Arı Hareketi, Amerikan yönetiminin en önemli
birimlerine, tankerlerin İstanbul Boğazı'nı nasıl olumsuz etkilediğini
gösteren bir CD-ROM dağıttı.
Amerikan yönetiminin en önemli
birimlerine, petrol tankerlerinin İstanbul Bağazı’ndaki su ve çevre
yaşamını nasıl olumsuz etkilediğini gösteren bir CD-ROM dağıtıldı.
Beyaz Saray, ABD Dışişleri Bakanlığı,
Kongre ve Washington’daki çeşitli düşünce kuruluşlarına dağıtılan
CD-ROM’larda, ham petrol geçişlerinin kendine özgü bir ekosisteme
sahip olan İstanbul Boğazı’nda yaşamı katledişi sergileniyor.
‘‘Kod Adı SOS’’ isimli etkileyici
yapım, ‘‘Arı Hareketi’’ tarafından hazırlanarak ilgili yerlere
ulaştırıldı.
Yapımda, her yıl dört binden fazla
tankerin İstanbul Boğazı’ndan geçtiği ve son 10 yılda da 150 kazanın
meydana geldiği belirtiliyor. İstanbul Boğazı’ndan geçen 42 milyon
ton yükün 16 milyon tonunu petrolün oluşturduğu ve bu su yolunda bir
zamanlar 160 çeşit balık türü varken, kazalar ve tankerlerin getirdiği
hızlı kirlenme sonucu bugün sadece 26 çeşit balık türünün yaşadığı
ifade ediliyor.
Clinton'ın çevre politikası
CD-ROM’larda, İstanbul’un bir
‘‘tarih ve kültür kenti müzesi’’ olarak korunmasının gereği
vurgulanırken, petrol geçiş trafiğinin azaltılmasının ve kirlenmeye
karşı acilen önlemler alınmasının altı çiziliyor. Bu önlemlerin
alınması ve İstanbul ve Boğaz’ın korunmasının, Rio Zirvesi ve
BM’nin aldığı kararların bir gereği olduğu da kaydediliyor.
Başkan Clinton yönetimi, çevreyi
ilgilendiren konularda gerek ABD’de gerek dünyada önemli adımlar atılması
gerektiğini savunan politikalar uyguladı.
Clinton’ın, Bakü-Ceyhan petrol boru
hattı projesine destek vermesinin nedenlerinden birini ‘‘Boğazlar’dan
geçiş’’ konusu oluşturuyor. Washington, Ankara’nın, Boğazlar’daki
tanker trafiğinin artması konusundaki kaygılarını anlayışla karşıladığını
ifade ediyor.
Arı Hareketi’nin dağıttığı
CD-ROM’ların, Washington’un Boğazlar’dan geçiş konusundaki
duyarlılığını güçlendirmesi bekleniyor.
Geçişi en zor su yolu
Amerikan Enerji Enformasyon Dairesi’nin
son hazırladığı raporda da, İstanbul Boğazı, doğal koşulları
nedeniyle trafik akışının en zor olduğu su yollarından biri olarak gösterildi.
Raporda, Sovyetler Birliği’nin dağıldığı
1991 yılından bu yana Boğaz trafiğinin hızla arttığı ve bunun da
ciddi kaygılara yol açtığı ifade edildi. Raporda, kaygıların, artan
geçiş trafiğinin çevreyi tehdit etmesinden ve güvenlik
tehlikelerinden kaynaklandığına dikkat çekildi.
Raporda, İstanbul Boğazı, dünya petrol
akışına geçiş sağlayan ‘‘boğulma’’ merkezlerinden biri
olarak da gösterildi. Geçiş yollarından herhangi birinin kapanmasının,
dünya petrol fiyatlarını önemli derecede etkileyeceği de belirtildi.
Bu kritik geçiş yolları arasında İstanbul
Boğazı’nın yanı sıra, Bábü’l-Mendep, Panama Kanalı, Malakka Boğazı
ve Süveyş Kanalı gösterildi.