Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 

İSTANBUL BOĞAZINDAN GEÇEN PETROL TANKERLERİ TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK TEHLİKE YARATIYOR

İstanbul’da yaşayan milyonlarca insan, bu tehlikeli deniz geçidinde vukua gelebilecek petrol felaketlerinden endişe ediyor.

Hollanda’da yayınlanan “Het Hinancieele Dagblad” gazetesinde 28 Mayıs 2001 Tarihinde yayınlanan  Han Dirk Hekking adlı muhabir kaynaklı haberin çevirisi.

İSTANBUL- İstanbul Boğası günümüzde dünyanın en yoğun deniz rotalarından biridir. Üstelik, Hazar Denizi petrolünün dünya pazarına taşınmasının başlamasıyla, zaten dar olan bu deniz geçidindeki gemi trafiği ve bu trafiğin getirdiği tehlikeler artacaktır.

Karadeniz’i Marmara'ya ve dolayısıyla Akdeniz'e bağlayan İstanbul Boğazından yılda yaklaşık 50.000 gemi geçmekte olup, bu sayı her yıl Panama Kanalını ve Süveyş Kanalını kullanan gemilerin sırasıyla dört ve üç mislidir.

İstanbul Boğazından geçen gemilerin yüzde onu petrol taşımakta olup, Kazakistan'ın Tengiz petrol sahası ile Rusya'nın Karadeniz'deki limanı Novorossisk arasındaki boru hattı birkaç ay sonra işletmeye açılınca, bu yüzdelik daha da yükselecektir

Bu hat Üzerinden her gün Kazakistan'dan 800.000 varil petrol Novorossisk limanına pompalanacak ve buradan İstanbul Boğazı yoluyla Dünya pazarına taşınacaktır.

T.C. Denizcilik Bakanı Ramazan Mirzaoğlu, Novorossisk limanındaki pompaların çalışmaya başlamasıyla, İstanbul Boğazında gerçek bir tanker konvoyunun oluşacağını düşünmektedir.

Bu tür ifadeler. Boğazın iki yakasına yerleşmiş olan İstanbul halkım endişelendirmektedir Zira, bu metropol kentte yaşayan 12 milyon insan, Boğazda vukua gelmiş olan tanker kazalarım henüz unutmuş değildir. Örnek olarak 1994 yılında Nassia ile Shipbroker isimli iki geminin çarpışmasıyla 20.000 ton ham petrol denize dökülmüş ve İstanbul Boğazı altı gün kapalı kalmıştır.

İstanbul Üniversitesi ekoloji profesörü Bayram Öztürk: "Bu felaketten beş yıl sonra. Boğaz sahilleri hala petrol artıklarıyla kirlenmiş haldeydi ve bu kirlilik bazı yerlerde bugün bile devam ediyor."  Kendisi, bu felaketin çevreye ve ekonomiye verdiği zararı 400 milyon Dolar olarak rakamlandırmaktadır.

Bay Öztürk ayrıca, kısa bir zaman önce, 1999 yılmda Volganeft isimli geminin uğradığı kazadan da bahsetmektedir. Eski ve bakımsız olan bu gemi, "sadece" 4365 ton ham petrol taşırken ikiye bölünmüş ve 1279 ton ham petrol denize dökülerek, İstanbul Belediyesine ait tatlı su haznesine karışmıştı.

Bay Öztürk : "Hazar Denizinden çıkartılan petrolün Dünya pazarlarına nakliyatı için, İstanbul Boğazı doğru olan bir rota değildir." Dedi.

Türk Kılavuz Kaptanlar Birliği sekreteri Bay Cahit İstikbal, bu kadar kötümser olmasa bile, o da durumun gelecekte daha güvenli olmayacağını vurguluyor, Bay İstikbal: "Hazar Bölgesi petrolünün ihracat kapasitesi, 2010 yılında yıllık 212 milyon ton civarında olacak. Bunun anlamı, İstanbul Boğazındaki tanker trafiğinin üç misli artmasıdır."

