Kemal Derviş'ten Denizcilik Sektörüne mesaj: "Özel kaynak ayırma durumumuz yok"
İstanbul Tuzla'da Desan Tersanesinde inşa edilen "Maria Jakobsen" adlı geminin
denize indirilmesi için yapılan törende, Deniz Ticaret Odası Başkanı Cengiz
Kaptanoğlu, denizcilik sektörünün yaşadığı sorunları anlatıp, "biraz ivme"
isterken, Derviş fazla umut vermedi: "Özel kaynak ayıramayız, faizlerde genelde
görülecek düşme bütün reel sektörü rahatlatacak"
Krize Rağmen Gemi İnşa Sektörü Üretime devam Ediyor...
Sağbaş Şirketler Grubu'na bağlı Desan Tersanesi'nde Danimarka Firması Jens
Jakobsen için inşa edilen M/T MARIA JAKOBSEN adlı kimyasal madde/petrol
ürünleri tankeri, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in de
katıldığı bir törenle 21 Temmuz 2001 Cumartesi günü denize indirildi. Saat 1200
de başlayan törenin düzenlenmesi Dildar Halkla İlişkiler tarafından yapıldı.
M/T MARIA JAKOBSEN, Danimarkalı firma tarafından Desan Tersanesi'ne
verilen 80 Milyon Dolar toplam bedelli 7 adet 6750 DWT'luk tankeri siparişinin
ilk gemisi olma özelliğini taşıyor. Denize indirilen tanker, donatılmasının
tamamlanması ve seyir tecrübelerinin ardından, birkaç aya içerisinde sahibine
teslim edilecek.
 |
|
M/T MARIA JAKOBSEN Teknik
Özellikler |
|
Tam Boy:
|
114.5 m. |
| Genişlik |
16.8 m. |
| DWT |
6750 |
| Hız(Knots) |
14.5 |
| Tank Adedi |
13 |
M/T MARIA Jakobsen adlı geminin denize indirildiği DESAN Tersanesi, 1970
Yılında kurulmuş ve 1991 yılında Sağbaş Şirketler Grubu'na geçmiş. Tersane
bugüne değin kimyasal madde/petrol ürünleri (Chemical&Product) tankerleri inşa
ederek ihraç etmenin yanısıra, çok sayıda çeşitli tipte gemileri de Türk Deniz
Ticaret Filosuna katmış bulunuyor.
Tersane, toplam 35 000 m2 lik alana kurulu, bu alanın 1 630 m2 si kapalı
alan. Yıllık 25 000 DWT yeni inşa kapasitesi bulunan tersanende, 18000 DWT'a
kadar büyüklükte gemiler inşa edilebiliyor.
Tören Konuşmaları
Geminin denize indirilmesi törenine ilgi büyüktü. Bunda ilk defa bir törene
katılan Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in rolü elbette ki vardı.
Törenin açılış konuşmasını Desan Tersanesi Genel Koordinatörü Yüksek Mühendis
Taşkın Çilli yaptı. Çilli, geminin inşa aşamasını, karşılaşılan güçlükleri ve
teknik özelliklerini anlattı.
-Şeref Sağbaş: "Maria Jakobsen
gemisini yaparken karşılaştığımız finansal sorunlar bizleri düşündürmektedir."
Açılış konuşmasından sonra kürsüye gelen Sağbaş Şirketler Grubu Yönetim Kurulu
Başkanı Şeref
|
 |
|
Şeref Sağbaş |
Sağbaş,Ülkemizde yaşanan gerek denizcilik gerekse finansman
alanlarındaki her türlü olumsuz şartlara rağmen, bu yatırımın gerçekleştirilerek
ve ihraç suretiyle ülkemize döviz kazandırıldığını belirtti. Sağbaş, şöyle
dedi:
"Grup olarak ülkemizin
kalkınması için üstümüze düşen görevleri yerine getirmeye çalışmaktayız. Şu
anda denize inecek olan geminin ikizi olacak altı geminin daha satış
sözleşmeleri imzalanmış ve tüm işlemleri hazır durumdadır. Ancak Maria Jakobsen
gemisini yaparken karşılaştığımız finansal sorunlar bizleri düşündürmektedir.
Finansman ve teminat sorunlarının aşılması durumunda yurt dışından kolayca
başka gemi siparişleri de alınabilecektir."
Daha sonra, gemiyi satın alan Danimarka firmasının sahibi Jens Jakobsen
kürsüye geldi. Jakobsen, çok iyi potansiyele sahip olduğu ve yüksek kaliteli
gemi inşa ettikleri için Desan Tersanesi'ni tercih ettiklerini belirtti.
Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bayrak'ın
konuşmasının ardından, Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz
Kaptanoğlu söz aldı.
-Kaptanoğlu: "Türk Toplumu olarak bazı alışkanlıklarımızdan
vazgeçmemiz lazım..."
Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, "Bugün çok
 |
|
Cengiz Kaptanoğlu |
mutluyuz. Bugün bütün denizcilerin yüzü gülüyor.
Bu mutluluğun nedeni şu: Denizciler ekonomiden sorumlu devlet bakanımıza
kavuştu. Sevgili bakanımızı ve arkadaşlarını bu törenimize katıldıkları için
tekrar teşekkür ediyor ve saygılarımı arz ediyorum" diyerek başladığı
konuşmasında, denizcilik sektörünün sorunlarına, özellikle de finans sorununa
ağırlıkla değindi. Kaptanoğlu, şöyle devam etti:
"Sayın Bakanım, Türkiye’ye geldiniz ve hep doğruları
yapıyorsunuz. Türk toplumu olarak bazı alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz lazım.
Yaptığınız programda da bunu teker teker görüyoruz. Belki bunlar bizim için
alışkın olmamamız nedeniyle acı olacak ama, zannediyorum ki, eğer Türkiye
Avrupa Topluluğu’na girecek ise, eğer Türkiye dünyayla bütünleşecek ise,
mutlaka ve mutlaka, bu alışkanlıklarından vazgeçmek mecburiyetindedir. Onun
için sizi bir kez daha kutluyorum.
Sayın Bakanım, ben bahsedeceğim konunun dışında,
denizcilik sektörü ile ilgili çok az ama öz, sizi sıkmadan bir konuya değinmek
istiyorum. Sizlerden devamlı bunu işitiyoruz. Ve sizin beyanatlarınızdan bunu
duyduğumuz zaman fevkalade rahatlıyoruz. Ve bu son açıkladığınız programla da
hemfikiriz. Ancak, demin dediğim gibi, her zaman dile getirdiğiniz, ve
Türkiye’de bugüne kadar daha bugün dahi, istihdamı sağlayacak yani, işsizliği
önleyecek, ihracat yapıp hizmet sektörünü iyi çalıştıracak, ülkeye döviz
kazandıracak veya döviz tasarrufu sağlayacak olan reel sektör, maalesef bugün
iyi durumda değiliz. Bankalarla çalışmalarımız iyi değildir. Sizlerin
beyanatlarınızı duyuyoruz, seviniyoruz, fakat alt seviyede bu işlerin
iyileştirme içinde olduklarını göremiyoruz. Çok özür dileyerek bunu tüm
denizcilik sektörü adına size bu kürsüden duyurmak istedim.
-"Bizim siyasi partimiz olmaz. Bir partimiz var, o da
denizcilik partisi..."
Kaptanoğlu, denizcilik sektörü olarak,siyasi partilerinin olmadığını,
ülkenin hangi hükümeti
|

|
|
Cengiz Kaptanoğlu-Kemal Derviş |
olursa
olsun, eğer ülkeyi iyi idare ediyorsa, onlarla her zaman diyalog içinde olmayı
tercih ettiklerini belirtti. "Bizim tek partimiz var o da denizcilik
partisidir" diyen Cengiz Kaptanoğlu, mücadelelerinin Türkiye’yi bir denizci
ülke yapma mücadelesi olduğunu vurguladı. "Türkiye deniz ülkesidir, ama
maalesef denizci bir ülke değildir" diyen Kaptanoğlu, şöyle
devam etti:.
"Bakın, bu hafta internetten aldığımız bilgide,
Yunanistan’ı finansman açısından destekleyen 41 adet banka var. Bunların on
altı tanesi kendi bankaları, diğerleri yabancı bankalar. Fakat Türkiye’de
denizcilik sektörünün bankası gemi inşa sanayiinde eximbanktır, fakat diğer
yönde bir banka yoktur, dışarıdan temin ettiği finansmanla toplam toplam 3-4
tane bankası vardır. Bu Tuzla bölgesi, bugün çok mutluyuz, geçen hafta üç adet
yeni inşa edilmiş gemiyi denize indirdik, bunların iki tanesi Türk, biri
yabancı bayraklı, İspanya’ya ihraç edilmişti. Bu gemi de Danimarka’ya ihraç
ediliyor. Bu sene burada toplam 28 adet gemi inşa edildi, bunların yaklaşık %50
si ihraç edildi. Bu ihraç edilen gemiler yaklaşık olarak hemen hemen 250 milyon
dolarlık bir portföy ortaya çıkar. Bir iddiamız var, bu zor ve meşakkatli halde
biz, bu çalışmalarımızla kendimizi dünyaya kabul ettirmişsek, bu gemilerimizi
İngiltere’ye, Almanya’ya Danimarka’ya, İspanya’ya, Hollanda’ya gemileri ihraç
edebildiğimize göre, kalitede bir sorunumuz yok. Aslan işçimiz, mühendislerimiz
ve teknisyenlerimiz bunları sağlamış. Ama, benim size arz etmek istediğim husus
bu, biz mücadeleci insanlarız, Türkler olarak her şeyin en iyisini yapmak
isteriz, Tuzla bölgesinin kapasitesi bu kadar değil. Dünyaya bakıyoruz, bugün
dünyanın bütün tersaneleri 2006 senesine kadar dolu. Ama gelin Tuzla, Karadeniz
Ereğlisi, Marmara’daki Yarımca bölgesindeki tersanelerimiz, maalesef 500 milyon
deadweight ton çelik işleme kapasitesi olmasına rağmen, %10 unu ancak
işleyebiliyoruz, yani elli bin ton çelik ancak işleyebiliyoruz. Gönlümüz arzu
ediyor ki, eğer bizler, bu gemileri yapabiliyorsak, bu gemileri ihraç
edebiliyorsak, yaşlanan gemilerimizi de filo olarak gençleştireceksek, buraları
tam kapasite ile çalıştırmak gerekir. Sadece bir ivme lazım. Türkiye’nin devasa
bütçesi içinde, eximbank veya diğer bir banka kanalı ile orta vadeli reeskont
kredisi, mesela 100 katrilyon Türkiye’nin bütçesi var, her sene 300 milyon
dolar karşılığı bir TL kredisi bu gemi inşa sanayiinde kullandırılmaya tahsis
edilse, çünkü gemi inşada nakit ve direkt yabancı kredi kullanamıyoruz, sistem
bu, inanın, burası her sene 28 tane değil, 100-125 tane gemi inşa eder.
Bunların yarısı satılır, yarısı burada kalırsa, en azından 500 milyon Dolarlık
bir potansiyel ortaya çıkar. Ve katma değerimiz %70 lere ulaştığı ve içeride
kaldığı için, burada küçük ve orta ölçekli yan sanayii, ben iddia ediyorum,
gemi inşa sanayii en çok istihdam yaratan sektördür. 500 bin ton deadweight iş
yapıldığı zaman 100 bin işçi çalışacak ve 400 bin aile buradan geçinecektir. Bu
konuya biraz eğildiğimiz zaman bunu sizinle başarmamamız için bir neden yoktur.
Burası döviz yumurtlayan bir gemi inşa sektörü haline gelir."
-"Türkiye’de son günlerde denizcilik sektörü üzerinde olan
yaygara, bir ufacık fırtınada kopartılmış gerçek olmayan yaygaradır..."
Kaptanoğlu daha sonra, muhtemelen denizcilik sektörünün aldığı ve geri
ödenmesinde problemler çıkan kredilerle ilgili basında çıkan haberleri
kastederek, "Türkiye’de son günlerde denizcilik sektörü üzerinde olan
yaygara, bir ufacık fırtınada kopartılmış gerçek olmayan yaygaradır" dedi.
Bu konunun ayrıntısına girmeyen Kaptanoğlu, " Türkiye denizci
ülke olacak, o zaman biz de, daha kıymetli veya daha inanılır olacağız"
demekle yetindi. Kaptanoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:
"Bakın
bir manzara daha bitiriyorum. Bakın bugün iddia ediyorum, denizcilik sektörü
olarak dışarıdan en rahat kredi temin eden sektör bizleriz. Bakın bunu
söylüyorum çok sevineceksiniz, Almanya’da sekiz tane ro-ro inşa ediliyor, her
biri 40 milyon dolar civarı, bunlardan 3 ü Türkiye ye geldi ve diğerleri
gelecek. Kore’de Hyundai firmasında petrol tankerimiz yoktu, Türk girişimcisi 3
adet ham petrol tankeri yapıyor. Her biri altmış milyon dolar. 3 ü 180 milyon
dolar. Gene Kore’de ve Japonya’da en aşağı 10 tane ürün tankeri yapılıyor.
Bunları da yaklaşık 25 milyon dolardan üst üste koyduğumuz zaman 250 milyon
dolar eder. Malezya’da ve tekrar Japonya’da, en aşağı 10-15 adet de kuru yük
gemisi inşa ediliyor. Bunların toplamı 1,5 milyon ton, hepsi de Türk Bayraklı,
sevindirici tarafı bu. Türk deniz Ticaret Filosu’na ilave olacak bunlar. İnanın
bunların 650 Milyon Dolar tutarında dış kredisi var. Adresi Landesbank,
Hamburg’tur. Şimdi deniz ticaret filomuzun önü açıldığı zaman, ufacık bir rakam
vereyim, mevcut filomuz 7-7,5 milyon ton, 2000 yılında da 8 milyon tondu.
Filomuzun yaşlı olması halinde dahi, bu filo ülkeye hazine kayıtlarına göre net
2 milyar 300 milyon dolar net sağladı. 94-95 te dünyada denizciliğin iyi olduğu
zaman, 12 milyon ton filomuz vardı, gene hazine rakamlarıyla söylüyorum,
ülkemize 5 milyar dolar döviz kazandırdık. Bunların ancak %29 u kendi
yüklerimizle ilgili idi. %71 i hiç Türkiye ile ilgisi olmayan, yani Japonya’dan
yüklemiş Amerika’ya götürmüş şeklinde taşımacılıktı. Onun için, bizim
denizcilik sektörünün önü de açılmıştır, yani kanunlarımız çıkmıştır, biz
uluslar arası gemi sicili ile dünyada rekabet edebilir hale gelmişizdir.
-"Şimdi gökten zembille iki milyar dolar düşse..."
Kaptanoğlu, ısrarla denizciliğe ivme kazandırılmasını istediği konuşmasının son
bölümünde, turizme harcandığı gibi denizcilik sektörüne de biraz para
harcanmasını istedi. Kaptanoğlu, şöyle dedi:
"Bu
denizciliğe biraz ivme kazandırdığımız zaman, iddia ediyorum, Turizme
harcananın onda biri bu işe harcansın, mesela şimdi gökten zembille iki milyar
dolar düşse bize, iki milyar dolarla bu filomuzu, 25 milyon ton’a çıkardığımız
zaman, bu sektör kendi kendini çok hızlı amorti ettiği için, seneye bu sektör
15 milyar dolar getirir. Ben bu söylediklerimi bundan önceki senelerde de isbat
etmiş bir topluluğun insanıyım. Ve bu kadar da iddialıyız. Yeter ki ülke
denizci ülke olsun.
Ben Sağbaş firmasını kutluyorum. Başarılarından dolayı
kendilerini kutluyorum. Bu gemiyi yapan bütün işçi kardeşlerimi ve mühendis
kardeşlerimi kutluyorum. Gemiyi satın alan Jakobsen firmasına da teşekkür
ediyorum. "
Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Kaptanoğlu'ndan sonra
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, alkışlar arasında geldiği
kürsüde kısa bir konuşma yaptı.
-Kemal Derviş: "Türkiye denize uzun bir kıyısı olan, dışa
açılmaya hazır bir ülke..."
Kemal Derviş, "Çok değerli Türk Denizcilik ve Gemi İnşası Sektörü
öncüleri,
 |
|
Kemal Derviş |
sektörde çalışan bütün arkadaşlar, mühendisler, işçiler, burada
birlikte olan, bütün bu sektöre katkısı olan arkadaşlar, değerli basın
mensupları, gerçekten buraya beni davet ettiğiniz için çok teşekkür
ederim." diyerek konuşmasına başladı ve şöyle devam etti:
"Çok az sayıda ülke Türkiye kadar denizle içiçe. Denize
uzun kıyısı olan, dışa açılmaya hazır bir ülke. Fakat buna rağmen bu olanaklar
kafi derecede kullanılmıyor. Hem ihracat açısından, hem istihdam açısından çok
daha hem üretim açısından bu sektör çok daha gelişebilir Türkiye’de, buna
katılıyorum. Ve zor şartlar içinde bu başarıları elde eden arkadaşları
gerçekten tebrik ediyorum. Bugün 12 milyon dolarlık gemi denize inecek. Benim
için bir ilk bu, böyle bir törene daha önce katılmadım. Herhalde denize
inmesini görmek çok muhteşem bir olay olacak. Fakat sadece bunun fiziksel
yönünü değil parasal yönünü düşündüğümüzde, böyle 100 tane gemi indirebilse
Türkiye, bunu hesabını yaptığımızda gerçekten ülkeye büyük katkısı olacaktır."
Daha sonra Türkiye'nin genel ekonomik sorunlarına değinen Ekonomiden Sorumlu
Devlet Bakanı, "Bugün bizi en rahatsız eden, ekonomiyi zora sokan, aslında
finans sektörü ile reel sektör arasındaki ilişkidir." dedi. Derviş, şunları
söyledi:
"Bugün de gördüğümüz gibi
Türkiye’nin aslında, bilgi, beceri ve çalışma azmi konusunda büyük engelleri
yok, birçok şeyi yapabiliyoruz, yapamadığımız şeyleri de hızla öğrenebiliyoruz.
Fakat bir kaynak sorunumuz var. Aslında bu kaynak sorunu hem devletin, hem de
özel sektörün sorunu. Bu kaynak sorununu mutlaka aşmamız lazım. Bunu hem
ülkenin kaynaklarını harekete geçirerek, hem de dışarıdan finansman sağlayarak
aşabiliriz. Bu yıl Mart ayından Haziran ayına kadar, oldukça olumlu bir süreç
yaşadık. Haziran sonu-Temmuz başı maalesef bu süreç biraz kazaya uğradı. Fakat
dört günden bu yana olumlu sürece yeniden girmiş bulunuyoruz. Ve bu tür
zorlukları yaşayan ülkelere baktığımız zaman, bunalımdan çıkış doğrusal
olmuyor. Yani bunalımdan çıkma süreci maalesef bazı dalgalanmalara mecbur
kalıyor. Düzelme oluyor fakat ondan sonra bir iki hafta yeniden sıkıntı
olabiliyor. Fakat ondan sonra düze çıkılıyor. Bu süreç uluslar arası baktığınız
zaman 9 ay ile 12 ay arasında oluyor. Onun için de Şubat’ta başlayan çok ağır
bunalımı ben hala kesinlikle inanıyorum sonbahara doğru, yıl sonuna doğru aşmış
olacağız. Fakat tabii ki bunu kilidi, çıkış yolu reel sektördür."
-"Özel kaynak ayırma durumumuz yok..."
Kemal Derviş, daha sonra finans
sektöründe yapılan düzenlemelerin ve, programın mali ve para politikasının
tamamiyle reel sektörün daha rahat yatırım yapabilmesi, ve daha rahat
üretime ve istihdama geçebilmesi için olduğunu söyledi ve ekledi:."Özel kaynak ayırma durumumuz yok."
Derviş, şöyle dedi:
"Özel kaynak ayırma durumumuz yok.Ama
vergi sistemini, kredi politikasını, ve faiz oranlarının düşmesiyle reel
sektörün tümüyle harekete geçmesini bekliyoruz. Ve her türlü teknik düzenlemeyi
de yapmak istiyoruz. Bu kadar yüksek bir faiz düzeyi ile reel sektörün rahat
çalışabilmesi mümkün değil. Dolayısıyla, ama gönüllü olarak, yani zorlamayla
değil ekonomideki düzelmeyle ve finans piyasalarındaki düzelmeyle, faiz
oranlarının düşmesi ve üretimin, yatırımın kolaylaşması için elden geleni
hükümetimiz yapmaktadır."
-"Denize bakmak insanın ufkunu açıyor..."
Kemal Derviş, konuşmasının son bölümünde şunları söyledi:
"Ben İstanbulluyum, İstanbul’da büyüdüm, denize bakmak
insana başka türlü bir zevk veriyor, başka türlü ufukları açıyor, bu günü de o
şekilde yaşayacağım, ve denize inen bu gemi ile birlikte umutlarımızın
tazelenmesi, Türkiye’nin önünün açılması, ve ihracata dönük hızlı bir büyüme
sürecinin bir parçası olarak görüyorum bugünkü olayı.
Tekrar beni buraya davet ettiğiniz için çok teşekkür
ederim. Buna katkıda bulunan bütün arkadaşlarıma, başta işçilerimiz olmak üzere
herkesi candan kutlarım. "
Plaketler verildi.
Daha sonra geminin inşasında emeği geçenlere plaketleri Devlet bakanı Kemal
Derviş tarafından verildi. Plaket alanlar arasında DTO Meclis Başkanı Erol
Yücel, DTO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, Danimarkalı Firmanın
Sahibi Jens Jakobsen, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Başkanı Murat Bayrak
bulunuyordu. Kemal Derviş'e de bir plaket takdim edildi. ve sıra M/T Maria
Jacobsen'in denize kavuşturulmasına geldi.
 |
|
Kemal Derviş, Şeref Sağbaş ve Danimarka
Firmasının Sahibi Jens Jakobsen'in
gemiye adı verilen
kızı Maria Jakobsen ile birlikte halatı kestikten sonra geminin denize
inişini seyrediyorlar. Arkada ise firmanın sahibi Jens Jakobsen..
(FOTOĞRAF © TUMPA) |
Daha sonra, geminin halatı Firma Sahibi Jens Jakobsen'in kızı Maria Jacobsen
ve Kemal Derviş ile birlikte kesildi. Maria Jakobsen, halatı kesmeden
hemen önce, gemiye hitaben: "Senin adını Maria Jakobsen koyuyorum. Sana şans
diliyorum." dedi. Halat kesildi, MARIA JACOBSEN düdük sesleri arasında
kızaklar üzerinde denize doğru hızla yol almaya başladı. Kemal Derviş ve
beraberindekiler de deniz kıyısına giderek geminin denizle buluşmasını izledi.
 |
|
...Ve hasret bitiyor: Maria Jakobsen,
denize indirildikten hemen sonra... |
(Haber ve fotoğraflar
© Türk Kılavuz
Kaptanlar Derneği'ne aittir)