Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 

Kemal Derviş'ten Denizcilik Sektörüne mesaj: "Özel kaynak ayırma durumumuz yok"

İstanbul Tuzla'da Desan Tersanesinde inşa edilen "Maria Jakobsen" adlı geminin denize indirilmesi için yapılan törende, Deniz Ticaret Odası Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, denizcilik sektörünün yaşadığı sorunları anlatıp, "biraz ivme" isterken, Derviş fazla umut vermedi: "Özel kaynak ayıramayız, faizlerde genelde görülecek düşme bütün reel sektörü rahatlatacak"

 

Krize Rağmen Gemi İnşa Sektörü Üretime devam Ediyor...

Sağbaş Şirketler Grubu'na bağlı Desan Tersanesi'nde Danimarka Firması Jens Jakobsen için inşa edilen M/T MARIA JAKOBSEN adlı kimyasal madde/petrol ürünleri tankeri, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in de katıldığı bir törenle 21 Temmuz 2001 Cumartesi günü denize indirildi. Saat 1200 de başlayan törenin düzenlenmesi Dildar Halkla İlişkiler tarafından yapıldı.

M/T MARIA JAKOBSEN, Danimarkalı firma tarafından Desan Tersanesi'ne verilen 80 Milyon Dolar toplam bedelli 7 adet 6750 DWT'luk tankeri siparişinin ilk gemisi olma özelliğini taşıyor. Denize indirilen tanker, donatılmasının tamamlanması ve seyir tecrübelerinin ardından, birkaç aya içerisinde sahibine teslim edilecek.

 

M/T MARIA JAKOBSEN Teknik Özellikler

 Tam Boy:  114.5 m.
 Genişlik  16.8 m.
 DWT  6750
 Hız(Knots)  14.5
 Tank Adedi  13

M/T MARIA Jakobsen  adlı geminin denize indirildiği DESAN Tersanesi, 1970 Yılında kurulmuş ve 1991 yılında Sağbaş Şirketler Grubu'na geçmiş. Tersane bugüne değin kimyasal madde/petrol ürünleri (Chemical&Product) tankerleri inşa ederek ihraç etmenin yanısıra, çok sayıda çeşitli tipte gemileri de Türk Deniz Ticaret Filosuna katmış bulunuyor.

Tersane, toplam 35 000 m2 lik alana kurulu, bu alanın 1 630  m2 si kapalı alan. Yıllık 25 000 DWT yeni inşa kapasitesi bulunan tersanende, 18000 DWT'a kadar büyüklükte gemiler inşa edilebiliyor.

 

Tören Konuşmaları

Geminin denize indirilmesi törenine ilgi büyüktü. Bunda ilk defa bir törene katılan Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in rolü elbette ki vardı.

Törenin açılış konuşmasını Desan Tersanesi Genel Koordinatörü Yüksek Mühendis Taşkın Çilli yaptı. Çilli, geminin inşa aşamasını, karşılaşılan güçlükleri ve teknik özelliklerini anlattı.

 

-Şeref Sağbaş: "Maria Jakobsen gemisini yaparken karşılaştığımız finansal sorunlar bizleri düşündürmektedir."

Açılış konuşmasından sonra kürsüye gelen Sağbaş Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Şeref

Şeref Sağbaş

 Sağbaş,Ülkemizde yaşanan gerek denizcilik gerekse finansman alanlarındaki her türlü olumsuz şartlara rağmen, bu yatırımın  gerçekleştirilerek ve ihraç suretiyle ülkemize döviz kazandırıldığını belirtti. Sağbaş, şöyle dedi:

"Grup olarak ülkemizin kalkınması için üstümüze düşen görevleri yerine getirmeye çalışmaktayız. Şu anda denize inecek olan geminin ikizi olacak altı geminin daha satış sözleşmeleri imzalanmış ve tüm işlemleri hazır durumdadır. Ancak Maria Jakobsen gemisini yaparken karşılaştığımız finansal sorunlar bizleri düşündürmektedir. Finansman ve teminat sorunlarının aşılması durumunda yurt dışından kolayca başka gemi siparişleri de alınabilecektir."

Daha sonra, gemiyi satın alan Danimarka firmasının sahibi Jens Jakobsen kürsüye geldi. Jakobsen, çok iyi potansiyele sahip olduğu ve yüksek kaliteli gemi inşa ettikleri için Desan Tersanesi'ni tercih ettiklerini belirtti.

Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bayrak'ın konuşmasının ardından, Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Kaptanoğlu söz aldı.

 

-Kaptanoğlu: "Türk Toplumu olarak bazı alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz lazım..."

Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, "Bugün çok

Cengiz Kaptanoğlu

 mutluyuz. Bugün bütün denizcilerin yüzü gülüyor. Bu mutluluğun nedeni şu: Denizciler ekonomiden sorumlu devlet bakanımıza kavuştu.  Sevgili bakanımızı ve arkadaşlarını bu törenimize katıldıkları için tekrar teşekkür ediyor ve saygılarımı arz ediyorum" diyerek başladığı konuşmasında, denizcilik sektörünün sorunlarına, özellikle de finans sorununa ağırlıkla değindi. Kaptanoğlu, şöyle devam etti:

"Sayın Bakanım, Türkiye’ye geldiniz ve hep doğruları yapıyorsunuz. Türk toplumu olarak bazı alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz lazım. Yaptığınız programda da bunu teker teker görüyoruz. Belki bunlar bizim için alışkın olmamamız nedeniyle acı olacak ama, zannediyorum ki, eğer Türkiye Avrupa Topluluğu’na girecek ise, eğer Türkiye dünyayla bütünleşecek ise, mutlaka ve mutlaka, bu alışkanlıklarından  vazgeçmek mecburiyetindedir. Onun için sizi bir kez daha kutluyorum.

Sayın Bakanım, ben bahsedeceğim konunun dışında, denizcilik sektörü ile ilgili çok az ama öz, sizi sıkmadan bir konuya değinmek istiyorum. Sizlerden devamlı bunu işitiyoruz. Ve sizin beyanatlarınızdan bunu duyduğumuz zaman fevkalade rahatlıyoruz. Ve bu son açıkladığınız programla da hemfikiriz. Ancak, demin dediğim gibi, her zaman dile getirdiğiniz, ve Türkiye’de bugüne kadar daha bugün dahi, istihdamı sağlayacak yani, işsizliği önleyecek, ihracat yapıp hizmet sektörünü iyi çalıştıracak, ülkeye döviz kazandıracak veya döviz tasarrufu sağlayacak olan reel sektör, maalesef bugün iyi durumda değiliz. Bankalarla çalışmalarımız iyi değildir. Sizlerin beyanatlarınızı duyuyoruz, seviniyoruz, fakat alt seviyede bu işlerin iyileştirme içinde olduklarını göremiyoruz. Çok özür dileyerek bunu tüm denizcilik sektörü adına size bu kürsüden duyurmak istedim.

-"Bizim siyasi partimiz olmaz. Bir partimiz var, o da denizcilik partisi..."

Kaptanoğlu, denizcilik sektörü olarak,siyasi partilerinin olmadığını, ülkenin hangi hükümeti

Cengiz Kaptanoğlu-Kemal Derviş

 olursa olsun, eğer ülkeyi iyi idare ediyorsa, onlarla her zaman diyalog içinde olmayı tercih ettiklerini belirtti. "Bizim tek partimiz var o da denizcilik partisidir" diyen Cengiz Kaptanoğlu, mücadelelerinin Türkiye’yi bir denizci ülke yapma mücadelesi olduğunu vurguladı. "Türkiye deniz ülkesidir, ama maalesef  denizci bir ülke değildir" diyen Kaptanoğlu, şöyle devam etti:.

"Bakın, bu hafta internetten aldığımız bilgide, Yunanistan’ı finansman açısından destekleyen 41 adet banka var. Bunların on altı tanesi kendi bankaları, diğerleri yabancı bankalar. Fakat Türkiye’de denizcilik sektörünün bankası gemi inşa sanayiinde eximbanktır, fakat diğer yönde bir banka yoktur, dışarıdan temin ettiği finansmanla toplam toplam 3-4 tane bankası vardır. Bu Tuzla bölgesi, bugün çok mutluyuz, geçen hafta üç adet yeni inşa edilmiş gemiyi denize indirdik, bunların iki tanesi Türk, biri yabancı bayraklı, İspanya’ya ihraç edilmişti. Bu gemi de Danimarka’ya ihraç ediliyor. Bu sene burada toplam 28 adet gemi inşa edildi, bunların yaklaşık %50 si ihraç edildi. Bu ihraç edilen gemiler yaklaşık olarak hemen hemen 250 milyon dolarlık bir portföy ortaya çıkar. Bir iddiamız var, bu zor ve meşakkatli halde biz, bu çalışmalarımızla kendimizi dünyaya kabul ettirmişsek, bu gemilerimizi İngiltere’ye, Almanya’ya Danimarka’ya, İspanya’ya, Hollanda’ya gemileri ihraç edebildiğimize göre, kalitede bir sorunumuz yok. Aslan işçimiz, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz bunları sağlamış. Ama, benim size arz etmek istediğim husus bu, biz mücadeleci insanlarız, Türkler olarak her şeyin en iyisini yapmak isteriz, Tuzla bölgesinin kapasitesi bu kadar değil. Dünyaya bakıyoruz, bugün dünyanın bütün tersaneleri 2006 senesine kadar dolu. Ama gelin Tuzla, Karadeniz Ereğlisi, Marmara’daki Yarımca bölgesindeki tersanelerimiz, maalesef 500 milyon deadweight ton çelik işleme kapasitesi olmasına rağmen, %10 unu ancak işleyebiliyoruz, yani elli bin ton çelik ancak işleyebiliyoruz. Gönlümüz arzu ediyor ki, eğer bizler, bu gemileri yapabiliyorsak, bu gemileri ihraç edebiliyorsak, yaşlanan gemilerimizi de filo olarak gençleştireceksek, buraları tam kapasite ile çalıştırmak gerekir. Sadece bir ivme lazım. Türkiye’nin devasa bütçesi içinde, eximbank veya diğer bir banka kanalı ile orta vadeli reeskont kredisi, mesela 100 katrilyon Türkiye’nin bütçesi var, her sene 300 milyon dolar karşılığı bir TL kredisi bu gemi inşa  sanayiinde kullandırılmaya tahsis edilse, çünkü gemi inşada nakit ve direkt yabancı kredi kullanamıyoruz, sistem bu, inanın, burası her sene 28 tane değil, 100-125 tane gemi inşa eder. Bunların yarısı satılır, yarısı burada kalırsa, en azından 500 milyon Dolarlık bir potansiyel ortaya çıkar. Ve katma değerimiz %70 lere ulaştığı ve içeride kaldığı için, burada küçük ve orta ölçekli yan sanayii, ben iddia ediyorum, gemi inşa sanayii en çok istihdam yaratan sektördür. 500 bin ton deadweight iş yapıldığı zaman 100 bin işçi çalışacak ve 400 bin aile buradan geçinecektir. Bu konuya biraz eğildiğimiz zaman bunu sizinle başarmamamız için bir neden yoktur. Burası döviz yumurtlayan bir gemi inşa sektörü haline gelir."

-"Türkiye’de son günlerde denizcilik sektörü üzerinde olan yaygara, bir ufacık fırtınada kopartılmış gerçek olmayan yaygaradır..."

Kaptanoğlu daha sonra, muhtemelen denizcilik sektörünün aldığı ve geri ödenmesinde problemler çıkan kredilerle ilgili basında çıkan haberleri kastederek, "Türkiye’de son günlerde denizcilik sektörü üzerinde olan yaygara, bir ufacık fırtınada kopartılmış gerçek olmayan yaygaradır" dedi. Bu konunun ayrıntısına girmeyen Kaptanoğlu, " Türkiye denizci ülke olacak, o zaman biz de, daha kıymetli veya daha inanılır olacağız" demekle yetindi. Kaptanoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

 "Bakın bir manzara daha bitiriyorum. Bakın bugün iddia ediyorum, denizcilik sektörü olarak dışarıdan en rahat kredi temin eden sektör bizleriz. Bakın bunu söylüyorum çok sevineceksiniz, Almanya’da sekiz tane ro-ro inşa ediliyor, her biri 40 milyon dolar civarı, bunlardan 3 ü Türkiye ye geldi ve diğerleri gelecek. Kore’de Hyundai firmasında petrol tankerimiz yoktu, Türk girişimcisi 3 adet ham petrol tankeri yapıyor. Her biri altmış milyon dolar. 3 ü 180 milyon dolar. Gene Kore’de ve Japonya’da en aşağı 10 tane ürün tankeri yapılıyor. Bunları da yaklaşık 25 milyon dolardan üst üste koyduğumuz zaman 250 milyon dolar eder. Malezya’da ve tekrar Japonya’da, en aşağı 10-15 adet de kuru yük gemisi inşa ediliyor. Bunların toplamı 1,5 milyon ton, hepsi de Türk Bayraklı, sevindirici tarafı bu. Türk deniz Ticaret Filosu’na ilave olacak bunlar. İnanın bunların 650 Milyon Dolar tutarında dış kredisi var. Adresi Landesbank, Hamburg’tur. Şimdi deniz ticaret filomuzun önü açıldığı zaman, ufacık bir rakam vereyim, mevcut filomuz 7-7,5 milyon ton, 2000 yılında da 8 milyon tondu. Filomuzun yaşlı olması halinde dahi, bu filo ülkeye hazine kayıtlarına göre net 2 milyar 300 milyon dolar net sağladı. 94-95 te dünyada denizciliğin iyi olduğu zaman, 12 milyon ton filomuz vardı, gene hazine rakamlarıyla söylüyorum, ülkemize 5 milyar dolar döviz kazandırdık. Bunların ancak %29 u kendi yüklerimizle ilgili idi. %71 i hiç Türkiye ile ilgisi olmayan, yani Japonya’dan yüklemiş Amerika’ya götürmüş şeklinde taşımacılıktı. Onun için, bizim denizcilik sektörünün önü de açılmıştır, yani kanunlarımız çıkmıştır, biz uluslar arası gemi sicili ile dünyada rekabet edebilir hale gelmişizdir.

-"Şimdi gökten zembille iki milyar dolar düşse..."

Kaptanoğlu, ısrarla denizciliğe ivme kazandırılmasını istediği konuşmasının son bölümünde, turizme harcandığı gibi denizcilik sektörüne de biraz para harcanmasını istedi. Kaptanoğlu, şöyle dedi:

"Bu denizciliğe biraz ivme kazandırdığımız zaman, iddia ediyorum, Turizme harcananın onda biri bu işe harcansın, mesela şimdi gökten zembille iki milyar dolar düşse bize, iki milyar dolarla bu filomuzu, 25 milyon ton’a çıkardığımız zaman, bu sektör kendi kendini çok hızlı amorti ettiği için, seneye bu sektör 15 milyar dolar getirir. Ben bu söylediklerimi bundan önceki senelerde de isbat etmiş bir topluluğun insanıyım. Ve bu kadar da iddialıyız. Yeter ki ülke denizci ülke olsun.

Ben Sağbaş firmasını kutluyorum. Başarılarından dolayı kendilerini kutluyorum. Bu gemiyi yapan bütün işçi kardeşlerimi ve mühendis kardeşlerimi kutluyorum. Gemiyi satın alan Jakobsen firmasına da teşekkür ediyorum. "

Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Kaptanoğlu'ndan sonra Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, alkışlar arasında geldiği kürsüde kısa bir konuşma yaptı.

 

-Kemal Derviş: "Türkiye denize uzun bir kıyısı olan, dışa açılmaya hazır bir ülke..."

 

Kemal Derviş, "Çok değerli Türk Denizcilik ve Gemi İnşası Sektörü öncüleri,

Kemal Derviş

 sektörde çalışan bütün arkadaşlar, mühendisler, işçiler, burada birlikte olan, bütün bu sektöre katkısı olan arkadaşlar, değerli basın mensupları, gerçekten buraya beni davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim."  diyerek konuşmasına başladı ve şöyle devam etti:

"Çok az sayıda ülke Türkiye kadar denizle içiçe. Denize uzun kıyısı olan, dışa açılmaya hazır bir ülke. Fakat buna rağmen bu olanaklar kafi derecede kullanılmıyor. Hem ihracat açısından, hem istihdam açısından çok daha hem üretim açısından bu sektör çok daha gelişebilir Türkiye’de, buna katılıyorum. Ve zor şartlar içinde bu başarıları elde eden arkadaşları gerçekten tebrik ediyorum. Bugün 12 milyon dolarlık gemi denize inecek. Benim için bir ilk bu, böyle bir törene daha önce katılmadım. Herhalde denize inmesini görmek çok muhteşem bir olay olacak. Fakat sadece bunun fiziksel yönünü değil parasal yönünü düşündüğümüzde, böyle 100 tane gemi indirebilse Türkiye, bunu hesabını yaptığımızda gerçekten  ülkeye büyük katkısı olacaktır."

Daha sonra Türkiye'nin genel ekonomik sorunlarına değinen Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, "Bugün bizi en rahatsız eden, ekonomiyi zora sokan, aslında finans sektörü ile reel sektör arasındaki ilişkidir." dedi. Derviş, şunları söyledi:

"Bugün de gördüğümüz gibi Türkiye’nin aslında, bilgi, beceri ve çalışma azmi konusunda büyük engelleri yok, birçok şeyi yapabiliyoruz, yapamadığımız şeyleri de hızla öğrenebiliyoruz. Fakat bir kaynak sorunumuz var. Aslında bu kaynak sorunu hem devletin, hem de özel sektörün sorunu. Bu kaynak sorununu mutlaka aşmamız lazım. Bunu hem ülkenin kaynaklarını harekete geçirerek, hem de dışarıdan finansman sağlayarak aşabiliriz. Bu yıl Mart ayından Haziran ayına kadar, oldukça olumlu bir süreç yaşadık. Haziran sonu-Temmuz başı maalesef bu süreç biraz kazaya uğradı. Fakat dört günden bu yana olumlu sürece yeniden girmiş bulunuyoruz. Ve bu tür zorlukları yaşayan ülkelere baktığımız zaman, bunalımdan çıkış doğrusal olmuyor. Yani bunalımdan çıkma süreci maalesef bazı dalgalanmalara mecbur kalıyor. Düzelme oluyor fakat ondan sonra bir iki hafta yeniden sıkıntı olabiliyor. Fakat ondan sonra düze çıkılıyor. Bu süreç uluslar arası baktığınız zaman 9 ay ile 12 ay arasında oluyor. Onun için de Şubat’ta başlayan çok ağır bunalımı ben hala kesinlikle inanıyorum sonbahara doğru, yıl sonuna doğru aşmış olacağız. Fakat tabii ki bunu kilidi, çıkış yolu reel sektördür."

-"Özel kaynak ayırma durumumuz yok..."

Kemal Derviş, daha sonra finans sektöründe yapılan düzenlemelerin ve, programın mali ve para politikasının tamamiyle reel sektörün daha rahat yatırım yapabilmesi, ve daha rahat üretime ve istihdama geçebilmesi için olduğunu söyledi ve ekledi:."Özel kaynak ayırma durumumuz yok."

Derviş, şöyle dedi:

"Özel kaynak ayırma durumumuz yok.Ama vergi sistemini, kredi politikasını, ve faiz oranlarının düşmesiyle reel sektörün tümüyle harekete geçmesini bekliyoruz. Ve her türlü teknik düzenlemeyi de yapmak istiyoruz. Bu kadar yüksek bir faiz düzeyi ile reel sektörün rahat çalışabilmesi mümkün değil. Dolayısıyla, ama gönüllü olarak, yani zorlamayla değil ekonomideki düzelmeyle ve finans piyasalarındaki düzelmeyle, faiz oranlarının düşmesi ve üretimin, yatırımın kolaylaşması için elden geleni hükümetimiz yapmaktadır."

-"Denize bakmak insanın ufkunu açıyor..."

Kemal Derviş, konuşmasının son bölümünde şunları söyledi:

"Ben İstanbulluyum, İstanbul’da büyüdüm, denize bakmak insana başka türlü bir zevk veriyor, başka türlü ufukları açıyor, bu günü de o şekilde yaşayacağım, ve denize inen bu gemi ile birlikte umutlarımızın tazelenmesi, Türkiye’nin önünün açılması, ve ihracata dönük hızlı bir büyüme sürecinin bir parçası olarak görüyorum bugünkü olayı.

Tekrar beni buraya davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Buna katkıda bulunan bütün arkadaşlarıma, başta işçilerimiz olmak üzere herkesi candan kutlarım.  "

Plaketler verildi.

Daha sonra geminin inşasında emeği geçenlere plaketleri Devlet bakanı Kemal Derviş tarafından verildi. Plaket alanlar arasında DTO Meclis Başkanı Erol Yücel, DTO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, Danimarkalı Firmanın Sahibi Jens Jakobsen, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Başkanı Murat Bayrak bulunuyordu. Kemal Derviş'e de bir plaket takdim edildi. ve sıra M/T Maria Jacobsen'in denize kavuşturulmasına geldi.

 

Kemal Derviş, Şeref Sağbaş ve Danimarka Firmasının Sahibi Jens Jakobsen'in gemiye adı verilen kızı Maria Jakobsen ile birlikte halatı kestikten sonra geminin denize inişini seyrediyorlar. Arkada ise firmanın sahibi Jens Jakobsen.. (FOTOĞRAF © TUMPA)

 

Daha sonra, geminin halatı Firma Sahibi Jens Jakobsen'in kızı Maria Jacobsen ve Kemal Derviş ile birlikte kesildi. Maria Jakobsen, halatı kesmeden hemen önce, gemiye hitaben: "Senin adını Maria Jakobsen koyuyorum. Sana şans diliyorum." dedi. Halat kesildi, MARIA JACOBSEN düdük sesleri arasında kızaklar üzerinde denize doğru hızla yol almaya başladı. Kemal Derviş ve beraberindekiler de deniz kıyısına giderek geminin denizle buluşmasını izledi.

...Ve hasret bitiyor: Maria Jakobsen, denize indirildikten hemen sonra...

(Haber ve fotoğraflar ©  Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği'ne aittir)


 

Hit Counter

 

 


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği