|
Tek yol kılavuz kaptan
Radar kulelerinin Boğazlar'da
güvenliği sağlayamayacağını ileri süren uzmanlar, en
etkili yolun 'kılavuz kaptan' olduğunu, bugüne kadar
'pilot'u olan gemilerin hiç kaza yapmadığını söylüyor
PERVİN
KAPLAN
İSTANBUL - Yabancı uyruklu gemilerin Boğazlar'dan radar
sistemi ile geçişi, öngören ihalenin sona ermesiyle
birlikte 'olası tehlikeler' bir kez daha tartışmaya açıldı.
İstanbul ve Çanakkale boğazlarında meydana gelen kazaları
önlemek
için 'insan' unsurunun önemine dikkat çeken uzmanlar, en
etkili yolun 'kılavuz kaptan' almak olduğunu dile getirdi.
Bugüne kadar 'pilot'u olan gemilerin kaza yapmadığını
belirten uzmanlar, "Türk bayraklı gemilere olduğu gibi
yabancı gemilere de kılavuz kaptan zorunluluğunun
getirilmesi için Türkiye uluslararası arenada çalışmalar
yapmalı" dedi.
Atari oyunu değil
Montrö Sözleşmesi'nin imzalanmasından bu yana Boğazlar'dan
geçen ticaret gemileri trafiğinin ve geçen gemilerin tonajının
arttığını, petrol ve türevleri ile kimyasal ve zehirli
maddelerin taşınmaya başladığını hatırlatan uzmanlar,
"Montrö ile ticaret gemileri zaman sınırı olmadan geçiş
serbestisine sahiptir. Ancak artan trafik ve taşınan
maddeler Türkiye'yi tehdit etmektedir. Bu maddenin değiştirilmesi
gerek" diye konuştu.
Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Başkanı Timur İldeniz,
Montrö Sözleşmesi'ne göre yabancı gemilerin kılavuz
kaptan alma zorunluluklarının bulunmadığını belirterek,
"Oysa kaza yapan gemilerin yüzde 85'inin kılavuz
almayanlar olduğu dikkate alınırsa, insan unsurunun önemi
ortaya çıkar. Bu hem daha ucuz, hem de daha güvenlidir"
diye konuştu.
İki Boğaz'ın da dünyanın en tehlikeli kanalları olduğunu
söyleyen İldeniz, "Boğazlar'dan yalnızca petrol taşıyan
tankerler geçmiyor. Amonyak gibi madde taşıyanlar da var. Böyle
bir tanker kaza yaptığında, 25 kilometre çapında bir alanı
ölümle tehdit edecek" dedi.
Radar sisteminin 'kaza riskini sıfına indiren sistem' olarak
sunulmasının hata olduğunu da ifade eden İldeniz,
"Bunu bir atari oyunu gibi değerlendirmenin mantığı
yoktur. Kılavuz kaptanlar, Boğazlar'daki her akıntıyı,
her ani değişikliği bilirler. Radar sisteminde bazen anında
görüntü alamıyor. O zaman kaza olursa, ne olacak?"
diye konuştu.
'Geçiş sınırlansın'
Kılavuz kaptan Cahit İstikbal, ikisinde de kılavuz kaptan
bulunan gemi kazasının olmadığını belirterek,
"Kazaların en büyük nedeni insan hatası ve teknik
donanım arızalarıdır. Teknik arızalarda bile gemide pilot
varsa, kazayı önleyebiliyor" dedi.
Gemi Mühendisleri Odası Başkanı Tansel Timur da, Boğazlar'dan
geçen gemilerin sadece yüzde 30'nun kılavuz aldığını
belirtti. Ne radar sisteminin, ne de kılavuz kaptan zorunluluğunun
Boğazlar'da kaza riskini sıfırlayamayacağını belirten
Timur, "Her gün tonlarca tehlikeli madde Boğazlar'dan
geçiyor. Serbest geçişi sınırlamak gerek" diye konuştu.
İstanbul 3 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulu'nun Boğaziçi'ne sekiz radar kulesinin yerleştirilmesine
'devasa boyutları nedeniyle kentin doğal ve tarihsel yapısını
bozacağı ve Boğaziçi SİT alanı öngörünüm bölgesinde
inşaat yasağı bulunduğu' gerekçesiyle karşı çıktığını
hatırlatan Mimarlar Odası Genel Sekreteri Faruk Soydemir
ise, "Bu kararları biz de savunuyoruz" dedi.
Bizden bu kadar!
Türk Boğazları Gönüllü İzleme Grubu Direktörü Emekli
Büyükelçi İsmail Soysal da, radar sistemi ile kazaların sıfıra
inmeyeceğine dikkat çekti Soysal, "Oysa tek bir kaza
bile İstanbul'u ortadan kaldırabilir. Asıl önemli olan Boğazlar'daki
trafiği azaltmak" diye konuştu.
İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman ise, gemilere sınırlama
getirmenin Montrö'nün iptaliyle mümkün olacağına işaret
etti ve "O zaman da uluslararası deniz hukukunun
kuralları geçerli olur ki, bu da Türkiye'nin aleyhinedir.
Tartışmaları dikkatli yürütmek gerekir" uyarısında
bulundu.
Faciaya kıl payı
Deniz kazaları en çok İstanbul Boğazı'nda oluyor.
1952-1992 arasındaki 444 kazanın 31'i Marmara Denizi, 81'i
Çanakkale Boğazı, 322'si ise İstanbul Boğazı'nda meydana
geldi. İstanbul Boğazı'ndaki iki facia ise unutulmadı.
15 Kasım 1979: Independenta kazasında 43 kişi öldü. Altı
hafta süren yangında Boğaz günlerce kapalı kaldı.
13 Mart 1994: 98 bin ton ham petrol taşıyan Nassia tankeri,
Shipbroker adlı yük gemisiyle çarpıştı. 29 denizci yangında
ölürken, dört gün süren yangında 9 bin ton ham petrol
denize yayıldı.
(Radikal
Gazetesi, 01/11/1999)
|