Böyle bir tanker filosunun İstanbul Boğazından geçmesi, basit bir iş değildir. Bay İstikbal: "Gemilerin 30 Km.lik bir mesafe içinde on iki defa rota değiştirmeleri gerekiyor. Bu gemiler bir sefer seksen derecelik bir dönüş yapmak ve genişliği 700 metre olan bir geçitten geçmek zorunda."

Girintili, çıkıntılı ve dar olan İstanbul Boğazındaki kuvvetli akıntılar, bazı noktalarda deniz seyrini tehlikeli bir olay haline getirmektedir. Bay İstikbal: "Karadenizin seviyesi, Marmara Denizine göre daha yüksek. Bu nedenle sular Güneye doğu akıyor. Yaklaşık olarak yılın 25 gününde görülen kuvvetli bir lodos rüzgarı çıkınca, sular Kuzeye doğru itilmekte ve dolayısıyla tehlikeli akıntılar oluşmaktadır” dedi.

Bu kılavuz kaptan, vukua gelmesine ramak kalmış bir olayı hatırlattı.

"1999 yılında, Spetses isimli tanker 140.000 tonluk ham petrol yüküyle Ege Denizine doğru gidiyordu. Gemi, Yeniköy önlerinde lodos rüzgarına yakalanınca, gerekli olan seksen derecelik dönüşü yapamamış ve kaptan iki demiri denize atarak gemiyi karaya oturmaktan kurtarmıştı. Bu durum İstanbul için büyük bir felaket olabilirdi ve unutmayın ki, Spetses sadece üç yaşında olan yeni bir gemiydi, yani bir hurda değildi."

Bay İstikbal'e göre Türkiye radar kuleleri ve gemilere refakat sistemi için büyük yatırımlar yapmıştı, fakat bu bile yetersiz kalmaktaydı. Bay İstikbal:'"Hurda gemilerden sakınmalıyız. Ayrıca, tehlikeli yük taşıyan gemilere römorkörler refakat etmeli ve gemide bir kılavuzun bulunması zorunlu tutulmalıdır."

Kılavuz kaptanların ve İstanbul'un asıl problemi, Türkiye'nin Boğazlardan geçiş rejimini kendi inisiyatifi ile değiştirememesidir. 1936 tarihli Montrö Sözleşmesine göre, Türkiye boğazlardaki deniz trafiğine serbestlik tanımaktadır.

Gerçi T.C. Hükümeti birkaç yıl önce boğazlardaki geçiş kurallarım bir miktar kesinleştirmiş ise de, deniz hukukuyla ilgili bilirkişiler bu durumun Uluslar arası Denizcilik Örgütünün ortaya koyduğu hükümlerle çelişip çelişmediğini yorumlamaya çalışmaktadır.

Bu konuda esas mesele, Boğazların güvenliğiyle ilgili tanışmalarda T.C. Hükümetinin kendisinin tamamiyle farklı mülahazalar ile ne dereceye kadar etkileneceğine müsaade etmesidir. Türkiye, Azerbaycan'ın Baku kenti ile liman şehri Ceyhan arasında yapılacak olan petrol boru hattı için itici güçlerden birisidir. Bu hat, transit geçiş ücreti olarak Türkiye'ye milyonlarca Dolar kazandıracak ve ayrıca Gürcistan üzerinden Karadeniz yoluyla Boğazlara taşınacak olan petrol miktarını azaltacaktır,

Ankara'nın sorunu, bu hattın en iyimser bir görüşle, ancak 2005 yılında tamamlanmış olacağıdır. Bu süre içinde, tankerler İstanbul Boğazından gelip geçmeye devam edecektir.

İstanbul’daki Marmara Üniversitesi Profesörlerinden Bay Aslan Gündüz'e göre, bu durum geleceği pek pembe renkte göstermemektedir. Bay Gündüz : "Bazıları için İstanbul Boğazı sadece bir geçiş yolu. Fakat bizim için yaşadığımız yer."

Het Hinancieele Dagblad-28 Mayıs 2001 

 

(Hollanda dilinden  Türkçe'ye Çeviri TUMPA Tarafından yaptırılmıştır)

 

 Hit Counter

 

 


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği