Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

Size altı ay süre, dediklerimizi yapmazsanız İstanbul'u Dünya Mirası Listesi’nden atacağız

 

Ersin KALKAN / Hürriyet Pazar /08 Haziran 2003

UNESCO, İstanbul'a şimdilik sarı kart gösterdi, altı ay içinde eksiklerin tamamlanmaması halinde kenti, Dünya Mirası Listesi'nden çıkaracak.

Birleşmiş Milletler Bilim Kültür ve Eğitim Teşkilatı (UNESCO), İstanbul'u, Dünya Mirası Listesi'nden çıkarıyor. Geçen hafta Türkiye'ye gelen UNESCO Kültür Mirası Merkezi Genel Direktör Yardımcısı Minja Yang Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Fatih ve Eminönü Belediye Başkanları'yla görüştü. Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan genişletilmiş toplantıda, UNESCO'nun İstanbul'a şimdilik sarı kart gösterdiğini, altı ay içinde eksiklerin tamamlanmaması halinde kentin listeden çıkarılacağını söyledi. Türkiye, bu ihtimal gerçekleşirse Afganistan, Honduras, Kamboçya, Uganda gibi ‘‘kültür varlıklarına düşman davranan ülkeler’’ kümesine girecek. Yang, İstanbul'un tarihi eserlerin de işleneceği nazım imar planlarını 27 Haziran 2003'te Paris'te yapılacak yıllık konsey toplantısına yetiştirmesi halinde listede kalma şansının artacağını, bir yıl içinde yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde ise listedeki yerini sağlamlaştırıp genişletebileceğini söyledi.

İstanbul, UNESCO ile yaptığı anlaşmanın hangi şartlarını yerine getirmedi?

- En son 1995'te İstanbul Belediyesi yetkilileriyle bir araya geldik. Kentin imar planlarını bir yılda bitireceklerine ve buna tarihi eser envanterini ekleyeceklerine söz verdiler. Yedi yıldır planları bekliyoruz. Plana işlenmeyen eserler her an ortadan kaldırılabilir, en hafifinden çevresindeki yapılaşmayla kent içinde boğulabilir. İstanbul'da son 30-40 yılda çok sayıda eser kaybolmuş, yok edilmiş.

Çağdaş kent hayatını kolaylaştırmak adına eserler gözden çıkarılabilir mi?

- Her ülkenin, her kentin otoyollara ya da tren hatlarına ihtiyacı var. Ama bunları yaparken kültürel ve doğal yapıya zarar vermeyecek bir planlamaya gidilmesi gerekli. Türkiye maalesef bu konuda yetersiz kaldı. Elindeki olağanüstü hazineyi doğru değerlendirmedi. Tahrip etti. Anlaşmaya göre devletler bu varlıkları korumak, tanıtmak ve eğitim müfredatına sokup gelecek kuşaklara üstünde oturdukları değerleri anlatmak, üniversitelerinde bu konuda yapılan araştırmalara destek vermek zorunda. Ama Türkiye bunları yapmadı. İstanbul'da Tarihi Yarımada içinde dört bölge Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor: Süleymaniye, kent surları, Sultanahmet arkeolojik park alanı ve Zeyrek. Surların bir parça restore edilmesi dışında, diğer üç bölge için tek bir adım bile atıldığını söyleyebilir misiniz?

Yasa değişikliği gerektiren düzenlemelerde UNESCO daha esnek davranamıyor mu?

- Evet, esnek davranıyor. Bu durum ülkelerin anayasasına göre değişiyor. Mirasın korunmasında bazı ülkeler yetkiyi merkezi idareye vermiş, bazıları yerel yönetimlere. Türkiye'de yetkilerin büyük bir bölümü merkezin elinde. Oysa yılların deneyimi gösterdi ki Kültür Bakanlığı bu eserlerin takibini yeterince yapamıyor ve onaramıyor. Merkez, yetkilerini yerel oluşumlara devretmeli. Düzenlemenin yasal çerçevesi, tarafları belirlenmeli. Başka ülkeler bunu yaptı ve kısa zamanda önemli mesafeler aldı.

ESKİ EVLER YAKILIYOR

Süleymaniye ve Zeyrek'teki eserler neden önemli? Geçmişte UNESCO sadece anıtsal yapıları listeye alıyordu. Bu yaklaşım değişti mi?

- Evet. Köyler, kentler, mahalleler ve Kapadokya'daki gibi kültürel ve doğal peyzajları da listeye almaya başladık. Siz, Süleymaniye ve Zeyrek'in en az Ayasofya kadar önemli olduğunu anlamıyorsunuz. Süleymaniye'deki sokak ve evlerin en az Süleymaniye Camii kadar değerli olduğunu bilmiyorsunuz. UNESCO, en az anıtlar kadar kentin hikayesine de önem vermeye başladı. Süleymaniye ve Zeyrek'teki ahşap yapıların ve tepelerden aşağı doğru martı gibi süzülerek inen sokakların bir örneğini dünyada bulamazsınız.

Bazıları, insanın hikayesi geçici, eserler ise kalıcı diye düşünüyor.

- Olur mu? Bu sokaklar, bu evler yüzyıllar içinde bu şehirde varolmuş insanın hikayesini de bize taşıyor. Bir kentin hikayesi kayboldu mu anıtın değeri kalmaz. Süleymaniye ve Zeyrek'te son 20 yılda çeşitli zamanlarda çekilmiş fotoğraflara baktığımızda birçok evin yakılarak yok edildiğini, arsalarına otopark yapıldığını gördük. Bunları kurtarmak için merkezi ve yerel yönetimler adım atmadı. Üniversite ve sivil toplum kuruluşları duyarsız kaldı. Biz Süleymaniye ve Zeyrek'i insanlığın ortak kültürel varlıkları listesine aldık ama yerel yönetimler, bu bölgenin UNESCO tarafından listeye alındığı gösteren bir tabela bile asmamış. Başka ülkeler bu listeye girmek için birbiriyle kıyasıya yarışıyor.

Listeye girme koşulları nelerdir, liste neden bu kadar önemli?

- Çünkü bu listede yer alan varlıklar tescil edilmiş oluyor. UNESCO bu listeye girenlere parasal destek vermiyor ama istenirse, koruma projeleri için teknik destek sağlıyor, projelerin tanıtımını üstleniyor, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği'nden mali destek bulunmasına yardımcı oluyor. Örneğin, Fener ve Balat Semtlerinin Kentsel Rehabilitasyon Projesi'nin yapımına Fatih Belediyesi ile UNESCO öncülük etti. UNESCO yetkilileri projeyi AB'ye götürdü ve AB hemen bu projeyi üstleneceğini ilan etti.

TURİSTLERİN BAŞVURU KAYNAĞI

İstanbul'a gelen turist sayısının 2 milyondan 10 milyona çıkarılması hedefleniyor. Listede kente ayrılan yerin genişlemesi bu hedefe ulaşılmasına yardımcı olabilir mi?

- Olabilir. Çünkü İstanbul gibi kentlere gelenler deniz ve güneş dışında öncelikleri olan turistlerdir. Dünya Mirası Listesi, kültür gezilerine çıkanların başvuru kaynağı. Ama biz yaşayan kentlerin, ören yerleri gibi boşaltılıp, teatral bir alana dönüştürülüp, sadece turizme yönelik fonksiyonlara açılıp orada yaşayan insana kapatılmasına karşıyız. Kentin kültürel florasının devam etmesini, kadın sünneti gibi kötü gelenekler dışında kalan töre ve ritüellerin yaşamasını savunuyoruz.

Ama turizmi de destekliyorsunuz.

- Elbette destekliyoruz. Ama kestirmeden değil! Ülkelerin bir kısmına ören yerlerinde kazı yapmalarını ve tarihi mirasın bir bölümünün açığa çıkarılarak bu bölgeye konaklama tesisleri yapılmasını öneriyoruz. Oradan elde edilen kaynağın yine aynı bölgeye harcanarak toprak altında kalan diğer bölümlerin de açığa çıkarılmasını tavsiye ediyoruz.

UNESCO Dünya Mirası Listesi açısından Türkiye'nin önemi nedir?

- Kültürlerin kavşağındaki Türkiye'nin önemi çok büyük. Türkiye, listedeki yerini beş, on katına çıkarabilecek potansiyele sahip. Bunu bilmelisiniz.

İstanbul ne yapmalı?

- Öncelikle peyzajını korumalı. Tarihi Yarımada'ya yüksek binaların yapımına son verilmemeli, yapılanlar yıkılmalı. Altyapı çalışmaları yapılırken çevrenin etkilenmemesi sağlanmalı. Örneğin, Yenikapı'da çok önemli sivil mimari örneklerini barındıran bir mahalle var. Boğaz Tüp Geçişi Projesi yapılırken buranın yok olmasını önleyici tedbirler alınmalı. Ahşap ve kagir yapıların çatı onarımından başlanarak restore edilmesi için acil projeler yapılmalı. Yerel yönetimlere daha fazla yetki, sivil topluma daha fazla denetim olanağı verilmeli.

Bir yer nasıl DÜNYA MİRASI olur?

1. Üye ülkeler dosyayla başvurur

Bir ülke Dünya Mirası Anlaşması'nı imzalayarak, kültürel ve doğal mirasını koruyacağını taahhüt edip üye ülke olur. Üye ülke, uluslararası değer olarak düşündüğü alanların listesini bu alanın nasıl korunduğunu, detaylı bir planla UNESCO Dünya Mirası Merkezi'ne teslim eder.

2. Dünya Mirası Merkezi dosyayı danışmanlara yollar

Dünya Mirası Merkezi, adayları sunmak, doğru format ve gerekli haritalarla dokümanlar hazırlamak konusunda üye ülkeye destek olur. Aday dosyaları teslim alındığında, merkez belgelerin eksiksiz olup olmadığını kontrol eder ve danışman heyetlere gönderir.

3. Dosya üç danışman heyetten geçer

Değerlendirmeler Uluslararası Anıtlar ve Siteler Konseyi (ICOMOS), Dünya Koruma Birliği (IUCN) ve Uluslararası Kültürel Değerleri Koruma ve Düzenleme Çalışmaları Merkezi'nden (ICCROM) geçer.

4. Dünya Mirası Komitesi karar verir

6 yıl için seçilen 21 üyeden oluşan komite yılda bir kez Dünya Mirası Listesi'ne girecek alanlara karar verir. Ayrıca koruma altındaki alanlar hakkındaki raporları da inceler, Dünya Mirası Anlaşması için yerine getirilmesi gereken kararları alır.

Neden tereddütteyiz?

Biz Üsküdar, Eyüp, Galata-Beyoğlu gibi üç önemli tarihi alanın da listeye girmesini istiyoruz. Ama Kültür Bakanlığı ve İstanbul yönetiminin listede mevcut yerlere gösterdiği ilgisizliği dikkate aldığımızda tereddüt ediyoruz. Buna rağmen, konuyu görüşmek için toplantılara Üsküdar, Beyoğlu ve Eyüp belediye başkanlarını da çağırdık. Dünyanın en önemli doğal oluşumlarından biri olan ve kıyılarında binlerce tarihi eser bulunan Haliç ve Boğaziçi de bu listede yer almalı. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor.

TÜRKİYE'DEN DÖRT YER VAR

Tarihi yarımada, Kapadokya,

Divriği Ulu Cami, Pamukkale

İçinde Türkiye'nin de bulunduğu 176 ülke UNESCO Dünya Mirası konvansiyonuna katıldı. Dünya Mirası Listesi'ne 125 ülkeden 730 doğal ve kültürel alan girebildi. 51 ülkeden bir eser bile bu listeye girmeyi başaramadı. İstanbul Tarihi Yarımadası 1986'da Dünya Mirası Listesi'ne girdi. UNESCO Dünya Mirası listesi’nde Tarihi Yarımada'nın yanısıra Kapadokya, Divriği Ulu Cami ve Pamukkale yer alıyor. 

08.07.2003 Tarihli Hürriyet Gazetesi'nden alıntıdır.

 Hit Counter

 

 

(Haber, Fotoğraflar: TUMPA Kaynakları © )

GÜNCEL HABER BAŞLIKLARI:

- AB Komisyonu; Enerji ve Ulaştırma Forumu Üyelerini Atadı.

- İspanya Büyükelçiliğiğnden suçlama: "Türkiye, yardım çağrımıza yanıt vermedi"

- Ergun Arpaçay, "Boğaz'ın Cambazları" nı yazdı...

- Aksiyon Dergisi:"Boğazlara by–pass ameliyatı"

- Greenpeace: MV Ulla ile Uluslararası Hukuk da Battı...

- Türk Boğazlarının sıkıntısı naylon sigortalı gemiler...

- Denizcilik Müsteşarı Yılmaz'dan Müjde: "Kara Listeden Kurtuluyoruz"

- Yıldırım Beyazıt Tümer ABD'den Sınır dışı Edildi.

- Cüneyt Ülsever: "Saros Körfezi'ni Öldürmeyelim" diyor.

- Saroz Körfezi projesi'ne Tepkiler Büyüyor..

- Denizcinin Kaderi, Kaptanın Dramı: Yıldırım Beyazıt Tümer...

- Milliyet Yazarı Hasan Pulur'a Göre Tesadüfen Yaşıyoruz.

- Çanakkale Boğazında Kaza: Makine arızası yapan dev OBO gemisi karaya oturdu.

- Lloyds List: Türkiye, Kıbrıs'a Yasağı Kaldırıyor.

- Fairplay: Türkiye, Boğaz Planından Hoşnutsuz...

-The Moscow Times: TNK Boru Hattı Türkiye'yi Usandırdı.

- IMPA 2004 Istanbul Kongresi sona erdi.

- Gazeta.ru internet gazetesinin iddiası: "Transneft İbrikbaba’ya gelecek"

- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım:Kılavuz kaptanlar, sürdürülebilir deniz emniyeti için kritiktir...(Dünya Gazetesi)

- Mitropoulos Türkiye'den Geçti (Dünya Gazetesi)

- Dünya Kılavuz Kaptanları İstanbul'daydı(Dünya Gazetesi)

- İzmir'de IAME Konferansı...

- Dünya Kılavuz Kaptanlarının büyük kongresi başlıyor.

- Bilgi Üniversitesi Öğrencileri; Saroz Körfezi İçin Kampanya Başlattı...

- DTO'nun düzenlediği "Uluslararası Deniz Güvenliği Sempozyumu" yapıldı.

- VTS Kazayı Seyretti...

- Rusya'nın Boğazlar İnadı Sürüyor...

- Kılavuz kavgası İzmit Körfezi’ni tehdit ediyor (Zaman Gazetesi)

- Körfez faciadan döndü. (Milliyet Gazetesi)

- Rusya, Boğazlar Kontrol Sisteminden Şikayetçi Oldu (Zaman Gazetesi)

- Türk Denizcilik Gücü Sempozyumu yapıldı.

- DİKKAT: "Gemilerden Atık Alım Yönetmeliği" Yürürlüğe Girdi...

- Gündüz Aybay'a Armağan kitabı yayınlandı.

- Halim Mete, 11 Mart Tarihli "Perşembe Rotası"nda KEGKİ Genel Müdürü Barış Tozar'ın açıklamalarına yer verdi.

- DTO Meclis Toplantısında konuşan Müsteşar Yılmaz sert çıktı...

- NTV Yakın Plan'a katılan Cahit İstikbal "Boğaz'datehdit var ama önlem de var" dedi.

- Patlayıcı yüküyle karaya oturan geminin alıcıları da şüpheli çıktı...(Zaman Gazetesi)

- Vremya Novotsey: Moskova, İstanbul Boğazı'nın Kapatılmasına İzin Vermeyecek...(Dışbasın'da)

- Vedomosti: Bizim Olmayan Boğazlar...(Dış Basın'da)

- Denizciler Çıkış Yolu Arıyor... (Cumhuriyet'ten)

- Karadeniz Affetmedi (Milliyet'ten))

- Teknelere indirimli mazot kararı gecikti, devlet 3 trilyon gelirden oldu (Zaman Gazetesi)

- Denizcilikte Her şey İyi Gitmiyor...

- TDİ Kılavuz Kaptanlar Döner Listesi yayınlandı. Üyelere ait bölümümüzde.

- Boğaz ve Dev Tanker: Kılavuz Kaptanla Boğaz'dan Geçiş....

- Greeenpeace Türkiye Uyarıyor: Para Karşılığı Çöplük Olmayalım...

- Kılavuz kaptanlar, 2004 kongresinin İstanbul’da yapılması için çalışacak. (Zaman Gazetesi)

- TUDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk'ün "Türk Boğazları" konulu düzeltme yazısı  Financial Times'da Yayınlandı.

- Rus Petrolü Acil Boru Hattı Arayışında...

Financial Times: Türkiye; Boğazdaki Petrol Kurallarını Gevşetmeyecek.

- Boğazlar böyle kurtulacak (Radikal Gazetesi)

- Ahırkapı açıklarında gemi karaya oturdu. Kaza analizi...

- "Türk Bayrağı Kara Listede" Müsteşar Yılmaz'ın İnternethaber'e açıklamaları...

- Radar devreye girdi, boğazlardan geçiş artık daha güvenli olacak. (Zaman Gazetesi'nden)

- NTV'de Kılavuz Kaptanlık Mesleği Tanıtıldı.

                          DEVAMI İÇİN TIKLAYIN


 
 
 
 


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği