|

Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde 27 Temmuz
2003 Pazar günü "Denizciler" başlıklı bir yazı yazan Bekir Coşkun, önceki
hafta bir basın toplantısı yaparak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın
denizci kadroları işbaşına getirmesinden dolayı destekleyici açıklamalar
yapan 6 denizci sivil toplum örgütü için oldukça ağır bir dil kullandı:
"Denizciler yalaka olmaz". Sivil toplum örgütleri ise, kendileriyle hiç bir
temasta bulunmayan ve niyetlerini öğrenmeye çalışmadan ve konuyla
ilgili tam araştırma yapmadan yazan Bekir Coşkun'un önyargılı
davrandığı ve eleştiri sınırlarını aştığı inancındalar. Saygın köşe yazarı
hakkında "hakaret" ithamıyla dava açılması bekleniyor. Derneğimiz Genel
Sekreteri ise Bekir Coşkun'a üzüntülerini bildiren bir mektup gönderdi.
Hürriyet Yazarı Bekir Coşkun, saygın bir köşe
yazarıdır. Ancak, denizcilerle ilgili pek yazı yazmaz. Mümtaz Soysal hocamız
gibi, sık sık denizle ve denizcilerle ilgili yazılarını okuyamayız. Bekir
Coşkun, 27 Temmuz 2003 Pazar günü yazdığı "Denizciler" başlıklı köşe
yazısında, bir basın toplantısı yaparak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın
denizci kadroları işbaşına getirmesinden dolayı destekleyici açıklamalar
yapan 6 denizci sivil toplum örgütü için oldukça ağır bir dil kullandı.
Basın toplantısında ne söylendiğini bile okuyuculara aktarmayan Bekir
Coşkun, sivil toplum örgütlerini "haksız" buldu ve kararını da verdi:
"Denizciler yalaka olmaz".
Denizcilerde hayal kırıklığı yaratan köşe
yazısı şöyle:
"DENİZ bir filozofa benzer.
İlişkilerinde; rakamlar, formüller, kesin
hesaplar, denklemler, vazgeçilmez ilkeler vardır. Hoşgörüsü, suyun kaldırma
gücü kadardır.
Asla fazlasını kabul etmez.
Denizin ''keşke''si, ''belki''si,
''bakalım''ı, ''inşallah''ı, ''ama''sı yoktur.
Köpüklerden beyaz sakallı, lacivert cüppeli
filozof, gözüktüğünün tam tersine katıdır.
Sert ve ilkeli.
İnsanoğlu ona asla şekil veremez.
Bu yüzden o filozofun yetiştirdiği çocukları denizciler tıpatıp ona
benzerler.
Denizciler; mert olur.
Korkusuz, yiğit, yardımsever, yürekli, düzgün, dürüst insanlardır
denizciler.
*
Oysa şuna bakın:
Oğluna devletin gemisini avanta çeken Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı
Türkiye'de herkes kınarken, denizcilik sektöründe faaliyet gösteren bazı
dernekler, İTÜ'nün adını taşıyan kimi vakıflar ve odalar bir ortak basın
toplantısı düzenleyerek bakan ile oğlunu savundular.
Her birinin yüzlerce ''denizci'' üyesi olan
sivil örgütleri bunlar.
Bizim denizcilerimiz (!) de bir tuhaf.
İnsanın aklı almıyor.
Denizler yağmalanırken bir araya gelip de hiçbir zaman tepkilerini
göstermediler...
Trol gemileri ile altı üstüne getirilirken sustular...
Denizler çöplüğe çevrilirken sessiz kaldılar...
Kentlerin kanalizasyonları denizlere akıtılırken, denizi savunmak akıllarına
gelmedi...
Ama göz göre göre bir yüce divanlık suçunu savunmak için el ele tutuşup
koştular.
İnsan utanır...
Denizden, denizcilerden utanır.
*
Denizcinin ruhunda yalakalık yoktur.
Denizci mert ve yiğittir.
Düzgün insandır denizci.
İlkeli ve dürüsttür.
O beyaz sakallı, lacivert cüppeli filozofun
çocukları kişiliklidir.
Utanırlar...
***********
Bahse konu açıklamayı yapan 6 sivil toplum
örgütünden birisi olan Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği'nin Genel
Sekreteri Kapt. Cahit İstikbal, Bekir Coşkun'a yazısından dolayı
üzüntülerini bildirdiği bir mektup gönderdi. Mektup şöyle:
"Sayın Bekir Coşkun;
27 Temmuz 2003 Tarihli Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan "Denizciler.."
başlıklı köşe yazınızı üzülerek okudum.
Genelde yazılarınızı beğenerek okurum. Açık söylemek gerekirse, "Denizciler"
başlıklı yazınızda neden bu kadar "önyargılı" davrandığınızı anlamakta
güçlük çekiyorum.
Her şeyden önce, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım'la ilgili iddialar,
sadece "iddia" dır. Yargıya intikal etmemiş, doğruluğu kanıtlanmamış
iddialardır. Doğru olabilir, yanlış olabilir. Bunlar bizim zaten konumuz
değil.
İlginç olan, sizin bütün bu iddiaları "doğru" kabul ederek, Sayın Bakanın
yaptığı icraatlara destek çıkan sivil toplum örgütlerine "hakaret" etme
yolunu seçmeniz.
Çok merak ediyorum; adı geçen sivil toplum örgütlerinden hangisi ile temas
kurdunuz?
Yapılan basın açıklamasını okudunuz mu?
Bugüne kadar, denizciler, denizlerimizle ilgili, Türk Boğazları ve deniz
güvenliği ile ilgili pek çok basın toplantısı yaptılar, basın
açıklaması yaptılar, o zaman yazı yazma ihtiyacı neden hissetmediniz de,
şimdi birdenbire BU KONUDA yazma ihtiyacı duydunuz?
Negatif enerji üretmek midir köşe yazarlığı misyonu?
"Denizler yağmalanırken bir araya gelip de hiçbir zaman
tepkilerinigöstermediler...
Trol gemileri ile altı üstüne getirilirken sustular...
Denizler çöplüğe çevrilirken sessiz kaldılar...
Kentlerin kanalizasyonları denizlere akıtılırken, denizi savunmak akıllarına
gelmedi...
Ama göz göre göre bir yüce divanlık suçunu savunmak için el ele tutuşup
koştular."
Diyorsunuz. Bunu sanırım "ben yazayım da, nasıl olsa öyledir" varsayımından
yola çıkarak söylüyorsunuz. Araştırma yaptınız mı? Adı geçen sivil toplum
örgütlerinin denizlerimizin temizliği ve güvenliği ile ilgili yaptığı
etkinliklerle ilgilendiniz mi? Bu konuları köşenizde bugüne kadar hiç
yansıttınız mı?
Ben siz de dahil tüm köşe yazarlarına,
denizlerimizin temizliği ile ilgili Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği'nin
yaptığı çalışmaları ve düzenlediği kampanyaları bildiren yazılar gönderdim.
Hiçbirisi yayınlanmadı.
www.turkishpilots.org.tr adresindeki web sitemize bir bakmanızı
öneririm. Türkiye'de (ve hatta dünyada) kurulmuş ilk denizcilik sitelerinden
birisidir. Denizcilikle ilgili konularda yaptığımız uyarılar, yazdığımız
yazılar binlerce sayfayı bulmuştur. Tabii duymadınız, görmediniz.
Şimdi, hoşunuza gitmeyen bir iş
yaptılar diye, birdenbire "Yalaka" diyerek denizcilere hakaret ediyorsunuz.
Sivil toplum örgütlerinin yaptığını elbette eleştirebilirsiniz. Ancak
"yalaka" demenin, hakaret etmenin, üyeleri ve toplum gözünde küçük
düşürmenin hakkınız olduğunu zannetmiyorum.
Sizin özür dileyebilecek erdemde bir gazeteci olduğunuza hala inanıyorum.
Dilemezseniz; bahsi geçen sivil toplum örgütlerinden birisinin yöneticisi
olarak hakkınızda hakaret davası açacağım.
Saygılar sunarım.
Kaptan Cahit İSTİKBAL
Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Genel Sekreteri
Dünya Kılavuz Kaptanlar Birliği (IMPA) Başkan Yardımcısı
Tel: *************
e-mail:
seapilot@turkishpilots.org
web:
http://www.turkishpilots.org.tr
Öte yandan, Bekir Coşkun'un yazısına basından
da tepkiler geldi. Gazeteci Recep Canbolat, "Haberx" sitesindeki köşe
yazısında Bekir Coşkun'u eleştirdi. Recep Canbolat'ın "Onuncu Köyün Muhtarı
Bekir Coşkun" başlıklı yazısı şöyle:
"
ONUNCU KÖYÜN
MUHTARI BEKİR COŞKUN
"Doğru Söyleyeni
Dokuz Köyden Kovarlar" sözüne atıfta bulunarak yazdığı köşe
yazılarına onuncu köy mensubiyetini getiren Büyük Türk Büyüğü(!)
yazarımız Bekir Coşkun geçen hafta köşesinden kükredi...
Onuncu köyün Muhtarı
Bekir Efendi! 27 Temmuz 2003 tarihinde Hürriyet Gazetesindeki
köşesinde "Denizciler" başlıklı yazısında Türk
Denizcilik Sektörünün mektepli kadrolarını "yalakalıkla"
suçlayarak ağır bir ithamda bulundu.
22 Temmuz 2003 tarihinde
Denizcilik sektörünün sivil toplum örgütleri Denizcilik Müsteşarlığına
yapılan atamalar ve Basında çıkan Ulaştırma Bakanı ile ilgili iddialara
karşın teknik açıklamaların yapıldığı basın toplantısında Bakan Yıldırım'a
destek çıkmışlar, Bakan hakkındaki iddiaları ciddiyetsiz bulmuşlardı.
Yapılan bu basın
toplantısından sonra Hürriyet Gazetesinin Başyazarı Oktay Ekşi
"Bozacının şahidi şıracı" ithamından sonra aynı gazetenin bir
diğer yazarı olan Bekir Coşkun aynı sivil toplum örgütlerini kastederek
"yalakalıkla" suçlaması Sivil Toplum Örgütlerini ayağa kaldırdı.
Sözüm ona
Bilgili(!), Kültürlü(!), Doğrucu(!) yazarlarımızın
"kaptıkları köşelerden" insanları zan altında bırakmaları ve o
yetmiyormuş gibi İnsanların şahsiyetleri ile oynamaları Ne kadar
Etik? Ne kadar Namuslu bir ifadedir?...
Bu Doğrucu Davut'ların kendi
işlerine gelmeyen ve dünya görüşlerini paylaşmayan zihniyetlere karşı bu
kadar "önyargılı" olmalarını bir insan olarak anlamakta
güçlük çekmekteyim.
Bekir Coşkun yazdığı yazıda
konulara ne kadar vakıf olduğunu yazdığı yazıdaki ifadelerden net bir
şekilde anlaşılmaktadır(!)...
Buyrun ne yazmış Bekir
Efendi!... "Oğluna devletin gemisini avanta çeken Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım'ı Türkiye'de herkes kınarken, denizcilik
sektöründe faaliyet gösteren bazı dernekler, İTÜ'nün adını taşıyan
kimi vakıflar ve odalar bir ortak basın toplantısı düzenleyerek bakan
ile oğlunu savundular."
Vah Bekir Coşkun Vah
ki vah... Daha konuya bile vakıf değilsin birde utanmadan
insanları zan altında bırakarak hakaret ediyorsun.
Gazetecilik bu olmamalı...
Masa başında oturarak "babanızdan miras kalan köşenizle(!)"
dedikodu haberciliği yaparak toplumu aydınlatamazsınız.
Sayın Bekir Coşkun;
O hakaret ettiğin şahıslar
denizcilik sektöründe akademik çalışmalar yapan, ve denizcilik sektörünün
kalkınması için "Gündüz Aybay Denizcilik Merkezi" adı
altında akademik bir kürsü kuran insanlardır.
Sayın Bekir Coşkun;
O hakaret ettiğin şahıslar
Uluslararası Denizcilik Örgütünde(İMO) Türk Boğazları
üzerinde oynanan "Rus Oyunlarını" bozan
insanlardır.(Bakınız:
http://www.turkishpilots.org.tr/HABERLER/2003_06_09_MSC_77.html )
Sayın Bekir Coşkun;
O hakaret ettiğin şahıslar,
70 ülkenin üye olduğu Dünya Kılavuz Kaptanlar Birliğine(İMPA)
İlk kez Türk Başkan Yardımcısı seçtirenlerdir.
& & &
Akademik kariyeri olan
denizciliğin Mektepli kadrolarına yapılan bu insafsızca infazı anlamakta
zorluk çekiyorum.
Beş bin üyesi olan Deniz
sektörünün sivil toplum örgütlerinin, Sayın Bekir Coşkun'dan bir
"özür dilemeyi" beklediklerine inanıyorum.
Erdemli ve Namuslu
bir gazeteciden bekledikleri gibi....
Sevgiler...
rcanbolat@haberx.com
recepcanpolat@hotmail.com
|
|
Bu habere Yorum Ekleyin...
- ISIM:
- Ahmet TOZKALDIRAN
- Date:
- 31-08-2003
YORUM23 yıldır Edirne Anadolu meslek Lisesinde idareci olarak görev yapan,yeni uzakyol zabit olacak bir denizci babası olarak bu duruma şaşırmadım desem inanmazsınız.Bir eğitimci olarak gözlemlerimi ayrı bir yere koyacağınızdan eminim.Yaşım 47,bu ülke neden bu durumda?niçin herkes hem savcı,hem hakim,hem kolluk kuvveti,hem gardiyan?Bu ülke ayni zamanda akademisyen,ekonomist,siyasal bilimci,general asker,yürütme,yasama ve yargı çok iyi bildiğini zanneden kendi mensuplarınca adını koydukları bir takım medyadan az mı çekti?hala daha da öyle değilmi?Politikasına değil aldığı eğitime göre düşünmeyi öğrenirsek yurdumuzun geleceği daha parlak olacağı inancındayım.Sizlerden ricam çalışmalarınıza izlediğim ayni inaçla devam edinki ONUNCU KÖY'e henüz gelemeyenlerin de önü açılsın.Saygılarımla. ANADOLU MESLEK LİSESİ Müdür Yardımcısı-EDİRNE atozkaldiran@hotmail.com
- ISIM:
- Ahmet TOZKALDIRAN
- Date:
- 31-08-2003
YORUMYorumunuzu buraya yazın
- ISIM:
- gerek yok
- Date:
- 18-08-2003
YORUMOrtada genel sağduyuya aykırı yapılmış olan bir iş var buna denizden ekmeğini çıkaran insanların adına arka çıkmak, savunmasını üstlenmek yalakalık değil de nedir?
Önce savunmasını yaptığınız konunun ülke çıkarına ya da temsil ettiğiniz grubun faydasına ne kadar hizmet ettiğini düşüneceksiniz. Daha sonra gazetecilerin önüne atlayıp bakanın kişisel meselesi için bildiri yayımlarsınız. Sayın bakanın oğlunun meselesi legaldir veya değildir. Meseleyi sayın bakanın ayağını kaydırmaya çalışanlar var, engellemeye çalışıyoruz şarklı tezi boyutuna indirgemek, yalakalığın doruklarında gezinmek değil de nedir?
Bu tip bir konuda sessiz kalmak,STÖ'nü doğrudan ilgilendirmeyen bir konuda sorulduğunda görüş bildirmek daha uygun değil miydi? Denizden ekmeğini çıkaran insanlar adına yaptığınız acelelciliğin, ataklığın lügatte tam karşılığı yalakalıktır. Milyonların önünde yaptığınız şovun sosyo-psikolojik etkisini siz de benim kadar biliyorsunuz. Yakıştırılan sıfata bizi denizden ekmeğini çıkaran insanları da ortak etmeniz ayrı bir kabahattir. O yüzden STÖ olarak değil şahsi olarak dava açmanızı tercih ederim.
- ISIM:
- Date:
- 06-08-2003
YORUMbekir çoşkunu bu yazısı için kutluyorum
- ISIM:
- Emre Saraoglu
- Date:
- 03-08-2003
YORUMSayin Cahit Istikbal'in yazdiklarini ve buyuk ozveriyle hazirladigi bu siteyi surekli olarak takip etmesem, okudugum kose yazarlarindan biri olan Sayin Bekir Coskun'a inanmam isten bile degildi. Sayin Istikbal'in basarili calismalarini bundan sonra da surdurmesini, daha nice basarilara imza atmasini diliyor, icten saygilarimi sunuyorum.
- ISIM:
- KLK
- Date:
- 02-08-2003
YORUMDeğerli kaptan Abilerim ya da amcalarım.Buraya yorum yazmak bana düşer mi bilmiyorum.ama genç bir denizci olarak ben de yorumlarımı yazmak istedim.Herşeyden önce şunu belirtmek isterim ki denize resmen aşık olan biriyim ve bu yazıyı sık sık ziyaret ettiğim internet sitenizden okudum.Yazının genel olarak haklı olduğuna (denizle ilgili olarak yazılanlar) kesinlikle katılırım.Şöyle ki :Denizciler yalaka olmaz .Ancak bu tabirin dediğiniz gibi çalışan sivil toplum örgütleri için yazılması elbette üzücüdür.Ama bir eleştiri yapmak gerekirse (elbette Bekir Coşkun 'un araştıma yapması gerekirdi) yapılan bir çok aktivite ya da çalışmalar internet sitenizden başka nerelerde yayınlandı?Bu yazıyı gazetede okuyan sıradan bir vatandaşın inanMAMAsı mümkün değildir. çünkü yapılanlardan kimsenin haberi yok.Benim şahıs olarak bu siteyi ziyaret imkanım olmasa elbette benim de haberim olmazdı.Yapılan aktiviteleri her gün göz gezdirdiğim gazetelerde maalesef bulamıyorum.Ara sıra rastladığım haberler de de herşey üstünkörü şöyle bir geçiliyor.Eminim ki grostonu 1000 ton olarak algılayan gazeteci coktur.Ülkemizde gazeteciliğin çoğunlukla magazine dayanmaya başladığını düşünecek olursak onların araştırmacılığının genelde disco-club gibi yerlerde kim kiminle neler yapıyordan ibaret olduğunu görüyorum.Öyleyse yapılanların bir basın bildirisi şeklinde yayınlanıp yayınlanmadığını da merak ediyorum. Eğer yapılıyorsa neden yazılmadığı konusunda takibin yapılması ve bu bildirilerin nereye ne şekilde yapıldığının en azından bu sitede yayınlanmaını istiyorum.(örn:..... gazetesi ....ya da televizyonu .... tarihli ... konulu bildirimizi/haberimizi yayınlamadı)Gerekirse o basın medya kuruluşunu bir sivil toplum örgütüne bağlı olmasam bile her hangi bir şekile haberleri gözardı etmekten dolayı eleştirebilirim ve sanıyorum ki denizcilikle ilgili olan herkes bunu yapabilir.Kimler bizi umursamıyor, önem vermiyor daha iyi bilincinde olabiliriz. Boğaza karşı evleri olan gazetecilerin yada medya patronlarının her gün seyrettikleri güzelim denizde neler yaşandığından eminim haberleri yoktur. Galiba biraz farkında olmaları sizlerin (ve Eğer Yardımı olacaksa )bizlerin elinde.... En derin saygı ve selamlarımla...
- ISIM:
- Ersin YILMAZ
- Date:
- 01-08-2003
YORUMSevgili Cahit Kaptan,
Ağzınıza sağlık. Köşe yazarlığını, yargısız infaz yapacak
'savcı ve hakim' yetkilerini taşıyan, sorumsuz kişiler
olmak sanan bu tip yazarlar, maalesef, kamuoyunu etkilemekte ve yanlış yönlendirmektedir. Sivil toplum örgütleri, mevcudiyetlerinin gereğini tam olarak yapmadıkça bu çarpık düzen devam edip gidecektir.
Yazınız çok güzel ve gerçekten etkileyici. Sizi tebrik ediyor sevgiler, saygılar sunuyorum.
Ersn YILMAZ
Yorumunuzu buraya yazın
- ISIM:
- Kadir Pehlivan
- Date:
- 31-07-2003
YORUMYazı yazmana gerek yok Bekir Coşkun apaçık hakaret etmiş verin mahkemeye kardeşim...
- ISIM:
- Ali BAŞER
- Date:
- 30-07-2003
YORUMDoğrusu bu peşin yargılı geçirilen süreçten ülke olark çok enerji kaybettik, yazar her konuda iyi yazar, doğru yazar diye bir kabulde de bulunamayız.
- ISIM:
- VEHBİ KARA
- Date:
- 29-07-2003
YORUMYorumunuzu çok beğendim. Peşin fikirli yaklaşımlara karşıyım. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Uzakyol Kaptanı Vehbi Kara
- ISIM:
- VEHB
- Date:
- 29-07-2003
YORUMYorumunuzu buraya yazın

|