|
YOMIURI
SHIMBUN:
İSTANBUL VE ÇANAKKALE BOĞAZI TANKER GİNZA'SI GİBİ... GEMİLERİN SAYISI
ARTIYOR VE 'ARTIK YETER' DENİLİYOR...
Hazar Denizi petrollerindeki üretimin artışıyla
birlikte, petrolü Akdeniz'e taşımak maksadıyla İstanbul ve Çanakkale
Boğazı'ndan geçen tankerlerin sayısı da arttı. Türk Hükümeti, "Bundan daha
fazla tanker geçişine izin veremeyiz" diyor.
TOKYO,
17/10--- Tirajı günde 4 milyon 170 bin olan merkez sağ eğilimli Yomiuri
Shimbun gazetesinin 16 Ekim 2001 tarihli akşam sayısında, "Dünya Haberleri
Parkı" adlı köşede, yukarıdaki başlık altında, Koji Sakurai imzasıyla
yayımlanan İstanbul çıkışlı haberin çevirisi şöyledir:
Hazar Denizi
petrollerindeki üretimin artışıyla birlikte, petrolü Akdeniz'e taşımak
maksadıyla İstanbul ve Çanakkale Boğazı'ndan geçen tankerlerin sayısı da
arttı. Türk Hükümeti, "Bundan daha fazla tanker geçişine izin veremeyiz"
diyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı projesini yürüten Türkiye'nin,
Hazar Denizi petrollerinin Akdeniz'e ulaştırılmasında söz konusu hattın
kullanımının tercih edilmesi için boğazlardan geçiş konusunda sorun
çıkardığı da söyleniyor. Boğazlardaki son durumu araştırdık.
İstanbul
Boğazı ve Çanakkale Boğazı, Karadeniz ile Ege Denizi'ni birleştiren
stratejik bir konumda bulunuyor. 19'uncu yüzyıldan bu yana, güneye inme
siyaseti güden Sovyetler Birliği'nin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu
topraklarına doğru ilerlemeyi hedefleyen Avrupa ülkeleri, boğazlardan
serbest geçiş konusunda zorlu anlaşmalara giriştiler.
1936 yılındaki
Montrö Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti, Boğazları yönetme hakkını elde
etti. İkinci Dünya Savaşı'nı takip eden soğuk savaş döneminde, Doğu
Bloku'na karşı önemli bir NATO cephesi olan Türkiye'nin ve Sovyet savaş
gemilerinin geçiş kapısı olan boğazların önemi arttı. Sovyetler
Birliği'nin çökmesiyle birlikte önemi azalan boğazlar, son yıllarda, Hazar
petrollerinin geliştirilmesi ve uluslararası pazara ulaştırılması
konusunda yeniden gündeme geldi.
Bugün, Türkiye
boğazlarından yılda yaklaşık 50 bin gemi geçiyor. Bunun 5.500'ü tanker.
Geçen yıl, Rusya'nın Novorossisk limanından tankerlerle boğazlar üzerinden
Avrupa'ya 80 milyon ton petrol taşındı.
Kazakistan-Tengiz havzası petrolünü Rusya üzerinden Karadeniz'deki
Novorossisk'e ulaştıracak Hazar Denizi Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) boru
hattının bu ilkbaharda tamamlanacağı ve yıl içinde faaliyete geçeceği
bildiriliyor. CPC'nin ham petrol taşıma kapasitesi şu an için yılda 28
milyon ton ve bu giderek 68 milyon tona çıkarılacak.
Devlet Bakanı
Ramazan Mirzaoğlu, "Türk boğazlarının trafik kapasitesi zaten son
haddinde, CPC'nin petrol taşımasıyla, boğazdan geçecek petrolde yüzde 50
artış olacak. Boğaz, ham petrol tankerleriyle dolu. Petrol ihraç edecek
ülkeler başka yolları düşünmeliler" diyerek, Rusya ve Kazakistan'a mesaj
veriyor.
Türk Hükümeti,
sebep olarak, iki boğaz arasındaki Marmara Denizi çevresinin ülkenin en
büyük sanayi ve nüfusunu barındırdığını gösteriyor. Yaklaşık 30 kilometre
uzunluğundaki İstanbul Boğazı, 12 milyon nüfuslu İstanbul'un ortasında
bulunuyor. Herhangi bir tankerin infilak etmesi durumunda, 30 kilometre
çapındaki bir alanın etkileneceği tahmin ediliyor.
Öte yandan,
ham petrol taşımacılığı çevre sorunlarına da yol açıyor. Marmara
Denizi'nde 1999 yılı aralık ayında Rus bandıralı bir tanker karaya oturmuş
ve yaklaşık 800 ton ham petrol çevreye yayılmıştı. Devlet Bakanı
Mirzaoğlu, "Küçük çaplı bir tankerdi, ama denizin temizlenmesi aylar aldı
ve çevre çok kirlendi. O küçük tankerin yerine 50 bin tonluk bir tanker
olsaydı neler olurdu diye düşününce insan ürperiyor" diyor. Buna ilaveten,
boğazda çok karmaşık bir akıntı var ve hızlı hareket sağlanamıyor.
Montrö
Antlaşması ile Türk boğazlarından ticari gemilerin geçişi teminat altına
alındı. 1979 ve 1994 yılındaki tanker kazaları nedeniyle Türkiye,
boğazlarda trafikle ilgili düzenlemeler yaptı ve kontrolleri sıkılaştırdı,
ancak tankerlerin geçişini durdurma yetkisi bulunmuyor.
Türkiye ve
çevre ülkelere büyük etki yapması beklenen BTC boru hattının inşasına
gelecek yıl başlanacak. 1.700 kilometre uzunluğunda ve 3 milyar dolar
tutarındaki hattın 2005 yılında bitirilmesi planlanıyor.
Türk Hükümeti,
Kazakistan'da, Tengiz dışındaki havzalardan çıkarılacak ham petrolün
taşınmasında BTC hattının kullanılması beklentisini taşıyor, ama
Kazakistan'ın da, Rusya'nın da bu konudaki tutumu açık değil.
Rusya, "Türk
boğazlarından geçecek tankerlerin sayısının artırılmayacağını"
bildirirken, taşımacılıkta boğaz trafiğinin kullanılacağını açıkça ifade
ediyor. Karadeniz kıyısındaki Burgaz'dan (Bulgaristan) Ege Denizi'ne
uzanacak bir boru hattının planlarının da yapıldığı şu sıralarda, Hazar
Denizi petrolleri ile ilgili Türkiye ve çevre ülkeleri yarışırken, Türk
boğazlarından geçiş sorunu da dahil olmak üzere, ortam ısınacak gibi
görünüyor.
Not: Ginza,
Tokyo'nun en işlek caddesinin adıdır.
(Kaynak:
Başbakanlık Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü)
|