-''HAZAR
PETROLLERİNİN BATI PAZARINA TAŞINMASI: TÜRKİYE'NİN ROLÜ'' KONFERANSI İSTANBUL'DA
BAŞLADI
-DIŞİŞLERİ BAKANI CEM:
''ÇAĞDAŞ TÜRKİYE, AVRASYA'DA LİDER EKONOMİK VE
POLİTİK AKTÖR OLMAYI GAYE EDİNMİŞTİR''
-''TÜRKİYE, BÖLGEDEKİ İSTİKRARA KATKI İÇİN OPTİMAL
KOŞULLARA SAHİP''
İSTANBUL (A.A) - Dışişleri Bakanı İsmail Cem, ''Çağdaş
Türkiye, Avrasya'da lider ekonomik ve politik aktör olmayı gaye edinmiştir''
dedi.
Washington'daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nce
düzenlenen ''Hazar Petrollerinin Batı Pazarlarına Taşınması: Türkiye'nin Rolü''
konferansında konuşan Cem, artık Türkiye'nin misyonunun bir kenar ülke ve Avrupa'nın
sınırıyla belirlenmiş olmadığını belirterek, misyonun, yeni ortaya çıkan Avrasya
gerçeğinde önemli bir rolü olduğunu söyledi.
Cem, eğer dış politika bir güç dengesi üzerine oturuyorsa, bu
dengenin doğasının kesinlikle değiştiğini vurgulayarak, sadece askeri gücün
ülkelerin uluslararası statülerinin temel belirleyicisi olmadığını kaydetti.
Yeni paradigmanın ekonomik güç üzerine oturtulduğunu ifade eden
Cem, dünyanın tamamen bir global pazara dönüşürken tarihi, kültürel ve politik
varlıkların da gelecek yüzyılda bir ülkenin rolünü biçimlendireceğini
belirtti.
-YENİ YÜZYILIN MERKEZİ...-
Dışişleri Bakanı İsmail Cem, bir çok gözlemcinin, yeni
yüzyılın merkezinin Avrasya olacağı konusunda görüş birliği içinde olduklarını
kaydederek, Avrupa ve Asya'nın bir bütün oluşturacağını söyledi.
Soğuk savaş sonrası yeni bağımsız devletlerin ortaya
çıktığını hatırlatan Cem, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya'da ortaya çıkan bu
ülkelerle, Türkiye'nin tarihi, dini ve dilsel ortaklıkları olduğunu, bunun da
Türkiye'ye tarihi ve kültürel boyutta yeni bir uluslararası çevre kazandırdığını
anlattı.
Cem, bu altyapının güçlü bir ekonomik ilişkiler ve politik
işbirliği platformu oluşturduğunu vurgulayarak, bölgede en gelişmiş askeri güç,
en uzun süreli demokrasi ve en dinamik ekonomiye sahip Türkiye'nin, bölgedeki istikrara
katkı için optimal koşullara sahip olduğunu bildirdi.
-HAZAR PETROLLERİ-
Hazar petrollerinin Bakü-Ceyhan Boru Hattı ile dış pazarlara
taşınmasını, Türkiye ve ABD'nin desteklediğini hatırlatan İsmail Cem, bu konuda
çok duyarlı olduklarını bildirdi.
Cem, Hazar petrollerinin Boğazlardan geçirilmesinin yaratacağı
tehlikelere de dikkat çekerek, son 20 yılda yüzlerce kaza olduğunu, 77 kişinin
hayatını yitirdiğini, birçok maddi zarar meydana geldiğini, yılda 450 tankerin
geçiş yaptığını, çevre ve kültürel tehlikenin de bulunduğunu anlattı.
-HAZAR
PETROLLERİNİN TAŞINMASI ...
-ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI AKTAŞ:
-''BÖLGE ÜLKELERİNİN REFAHI İÇİN EKONOMİK VE POLİTİK
İSTİKRARA VE UZUN SÜRELİ KALICI BİR BARIŞA İHTİYAÇ VAR''
İSTANBUL (A.A) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ziya Aktaş, Hazar
bölgesindeki ülkelerin refah için, ekonomik ve politik istikrar ve uzun süreli
kalıcı bir barışa ihtiyaçları olduğunu söyledi.
Aktaş, İstanbul Çırağan Sarayı'ndaki ''Hazar Petrollerinin Batı
Pazarlarına Taşınması: Türkiye'nin Rolü'' konulu konferansta yaptığı konuşmada,
ülkeler arasında barışın sağalanmasında işbirliğinin önemine dikkati çekerek,
bölgede işbirliği için enerjinin tek alan olarak göründüğünü ifade etti.
Aktaş, doğalgaz ve petrolün bölgeden ticaretinin, sadece bölgedeki
kalıcı barış ve istikrara değil, dünyanın diğer ülkelerinin enerji ihtiyacının
giderilmesine de katkıda bulunacağını belirtti.
Türkiye'nin enerji ihtiyacının giderek arttığına işaret eden
Aktaş, bunun endüstrileşme ve kentleşmeden kayanaklandığını kaydetti.
Aktaş, coğrafi konumundan dolayı Türkiye'nin Hazar Denizi'ni
Akdeniz'e, Orta Asya'ya, Balkanlar'a, Ortadoğu'yu Avrupa'ya bağlayan yolda kesişim
noktasında bulunduğunu belirterek, bölgeyi bağlayan tüm deniz ve kara yollarının
Türkiye'den geçtiğini söyledi.
Bölge ülkelerinin dünya enerji pazarına henüz açılmadıkları,
ama yeni pazarlara ulaşmak için ellerinden geleni yaptıklarına dikkati çeken Bakan
Aktaş, Türkiye'nin, bu kaynakların kalkındırılmasının, yeni ve bağımsız ihracat
yollarının yaratılmasına büyük ölçüde bağlı bulunduğunun farkında olduğunu
belirtti.
Doğalgaz ve petrolün dünya pazarlarına ulaştırılmasında şu an
için sadece eski SSCB'deki var olan boru hattının kullanıldığını hatırlatan Bakan
Aktaş, ancak bu hattın sınırlı bir kapasitesi olduğunu vurguladı.
-GÜVENLİ BİR GEÇİŞ ÜLKESİ TÜRKİYE...-
Güvenli ve istikrarlı bir geçiş ülkesi olan Türkiye'nin,
Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesini coğarfi avantajlarından yararlanarak
kalkındırmaya çalıştığını belirten Aktaş, projenin sadece güvenli bir yol
olmakla kalmadığını, petrolün uluslararası pazarlara ihraç edilmesinde çevre ve
maliyet açısından avantajlı olduğunu söyledi.
Aktaş, Bakü-Ceyhan hattının Bakü-Supsa'dan, Bakü-Novorossisk
hattından daha uzun gibi görünse de diğer olumluluklarıyla bu olumsuzluğun
aşıldığını bildirdi.
Öncelikle Bakü-Ceyhan hattının, petrolün dünya enerji pazarına
taşınmasında çeşitlilik sağladığını, ayrıca Türkiye'nin taşınacak petrolün
bir tüketicisi de olduğunu hatırlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ziya Aktaş,
üçüncü olarak Ceyhan terminalinin bir derin su limanı olması itibariyle 300 bin
DWT'luk tankerlerin yükleme yapabilmesine olanak verdiğini kaydetti.
Aktaş, son olarak en önemli unsurun çevre olduğunu belirterek,
Hazar petrolünün Boğazlardan geçirilmesinin, Boğazlarda aşırı bir trafik
yüklemesine neden olacağını belirtti.
-HAZAR PETROLLERİNİN TAŞINMASI ...
-DIŞİŞLERİ BAKANI İSMAİL CEM:
-''BAKÜ-CEYHAN KONUSUNDA ÇOK KÜÇÜK BİR ADIMA DAHA İHTİYAÇ
VAR''
-''BELKİ ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA, BELKİ DAHA DA YAKIN BİR ZAMANDA BU
ADIM ATILABİLİR''
İSTANBUL (A.A) - Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Bakü-Ceyhan Petrol
Boru Hattı konusunda tarafların bir adım daha atmasına ve kararlılığın ortaya
konulmasına ihtiyaç olduğunu bildirdi.
''Hazar Petrollerinin Batı Pazarlarına Taşınması: Türkiye'nin
Rolü'' konulu konferansa katılan Cem, basın mensuplarının sorularını yanıtlarken,
Dışişleri Bakanlığı olarak, Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattının siyaset boyutunda,
stratejik boyutunda çok emek verdiklerini ve bunun gerçekleştirilebilmesi, belirleyici
adımlar atılması için çok kısa bir mesafe kaldığını söyledi.
Cem, ''belki önümüzdeki hafta, belki daha da yakın bir zamanda bu
adım atılabilir'' dedi.
Bu adım konusunda daha açıklayıcı bilgi istendiğinde ise Cem,
''biraz daha tarafların kendilerini bağlaması ve geleceğe dönük yapacaklarını
biraz daha netleştirmeleri gerekiyor. Umarım bu adım da yakında atılır'' diye
konuştu.
Kafkaslar'daki ulaşım projesinde de ABD ile sürekli birlikte
çalıştıklarını kaydeden Cem, bölge ülkeleri açısından stratejik işbirliğine
ABD'nin de katkısı olacağını, dolayısıyla Kafkas ülkelerinin kendi çıkarları
açısından son derece stratejik bir adım atmış olacaklarını kaydetti.
-HAZAR PETROLLERİNİN TAŞINMASI ...
-ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI AKTAŞ:
-''İSTANBUL PROTOKOLÜ BUGÜN İMZALANACAK''
İSTANBUL (A.A) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ziya Aktaş, Hazar
petrollerinin Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattıyla uluslararası pazarlara taşınması
için yürütülen çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, bugün, yapılan
çalışmaların hızlandırılması için bir ilke kararına varıldığını teyid etmek
üzere, bir protokol imzalanacağını bildirdi.
Bakan Aktaş, ''Hazar Petrollerinin Batı Pazarlarına Taşınması:
Türkiye'nin Rolü'' konulu konferansa verilen arada gazetecilere yaptığı açıklamada,
Bakü-Ceyhan projesini Azerbaycan, Gürcistan ve Kazakistan'ın da desteklediklerini
hatırlatarak, bugün imzalanacak protokolün, Türkiye, Azerbaycan ve uluslararası
konsorsiyum şirketi AOIC tarafından sürdürülen çalışmaların devamını ve bu
çalışmaların 3 ayı geçmeyecek bir süre içinde tamamlanmasını içerdiğini
bildirdi.
Daha önce Mart ayı içinde imzalanması planlanan Ülkelerarası
Anlaşma ve Geçiş Ülkesi Anlaşmasına, Anahtar Teslimi Anlaşması ve Ülke Garanti
Anlaşmasının da eklendiğini belirten Aktaş, bu nedenle önceki iki anlaşmanın
imzalanmasının geciktiğini söyledi.
Aktaş, bugünkü protokol imza törenine ABD Başkanı Bill Clinton'un
Hazar Bölgesi Özel Temsilcisi Büyükelçi Richard Morningstar'ın da gözlemci olarak
katılacağını sözlerine ekledi.
-HAZAR PETROLLERİNİN TAŞINMASI ...
-TÜRKİYE VE AZERBAYCAN ARASINDA İSTANBUL PROTOKOLÜ
İMZALANDI
İSTANBUL (A.A) - Türkiye ve Azerbaycan Çalışma grupları
arasında, Azarbaycan Ana İhraç Boru Hattı (Bakü-Tiflis-Ceyhan) ile ilgili İstanbul
protokolü imzalandı.
Çırağan Oteli'nde düzenlenen törende, protokolü Türkiye adına
Çalışma Grubu Başkanı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ziya Aktaş ile Bakanlık
Müsteşar Yardımcısı Metin Eral, Azerbaycan tarafından ise Azerbaycan Petrol Şirketi
SOCAR Başkan Yardımcısı Valeh Alaskarov imzaladılar. ABD Başkanı'nın Hazar
Havzası Enerji Danışmanı Büyükelçi Richard Morningstar da, protokolü gözlemci
sıfatıyla imzaladı.
Protokole göre taraflar, Bakü-Ceyhan ile ilgili bugüne kadar
yürütülen Hükümetlerarası Geçiş Ülkesi Anlaşması ile Anahtar Teslimi ve
Hükümet Garantisi anlaşmalarına ilişkin müzakerelerde sağlanan önemli
gelişmelerden duydukları memnuniyeti belirterek, bu anlaşmaları 3 ay içerisinde
sonuçlandırmak için her türlü gayreti sarfetme konusunda görüş birliğine
vardılar.
Ayrıca taraflar, BOTAŞ'ın Ana İhraç Boru Hattı sistemine ilişkin
anahtar teslimi müteahhit olarak görevlendirilmesi hususunda anlaştılar.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ziya Aktaş, törenden önce
yaptığı konuşmada, protokol ile Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı ile ilgili olarak
sürdürülmekte olan çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek,
çalışmaların kısa sürede sonuçlandırılması yönünde önemli bir adım
atıldığını kaydetti.
-HAZAR PETROLLERİNİN TAŞINMASI ...
-ABD BAŞKANI CLINTON'IN DANIŞMANI MORNINGSTAR:
''HAZAR BÖLGESİ BORU HATLARI, BÖLGEDE BAĞIMSIZLIĞIN ALTYAPISINI
SAĞLAYACAK''
İSTANBUL (A.A) - ABD Başkanı Bill
Clinton'un Hazar Havzası Enerji Danışmanı Richard Morningstar, Hazar petrol boru
hatlarına, ileride bölgedeki ülkelerin bağımsızlığının altyapısını
hazırlayacak ve bölgede istikrarsızlığa karşı güvenlik politikaları oluşturacak
bir yapı olarak baktıklarını belirterek, bunun da ABD, Türkiye ve bölge ülkeleri
için çok önemli olduğunu söyledi.
Richard Morningstar, ''Hazar Petrollerinin Batı Pazarlarına Taşınması:
Türkiye'nin Rolü'' konulu konferansta yaptığı konuşmada, boru hatlarına, Hazar
ülkelerinin pazar ekonomisine dayalı demokratik ülkeler olarak yaşamlarının garanti
altına alınması, bu ülkeler arasında işbirliğinin artırılması, ABD'nin ve
müttefiklerinin enerji güvenliğinin desteklenmesi, ABD ve diğer ülkelerden
şirketlere ilişkin iş fırsatlarının artırılması bakımından önem verdiklerini
bildirdi.
Türkiye'nin coğrafi öneminden kaynaklanan avantajları olduğunu ifade
eden Morningstar, Türkiye'nin bölgede coğrafi, ticari ve kültürel bir köprü
konumunda bulunduğunu söyledi.
Morningstar, Türkiye'de yapılacak seçimin sonuçları ne olursa olsun,
yeni hükümetin de Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nı destekleyeceğine ilişkin
güçlü nedenler olduğunu kaydederek, Türk siyasi liderlerinin, boru hattını ülkenin
güvenlik çıkarları açısından değerlendirdiğini belirtti.
Boru hattının, zengin ve istikrarlı bir grup ülkenin ABD ve Türkiye ile
olan bağlarını güçlendireceğini ifade eden Morningstar, boru hattının ayrıca,
bölge ülkelerinin enerji kaynaklarını kesintisiz bir şekilde dünya pazarına
çıkarmaya olanak sağlayacağını söyledi.
-''BİRLİKTE ÇALIŞMALIYIZ''-
Richard Morningstar, ancak kalkınmakta olan bölge ülkelerinin doğal
kaynaklarının bu yeni ülkelerin pazar demokrasisine geçmesine yetmeyeceğini
kaydederek, ''Bölgede ekonomik ve politik reformların gerçekleşmesi için birlikte
çalışmalıyız'' dedi.
Son zamanlarda Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı'na ilişkin kaydedilen
ilerlemelerden memnun olduklarını dile getiren Morningstar, Türkiye'nin,
''Boğazlar'ın yasal bir yol olmasına karşın çevre ve güvenlik açısından
endişeleri bulunduğunu'' hatırlattı.
Richard Morningstar, ayrıca, Türkiye'nin Bakü-Ceyhan Boru Hattı'nın
ticari açıdan da çekici olabilmesi için yoğun olarak çalıştığını
kaydetti.
Morningstar, Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın yapılmasına ilişkin
çalışmaların sürdürülmesine karşın, Boğazlar'ın güvenliğinin nasıl
artırılacağının da önemli bir sorun olduğunu belirterek, Türkiye'nin kendi
başına seyir güvenliği ve çevrenin korunması konusunda bütün sorumluluğu
taşıyamayacağını, bu konuların Uluslararası Denizcilik Örgütü'nde
tartışılmasının da önemli olduğunu ifade etti.
(Anadolu Ajansı 13/04/1999) |