|

22 Temmuz 2003 günü
Gündüz Aybay Denizcilik Merkezi’nde Ulaştırma Bakanı Sayın Binali
Yıldırım’a Yönelik Haberlere Karşı; Denizcilik Sektöründe Faaliyet Gösteren
Meslek Dernekleri, Vakıf ve Odaların, Bu Konuyla İlgili Teknik
Değerlendirmeleri Basın Açıklamasıyla Kamuoyuna Bildirildi.
İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği
Başkanı Atilla KOCATAŞ, Türk Uzakyol Gemi Kaptanları Derneği
Başkanı Saim SİVRİ, Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Başkanı Timur
İLDENİZ, İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardımlaşma
Vakfı Başkanı Atilla ÇİFTÇİGÜZELİ, Gemi Makineleri İşletme
Mühendisleri Odası Başkanı Süleyman SAVAŞ, Gemi Sanayicileri Birliği
Başkanı Murat BAYRAK, GİSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa
ÖZCAN’ın da katıldığı basın toplantısında bildiriyi Atilla
ÇİFTÇİGÜZELİ okudu.
Basın bildirisinin okunmasından sonra basın
mensuplarının soruları yanıtlandı.
Basın mensuplarının, Ankara feribotu'nun
kiralanması ile ilgili sordukları sorulara cevaben Atilla
ÇİFTÇİGÜZELİ kısa bir açıklama yaparak olayları sadece teknik boyutları
ile incelediklerini, bu sorunun uluslar arası bir Time Charter
anlaşması olduğunu belirterek sözü, Sayın Saim SİVRİ’ye soruyu teknik
açıdan yanıtlaması için bıraktı.
Türk Uzakyol Gemi Kaptanları Derneği Başkanı
Saim SİVRİ teknik açıklamasında
şöyle dedi:;
“Bildirimizin ilk paragrafında da belirttiğimiz gibi bu topluluğun bir amacı
da kamuoyunun doğru
bilgilendirilmesidir. Kimsenin avukatlığını yapmak gibi bir niyetimiz yok.
Teknik olarak kamuoyuna denizcilikle ilgili konularda doğru bilgilerin
iletilmesi amacıyla hareket ediyoruz ve aslında bu toplantı da onun bir
uzantısıdır. Şimdi tartışma konusu olan ihale ve sonrasına gelirsek.
Deniliyor ki ihale açılmadı. Sorduğunuz sorunun bir kısmı da o.Kamu ihale
yasası'nı kısaca incelersek, : 1 Ocak 2003’ de yürürlüğe girmiş. Buna göre,
kamuda her türlü hizmet alımı 50 milyon liraya kadar ihaleye tabi olması
zorunlu.
Bu
hizmetler kamu için gemi kiralamadan başlayarak sörvey , kumanya,yakıt,
malzeme ve hatta kırtasiye alımını bile kapsamaktadır.
Bu
yasanın kapsamında zaman esastır yani Time Charter (zaman üzerine gemi
kiralama) ve spot seferleri, gemi kiralama dahil olduğu halde çok özel
durumlarda ve zorunlu hallerde yalnız seferlik gemi kiralaması ihale dışı
yapılabilir. Denizde 3 çeşit kiralama yapılır.Bareboat Charter dediğimiz
gemi, çıplak halde kiralayan kişiye verilir. Bütün bunun üzerinde personelin
donatımından tutun, başka 3. şahıslara kiralanması, yakıtı, suyu, bu
masrafların karşılanması tamamen kiracıya aittir. 2.’si zaman esaslı
dediğimiz Time Charter’dır bunlarda belli bir süre için donatanla
kiracı anlaşır gemi kiraya verilir burada genel personel masrafı, kumanyası,
geminin yağı,suyu genelde donatana aittir. Yakıt ve diğer liman masrafları
kiracıya aittir. Gemiyi kiralar, işletir ve günlük, aylık ya da yıllık
bir kira öderler. 3.’sü de spot bunlar seferlik kiralamalardır.Bir sefer
için gemi kiralanır. Kiracıyla donatan karşı karşıya gelir sadece
belli bir navlun üzerinden anlaşılır, geri kalan bütün masraflar donatana
aittir.
Ancak,
yasaya göre kamu şirketi olan yani %51’i kamuya ait olan bir şirket kendi
bünyesinde gemi barındırıyor ise bu gemi veya gemilerini kiraya vermesi
durumunda kamu ihale kurumu yasasına tabi değildir. Buradaki gemi kiralaması
yukarıda bahsedildiği gibi, ‘teknik detaydır lütfen dikkat ediniz’ hizmet
almak değil bir hizmet vermek kapsamındadır. Dolayısı ile de bu hizmet verme
ihalenin kapsamına girmiyor. Dolayısıyla burada da ihale açılmadı tezi doğru
değildir. Size vereceğimiz teknik bilgi budur.”
Saim SİVRİ,
özetle, “Eğer kamu teşekkülü, kendi, gemi kiralayacak ise
ihale açar. Gemileri varsa ve dışarıya kiralayacaksa ihaleye açması zorunlu
değildir.” dedi.
Basın
mensuplarının; “Bakan Bey'in Oğlu'nun Ulaştırma Sektör'ünde olması
rekabet açısından bir sorun doğurmaz mı?.” Sorusuna yanıt,
Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Başkanı
Timur İLDENİZ’den geldi.
İLDENİZ,
“Sayın Bakan, Bakan olmadan önce de denizciliğin çok içindeydi.
Kendisinin Bakan olması belki bazı hizmetlerde oğlunun iş yapmasına mani
dahi olmuştur. Eğer olmasaydı daha fazla imkanı olurdu.” dedi.
Denizcilik
sektöründeki STÖ'lerin ortak basın açıklaması ise şöyle:
Değerli Basın
Mensupları,
Bizler
denizcilik sektöründe faaliyet gösteren Meslek Dernekleri, Vakıf ve Oda
olarak siz değerli basın mensuplarını son günlerde basında yer bulan
konularla görüşlerimizi açıklamak üzere davet etmiş bulunuyoruz. Bizler,
Türk Denizciliğinin sorunlarını bilen ve onları geçmişten bu yana yaşayan,
Denizlerimiz ve Denizciliğimizin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek
amacıyla çalışmalar yürüten, bilgi birikimine sahip kuruluşlar olarak, bu
basın toplantısını düzenlemekteki amacımızın siyasi bir mesaj vermek
olmadığını özellikle belirtmek isteriz.
Biz bütün
siyasi kurumlara eşit yakınlıkta ve eşit uzaklıktayız. Ancak,
denizciliğimizin kangren haline gelmiş sorunlarına yeni yeni çözüm
arayışlarına girildiği bir dönemde, Sayın Ulaştırma Bakanını yıpratma
amacını güden ve maksatlı olduğunu düşündüğümüz kampanyalarla bu çözüm
arayışlarının sekteye uğratılarak denizciliğimizin zarar görmesini
istemeyiz.
Değerli Basın
Mensupları, bu kısa açıklamadan sonra sizlere kısaca temsil ettiğimiz
kuruluşların profillerini arz etmek istiyorum.
-
İTÜ
Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği
-
Türk
Uzakyol Gemi Kaptanları Derneği
-
Türk
Kılavuz Kaptanlar Derneği
-
İTÜ
Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardımlaşma Vakfı
-
Gemi
Makineleri İşletme Mühendisleri Odası
-
Gemi
Sanayicileri Birliği
Değerli Basın
Mensupları;
Bizler
denizcilik alanında faaliyet gösteren ve yukarıda isimlerini sıraladığım
Sivil Toplum Örgütleri ve Meslek Kuruluşları olarak, yıllarca denizcilikle
ilgili idari görevlere denizi bilen, denizin ve denizciliğin içinden gelmiş
kişilerin atanmasını bekledik. Zira, çok özel bir alan olan denizciliğin
idaresi ancak onu iyi bilen kişilerce yapılabilir inancındayız.
Dolayısıyla
Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali YILDIRIM, denizci kökenli, denizcilik
eğitimi almış, Dünya Denizcilik Üniversitesinde “Deniz Güvenliği” üzerine
Yüksek Lisans yapmış, ulaştırma sektöründe değişik kademelerde görev yapmış,
denizcilik lisanını bilen, bizlerden birisidir.
Ekmeğini
yıllardır Türk denizciliğine emek vererek kazanmış, Denizciliğin bitmek
bilmeyen sorunlarıyla yoğrulmuştur. Dolayısıyla, sayın Ulaştırma bakanımızın
denizci kökenli ve denizciliğin sorunlarını bilen bir kişi olmasının,
sektörümüz adına önemli bir kazanç olduğunu düşünmekteyiz. Bakanlığa geldiği
bu kısa dönem içersinde yaptığı icraatlar da bizim bu düşüncelerimizi
destekler niteliktedir. Sektörümüz kendisinden çok şeyler beklemektedir.
Bu güne değin
denizcilik sektörü yararına yapılan icraatların değerlendirilmesine teknik
yönden girersek :
Sayın
Bakanımız, denizcilik sektörünün sorunlarının ve ihtiyaçlarının
belirlenmesinde ve bunların giderilmesinde her zaman en doğru çözümleri
bulmaya özen göstermiş ve ilgili bütün tarafların ve Sivil Toplum
Örgütlerinin görüşlerini almaya, ilgili konudaki dünya uygulamaları ve
Avrupa Birliği uygulamalarını dikkate alarak uluslararası niteliği bulunan
denizcilik sektöründe en iyi ve en doğruyu bulmaya özel önem vermiştir.
Sayın Bakanımız, yaptığı atamaların çoğunda sektörü bilen, iyi yetişmiş
kişileri işbaşına getirmeye dikkat etmiş, gözlemlediğimiz kadarıyla bunu
gerçekleştirirken, kriter olarak, kişinin işinin ehli olup olmadığına
birinci önceliği vermiştir.
Bugün
Denizcilik Müsteşarı bile Rahmetli Prof. Dr. Reşat ÖZKAN’dan sonra yıllardır
ilk kez denizci kökenli birisi olmuştur. Bakanımızın bunun gibi olumlu
icraatlarını takdirle karşılamamamız mümkün değildir. Bakanımız,
denizciliğin sorunlarını dinlemede kapısını her zaman sivil toplum
kuruluşlarına ve meslek kuruluşlarına açık tutmuş, bizlerin sorunlarını
dinlemiş, çözüm arayışlarında bizlerden sürekli görüş almış, ve almaya devam
edeceğini her vesileyle ifade etmiştir.
Değerli Basın Mensupları ,Bizim Desteğimiz Dünya Denizlerindeki büyük
parasal nimetlerden ülkemize azami bir pay kazandırmanın önemini savunan
hizmetleredir. Bizim desteğimiz Denizlerdeki değerlerin Ülkemizin gelişmesi
ve deniz güvenliği açısından vazgeçilmezliğini savunan hizmetleredir.
Dolayısıyla
bizim Sayın Bakana verdiğimiz destek onun şahsına değil, onun
gerçekleştireceği misyona verilen bir destektir.
Sayın Bakanın
Türk denizciliğinin gelişmesine katkı yapma potansiyeline verilmiş bir
destektir.
Biz,
denizciliğimize yapılacak hizmetlerin ışığını sayın bakanımızda görmekte ve
Sektördeki Sivil Toplum Kuruluşları olarak kendisini desteklemekteyiz.
Ancak, desteğimiz kayıtsız şartsız destek değildir; yukarıda belirttiğimiz
ilkelerden sapma gördüğümüz anda, eleştiri hakkımızı saklı tuttuğumuzu ve
bunu gerektiğinde çekinmeden kullanacağımızı da belirtmek isteriz.
Bu çerçevede, Sayın Bakanımızın şahsında sürdürülmekte olan yıpratma
politikalarına temel teşkil eden iddiaların, denizcilik çevrelerinde konunun
aslını bilen kişiler açısından ciddiye alınmayacak içerikte olduğunu
belirtmek isteriz. Bizimle aynı düşünce ve duyguları paylaşan Gemi
Sanayicileri Derneği Başkanı Sayın Murat BAYRAK'ta bizlere katılarak destek
vermişlerdir.
Katıldığınız için teşekkür eder, saygılar sunarız. " |