|
Konu: Varyag
Boğaz'da
Konuklar: Türkiye Kılavuz Kaptanlar Derneği Genel Sekreteri
Cahit İstikbal, Emekli Oramiral
 |
|
İstanbullular, VARYAG'ı beğenmedi. "Daha büyük
zannediyorduk" dediler. (FOTO:TUMPA) |
Salim Dervişoğlu ve Kıyı Emniyeti ve
Gemi Kurtarma Çalışmaları Genel Müdürü Hücum Tulgar
Erdoğan Aktaş: İyi günler. Sadece
İstanbul değil, tüm Türkiye nefesini tutmuş, uçak gemisi Varyag'ın
boğazdan geçişini izliyor. Varyag'ın İstanbul Boğazın'dan geçişini
Yakın Plan'a alıyoruz. Bir süredir Karadeniz'in uluslararası sularında
bekleyen Varyag, hava şartlarının uygun olduğu yönündeki rapor üzerine
sabah saat 7'de Türk karasularına girdi. Burada, Varyag'ın boğaz
geçişinde aktif rol alacak 4 römorkör, gemiye halat attı. Yüzen
platforma eşlik eden diğer bot ve römorkörlerin de pozisyon
almalarından sonra, daha önce saat 11.30'da geçeceği duyurulan varyag,
uygun koşullar da gözönüne alınarak saat 08.50'de İstanbul Boğazı'na
yöneldi. Boğaza 10.30'da girdi.. Hava koşullarının beklenenden iyi
olması herkesi sevindiriyor. İstanbul Boğazı'nda şu anda hafif bir
lodos var. Ancak sorun yok. Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge
Müdürü Ruhan Çakıroğlu'nun koordinatörlüğünde yapılan geçişte 16
kılavuz kaptan ile 250 personel görev yapıyor. 306.5 metre
uzunluğundaki dev geminin saatte 3.5 deniz mili hızla boğazı 4.5
saatte geçmesi bekleniyor. Varyag'ın geçişi sırasında İstanbul Boğazı
transit geçişlere kapatıldı. İstanbul şehir hatları işletmelerinin
seferleri de Varyag'ın geçişine göre aralıklı olarak yapılıyor. Şimdi
Arkadaşımız Esra Sert'in bir konuğu olacak, Türkiye Klavuz Kaptanlar
Derneği Genel Sekreteri Cahit İstikbal'le boğazdan bu geminin
geçişiyle ilgili teknik ayrıntıları konuşacaklar..
Esra Sert: Erdoğan, aslında Varyag
deniz hukukuna göre gemi değil nesne kabul ediliyor. Çünkü Varyag'ın
ne motoru var, ne dümeni var, kendi kendine hareket kabiliyeti yok.
İşte başta boğazda toplanan ve Varyag'ın geçişini izleyen
İstanbullular olmak üzere herkes bu dev geminin, dev nesnenin çok
küçük kalan römorkörler tarafından nasıl kontrol edilebildiğini,
akıntılara karşı nasıl korunabildiğini ve nasıl ilerletilebildiğini
merak ediyor. Biz de bu soruların yanıtlarını arayacağız ve yanımda
Türkyie Klavuzlar Derneği Başkanı Genel Sekreteri Cahit İstikbal var,
ben hemen kendisine dönmek istiyorum. Efendim nasıl, teknik olarak
nasıl ilerliyor Varyag? Römorkörler nasıl çekiyorlar ve nasıl
gerçekleşiyor?
Cahit İstikbal: Efendim iyi günler
diliyorum. Her şeyden önce az önce işaret ettiğiniz gibi bu gemi
değil, biz deniz üzerinde gemiye benzeyen nesnelere hep gemi deriz ama
hukuksal anlamda gemi değil. Çünkü makineleri ve dümeni yok, kendi
kendine hareket etme kabiliyetine sahip değil. Bu yüzden gemi değil,
gemi olmadığı için boğazlardan geçişi düzenleyen Montrö Boğazlar
Sözleşmesi hükümlerine tabi değil ve bu sözleşme hükümleri uyarınca
geçiş serbestisinden faydalanma imkanı yok. Geçiş tamamen Türkiye
Cumhuriyeti hükümetinin izin verip vermemesine bağlıydı. Ve Türkiye
cumhuriyeti bu izni verdi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması
koşuluyla verdi ve şu anda gemi saatte 6 kilometre hızla boğaz
geçişine devam ediyor. Sorduğunuz soruya gelince, tabi dead ship
dediğimiz, bu tip kendi gücüyle hareket etme imkanı olmayan gemiler,
hareket edebilmek için yönlendirme ve ilerletme kuvvetini ancak
römorkörler vasıtasıyla yapabiliyorlar. Bu geçiş için de dünyanın en
kuvvetli iki römorkörü getirildi, yurt dışından getirildi. Şu anda
çekiş yapan 6 römorkörden ikisi yabancı ve dördü Türk, Türkiye
Denizcilik İşletmeleri ve Gemi Kurtarma İşletmelerine bağlı
römorkörler, ikisi de yabancı römorkörler. Ve bunlar özel olarak
getirtildi ve şu anda da gemiyi çekerek ve arka taraftaki güçlü
römorkör de gerektiğinde fren etkisi yapmak üzere hazır bekleyerek, o
şu anda aktif durumda değil, şu anda aktif olarak baş taraftaki 3
römorkör gemiye etki ediyorlar, diğer römorkörler pasif pozisyonda
bekliyorlar şu anda.
Esra Sert: Peki özellikle
manevralarda bir koordinasyon sorunu olması mümkün olur mu? Çünkü
gerçekten bu 6 römorkörün de çok iyi bir koordinasyon içinde olması
gerekiyor. Manevralar nasıl gerçekleşecek?
Cahit İstikbal: Şu şekilde
gerçekleşecek; bu konuda Türkiye Denizcilik İşletmeleri gerçekten
bütün koordinasyonu sağlamak için gerekli bütün toplantıları yaptı ve
bütün talimatları verdi ve her römorkörde klavuz kaptan var. Ve klavuz
kaptanların da koordinasyonunu sağlayan bir baş klavuz kaptan var. Ve
bu şekilde koordinasyon içerisinde ve baş klavuz kaptanın yönetimi
içerisinde bu geçiş, sistemik geçiş gerçekleşiyor. O konuda,
koordinasyon konusunda hiçbir sorun olacağını ben zannetmiyorum.
Haberleşme imkanları ne şekilde yapılacağı çok önceden planlandı,
planlaması yapıldı bunların ve deniz üzerinde bunun tatbikatı da
yapıldı. 3 kere tatbikat yapıldı nasıl yapılacağı konusunda ve şu anda
hiçbir sorun olmadan devam ediyor. Bu şekilde 15.30, 16.00 sıralarında
sistemin boğazı terketeceğini ben tahmin ediyorum.
Esra Sert: Peki manevralar
sırasında, dönüşler sırasında 6 römorkör de kullanılacak mı? Hem fren
hem çekiş görevi üstlenen.. Yoksa şimdi olduğu gibi 3 tanesi mi
kullanılacak?
Cahit İstikbal: Şu şekilde; şu
anda akıntı yok boğazda biliyorsunuz. Dönüşlerdeki asıl tehlike akıntı
olduğu zaman gerçekleşiyor. Akıntı olduğu zaman dönüşlerde savrulma
olayı oluyor ve akıntının etkisiyle dönüşün durdurulamaması riski
oluşuyor, şu anda böyle bir risk yok, çünkü boğazda şu anda akıntı
yok. O açıdan da çok şanslı bir gününde İstanbul Boğazı, zaten aksi
takdirde izin de verilmeyecekti. Şu anda akıntının olmaması
dönüşlerdeki riski büyük ölçüde azaltmış. Ancak yine de arka taraftaki
römorkörlere özellikle fren etkisi yapacak olana pek ihtiyaç olacağını
düşünmüyorum, onun kullanılacağını hiç zannetmiyorum. Ancak diğer arka
taraftaki, Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait iki römorkörün
dönüşlerde yardımcı olacağını düşünüyorum. O da sadece Yeniköy
dönüşünde ve Kandilli'de yardımcı olacağını düşünüyorum. Ancak ihtiyaç
olduğu takdirde her an tabiki kullanılabilirler. Ancak sistemi asıl
götüren baş taraftaki yurt dışından gelen güçlü römorkör, Havilla
Champion adlı, 64 metre boyundaki römorkör, sistemi taşıyan o,
yönlendiren o. Diğerleri ona yardımcı oluyorlar, bu şekilde
düşünebiliriz.
Esra Sert: Efendim eğer akıntı
artarsa ya da rüzgarın hızı artarsa olası bir savurulmayı kontrol
altında tutabilir mi bu römorkörler, nasıl müdahale edilmesi
gerekiyor..?
Cahit İstikbal: Çok büyük güçlü
bir rüzgar çıkmazsa, fırtına çıkmazsa diyelim, ben bir sorun olacağını
zannetmiyorum. Çok güçlü bir rüzgarın çıkması da zaten beklenmiyor en
azından saat 16.00'a kadar, akşam saatlerine kadar beklenmiyor. Tabiki
doğa olayları konusunda hiçbir zaman kesin konuşamazsınız. Ancak bu
durumda ben riskin artacağını söyleyebilirim. Çünkü rüzgarın artması
riski artırır. Ancak bu mutlaka kaza olacak anlamında değildir. Daha
römorkörler biraz daha güçlü zorlanacaklardır, biraz daha güç
sarfedeceklerdir. Ancak ben yine de bu geçişin emniyetli olarak sonuna
kadar gerçekleşeceğini düşünüyorum.
Esra Sert: Teşekkür ederiz
efendim..
Cahit İstikbal: Ben teşekkür
ederim..
Esra Sert: Türkiye Klavuz
Kaptanlar Derneği Genel Sekreteri Cahit İstikbal bizlerleydi. Eğer
hava koşulları böyle giderse teknik olarak Varyag'ın boğazdan
geçişinde bir sorun çıkmayacak gibi gözüküyor.. Erdoğan...
Erdoğan Aktaş: Varyag'ın
İstanbul'dan geçişi devam ediyor.. İstanbul boğazı 18 mil uzunluğunda,
en dar yer 700 metre, en geniş yeri ise bin 500 metre, bazıları 80
dereceye varan 12 kez rota değişikliği gerektiren belli bölgeleri çok
dar ve kıvrımlı bir coğrafi yapıya sahip. Zaten herkesi korkutan,
düşündüren ya da olasılıkları ortaya koyan konu da bu, boğazın coğrafi
durumu. Peki her şey nasıl gidiyor? Emekli Oramiral Salim Dervişoğlu
var telefon hattımızda. İyi günler Sayın Dervişoğlu.
Salim Dervişoğlu: İyi günler.
Erdoğan Aktaş: Efendim çok
konuşuldu, çok tartışıldı, kimileri karşı da çıkıyordu Varyag'ın
boğazdan geçişine. Şu ana kadar görünen o ki herhangi bir sorun yok ve
herkes dua ediyor ve sorun da olmayacak inşallah. Siz neler
söylüyorsunuz? Bu geçiş hangi teknik koşullar gözönüne alınarak
yapılır? Tabi beraberinde öyle zannediyorum ki riski de düşünmek
gerekir. Siz hangi riskleri görüyorsunuz bu geçiş sırasında?
Salim Dervişoğlu: Ben daha önce de
fikrim sorulduğunda ifade etmiştim. Aslında tabi denizde efendim
risksizdir, çok rahat geçilir diye bir şey hiçbir zaman olmaz, hiçbir
denizci bunu söylemez. Denizde daima risk vardır, denizde daima
tedbirli olmak gerekir. O bakımdan bu geçişte de riskler herhangi bir
rutin geçiş şeklinde değil bu, daha fazladır. Nedir? Hava şartları,
deniz şartları uygun olacak. Yedekleme ameliyeleri yeteri kadar
römorkör, yeteri kadar güç, deniz içinde gerekli tedbirler, insan gücü
vesaire gibi bunların hazırlıkları benim anladığım kadarıyla fevkalade
güzel yapılmış. Gemi kurtarma, kıyı emniyeti, bir taraftan deniz
kuvvetlerinin uzmanları heyetler teşkil ettiler. Gittiler ilgili
ülkeyle görüşüldü. Ne gibi şartlar altında bu gemi geçirilir, ne gibi
taleplerde bulundular? Bunlar ortaya konuldu ve bunların hepsi
sağlandı. Şimdi bugün gerekli olan şart, hava koşullarıydı. Ve çok
güzel, zaten şart 5 milden az olmaması şeklindeydi, 5 milden de fazla
görünüyor. Efendim rüzgar yok veya yoka yakın, çok az, hafif bir lodos
var şu anda. Akıntı, tabi bu şartlar altında akıntının da çok şiddetli
olmadığını düşünmek lazım. Dünyanın en büyük römorkörleri yedeğinde
geçiyor. İki römorkörle şey yapılabilecekken 6 tane römorkör
istenmişti zaten minimum. Bunlar sağlanmış durumda, üzerinde bir
helikopter var, içeri bir jenaratör kondu. Bu jenaratörle halatları
kullanmakta, halatları şeyde kullanılan efendim fener tabir ettiğimiz
silindirlere cerayan verme kabil, yani süratle halat alıp verme imkanı
var gemide. Ve dolayısıyla ben büyük bir sorun olacağını
zannetmiyordum zaten, bugün de olacağını tahmin etmiyorum ama dediğim
gibi denizcilikte daima prensip emniyettir. Her zaman beklenmedik
risklerle karşılaşılabilir. O bakımdan ilgili uzman arkadaşların da
gayet tedbirli olarak bu gemiyi geçireceklerine inanıyorum.
Erdoğan Aktaş: Sayın Dervişoğlu,
bu geminin geçmeden önce alınan kararlar ve şu aşamada dahi tartışılan
bir konu var. O da şu; bundan sonraki tehlikeli geçişler için
Türkiye'nin mazereti kalmayacak. O yüzden izin verilmemeliydi deniyor.
Bu anlamda politik çerçevede nasıl yorumlamak gerekir boğazların
güvenliği açısından bundan sonraki geçişleri de gözönüne alınarak
Varyag'ın geçişini..?
Salim Dervişoğlu: Efendim hiç
katılmıyorum bu görüşe, hiç katılmıyorum. Çünkü bu gemide alınan
tedbirler bu kadar demin de söylediğim gibi teferruatlı, bu kadar
masraflı, o kadar büyük bir organizasyon gerektiriyor ki eğer
tankerler düşünülüyorsa, o tankerlerin sahibi olan armatörlerin bu
tedbirleri her seferinde alması mümkün değil, bu bir. İkincisi;
tankerlerin içindeki tehlikeli şey bunda yok. Dolayısıyla emsal teşkil
edeceği düşüncesine katılmıyorum. Hatta hatta şöyle bir şey de
düşünülebilir; bizim boğazlardan geçişi bir güvence sağlamak için
koyduğumuz tedbirlere en fazla itiraz Karadeniz sahildarı ülkelerinden
gelmişti. Ukrayna da bunlardan bir tanesidir. Şimdi onun sattığı gemi
boğazlardan geçerken biz bu tedbirleri alıyoruz. Onlara her zaman
diyebiliriz ki, eskiden de söyledik, bu sadece Türkiye'nin menfaati
açısından değil sizin gemilerinizin de menfaati açısından zaruridir.
Boğazlarda trafiğin düzenlenmesi lüzumludur. İşte bakın sizin geminiz
geçerken bu tedbirleri almak mecburiyetini hissettik ve boğazı trafiğe
kapattık, geçirdik. Dolayısıyla tam tersine bir örnek de teşkil
edilebilir boğaz içinde alınan tedbirlerin ne kadar haklı ve makul
olduğun göstermek bakımından. O bakımdan ben büyük tankerlerle bu
geminin geçişinin birbiriyle mukayese edilmesini birnevi elmalarla
armutlara benzetiyorum. Bu gemi değil zaten, bir defa bu başka bir
şey.
Erdoğan Aktaş: Sayın Dervişoğlu
çok teşekkürler bilgilerinizi ve tecrübelerinizi bizlerle
paylaştığınız için.
Salim Dervişoğlu: Ben teşekkür
ederim, sağolun..
Erdoğan Aktaş: Kıyı Emniyeti ve
Gemi Kurtarma Çalışmaları Genel Müdürü Hücum Tulgar telefon
hattımızda. İyi günler efendim.. Görünen o ki hiçbir kusur yok, hiçbir
sorun yok. Nasıl gidiyor çalışmalar?
Hücum Tulgar: Şimdi birinci önemli
bölgeyi geçiyoruz. Şu anda bir sorunumuz yok. İnşallah şeyi de
geçersek 1-2 saat içerisinde bu işi tamamlayacağız.
Erdoğan Aktaş: Meteorolojik olarak
bir değişiklik öngörülüyor mu?
Hücum Tulgar: Yok, bir değişiklik
öngörülmüyor. Şu anda her şey olumlu seyrediyor. Zaten birinci kritik
noktayı şu anda dönmekteyiz. Önümüzde Kandilli, Kanlıcı ve Akıntıburnu
var.. İnşallah onları da en iyi bir şekilde geçmeye çalışacağız.
Erdoğan Aktaş: Efendim o noktaya
niçin kritik olarak değerlendirme yapılıyor?
Hücum Tulgar: Biliyorsunuz
Yeniköy'de bir 80 derecelik dönüşümüz var. O bakımdan Kandilli zaten
boğazın 700 metreli en dar bölgesi ve akıntının yüksek olduğu bölge.
Arnavutköy akıntı burnunda da akıntı fazla. Ortaköy Kuruçeşme
önlerinde rüzgarın biraz daha değişken estiği noktalar ve nihayetinde
Sarayburnu'nu dönüş, boğazdan çıkış Marmara'yla boğaz suların
karıştığı bölge, buraları tabiki pirdikkatle geçilmesi gereken
noktalar.
Erdoğan Aktaş: Peki efendim size
kolay gelsin, çok teşekkürle yayınımıza katıldığınız için.
Hücum Tulgar: Rica ederim, ben
teşekkür ederim.
Erdoğan Aktaş: Hücum Tulgar,
geçişle ilgili olarak son bilgileri de verdi, hiçbir sorun yok. Geçiş
devam ediyor. Bu geçişe 16 klavuz kaptanla 250 personel de eşlik
ediyor. Tabi bunların tatbikatları ve çalışmaları günden öncesinden
başlamıştı. Varyag'ın boğazdan geçişi devam ediyor. Bir sonraki Yakın
Plan'da birlikte olmaz dileğiyle şimdilik hoşçakalın... |