Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 

 

 Greenpeace'nin gemisi "Rainbow Warrior" un İstanbul'u ziyareti nedeniyle Greenpeace tarafından yayınlanan basın bildirisinde, "Türkiye, petrol endüstrisinin dünyanın dört bir yanında yol açtığı felaketlerden ders alarak, enerji verimliliği ve yenilenebilir kaynaklarını devreye sokmalıdır." dendi.

 

 

 Ataköy Marina, İstanbul, 21 Aralık 2001 – Greenpeace’in "Rainbow Warrior" (Gökkuşağı Savaşçısı) adlı bayrak gemisi, İstanbul ziyaretine, petrol endüstrisinin yol açtığı çevre ve iklim felaketleri konusunda bir uyarı yaparak başladı. Gemi, İstanbul halkının ziyaretine açık olduğu gün ve saatlerde petrol endüstrisiyle ilgili tehlikeleri ortaya koyan bir sergiye de evsahipliği yapacaktır. 

Yaklaşık 12 milyon insanın yaşadığı İstanbul kentinin kalbinden geçen korkunç petrol trafiği, yalnızca insan hayatını; Boğaziçi’nde (1) bulunan doğal ve tarihsel dünya mirasını; Hazar Denizi, Karadeniz ve Akdeniz ekosistemlerini değil; dünyanın iklimini (2) de tehdit ediyor! İklim değişikliği şu anda insanlığın ve gezegenimizdeki yaşamın karşı karşıya olduğu en büyük tehlike olarak kabul edilmektedir. 

Greenpeace Akdeniz Ofisi enerji kampanyası sorumlusu Melda Keskin şöyle dedi: “Sergimizdeki  ölümcül petrol üretim-tüketim döngüsü, Türk yetkililerine açık bir uyarıdır. Petrol gibi fosil yakıtlara bağımlık; ucunda çevre kirliliği, çarpıcı iklim değişiklikleri ve savaşlar (3) bulunan bir çıkmaz yoldur. Fosil yakıt devlerinin çıkarları, bizim yaşamlarımızdan ve gezegenimizin geleceğinden önde tutulmamalıdır!”  

Greenpeace; Boğazları tehdit eden dev tankerlerin alternatifinin, hiçbir zaman British Petrol şirketi ve yetkililerin iddia ettiği gibi, Baku-Ceyhan boru hattı olmadığına dikkat çekiyor. Bazı batılı ülke ve şirketlerin petrol çıkarları, her iki projenin de yapılmasını gerektirmekte, dev şirketler her iki projeyi de uzun zamandır planlamakta ve pazarlamaktadır. İster tankerlerle ister boruhatlarıyla taşınsın, sorun petrolün kendisidir. Her iki proje de dünyanın en hassas ve en fazla tehdit altındaki ekosistemlerinden biri olan Akdeniz’i tehlikeye sokmaktadır. 

Keskin’e göre, “Petrol endüstrisi, karada ve denizdeki günlük operasyonları sırasında, her yıl 3-4 milyon ton petrolle sorumsuzca denizleri kirletiyor ve bunun yalnızca %10 kadarı kazalardan kaynaklanır! Dahası, Greenpeace açısından petrolün kullanılması en büyük kazadır, çünkü dünyanın dört bir yanında tehlikeli iklim değişikliklerine neden olmaktadır. ”

Greenpeace'e göre, Ulusötesi petrol şirketlerinin sözde “çevreci” görünme çabalarına ve Bush gibi politikacıların baskılarına karşın, fosil yakıt kullanımını ve karbondioksit yayılımını radikal bir biçimde azaltacak ulusal politikalar benimsenmek zorundadır. Dünya ikliminde gözlenen tehlikeli değişiklikler nedeniyle yeni fosil yakıt kaynaklarının araştırılmasına yönelik planlar gerçekçi değildir. Gerçek alternatifler, enerji verimliliği programlarının uygulanması ve rüzgar, güneş, büyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının acilen devreye sokulmasıdır. Birçok ülke, yenilenebilir kaynaklara geçişi hızlandırarak gelecek için şimdiden hazırlanmaktadır.

 Keskin sözlerini şöyle sürdürdü, “Yaşamlarımızı ve çevremizi tehlikeye atmadan, en verimli bir biçimde temiz enerji kullanmaya başlamak zorundayız. Alternatiflerin hem endüstrileşmiş ülke yurttaşlarının, hem de yoksul ve gelişmekte olan ülke yurttaşlarının yararına olduğu araştırmalarla kanıtlanmış durumdadır.”

 Grrenpeace'ten yapılan açıklamada ayrıca "ABD dünya nüfusunun %4’ünü barındırdığı halde küresel karbondioksit yayılımının %25’inden sorumludur! Greenpeace, Bush Yönetimi’nin Exxon gibi dev petrol şirketlerinin dar çıkarlarına hizmet etmekten vaz geçmesini ve Kyoto Sözleşmesi’ni Amerikan Kongresi’ne onaylatmasını talep ediyor. Kyoto’ya taraf olan devletler arasında geçtiğimiz Kasım ayında Marakeş’te (Fas) yapılan yedinci toplantının (COP 7) ardından, uluslararası topluluğun şu anki hedefi; 2002 Eylül ayında Johannesburg’da (Güney Afrika) yapılacak “Rio +10” Dünya Zirvesi’nden önce, Kyoto Sözleşmesi’nin parlamentolarda onaylanarak yürürlüğe sokulmasıdır. Greenpeace, Kyoto Sözleşmesi’nin yürürlüğe sokulmasının, tehlikeli iklim değişikliklerinin önlenebilmesi yolunda gerekli ama en alt düzeyde bir ilk adım olduğuna inanmaktadır." denildi.

 GREENPEACE'ten NOTLAR: 

 1 – İstanbul Boğazı, tehlikeli kayalıklar, sis, yağış, güçlü ters akıntılar, hem enine hem de boyuna işleyen çok ağır trafiğiyle, dünyanın en dar ve riskli su yollarından biridir. Bugün Boğaz’dan 1 yılda geçen 50 bin geminin 5500 kadarını petrol tankerleri oluşturuyor. Bu ağır trafik geçtiğimiz yıllarda birçok ciddi kazanın olmasına neden olmuştur. 

2 - Dünya atmosferinde kaydedilen ısınmadan ve iklim felaketlerinden sorumlu olan sera gazları arasında en önemlisi olan karbondioksit (CO2), kömür, petrol gibi fosil yakıtların taşıtlar, termik santrallar, vb. yerlerde kullanılmasıyla ortaya çıkar.

 CO2 gibi seragazlarının şu anki artış eğilimi, küresel sıcaklıkların, son 20 bin yılda yaşanandan çok daha büyük bir hızla artmasına yol açıyor. Artan sıcaklık nedeniyle, örneğin Kuzey Kutbu’nun %40’ı son 40 yılda erimiştir. Kutup ve buzulların erimesi sonucunda deniz seviyelerinin yükselmesi ise, kıyılarda yaşayan milyonlarca insan ve tatlı su kaynakları için korkunç bir tehdittir. Şiddeti ve sıklığı artış gösteren güçlü fırtınalar, kasırgalar ve son günlerde Mersin ve yöresinde olduğu gibi büyük seller, vb. doğa olayları, artık “doğal olmayan felaketler” olarak kabul ediliyor. Dünyada son üç yılda aşırı meteorolojik olaylara bağlı olarak 100 bin insanın öldüğü hesaplanmıştır (Catastrophe (Facia), David Keys, 2000).  İngiliz Hükümeti’ne bağlı çalışan biliminsanları 2080 yılına dek, dünyada her yıl 94 milyon insanın sel baskınları riskiyle, 290 milyon insanın ise sıtma riski ile karşı karşıya kalacağını tahmin etmektedir (Climate Change and its impacts (İklim Değişikliği ve Etkileri), DETR, Ekim 1999).

 Tahminler çoğunlukla, Akdeniz bölgesinde kışın daha fazla yazın ise daha az yağış olacağına dikkat çekiyor. Daha fazla yağış alan bölgeler bile, artan buharlaşma ve yağışların mevsimsel dağılımı ve yoğunluğundaki değişiklikler yüzünden, bugünden daha kurak bir hale gelerek, çölleşecektir. İklim değişikliği etkilerine karşı kendilerini koruma olanağı ya da hazırlığı olmayan Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin insanları ise tüm bu sorunlardan en fazla yara alanlar olacaktır.

 3 – Daha önce Körfez Savaşı’nda ve şu anda da Afganistan’da sürdürülmekte olan savaşta da görüldüğü gibi, petrol yalnızca ekolojik felaketlerin yakıtı olmakla kalmıyor, aynı zamanda da güvensizliğin, bölgesel çatışmaların ve savaşların da yakıtı olduğu görülüyor. Tüm bu gerçeklerin ışığında Greenpeace, petrol çıkartmaya ve boru hatları inşa etmeye yönelik tüm planları yanlış yönde atılmış adımlar olarak değerlendirmektedir.

--------

Greenpeace ayrıca,  Tüm İstanbullular ve Sivil Toplum Kuruluşu üyeleri, ‘Rainbow Warrior’ gemisini ve gemideki Petrol konulu Greenpeace sergisini ziyaret etmek üzere, 22 - 23 Aralık 2001 Cumartesi ve Pazar günleri, 11:00-17:00 saatleri arasında Ataköy Marina Çekek Yeri Rıhtımı’na davet ediyor.

 Geminin yeni yılın ilk günlerinde İstanbul’dan ayrılarak Akdeniz ülkelerindeki Greenpeace kampanyalarına destek vermek üzere Yunanistan’a doğru yola çıkacağı belirtildi.

 

 

Hit Counter

 

© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği