| IMPA BAŞKAN YARDIMCISI GEOFFREY J.
TAYLOR İSTANBUL’DAYDI!
Dışişleri Bakanlığı’nın daveti üzerine ve 13 Nisan 1999 tarihinde Çırağan
Oteli’nde yapılan “Hazer denizi Petrolü’nin Batı Pazarlarına taşınmasında
Türkiye’nin Rolü” konulu konferansa da katılmak üzere 11/04/1999 Tarihinde
İstanbul’ a gelen IMPA (Uluslar arası Kılavuz Kaptanlar Birliği) Başkan
Yardımcısı Capt. Geoffrey J. Taylor, Derneğimiz yetkilileri ile de bir dizi
görüşmeler yaptı..Darıca’daki Dekaş
Kılavuzluk İstasyonu’nu da gezen J. Taylor
istasyonla ilgili bilgi aldı. İstasyonu çok beğendiğini ve gördüğü en modern istasyon
olduğunu söyledi.

|
Geoffrey J. Taylor Darıca'daki kılavuzluk
istasyonu operasyon merkezi'nde operasyon müdürü Kapt. Bülent Banyocu ve Operasyon
Merkezi Elemanları ile birlikte... |
Geoffrey J. Taylor’un Kapt. Cahit İSTİKBAL’
in sorularına verdiği yanıtlar kısaca şöyle:
- Sayın Kaptan Taylor, Türkiye
’ye bu ilk
gelişiniz. Ülkemizi hakkındaki ilk izlenimleriniz neler?
- Doğrusunu isterseniz ben çok yüksek binalar bekliyordum. Birkaçı dışında
gökdelenlerin olmaması beni mutlu etti. Ayrıca Topkapı Sarayında Müslümanlığa ait
kutsal emanetler yanında diğer dinlere ait kutsal sayılacak tarihi eserlerin bulunması
buranın
değişik dini kültürlerin bir kavşak
noktası olduğunu gösteriyor.
- Topkapı Sarayı’nı birlikte gezdik. Burada en çok sizi ne etkiledi?
- Tabii ki kısa bir zamanda gezdik ancak yine de
oldukça etkilendim. Kaşıkçı Elması ve Topkapı Hançeri
nin adını daha önceden duymuştum. Ancak Vaftizci
Yahya’nın kemiklerinin burada olduğunu bilmiyordum. Ayrıca Topkapı Sarayı’nın
dışında diğer tarihi eserler de etkileyici.
- Kendi konumuza dönersek, IFSMA (Uluslar arası emi Kaptanları Federasyonu) ve IAIN (Uluslararaası Seyir
Enstitüleri Birliği) ile birlikte IMPA nın hazırladığı
ve MSC 71 de tartışılmak üzere IMO’ya sunduğu yazı, “öneriler” kısmındaki bir maddesi yüzünden ülkemizde de tepki topladı.
Biz de bu görüşünüzün teknik bakımdan doğru olmadığı düşüncesindeyiz. Biz bu
hazırlıktan daha önceden haberdar olmak isterdik, çünkü sizinle ortak çalışmalar
yapıyoruz ve üyeniziz. Bu konuda neler diyeceksiniz?
- Evet bu konuyu Çırağan Oteli
’ndeki toplantıda
Türk ve Amerikalı yetkililerle de konuştum. Doğrusu kağıttaki sadece kılavuzlukla ilgili konuları bizim fikrimiz olarak kabul
etmenizdir dedim. Çünkü bu yazıyı tek başına
bizim kurumumuz hazırlamadı. Ayrıca biz bu yazıda ülkeniz lehine çok önemli bazı
konuları tekrar gündeme getiriyoruz ki bunlarda da bütün
gemilerin kılavuz kaptan alması gereği ve bütün gemilerin TUBRAP sistemine uymaları
gerektiğini söylüyoruz. Sizi önceden
bilgilendirmeyi düşündüm ancak sanırım bir
şekilde bu gecikti, o sıralar benim de kızımın rahatsızlığı vardı ve bu işi pek
takip edemedim.
- Peki şimdi Mayıs ortasında yapılacak MSC 71 toplantılarında konu tartışılırken
tutumunuz ne olacak?
- Buradaki görüşmelerimde bana anlattıklarınızdan sonra Türk Boğazlarındaki
mevcut
trafik ayırım sistemine dokunulmaması gerektiği görüşünde olduğumu söyleyebilirim.
Ancak bu tabii benim fikrim. Orada değişik ülkeler var ve bunu onlara da anlatmak ve
ikna etmek durumunuz var. Ayrıca Türk Boğazlarında belli büyüklükte gemilere
römorkörle yedekleme zorunluluğu getirmelisiniz. Özel
romorkör geminin kıçından bir halat alıyor ve dümen ve
makine arızası hallerinde bile etkili olacak şekilde güvenli geçiş sağlıyor. Tabii
romorkör verilince kılavuz kaptan da lalmak zorunluluğu doğal olarak gelecek.
- Kıla
vuzlukla ilgili IMPA’nın sürdürmekte
olduğu çalışmalar neler?
- Şu anda ISPO dediğimiz Kılavuzluk Kuruluşları
için Uluslar arası Standartlar
çalışması içindeyiz. Bu çalışma Mart 2000 de Hawaii de yapılacak olan 15. Genel
Kurulumuzda görüşülerek sonuçlandırılacak ve yayınlanacak. Böylelikle kılavuz
kaptan kuruluşlarının yapılanması ve donanımı konusunda bir standartlaşmaya
gidilebilecek.
- Peki ISPO, IMPA tarafından benimsenmesi amacıyla IMO ya sunulacak mı? Sanırım
böylece daha etkili bir sonuç elde edilebilir.
- IMO ya getirilmesi olayı hayli uzun zaman alan ve formaliteleri olan bir süreç. Bu
konuda şu anda bir karar yok ama tabii genel kuruldan sonra olabilir.
- Şanghay’da yapılan 14
. Genel Kurul’a biz de
katılmıştık ve siz de o genel kurulda yönetim kuruluna seçilmiştiniz.
Hatırlarsanız orada biz de kılavuzlukta rekabet konusunda kendi görüşlerimizi dile
getirmiştik. Rekabetle ilgili IMPA nın resmi görüşü karar olarak da çıkmıştı.
Daha sonra ne gelişmeler oldu?
- Tabii rekabet konusu kılavuzlukta olabilecek bir şey değil. Bu aynı
mahallede
rakip iki polis karakolu olmasına benzer. Sizi
hangisi koruyacak? Nasıl rekabet edecekler? Çünkü konu
doğrudan güvenlikle ilgili.
- Teşekkür ederiz.
Geofrey J. Taylor 13/04/1999 günü İstanbul’dan
ayrıldı. |