Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 
Hukukçu Gözüyle........................................................10 Ekim 2003

 Montrö Anlaşması ve Türk Boğazları

Nilüfer ORAL*   

 

 

Türk Boğazları’ndan gemilerin duraksız geçişi, bilindiği gibi, 1936 yılından beri Montrö Anlaşmasının ön gördüğü şartlar çerçevesinde düzenlenmiştir. Montrö sözleşmesi kendine münhasır, yani benzeri olmayan—hukuk dilinde “sui generis” diye adlandırdığımız bir sözleşmedir. Dolayısıyla Türk Boğazları hukuk açısından başka boğazlara benzemeyen bir geçiş düzenine sahiptir. Pekiyi, bu düzenleme nasıldır?

Montrö Sözleşmesi 29 Maddeden oluşup hem ticari hem harp gemilerinin geçişini düzenler. Ticari gemilerin geçiş şartları sözleşmenin ilk 7 maddesi tarafından düzenlenmiştir. Sözleşmenin 2. Maddesine göre duraksız geçen gemiler, gece ve gündüz, bayrakları ve hamuleleri ne olursa olsa “tam serbest” geçiş hakkına sahiptirler. Tabii, Montrö sözleşmesini çok iyi bilmeyenler 2. Madde’nin “serbest geçiş” sözcüklerine takılıp Türk Boğazlar’ından geçişi açık denizde olan “tam serbest” geçiş hakkıyla karıştırabilirler.

Oysa, Türk Boğazları ne açık denizdir ne de “uluslararası bir su yoludur”. Türk Boğazları, uluslararası bir sözleşmeye tabii olan, Türkiye’nin bir iç su yolu olup ayrıca “uluslararası deniz ulaşımında kullanılan” önemli bir boğazdır.

“Uluslararası su yolu” ile “uluslararası deniz ulaşımında kullanılan su yolu” tabirlerinin ayırımı son derece önemlidir. Mesela, 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesinin Boğazlar kısmında “uluslararası su yolu” kelimesi geçmez çünkü ülkeler kendi karasularında olan boğazlarının “uluslararası” -yani bir “açık deniz” -konumuna getirilmemesine dikkat ettiler. Bu nedenle kelimeleri her zaman çok dikkatle kullanmak gerekiyor.

Eğer Türk Boğazlarından geçiş hakları açık denizlerin “serbest geçiş” hakları ile aynı değilse 2. maddeye nasıl bir anlam vermek gerekiyor?

Yıllar önce, Prof. Dr. Sevin Toluner 1936 yılında toplanan Montrö Konferansının tutanaklarını inceleyerek bu sorunun cevabını önemli bir şekilde aydınlattı. Montrö konferansında Türkiye temsilcilerinden olan Sn. Tevfik Rüştü Aras orada bulunan yabancı delegelere Türk Boğazlarından geçişin “zararsız” olacağını ve Türkiye’nin polis ve idari yetkisini saklı tuttuğunu açıkça beyan etti. Hiç kimse de buna itiraz etmedi. Bunun anlamı, Boğazlardan geçişin “zararsız” olacağı ve Türkiye’nin bunu düzenleme ve denetleme hakkını saklı tutacağıdır. Bu haklarımızı kullanmazlık edersek bunları bir şekilde kaybedebiliriz. 1994/1998 Türk Boğazları Geçiş Tüzüğünün, getirmiş olduğu seyir güvenliğinin öneminin yanı sıra Türkiye'nin kendi yetkisini dünyaya kabul ettirip kullanması da önemlidir..

Bu, Türkiye'nin Boğazlar konusunda her zaman istediği gibi hareket etme hakkına sahip olduğu demek değildir. Türkiye kendisine yakın bir tehdit oluşturmadıkça zararsız geçen gemilerin geçişlerine sebepsiz yere müdahale ederse bu hukukça sakıncalı olur. Ama, yanan bir gemiye, tehlikeli madde sızdıran bir gemiye, ve infilak etmek üzere olan bir gemiye şüphesiz Türkiye müdahale edebilir.

Hukuk açısından zorluk yaratan, duraksız geçiş yapan ve uluslararası standartlara uymayan gemilerin geçişlerini denetlemek ve bunlara geçiş şartlarını uygulamaktır. Kuşkusuz bu durum uzman hukukçuların alanıdır ve Türk Boğazlarından geçiş haklarının değerlendirilmesinin uzmanlar tarafından yapılması muhakkak ki daha sağlıklı olacaktır. Gemilerin geçiş hakları, deniz çevresinin korunması ve güvenli geçiş hukuku karmaşık ve uzmanlık gerektiren konulardır.

Türk Boğazlarını korumak ulusal çıkarımız içindir ve hepimizin görevidir. Bu nedenle Türkiye devletinin de Türk Boğazları gibi tarih boyunca dış siyasetimizde çok büyük bir önemi haiz bir konuda ancak uzmanlara danışarak bir politika oluşturması ve buna göre beyanlarda bulunması daha sağlıklı ve yararlı olacaktır.
 

___________________________________________

Yazarın Diğer Yazıları:

___________________________________________

Bu Yazıya Yorum Ekleyebilirsiniz...

Adınız-Soyadınız:


 


ISIM:
levo
Date:
03-07-2004

YORUM

bogazdan gecen gemileri kontrol altına almamiz gerek cunku bızım kara sularımızdan herturlu kacakcılık yapılıyor


ISIM:
EXELANS BARMEN
Date:
18-04-2004

YORUM

BENCE BİRAZ DAHA BİLGİ YAZABİLİRSİNİZ BU MONTRÖ HAKKINDA


ISIM:
funda coban
Date:
04-04-2004

YORUM

motrö antlaşmasında yer alan 5 yılda bir degiştirilebilme hukmune atfen ileride gundeme gelebilecek boyle bir degişiklik konusunda NATO nun tavrı ne olur başlıklı bir odev hazırlamaktayım.kaynak anlamında yardımcı olabilirseniz sevinirim.zira arastırmalarıma ragmen butunsel bir kaynaga ulaşamadım. yazışma adresim:eylullegelen@mynet.com gazi üni.uluslararsı ilişkiler 3.sınıf ögrencisi


ISIM:
ZAFER
Date:
02-04-2004

YORUM

MADDELERİNİDE EKLESİNİZ DAHA AÇIKLAYICI OLURDU


ISIM:
Date:
28-03-2004

YORUM

biraz daha uzun olabilir


ISIM:
Sefa BİNGÖL
Date:
22-02-2004

YORUM

Ben boğazları,pamuk tarlasının içinden geçen tırlara benzetiyorum.Demir yığını tankerlerin yolaçtığı kirliliğe karşılık,acaba anlaşma devletlerinden 'temizlik'vb. adı altında bir tazminat alınıyormu.Birgün bu devletler bunun hesabını vereceklerdir..orası yol geçen hanı değilllllllllllll.


ISIM:
PINAR TUNÇ
Date:
29-12-2003

YORUM

TURK BOĞAZLARININ TURK DIS POLITIKASINA ETKILERINI MERAK EDIYORUM DAHA AYRINTILI OLURSA SEVINIRIM


ISIM:
ALİ ÖZ
Date:
01-11-2003

YORUM

bana türk boğazlarının hukuki statüsü lazım biraz daha ayrıntılı olabilirmi

 

 

© Nilüfer Oral 2003. İzinsiz kullanılamaz.

 

 Hit Counter


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği