Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 

BERLINER MORGENPOST:
PETROL MÜCADELESİ

"Hazar Denizi çevresindeki "siyah altının" pazarlanmasında İran ve Rusya'nın her türlü etkinliğinin engellenmesi isteniyor. Bu nedenle Washington projeye katılacak olan petrol şirketlerini, örneğin Chevron gibi şirketleri sıkıştırıyor ve hatta devlet desteği sunuyor, ancak yöneticiler şimdiye kadar konuya mesafeli yaklaştılar."

ANKARA, 09/07(BYE)--- Almanya'da yayımlanan Berliner Morgenpost gazetesinin 09.07.2001 tarihli sayısında, yukarıdaki başlık altında yeralan Ayhan Bakırdöğen imzalı yorumun çevirisi şöyledir:

Avrupa siyaseti, Azerbaycan ve Hazar Denizi kıyısındaki devletlerde petrol ticareti yapma fırsatını kaçırdı ve oradaki yönetimi tamamen Amerikalılara bıraktı. Oysa Hazar Denizi geniş petrol yatakları nedeniyle OPEC ülkelerine alternatif olarak görülmekte ve "dünyanın petrol istasyonu" olarak anılmaktadır.

ABD Hükümeti, Hazar Denizi çevresinde 18-35 milyar varil olarak tahmin edilen petrolü Bakü'den petrol boru hattıyla Gürcistan üzerinden Türk limanı Ceyhan'a sevketmek isterken, güçlü Amerikan petrol şirketleri daha az masraf nedeniyle İran üzerinden Fars Körfezine bağlantı sağlanmasını destekliyorlar.

Amerikalı siyasetçiler bunu engellemek istiyor. Çünkü Hazar Denizi çevresindeki "siyah altının" pazarlanmasında İran ve Rusya'nın her türlü etkinliğinin engellenmesi isteniyor. Bu nedenle Washington projeye katılacak olan petrol şirketlerini, örneğin Chevron gibi şirketleri sıkıştırıyor ve hatta devlet desteği sunuyor, ancak yöneticiler şimdiye kadar konuya mesafeli yaklaştılar.

ABD hükümetinin şemsiyesi altında bundan bir buçuk yıl önce İstanbul'da yapılan AGİT zirvesinde, Azerbaycan, Türkiye ve Gürcistan Devlet Başkanları Bakü-Ceyhan boru hattı anlaşmasını ve Türkmen doğal gazının boru hattıyla Gürcistan üzerinden Ceyhan'a sevkedilmesi anlaşmasını imzaladılar. Önümüzdeki yıl Bakü-Ceyhan projesinin ayrıntılı planlamasına başlanıp başlanılmayacağına karar verilecek. Eğer her şey yolunda giderse, 1.700 km uzunluğundaki güzergahtan 2005 yılından itibaren günde 1 milyon varil petrol dünya piyasalarına sevkedilecek. Bu gerçekleşinceye kadar Hazar petrolü ve Türkmenistan doğalgazı Çeçenistan'dan geçerek Rusya'nın Novorossiysk limanına pompalanacak ve oradan dev tankerlerle İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından dünyaya sevkedilecek. Şimdi Türkiye Bakü-Ceyhan projesinde baskıyı artırmak için bu iki boğazı koz olarak kullanmak istiyor.

Peki tüm bunların Avrupa ve Almanya'yla ne ilgisi var? Bakü-Ceyhan petrol boru hattı, buradaki piyasalar için ne anlama geliyor? Halen AB ülkeleri petrol ihtiyaçlarının bir kısmını Kuzey Denizi'nden karşılayabiliyor. Ancak bunlar yıldan yıla azalıyor ve bu nedenle OPEC ülkelerinin rezervleri giderek önem kazanıyor. 2010 yılına kadar Yakın Doğu'nun petrol üretimindeki payı yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkacak. Bununla, OPEC ülkelerinin petrol ticareti alanında dünya genelindeki nüfuzu yine artacak. Fiyatları kontrol altına alıp istedikleri gibi yükseltebilecekler.

Hazar Denizi'ndeki ek petrol yatakları, dünya piyasasındaki toplam hacmi yükseltip Avrupa'daki benzin fiyatlarının gevşemesini sağlayabilir. Alman Dışişleri Bakanlığı'ndaki Planlama Kurulu Başkanı Achim Schmillen, "Kuzey Denizi'nde geriye giden petrol üretiminden doğan açığı kapamak için yeni kaynaklar bulunmalı. Yoksa OPEC ülkelerine olan bağımlılık daha da artacak" demektedir. Hazar Denizi'nde yeni açılacak petrol yataklarının Almanya'daki benzin fiyatlarını ucuzlatacağını hesaba katmıyor, ancak buna rağmen benzinde bir istikrar sağlanabileceğine inanıyor.

Bu bağlamda Rusya bir süredir, AB ile Rusya arasında daha yoğun bir enerji alışverişi gerçekleşmesi için, Avrupalı şirketlere Rus taşıma tesislerine yatırım yapmaları konusunda çağrıda bulunuyor. Özellikle Almanya için Rusya ticareti geçtiğimiz yıllarda daha da önem kazandı. Rus petrolünün Almanya'nın toplam ithalatına olan oranı yüzde 26'dan yüzde 32'ye çıktı, doğalgaz sevkiyatıyla birlikte bu pay yüzde 37'ye çıkıyor. 2020 yılına kadar Avrupa'nın toplam doğalgaz ihtiyacının yaklaşık üçte ikisinin Rusya tarafından sevkedileceği tahmin ediliyor.


 (Kaynak: Başbakanlık Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü)

 Hit Counter

 

 


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği