-04-2004

YORUM

ismet yılmazı canı gonulden tebrık edıyor,basarılarının devamını dılıyorum.


ISIM:
K.T.Ü. Deniz Bilimleri Fakülteli bir öğrenci
Date:
19-04-2004

YORUM

Merhaba.Öncelikle tanımış olduğunuz söz hakkından dolayı teşekkür ediyorum.Denizciliğimiz hakkında sayın bakanımızın düşünceleri çok güzel ve eminimki bir o kadarda iyi niyetli.Ancak;ben Türkiye'de denizlerimizle ilgili bütün değişikliklerin bir bakanlık tarafından etkin bir denetime tabi tutularak uygulunmasından yanayım.Denizcilik bakanlığının ülkemize en büyük yararı, sayın bakanımız Binali Yıldırım beyin belirttiği hususların bir an önce,sistemli bir şekilde ihmale kapalı olarak gerçekleşmesini ve faaliyetlerin bir süreklilik içine girmesini sağlamak olacaktır.


ISIM:
deniz bilimleri fakülteli bir öğrenci....
Date:
16-03-2004

YORUM

ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke ama malesef biz bunu değerlendiremiyoruz bu ülkedeki deniz ticareti diğer ülkelere göre çok daha ucuz dolayısıyla ucuz mal neredeyse diğer ülkeler oraya koşacaktır buda ülkemize büyük bir kazanç kapısı oluşturur benim mantığıma göre hem sürümden hemde vergiden kazanacağıımız gelir ülke ekonomisine büyük bir katkı sağlayacaktır ama bu ülke denizcilik sektörünü %20 kapasiteyle işletebiliyor bana göre bu çizginin daha yukarılara çekilmesi gerekir bu çizgiyi yukarı çekebilmek için bir çok değişiklikler yapılabilir ve bunlardan birisi ve bana göre en önemlisi denizcilik bakanlığının kurulması.türkiye bakanlığı olmayan bir sektörden düşük değerlerde gelir elde etmeye mahkumdurçünkü koruyanı daha bir titiz inceleyeni olmayan bi müessese hiç bir zaman tam verimde çalışamaz... bu öğrenci aklımla belki çok düz mantık kurmuş olabilirim ama doğru birşeyi savunduğuma inaniyorum ayrıca bizede söz hakkı tanıdığınız için teşekkürler


ISIM:
akın
Date:
12-03-2004

YORUM

türk denizcilik gemilerini kısa zamanda başarıya yükseltmek isteyen büyüklerimizi canı gönülden kutlar başarılar dilerim.


ISIM:
Bahadır Kaptan
Date:
29-02-2004

YORUM

öncelikle hepinizi selamlarım türk denizciliginin maasları cok düstü bu durumun düzelmesi icin bir sey yapanda yok galiba uzakyol 3 veya 4 kaptanını 1000 1500 dolar alıyor bu yurt dısında 3500 6000 arası bir reis 1000 alırken bu aradaki dengesizlik çok kötü ambar temizligi ile reis maaşı 1600 dolara gelenler var bu durumun düzelmesi gerek bir de iyi kötü sirket iliskisi var tabi bazı sirketler maaş ödemezken bazıları üc dört ay maaş kullanıyorlar bu olmaz deniz ticaret odasındaki bazı büyüklerimizi tenzih ederek söylüyorum armatörlük yapıpda ticaret odasındaki görevlerini ve gelen hükümetlere yağcılık yapmayı bırakıp çalışan kaptan ve gemi personelinin maaşlarını düzeltsinler,düşmez kalkmaz bir allah gün olur o beğenmedikleri gemi personeline muhtaç olurlar aslında böyle yorum sayfalarıda olmasa içimizi dökecek anlatacak kimsemiz yok yani (dayımız). deniz ticaret odasında devamlı aynı göreve getirilen hakkaniyet sahibi olmayan kişileri bu göreve layık olmayan statüsünü kendi ticari faaliyetlerinde kullanan yöneticileri bir daha göreve getirmeyin bitsin artık saltanat devri türkiyede. Sayın Bakanımıza ve Müsteşarımıza sonsuz güveniyoruz ve böyle menfaatçi insanları tarihin derinlik sayfalarına zamanı gelince gömeceyini biliyoruz ve umut ediyoruz.türk kılavuz kaptanlar derneğine de böyle bir yorum sayfası açtıkları için çok tesekurler................ HER ŞEY DAHA GÜZEL BİR TÜRKİYE İÇİN ELELE


ISIM:
hulisi kaptan
Date:
22-02-2004

YORUM

ulaştırma bakanımız denizcilikle ilgili güzel ve yenilikçi atılımlar yaptığının vatandaş olarak farkındayız benim ricam bir vatandaş olarak etrafındaki denizi ve denizciliğin yüz karası insan topluluklarını kökünden silmesini isterim teşekkür ederim.


ISIM:
deniz mağduru usta gemici
Date:
22-02-2004

YORUM

ismi zikredilen meclis başkanı erol yücel bey siyaset yapacağına kendi firmasında seneler önce mağdur bıraktığı personelinin maaşını ödesin birde insanları dolandıran personel müdürünü göndersin sıfır arabalara binmek güzel oluyor dimi.


ISIM:
Gerek Yok
Date:
18-09-2003

YORUM

"Paris Memorandumu yururluge girdi, gemilerimizi tutukluyorlar" diye bas bas bagiran armator zihniyeti bu hallere dusmemek icin ne yapmis acaba? Biz deniz kokenli kara personeli "bakin su lazim, bu lazim" diye haftalarca, aylarca sesimizi duyurmaya calistigimiz zaman, kendileri "birak simdi, fark edilene kadar gideriz, fark edilirse de 3-5 kurus verip hallederiz" demediler mi? Simdi ektiklerini biciyorlar. Efendiler, pazar tezgahini satip ele gecen parayla yapilan armatorluk bu kadar olur. Bugun Turkiye Cumhuriyetinde isi bilen insanlar, isi bilmeyen patron takiminin ve onlarin bilgisiz kaprisli akrabalari tarafindan asagilanip, hor goruluyorsa ve bu insanlar gemiler icin ellerinden geleni yapmaya calisirken armatorun dayioglunun "geregi yok, ne ugrasiyorsun" lafiyla bir koseye siniyorsa ve gemi tutuklandigi zaman fatura o dayioglu yerine isi bilen insanlara (yani bizlere) cikiyorsa, bu konuyu bir kere daha dusunmek lazim. Sayin armatorler, efendiler. Denizcilik sorunlari uzerine plaza komunistligi yapacaginiz yerde, once donun de kendi sirketinizde olan bitenlere bakin. Butun bu olaylari buraya getiren sizsiniz. Keske bir gun deniz filomuz sizlerin elinden kurtulsa da isi bilenlerin eline gecse.


ISIM:
LAZ ZİYA
Date:
11-08-2003

YORUM

Bin - ali baba ve kırk haramiler ülke için el ele.....!


ISIM:
LAZ ZİYA
Date:
11-08-2003

YORUM

Bin - ali baba ve kırk haramiler ülke için el ele.....!


ISIM:
Date:
10-08-2003

YORUM

Yorumunuzu buraya yazın

 

Hit Counter

GÜNCEL HABER BAŞLIKLARI:

- AB Komisyonu; Enerji ve Ulaştırma Forumu Üyelerini Atadı.

- İspanya Büyükelçiliğiğnden suçlama: "Türkiye, yardım çağrımıza yanıt vermedi"

- Ergun Arpaçay, "Boğaz'ın Cambazları" nı yazdı...

- Aksiyon Dergisi:"Boğazlara by–pass ameliyatı"

- Greenpeace: MV Ulla ile Uluslararası Hukuk da Battı...

- Türk Boğazlarının sıkıntısı naylon sigortalı gemiler...

- Denizcilik Müsteşarı Yılmaz'dan Müjde: "Kara Listeden Kurtuluyoruz"

- Yıldırım Beyazıt Tümer ABD'den Sınır dışı Edildi.

- Cüneyt Ülsever: "Saros Körfezi'ni Öldürmeyelim" diyor.

- Saroz Körfezi projesi'ne Tepkiler Büyüyor..

- Denizcinin Kaderi, Kaptanın Dramı: Yıldırım Beyazıt Tümer...

- Milliyet Yazarı Hasan Pulur'a Göre Tesadüfen Yaşıyoruz.

- Çanakkale Boğazında Kaza: Makine arızası yapan dev OBO gemisi karaya oturdu.

- Lloyds List: Türkiye, Kıbrıs'a Yasağı Kaldırıyor.

- Fairplay: Türkiye, Boğaz Planından Hoşnutsuz...

-The Moscow Times: TNK Boru Hattı Türkiye'yi Usandırdı.

- IMPA 2004 Istanbul Kongresi sona erdi.

- Gazeta.ru internet gazetesinin iddiası: "Transneft İbrikbaba’ya gelecek"

- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım:Kılavuz kaptanlar, sürdürülebilir deniz emniyeti için kritiktir...(Dünya Gazetesi)

- Mitropoulos Türkiye'den Geçti (Dünya Gazetesi)

- Dünya Kılavuz Kaptanları İstanbul'daydı(Dünya Gazetesi)

- İzmir'de IAME Konferansı...

- Dünya Kılavuz Kaptanlarının büyük kongresi başlıyor.

- Bilgi Üniversitesi Öğrencileri; Saroz Körfezi İçin Kampanya Başlattı...

- DTO'nun düzenlediği "Uluslararası Deniz Güvenliği Sempozyumu" yapıldı.

- VTS Kazayı Seyretti...

- Rusya'nın Boğazlar İnadı Sürüyor...

- Kılavuz kavgası İzmit Körfezi’ni tehdit ediyor (Zaman Gazetesi)

- Körfez faciadan döndü. (Milliyet Gazetesi)

- Rusya, Boğazlar Kontrol Sisteminden Şikayetçi Oldu (Zaman Gazetesi)

- Türk Denizcilik Gücü Sempozyumu yapıldı.

- DİKKAT: "Gemilerden Atık Alım Yönetmeliği" Yürürlüğe Girdi...

- Gündüz Aybay'a Armağan kitabı yayınlandı.

- Halim Mete, 11 Mart Tarihli "Perşembe Rotası"nda KEGKİ Genel Müdürü Barış Tozar'ın açıklamalarına yer verdi.

- DTO Meclis Toplantısında konuşan Müsteşar Yılmaz sert çıktı...

- NTV Yakın Plan'a katılan Cahit İstikbal "Boğaz'datehdit var ama önlem de var" dedi.

- Patlayıcı yüküyle karaya oturan geminin alıcıları da şüpheli çıktı...(Zaman Gazetesi)

- Vremya Novotsey: Moskova, İstanbul Boğazı'nın Kapatılmasına İzin Vermeyecek...(Dışbasın'da)

- Vedomosti: Bizim Olmayan Boğazlar...(Dış Basın'da)

- Denizciler Çıkış Yolu Arıyor... (Cumhuriyet'ten)

- Karadeniz Affetmedi (Milliyet'ten))

- Teknelere indirimli mazot kararı gecikti, devlet 3 trilyon gelirden oldu (Zaman Gazetesi)

- Denizcilikte Her şey İyi Gitmiyor...

- TDİ Kılavuz Kaptanlar Döner Listesi yayınlandı. Üyelere ait bölümümüzde.

- Boğaz ve Dev Tanker: Kılavuz Kaptanla Boğaz'dan Geçiş....

- Greeenpeace Türkiye Uyarıyor: Para Karşılığı Çöplük Olmayalım...

- Kılavuz kaptanlar, 2004 kongresinin İstanbul’da yapılması için çalışacak. (Zaman Gazetesi)

- TUDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk'ün "Türk Boğazları" konulu düzeltme yazısı  Financial Times'da Yayınlandı.

- Rus Petrolü Acil Boru Hattı Arayışında...

Financial Times: Türkiye; Boğazdaki Petrol Kurallarını Gevşetmeyecek.

- Boğazlar böyle kurtulacak (Radikal Gazetesi)

- Ahırkapı açıklarında gemi karaya oturdu. Kaza analizi...

- "Türk Bayrağı Kara Listede" Müsteşar Yılmaz'ın İnternethaber'e açıklamaları...

- Radar devreye girdi, boğazlardan geçiş artık daha güvenli olacak. (Zaman Gazetesi'nden)

- NTV'de Kılavuz Kaptanlık Mesleği Tanıtıldı.

                          DEVAMI İÇİN TIKLAYIN

 


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği