Berlin, 08/10/2001 (BYE) --- Tirajı 410 bin olan Süddeutsche Zeitung'un
06-07 Ekim 2001 tarihli sayısında, Christiane Schlötzer imzasıyla ve
yukarıdaki başlık altında yayımlanan İstanbul çıkışlı yorumun çevirisi
şöyledir:
Hayalet gemi
yine de geçiyor. Motorsuz ve dümensiz bu dev, 467 günden beri ölü bir
balina gibi hareket ediyor. 309 metre boyunda, 73 metre genişliğinde, paslı
bir hayvan. Bu dev Varyag isminden vazgeçti ama şu ana kadar kendi yönünü
de bulamadı: Aslında bu gemi Rus uçak gemisi Kuznetsov'un kardeş gemisi
olacaktı. On yıl önce Sovyetler Birliği çökünce, bu canavar, Ukrayna'nın
mülkiyetine geçti. Ukrayna bu sorunlu mirası üç yıl önce, Çin'in güney
kıyılarındaki eski Portekiz adası Macao'daki "Agencia Turistica e Diversoes
Chong Lot Limitada" isimli bir firmaya satmıştı. Firma bu çelik yığınını
yüzen bir kumarhane olarak değerlendirmeyi istiyordu. Bu paslı platformun
üstünde bir de lüks otel inşa edilecekti. Aslında kendi motorları olmadığı
için gemi bile olmayan bu geminin Çin'e gidebilmesi için bir iğne
deliğinden geçmesi gerekiyor: Yani Boğaziçi'nden.
Boğaziçi, gerçi
uluslararası bir geçit yolu, ama bu rota doğrudan milyonlarca insanın
yaşadığı bir metropol olan İstanbul'un içinden geçeceği için Türk Hükümeti
Varyag'ın geçişine kırmızı ışık yaktı. Bir yıldan daha uzun süreden beridir
Hollandalı gemi firması ITC'den Joop Timmermanns'ın gemiyi Karadeniz'den
çekerek çıkarmasından başka bir yol kalmadı. Varyag'ı Çin'e götürecek olan
Timmermanns, bugüne kadar pekçok sayıda zor iş almış. "Bizim savaş
zamanında Süveyş Kanalında sıkışıp kalan gemilerimiz bile oldu" diyor. Ama
üç futbol sahası büyüklüğündeki bu hayalet gemi gibi bir olayla, kendi
gemicilik firması daha önce hiç karşılaşmamış.
Timmermanns,
cuma günü Süddeutsche Zeitung'a 10 Ekim'de işe başlayabilmeyi umut ettiğini
söyledi. Türk Hükümeti, Ankara'nın istediği bütün güvenlik önlemlerinin
alınması koşuluyla, Varyag'ın Boğaziçi ve Çanakkale'den geçmesine izin
verdi. Daha bazı görüşmelerin yapılması da gerekiyor. Ama bugüne kadar Çin
hükümeti defalarca geçiş güvenliğinin sağlanması için gerekli herşeyin
yapılacağına dair garanti verdi.
Pekin'in bu dev
yüzen gövdeye büyük bir ilgisi olduğu anlaşılıyor, hatta bu ilgi öyle büyük
ki, Çin Hükümeti Boğaz'dan yapılacak geçişe karşılık olarak yılda iki
milyon turisti, Türkiye'ye göndermeyi teklif etti. Türkler bunu memnunlukla
karşıladılar ama bu Ankara için yeterli değildi. Ankara, sigorta
yapılmasını ve Pekin'in Boğazlar'da meydana gelebilecek bir kaza için
devlet garantisi vermesini istedi. Türk Sahil Korumasının komutanı H.
Tulgar, Varyag'ın geçişindeki kaza riskinin yüzde 30 olduğunu hesaplıyor.
Bu, motor ve dümeni olan bir geminin taşıdığından on kat daha fazla bir
risk. Tulgar, herhangi bir kazanın olması halinde Boğaz'ın altı ay boyunca
kapalı kalacağını da tahmin ediyor. Zaten dar su yollarındaki gemi trafiği
fazlasıyla yoğunken ve sürekli olarak kazalar olurken, böyle bir şey tam
bir felaket olur.
Timmermanns ve
onun tecrübeli yardımcıları ise herhangi bir kaza olmadan bu geçişi
yapacaklarından eminler. Türk makamları, Topkapı Sarayı'nın önünden ve
Sultan Ahmet Camii'nin görüş mesafesinden gerçekleşecek bu geçişin, dokuz
ile on saat arasında süreceğini tahmin ediyorlar. Bu süre içinde deniz yolu
diğer gemiler için kapatılacak. Çin Hükümeti, Varyag'ın Ekim ortasından
önce yola çıkarılmasını istiyor ama son söz Türk Başbakanı Bülent Ecevit'e
bırakılmış durumda. Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu,
bu riskli geçişte sorumluluğu tek başına üstlenmemek için, Başbakan
Ecevit'den özellikle yazılı bir emir istiyor.
Türkiye'nin
endişeleri sadece Boğaziçi'nin kirlenmesi ile ilgili değil. Öyle görünüyor
ki, 'Agencia Turistica e Diversoes'in kendisi de temiz olmayan sularda
yüzüyor. Macao'daki telefon rehberinde kendi isimlerine kayıtları bile
bulunmayan bu firma, Çin Deniz Kuvvetleri ile yakın ilişki içinde
görünüyor. Varyag'ın Çin Donanması'nın ilk uçak gemisi olarak
kullanılacağına ilişkin söylentiler var. Pekin bunu reddediyor. Askeri
dergi Jane Defense Weekly'nin Asya uzmanı Robert Karniol da, inşasını
Rusların yaptığı ve içine elektrik tesisatı bile döşemedikleri bu eski
geminin, yeniden askeri bir gemiye dönüşeceğine inanmıyor. Karniol'a göre
bu geminin bir savaş gemisi olarak kullanılmaya hiç elverişli olmayan çok
uzun ve engebeli alanları var. Yabancı savaş gemilerinin Boğazlar'dan
geçişi zaten yasak.
(Kaynak:
Başbakanlık, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü)