Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 

 YOMIURI SHIMBUN:
İSTANBUL VE ÇANAKKALE BOĞAZI TANKER GİNZA'SI GİBİ... GEMİLERİN SAYISI ARTIYOR VE 'ARTIK YETER' DENİLİYOR...

 

Hazar Denizi petrollerindeki üretimin artışıyla birlikte, petrolü Akdeniz'e taşımak maksadıyla İstanbul ve Çanakkale Boğazı'ndan geçen tankerlerin sayısı da arttı. Türk Hükümeti, "Bundan daha fazla tanker geçişine izin veremeyiz" diyor.

 

TOKYO, 17/10--- Tirajı günde 4 milyon 170 bin olan merkez sağ eğilimli Yomiuri Shimbun gazetesinin 16 Ekim 2001 tarihli akşam sayısında, "Dünya Haberleri Parkı" adlı köşede, yukarıdaki başlık altında, Koji Sakurai imzasıyla yayımlanan İstanbul çıkışlı haberin çevirisi şöyledir:
 

Hazar Denizi petrollerindeki üretimin artışıyla birlikte, petrolü Akdeniz'e taşımak maksadıyla İstanbul ve Çanakkale Boğazı'ndan geçen tankerlerin sayısı da arttı. Türk Hükümeti, "Bundan daha fazla tanker geçişine izin veremeyiz" diyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı projesini yürüten Türkiye'nin, Hazar Denizi petrollerinin Akdeniz'e ulaştırılmasında söz konusu hattın kullanımının tercih edilmesi için boğazlardan geçiş konusunda sorun çıkardığı da söyleniyor. Boğazlardaki son durumu araştırdık.
 

İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı, Karadeniz ile Ege Denizi'ni birleştiren stratejik bir konumda bulunuyor. 19'uncu yüzyıldan bu yana, güneye inme siyaseti güden Sovyetler Birliği'nin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu topraklarına doğru ilerlemeyi hedefleyen Avrupa ülkeleri, boğazlardan serbest geçiş konusunda zorlu anlaşmalara giriştiler.
 

1936 yılındaki Montrö Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti, Boğazları yönetme hakkını elde etti. İkinci Dünya Savaşı'nı takip eden soğuk savaş döneminde, Doğu Bloku'na karşı önemli bir NATO cephesi olan Türkiye'nin ve Sovyet savaş gemilerinin geçiş kapısı olan boğazların önemi arttı. Sovyetler Birliği'nin çökmesiyle birlikte önemi azalan boğazlar, son yıllarda, Hazar petrollerinin geliştirilmesi ve uluslararası pazara ulaştırılması konusunda yeniden gündeme geldi.
 

Bugün, Türkiye boğazlarından yılda yaklaşık 50 bin gemi geçiyor. Bunun 5.500'ü tanker. Geçen yıl, Rusya'nın Novorossisk limanından tankerlerle boğazlar üzerinden Avrupa'ya 80 milyon ton petrol taşındı.
 

Kazakistan-Tengiz havzası petrolünü Rusya üzerinden Karadeniz'deki Novorossisk'e ulaştıracak Hazar Denizi Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) boru hattının bu ilkbaharda tamamlanacağı ve yıl içinde faaliyete geçeceği bildiriliyor. CPC'nin ham petrol taşıma kapasitesi şu an için yılda 28 milyon ton ve bu giderek 68 milyon tona çıkarılacak.
 

Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu, "Türk boğazlarının trafik kapasitesi zaten son haddinde, CPC'nin petrol taşımasıyla, boğazdan geçecek petrolde yüzde 50 artış olacak. Boğaz, ham petrol tankerleriyle dolu. Petrol ihraç edecek ülkeler başka yolları düşünmeliler" diyerek, Rusya ve Kazakistan'a mesaj veriyor.
 

Türk Hükümeti, sebep olarak, iki boğaz arasındaki Marmara Denizi çevresinin ülkenin en büyük sanayi ve nüfusunu barındırdığını gösteriyor. Yaklaşık 30 kilometre uzunluğundaki İstanbul Boğazı, 12 milyon nüfuslu İstanbul'un ortasında bulunuyor. Herhangi bir tankerin infilak etmesi durumunda, 30 kilometre çapındaki bir alanın etkileneceği tahmin ediliyor.
 

Öte yandan, ham petrol taşımacılığı çevre sorunlarına da yol açıyor. Marmara Denizi'nde 1999 yılı aralık ayında Rus bandıralı bir tanker karaya oturmuş ve yaklaşık 800 ton ham petrol çevreye yayılmıştı. Devlet Bakanı Mirzaoğlu, "Küçük çaplı bir tankerdi, ama denizin temizlenmesi aylar aldı ve çevre çok kirlendi. O küçük tankerin yerine 50 bin tonluk bir tanker olsaydı neler olurdu diye düşününce insan ürperiyor" diyor. Buna ilaveten, boğazda çok karmaşık bir akıntı var ve hızlı hareket sağlanamıyor.
 

Montrö Antlaşması ile Türk boğazlarından ticari gemilerin geçişi teminat altına alındı. 1979 ve 1994 yılındaki tanker kazaları nedeniyle Türkiye, boğazlarda trafikle ilgili düzenlemeler yaptı ve kontrolleri sıkılaştırdı, ancak tankerlerin geçişini durdurma yetkisi bulunmuyor.
 

Türkiye ve çevre ülkelere büyük etki yapması beklenen BTC boru hattının inşasına gelecek yıl başlanacak. 1.700 kilometre uzunluğunda ve 3 milyar dolar tutarındaki hattın 2005 yılında bitirilmesi planlanıyor.
 

Türk Hükümeti, Kazakistan'da, Tengiz dışındaki havzalardan çıkarılacak ham petrolün taşınmasında BTC hattının kullanılması beklentisini taşıyor, ama Kazakistan'ın da, Rusya'nın da bu konudaki tutumu açık değil.
 

Rusya, "Türk boğazlarından geçecek tankerlerin sayısının artırılmayacağını" bildirirken, taşımacılıkta boğaz trafiğinin kullanılacağını açıkça ifade ediyor. Karadeniz kıyısındaki Burgaz'dan (Bulgaristan) Ege Denizi'ne uzanacak bir boru hattının planlarının da yapıldığı şu sıralarda, Hazar Denizi petrolleri ile ilgili Türkiye ve çevre ülkeleri yarışırken, Türk boğazlarından geçiş sorunu da dahil olmak üzere, ortam ısınacak gibi görünüyor.
 

Not: Ginza, Tokyo'nun en işlek caddesinin adıdır.

 

(Kaynak: Başbakanlık Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü)

 

 Hit Counter

© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği