|
YAZARLAR
DENİZCİLİK
SEKTÖRÜNÜN ÖZELLEŞTİRİLMESİ*
Jale Nur ECE
Uzman
Başbakanlık, Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı, Hüseyin Rahmi Gürpınar Sok.
No:2 Çankaya/ANKARA, Fax: 441 14 94, Tel
441 15 00,
e-mail: jnece@oib.gov.tr
GİRİŞ
Dünyada değişen ekonomik şartlar ve
teknolojik gelişmeler deniz ticaretini
de etkilenmiş ve yapısal değişimlere
zorlamıştır. Gemilerin
süratlerinin ve boyutlarının
artması dünyanın bir ucundaki
pazarlara daha kolay
ulaşılması imkanını sağlamış, deniz
taşımacılığı dökme taşımacılıktan
konteyner, ro-ro taşımacılığına doğru
kaymış, yüklerin kapıdan kapıya
taşınmasına olanak sağlayan kara,
deniz ve hava taşımacılığının bir
bütünleşmesi olan kombine taşımacılık
giderek artan bir önem kazanmıştır.
Dünyada konteynır gemilerinin tonajı ve
taşıma hatlarındaki gelişme hızla
artmakta olup, dünya limanlarındaki
konteyner yükleme/boşaltma (elleçleme)
miktarında sürekli bir artış
görülmektedir. 1990 ’dan
günümüze konteyner taşımacılığının
yaklaşık 2,5 kat arttığı görülmektedir.
2012 yılında konteyner sayısının 491
milyona ulaşacağı beklenmektedir (JICA,
2000). Bunun gerçekleşmesi durumunda
konteynerler operasyonlarının hızlı bir
biçimde yürütülmesine uygun modern, alt
ve üst yapısı yeterli donanımlı, etkin
ve verimli hizmet veren limanlar
gerekecektir.
Bugün dünya konteyner trafiğinin % 25’i
Akdeniz koridorunu kullanmaktadır.
Uzakdoğu ülkeleri ile Avrupa ülkeleri
arasındaki uzun mesafe konteyner
taşımacılığı, Doğu Akdeniz, Süveyş
Kanalı, Kızıldeniz üzerinden geçmekte ve
Doğu Akdeniz’de ana liman olarak Malta,
Pire, Limasol, Larnaka, İskenderiye,
Damietta, Port Said, Haifa, Valetta,
Ravenna, Gioia Tauro ve Algeciras
Limanlarından hizmet almaktadır.
Türkiye’nin konteyner yükü genellikle
aktarma gemileri (feeder) ile ana
aktarma limanlarına gelerek buradan
büyük konteyner gemilerine taşınarak
nihai hedeflerine gönderilmektedir.
İhracat ve ithalatta iki aşamada
gerçekleşen taşımacılık zaman kaybına ve
maliyetlerin artmasına neden olmaktadır.
Söz konusu ana aktarma limanları, sadece
bir dağıtım merkezi olarak hizmet
verdikleri aktarma konteynerlerden büyük
kazanç sağlamakta olup, coğrafî konumu,
Asya ile Avrupa arasında bir köprü
konumunda olmasına ve dış ticaretimizin
%91,4'ünün denizyolu ile yapılmasına
rağmen Türkiye konteyner taşımacılığında
dünyadaki gelişmeyi izleyememiş,
limanlarının Akdeniz’deki avantajl ı
konumunu değerlendirememiştir.
Son yıllarda dünya navlun piyasasında
yaşanan kriz ve Deniz Nakliyatı T.A.Ş.
filosundaki gemilerin yaşlı olması ve
teknolojik yönden uygun olmamasının
etkisiyle taşıma verimliliğinin düşük
olması; söz konusu Şirketin hizmet
üretim faaliyetleri açısından olumsuzluk
yaratmış; Türk Deniz Ticaret Filosu ’nun
içindeki payı
gittikçe düşmüştür.
Limanlarımızın ve denizcilik
sektörümüzün ticaretin ihtiyaçlarına
cevap verecek şekilde kendilerini
yönlendirmeleri ve geliştirilmeleri için
en etkin yöntem özelleştirmedir.
Limanların
özelleştirilmesinin başlıca amaçları
Limanların özelleştirilmesindeki başlıca
amaçlar (S.KIKERI; J.NELLIS and
M.SHIRLEY, 1992; M.F.BENNETH, 1988):
a) Kamu sektörünün
payını ve bürokrasiyi azaltmak,
b) Liman
hizmetlerinin etkinliğini ve
verimliliğini artırmak,
c) Liman kolaylıkları
ve kaynaklarının azami kapasite
kullanımını sağlamak,
d) Ulusal ve bölgesel
rekabeti artırmak,
e) Finansal
bağımsızlık sağlamak,
f) Limanları
modern işletme teknikleri ve
uygulamaları ile yönetmek,
g) Piyasa ekonomisi
şartlarına uygun esnek bir tarife yapısı
oluşturmak,
h) Bölgesel ve ulusal
ekonomiye katkıda bulunmak,
ı) Liman üst ve
altyapı yatırım gereksinimlerini
karşılamak,
i) Limanların
teknolojik gelişmelere ayak uydurmasını
sağlamak,
j) Liman sektöründe
yeni ve cazip yatırım olanakları
sağlamak,
k) İstihdam yapısını
güçlendirmek,
l) Limanları rekabet
ortamında ticari esaslara göre işletmek,
m)Uygun çalışma
koşullarını, yüksek ücret, terfi
fırsatları, teşvik sistemini sağlamak,
n) Sanayini
gelişmesini sağlamak.
Liman özelleştirme
stratejileri/limanlara özel sektörün
katılım yolları
Sosyal, siyasi, kültürel gibi unsurlar
ülkelerin idari yapılarının
oluşturulmasında ve yönlendirilmesinde
etkin olmaktadır. Limanların idari
yapıları da her ülkedeki söz konusu
unsurlara göre farklılıklar göstermekte
ve dolayısıyla özelleştirmenin boyutu ve
yöntemleri de ülkelere göre
değişmektedir. (J.G.MATONS, 1989.
Limanların
özelleştirilmesi özel sektörün liman
hizmetlerinin performansına, liman
kolaylıkları operasyonlarına ve
finansmanına direkt katılımıdır. Liman
sektöründe hizmetlerin etkin ve verimli
olarak verilmesi ve ticari
esneklik sağlamak için özelleştirme bir
araçtır. Limanların özelleştirilmesi
stratejilerinde başlıca iki unsur
mevcuttur. Bunlardan birincisi liman
hizmetlerinin etkinliğinin ve
verimliliğin artırılması amacıyla
imtiyaz hakkı, kira sözleşmeleri ile bu
hizmetlerin özel sektör tarafından
yürütülmesi (P.COOK and C.KIRKPATRICK,
1989). İkinci yaklaşım ise limanların
daha fazla ticari esaslara göre
çalıştırılmasını sağlayacak şekilde
yönetilmeleri (yönetim anlaşması) ve
gerekli finasmanın sağlanması amacıyla
özel sektöre transferidir (J.G.MATONS,
1992).
Dünyada kamu
sektörüne ait limanlar idari yapılarına
göre limanların veya rıhtımların hisse
satışı, işçilere hisse satışı, işletme
hakkının devri, yönetim anlaşmaları,
kiralama gibi yöntemlerle
özelleştirilmektedir (F.OTT and K.HARTLEY,
1991).
Limanlara özel
sektörün katılım yolları:
a) Liman ekipmanının
kiraya verilmesi
Liman işleticileri (özel operatörler)
liman işletmesine ait olan ekipmanı
operatörü ile birlikte veya operatör
olmaksızın kiralamaktadır. Antwerp,
Rotterdam gibi limanlarda römorkör,
yüzer vinç, rıhtım vinci gibi belediyeye
ait ekipmanlar kiralanmaktadır.
b) Liman arazisinin
ekipmanlı/ekipmansız kiraya verilmesi
Liman arazisi belirli bir süre için kira
sözleşmesi (concession acts) ile özel
sektöre kiraya verilmektedir. Ancak,
liman arazisi ekipmanlı kiraya
verildiğinde bu yöntemin dezavantajlı
yanı işletici özellikle konteyner
terminalleri için pahalı ekipmana
yatırım yapmakta kaçınmakta ve bu durum
liman trafiğini etkilemekte, uzun
dönemde liman için risk teşkil
etmektedir. Antwerp, Rotterdam gibi
limanlarda özel sektör terminal,
sundurma, istif sahaları vb. kiralamakta
ve elleçleme, depolama operasyonlarını
yerine getirmektedir.
c) Yönetim
sözleşmeleri (Management contract):
Yönetim sözleşmeleri liman ekipmanı ve
arazisinin kiralanması yöntemine
benzemektedir. Ancak, işletici sadece
yönetimden sorumlu olup, herhangi bir
yatırım veya finansman katkısı
yapmamaktadır. Nijerya ’da
Tincan Adasında
konteyner ve roll on/roll of
terminalleri söz konusu yöntemle
özelleştirilmiştir.
d) Liman arazisinin
üstyapı yatırım koşuluyla özel sektöre
kiraya verilmesi
Bu yöntem limanlarda özel sektörün
katılımı açısından en uygun yöntemlerden
biri olmakta ve özel sektörü yatırıma
teşvik etmektedir. Genellikle ihtisas
limanları için kullanılan bir yöntemdir.
Kiralayanın ekipmana yatırım yapması
nedeniyle kira süresi arazinin
kiralanmasından daha uzun süreli
olmaktadır. Amerika Birleşik
Devletleri ’nde
Tacona, İngiltere’de Marsey Docks and
Harbour Şirketleri bu yöntemle
özelleştirilmiştir.
e) Özel sektörün liman yatırımlarının
finansmanına doğrudan katılımı
Liman yatırım finansmanına özel sektörün
doğrudan katılımı liman kolaylıklarının
maliyetinin tespit edilmesi ve yatırım
riskinin azalması açısından avantaj
sağlamaktadır.
f) Yap-işlet-devret modeli (build-operate-transfer)
Liman altyapı yatırımları ve finansmanı
özel sektör tarafından
gerçekleştirilmekte, özel sektör
yatırımını teşvik amacıyla belirli bir
süre limanın işletilmesi özel sektöre
verilmekte, bu süreden sonra mülkiyet
bedelsiz olarak devlete (liman
işletmesine) geçmektedir. Kira süresi
yatırım maliyetleri ve amortisman
sürelerine bağlıdır. Avrupa, Afrika,
Orta Doğu’ nun bazı bölgeleri ve
Asya’daki birçok limanda bu yöntem
uygulanmaktadır. Süveyş Kanalı, Fas’da
Tangier Limanı ve Kanada’n ın
Vancouver limanının bazı terminalleri
için Yap-İşlet-Devret yöntemi
uygulanmıştır.
g) Özel sektör ve
liman otoritesi arasındaki ortak girişim
(joint-venture)
Birçok limanda özel/kamu sektörü
işbirliği sözkonusudur. Fransa ’nın
Roven Limanı hubabat terminalleri Roven
Otonom Limanı, Ticaret Odası ve tarım
sektöründeki çeşitli firmaların liman
hisselerine katılımı ile
özelleştirilmiştir. Zaire’de Kinshasa
konteyner kara terminali için Liman
Otoritesi ve yabancı
denizcilik şirketi ortak girişim
kurmuştur.
Limanların
özelleştirmesinde en uygun stratejinin
belirlenmesi
Limanların özelleştirilmesinde en uygun
stratejiyi belirlemede ulusal ekonomi,
liman kullanıcıları, işçiler, denizcilik
sektörü ve liman işleticisinin amaçları
dikkate alınmalıdır. Limanlar için en
uygun özelleştirme yöntemini seçerken;
özelleştirme programının amaçları,
yönetimin etkinliği, liman
kullanıcılarının ve işçilerinin
ihtiyaçları, liman hinterlandı, limanın
hava, kara ve demiryolu bağlantıları,
liman yöresinin sosyo-ekonomik yapısı,
diğer bölge limanlarına yakınlığı, liman
varlıkları ve liman sektörüne etki eden
diğer faktörler değerlendirilmelidir.
Ayrıca, her bir limanın alt ve üst yapı
ve tesislerinin işletme ve finansman
şartlarını içine alacak şekilde birer
birer tüm fonksiyonlarının incelenmesi,
limanların güçlü ve zayıf yanları ile
fırsat ve tehdit oluşturabilecek
unsurların belirlenmesi gerekmektedir.
Türk Limanları ’nın
başlıca avantajlı ve dezavantajlı
yönleri, söz konusu limanlar için fırsat
ve tehdit oluşturabilecek unsurlar:
Türk Limanları ’nın
başlıca avantajlı yönleri; Ülkemizin
8333 km’yi bulan sahil şeridi ile Asya
ile Avrupa arasında köprü konumda ve
jeopolitik konumu itibariyle
uluslararası ulaşım yolları üzerinde
bulunması, ülkemizin ithalat ve ihracat
taşımalarının yaklaşık %91,4’lük
bölümünün denizyoluyla yapılması
ve yeterli karayolu ve demiryolu
bağlantısının bulunmasıdır.
Türk Limanları ’nın
başlıca dezavantajlı yönleri; Uzun
vadeli ve istikrarlı bir ulusal ve
uluslararası liman politikasının
olmaması, mevzuatın ihtiyaca cevap
verememesi ve güncel olmaması, Liman
Devleti Kontrol mekanizmasının yetersiz
olması, limanların yönetiminde çok
başlılık, yatırım gereksinimi, finansman
ihtiyacı, altyapı ve üst yapı
yetersizliği, limanların uluslararası
standartta olmaması, liman hizmetlerin
etkin ve verimli olmaması, etkin
pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinin
olmamaması, düzenli bir bilgi akışını
sağlayacak Elektronik Veri Aktarımı (EDI)
Sisteminin olmaması, esnek bir tarife
yapısının olmaması, kapıdan kapıya
taşımacılık sisteminin yetersizliği,
büyüyen gemileri alabilecek rıhtım
sayısının ve derinliklerin yetersiz
olmasıdır.
Türk Limanları için fırsat
oluşturabilecek unsurlar; Karadeniz ’e
kıyıları olmayan yeni Cumhuriyetlerin,
Akdenizde ve Kızıldeniz ile Basra
Körfezin’de kıyıları bulunmayan Ortadoğu
ülkelerinin mallarının Türkiye üzerinden
taşınmalarının sağlanması, Orta Asya
Cumhuriyetleri ile yapılacak ekonomik
işbirliğinin Karadeniz Limanları’nın
potansiyalinin artırması, Akdeniz’de
Bakü-Ceylan petrol boru hattının
gerçekleşmesi, GAP Projesi’nin
getirebileceği üretim artışları, bu
bölgedeki limanların bir transit limanı
olma özelliğine sahip olması nedeniyle
Irak’a uygulanan ambargonun kalkması
ile yük tarfiğinin artması, kruvaziyer
yolcu taşımacılığının artması,
Limanlarımızın ana aktarma limanı (hub-port)
ve dağıtım merkezi konumuna gelerek
bölge limanları ile rekabet gücünün
artması, liman hinterlandında
sanayileşme, limanların gelişmesinin yan
sanayii geliştirmesi ve istihdamı
artırmasıdır.
Türk Limanları için tehdit
oluşturabilecek unsurlar; Liman
kullanıcıların ve gemi işleten
firmaların daha iyi hizmet veren ve daha
az bürokratik işlemlere sahip diğer
bölge limanlarını tercih etmesi,
konteyner gemilerindeki gelişmeler
karşısında limanlarımızın yetersiz
kalması, gelecekte konteyner destek
hizmetlerinin (tamir, bakım, nakliye,
paketleme vb.) önem kazanması ile
limanın bu gelişmelere ayak uyduramaması
halinde rekabet şansının azalması,
Türkiye ’nin
güney kıyılarında
konteyner terminali inşaasının
yapılmasının limanların rekabet şansını
azaltması, limanların önümüzdeki 10-15
yıl içerisinde artacak olan özellikle
konteyner trafiğine cevap verecek
yeterli altyapı ve üst yapı yetersizliği
ve çevresel etkilerdir.
Yapılacak incelemelerin sonuncunda liman
bazında en uygun özelleştirme yöntemi
seçilmelidir. Limanlarımız işletme
hakkının devri dışında hizmetlerin
kiralanması, yönetim sözleşmeleri, özel
sektör ve kamu arasındaki ortak girişim,
özel sektörün finansmana doğrudan
katılımı, Yap-İşlet-Devret
yöntemleri ile de özelleştirilebilir.
Yap-İşlet-Devret yöntemi direkt bir
özelleştirme yöntemi olmamakla birlikte
liman sektörüne özel sektörün katılımı
açısından bir tür özelleştirme
sayılabilir. Limanların
özelleştirilmesinde dikkate alınması
gereken diğer hususlar; istihdam kaybına
ilişkin sosyal boyutunun dikkate
alınması, liman işletmeciliğinin sağlık
ve güvenlik kuruluşları, ülkenin dış
ticaret politikası, maliye politikası
gibi çeşitli unsurlardan oluşan özel bir
sistem olarak ele alınması gereklidir.
Sistemin başarıya kavuşturulması kamuya
ait liman kolaylıklarının özel sektöre
transferinde potansiyel yatırımcılar
için kısıtlamaları kaldıracak veya
azaltacak gerekli yasal düzenlemelerin
yapılması ve bunlara etkinlik
kazandırılması ile mümkündür.
Ayrıca liman özelleştirme programının
amaçları ülkelerin ticaret ve ulaştırma
amaçlarına uygun olmalıdır.
Dünya ’da
limanların
özelleştirilmesi uygulamaları
Son yüzyıl içerisinde dünyada özel
sektör tarafından işletilen limanlar
özellikle İngiltere ve Birleşik
Devletler gibi Anglo-Sakson ülkelerinde
yaygınlaşmıştır. Limanların
özelleştirilmesi eğilimi Afrika dışında
Latin Amerika, Doğu-Batı Avrupa, Asya,
Avustralya, Yeni Zellanda gibi çeşitli
ülkelerde artmaktadır. UNCTAD, Ports
Newsletter, 1991). Dünya ’da
başlıca liman özelleştirme uygulamaları
aşağıda verilmektedir (Port Development
International, December-January, 1993):
Avrupa’da başlıca liman özelleştirme
uygulamalarına baktığımızda, Belçika’nın
Antwerp ve Hollanda’nın Rotterdam ve
Amsterdam limanlarında liman altyapısı,
doklar ve bir kısım liman ekipmanının
mülkiyeti belediye liman otoritesine ait
olup, liman yönetimine belediyeler
hakimdir. Yönetime yerel bakanlıklar ve
eyalet hükümetinin katkısı
bulunmaktadır. Liman arazisi özel
operatörler (yükleme-boşaltma firmaları)
tarafından kısa veya uzun dönemli
kiralanmakta olup, bu operatörler
üstyapı yatırımlarını yapmakta,
yükleme-boşaltma operasyonlarını ve
pazarlama faaliyetlerini yürütmektedir.
Devlet sadece liman altyapı
yatırımlarına katkıda bulunmaktadır.
Ayrıca, özel operatörler liman alanında
ulaştırmaya ilişkin faaliyetlerde de
bulunabilir (M.F.BENNETH, 1988). İsveç
liman otoritesi Göteburg İskandinavya’
nın en büyük limanı olup, 1985’de özel
bir kuruluşa verilmiştir (R.Op De BEECK,
1992). İngiltere’de Belediyeye ait 70
kamu limanından fazla liman “Trust Port”
adı altında birleştirilmiş olup,
(Londra, Dover, Midway, Aberdeen,
Bristol ve Portsmouth) bunlardan
bazıları özelleştirilmiştir (British
Government Studies Privatization, in
Lloyd’s List, January 26, 1990).
Almanya’da HHLA konteyner terminali
özelleştirilmiştir. İtalya’da La Spezia
Container Terminali özelleştirilen
limanlardan biri olup, Cenova liman
otoritesi liman arazisinin çoğunu özel
operatörlere kiraya vermiştir. (Ports
Report, Lloyd’s List, 1991). Finlandiya’
nın belediyeye ait Loviisa, Oulu, Kemi
ve Tornio limanlarının hisselerinin çoğu
özel sektöre verilmiştir. Finlandiya’da
ikinci ve üçüncü limanları olan ve
Finlandiya’ nın % 40’ dan fazla ihracat
potansiyeline sahip Kotka ve Hamina’da
özelleştirilmiştir. Fransa’da
Bordo, Dunkirk, Le Havre, Marsilya,
Nantes, St. Nazarie ve Roven gibi 6
otonom limanın operasyonlarının
etkinliğinin artırılması amacıyla kiraya
verilmesi düşünülmektedir. Constanta
Limanı’n ındaki
liman hizmetleri özel sektöre belli süre
ile kiraya verilmiştir (Privatization
International, May 2000).
ABD ’
de limanlar genelde belediye’ye ait
olmaktadır. New York Limanında çok
sayıda denizcilik şirketleri tarafından
işletilen konteyner terminali
bulunmaktadır. ABD’de rıhtımların
% 49’u kamuya, % 51’i ise
özel sektöre aittir.
Güney Amerika’da liman özelleştirme
uygulamaları ise; Arjantin Liman
Otoritesi Buenos Aires Limanın 6
terminalinin 20-25 yıllık kiraya
verilmesi ve diğer önemli limanlarının
da imtiyaz anlaşması yoluyla
özelleştirilmesini planlanmaktadır (A.Estache
and J.Carbajo, 1996). Meksika Hükümeti
1992 yılında Puertos Mexicanos’u işletme
hakkı devri ile 1993’de de diğer
limanlarını özelleştirmeye başlamıştır (Googrich
R.Asociados, Law Firm, 2001).
Brezilya’da Rio Grande limanı yeni
konteyner terminalinin liman
hizmetlerinin işletilmesi bir denizcilik
şirketine beş yıl süre ile verilmiştir.
Şili’de yük trafiğinin toplam %90’ ını
içeren 5 ana liman işletme hakkı devri
ile özel sektöre devredilmiştir. (J.A.
Sabatino Pizzolante, 1993).
Asya ’da
birçok ülkede devlete olan yükü
azaltmak, ekonomilerine daha fazla katkı
sağlamak, limanlarda etkinlik ve
verimliliği artırmak ve limanları
geliştirmek amacıyla özel sektör ve kamu
işbirliği başlamıştır (UNCTAD, 1991).
Asya ’da
en büyük özelleştirme uygulaması
Malezya’da gerçekleştirilmiş olup,
devlete ait limanların tamamına yakını
özelleştirilmiştir. Kelang konteyner
terminalinin 1986 yılında % 51 hissesi
satılarak özelleştirmeye ilk adım
atılmıştır. Kalang limanının geri kalan
hisseleri ve diğer limanlar da
özelleştirilecektir. Çin’de Shanghai
Liman Otoritesi, Hong Kong limanı
konteyner terminalinin % 50 hissesi Hong
Kong uluslararası terminal şirketine
satılmış olup, Hong Kong limanının tüm
alt yapısı özel sektör tarafından
sağlanmakta ve operasyonlar uzun dönemli
kira anlaşmaları ile özel sektör
tarafından yürütülmektedir. Hindistan’da
Cochin liman işletmesi limanını
geliştirmek için yabancı şirket ile
ortaklık kurmuş olup, Calcutta
limanındaki liman hizmetlerinin özel
sektöre verilmesi planlanmaktadır.
Tayvan’da özelleştirme konteyner
terminallerinden başlamış olup, diğer
limanların özelleştirilmesi
düşünülmektedir. Japonya’da tam
teçhizatlı ve gelişmiş rıhtımlar
denizcilik firmalarına kiraya
verilmiştir. Güney Kore’nin başlıca 27
limanı işletme haklarının devri yöntemi
ile özel sektöre tranfer edilecektir.
Filipinler’de Manila Uluslararası
Konteyner Terminalinin operasyonları
1988’de sözleşme ile özel sektöre
devredilmiştir. Bu ülkelerde
özelleştirme sonrası verimliliğin %15-20
arttığı görülmektedir (Hans J.Peters,
2001).
Avustralya’n ın
Portland, Geelong ve Hasting Limanları
işletme hakkı devri yöntemi ile
özelleştirilmiştir.
Türkiye ’de
limanların
özelleştirilmesi
a) Türk Limanları ve
Kıyı Tesisleri
8333 km'yi bulan sahil şeridinde, küçük
çapta olanlar hariç, yaklaşık 300 adet
kıyı tesisi bulunmaktadır. Yapı
şekillerine ve fonksiyonlarına göre;
liman, iskele, yat, marina, balıkçı
barınağı ve çekek yeri şeklinde olan bu
tesislerden; demiryolu ile bağlantılı
olmayan Trabzon, Güllük, Dikili, Ceşme
ve Kuşadası limanları Türkiye Denizcilik
İşletmeleri A.Ş., demiryolu ile
bağlantılı Haydarpaşa, Derince,
Bandırma, Samsun, İzmir, Mersin ve
İskenderun Limanları Türkiye Cumhuriyeti
Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü
(TCDD), diğer limanlar ise ait
oldukları kamu kurumları, belediye ve
özel idareler, kooperatifler tarafından
işletilmektedir. Türk limanları arasında
konteyner elleçlemesi TCDD limanları ile
İzmit Körfezi ve Ambarlı ’daki
özel liman ve iskelelerden yapılmaktadır.
(Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı,
Deniz Ulaştırması Raporu, 2000).
b) Yasal durum
Türkiye ’de
limanların özelleştirilmesi “4046 sayılı
Özelleştirme Uygulamalarının
Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun” kapsamında
gerçekleştirilmektedir. Söz konusu
Kanun’un 15 inci maddesi’nin (B)
bendine göre limanlar “Kuruluşların bir
bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve
hizmet üretim birimlerinin mülkiyet
hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel
karşılığında belli süre ve şartlarla
işletilmesi hakkının verilmesi olan
işletme haklarının verilmesi veya
kiralanması ve mülkiyetin devri
dışındaki benzer diğer yöntemlerle
özelleştirilebilir”. Bahsi geçen
Kanun’un 37. Maddesinin a) bendine göre
Limanlar hakkında mülkiyetin devri
suretiyle özelleştirme yapılamaz ve
Limanların, mülkiyetin devri dışındaki
yöntemlerle özelleştirilmelerinden Türk
uyruklu gerçek ve tüzel kişiler
yararlanabilir ve yabancı sermaye payı
%49’u geçemez.
c) Türkiye’de özelleştirme uygulamaları
i) Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.
Antalya, Tekirdağ, Rize, Ordu, Giresun,
Sinop ve Hopa Limanlarının işletme
hakkının 30 yıl süreyle özel sektöre
devredilmesine ilişkin açılan ihale
sonucunda Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun
13.04.1997 tarih ve 97/13 say ılı
kararı ile satış onayı verilmiş olup,
Antalya Limanı dışındaki diğer
limanların devri 1997 yılında
tamamlanmıştır. Antalya limanının
işletme hakkı ise 1998 yılında 30 yıl
süreli özel sektöre devredilmiştir.
Özelleştirme Yüksek
Kurulu ’nun
18.9.2000 tarih ve 2000/67 sayılı
Kararı ile de Çeşme, Marmaris, Dikili,
Kuşadası ve Alanya Limanlarının 30
yıllık işletme haklarının satışa tabi
varlılarla birlikte devrine karar
verilmiştir. Söz konusu Karar
doğrultusunda Alanya ve Marmaris
Limanlarının işletme hakları
devredilmiş, Kuşadası, Çeşme ve Dikili
Liman ihaleleri alıcı firmaların
yükümlülüklerini yerine getirmemesi
nedeniyle iptal edilmiştir.
23 Haziran 2000
tarihinde yapılan ihale sonucunda ise
Trabzon Limanı için tek teklif
geldiğinden söz konusu liman ihalesi
iptal edilmiştir. ÖYK ’nın
10.08.2001 tarih ve 2001/46 sayılı
Kararı ile Trabzon Limanının işletme
hakkının 30 yıl süreli Trabzon Valiliği
İl Özel İdaresine devrine karar verilmiş
ancak konuya ilişkin açılan davada
Trabzon İdare Mahkemesi yürütmeyi
durdurma kararı almıştır.
ii) Deniz Nakliyatı T.A.Ş.
Deniz Nakliyat T.A.Ş. ’nin
deniz taşımacılığı faaliyetleri
ağırlıklı olarak Türkiye Limanları ile
yurtdışı limanlar arasındaki liner
taşımacılığı, Ro-Ro ve dökme yük
taşımacılığı faliyetlerinden
oluşmaktadır.
Deniz Nakliyat T.A.Ş. YPK’nun 25.11.1993
tarih ve 93/35 sayılı kararı ile
özelleştirme kapsamına ve 24.11.1994
tarih ve 4046 sayılı Kanun’un geçici 11.
Maddesi ile de özelleştirme programına
alınmıştır.
Deniz Nakliyat T.A.Ş.’de bulunan
%99,9973 oranındaki kamu payının
satışına ilişkin olarak Eylül 1999’da aç ılan
üçüncü ihale sonucunda şirket
hisselerinin 59.000.000 ABD Doları
bedelle, Armatörler Ortak Girişim Grubu
üyelerinin ihale şartları belgesi
çerçevesinde kuracağı anonim şirkete
satışına karar verilmiştir.
Özelleştirme Yüksek
Kurulu ’nun
03.03.2000 tarih ve 2000/16 sayılı
kararına istinaden kurulan Armatörler
Denizcilik Nakliyat A.Ş. ile
Özelleştirme İdaresi arasında Hisse
Satış Sözleşmesi 24.03.2000
tarihinde imzalanmıştır. Grubu ü
iii) Türkiye Gemi Sanayii A.Ş.
17 Ağustos 1999
tarihinde Marmara Bölgesinde meydana
gelen deprem sonucunda Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı (DKK) ’na
ait Gölcük Tersanesinin büyük hasar
görmesi sebebiyle, Deniz Kuvvetleri
Komutanlığının tersane ihtiyacının
karşılanması amacıyla ÖYK’nın 12.10.1999
tarih ve 99/71 sayılı Kararı ile Türkiye
Gemi Sanayii A.Ş.’ne ait Pendik ve
Alaybey tersaneleri Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı’na devredilmiştir.
Yüksek Denetleme Kurulu’nun Şirket
Camialtı ve Haliç Tersanelerle ilgili
satış dışı alternatiflerin de
geliştirilerek bir an önce
özelleştirilmesi ve Gemi Sanayi A.Ş.’nin
tasfiyesi için gerekli çalışmalara
süratle başlanılması temennisi ile
İstanbul Üniversitesi ve İstanbul
Valiliğinin talepleri de dikkate
alınarak, ÖYK’nın 18.04.2000 tarih ve
2000/34 sayılı Kararı ile Türkiye Gemi
Sanayii A.Ş.’ne ait Haliç ve Camialtı
Tersanelerinin, 4046 sayılı Kanun’un 2.
maddesinin (i) bendi çerçevesinde Haliç
ve Camialt ı
tersanelerinin kapatılmasına, Camilatı
tersanesinin bulunduğu taşınmazların
mütemmim cüzleriyle birlikte İstanbul İl
Özel İdaresine, Haliç tersanesinin
bulunduğu taşınmazların ise mütemmim
cüzleriyle birlikte İstanbul
Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve
İşletmeciliği Enstitüsüne tahsisi
edilmesine karar verilmiş, ancak ÖYK,
28.02.2001 tarih ve 2001/21 sayılı
Kararı ile sosyal boyutlarda
karşılaşılan güçlükler nedeniyle, bahse
konu tesislerde çalışanlar hakkında bir
düzenleme yapılıncaya kadar 2000/34
sayılı Kararın uygulanmamasına ve bu
tesislerin normal faaliyetlerinin
devamına karar vermiştir. Bu arada,
Türkiye Liman Dok Gemi Sanayii İşçileri
Sendikası tarafından Haliç ve Camialtı
tersanelerinin kapatılmasına ilişkin
2000/34 sayılı Kararın iptali ve
yürütülmesinin durdurulması talebiyle
açılan davada Mahkeme yürütmeyi durdurma
kararı almıştır.
Şirketin karlı ve
ekonomik faaliyet göstermeyerek her
geçen yıl zararının artması ve kamu
kaynaklarının verimsiz kullanımına neden
olması hususları ile Şirketin
kapatılmasına ilişkin ÖYK Kararının
uygulanamaması, Şirketin halen
faaliyetlerine büyük ölçüde Türkiye
Denizcilik İşletmeleri A.Ş.(TDİ) ’ye
ait gemilerin bakım
ve onarımını gerçekleştirerek devam
etmesi ve TDİ ile Şirketin sektörel
yakınlıkları da göz önünde
bulundurularak, 4046 sayılı Kanunun
ilgili hükümleri çerçevesinde Şirket
tüzel kişiliğinin sona erdirilerek TDİ
ile birleştirilmesine Başkanlık
Makamının 07.02.2002 tarih ve 123 sayılı
Oluru ile karar verilmiştir.
iv) Deniz İşletmeciliği ve Tankerciliği
ve Tankerciliği A.Ş. (DİTAŞ)
Özelleştirme Yüksek Kurulu ’nun
9.04.1999 tarih ve 99/24 sayılı kararı
ile Deniz İşletmeciliği ve Tankerciliği
A.Ş .’nin satış,
kiralama, işletme hakkının verilmesi,
mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi,
gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine
uygun sair hukuki tasarruflar
yöntemlerinden birinin veya birkaçının
uygulanması suretiyle özelleştirilmesine
karar verilmiştir. Söz konusu Şirketteki
İdare hisselerinin blok olarak satışı
için özelleştirme hazırlık çalışmaları
devam etmektedir.
Sonuç ve
değerlendirme
21. yüzyılın taşıma anlayışı, kapıdan
kapıya taşımacılık şekline dönüşmüş
olup, alt taşıma sistemleriyle
bütünleşen bir taşıma zinciri olan
kombine (çoklu) taşımacılık tarzı
Türkiye ’yi
limanlar ve diğer
ulaşım altyapısı yönünden
etkileyecektir. Limanlarımız önümüzdeki
10-15 yıl içerisinde artacak olan
konteyner trafiğine cevap verecek
yeterli altyapı ve üst yapıya sahip
olmamakta, gelişen teknolojiye ve taşıma
şekillerine zamanında ayak
uyduramamakta, limanlarımızın rasyonel
ve çağdaş işletmecilik esasları
içerisinde etkin ve verimli olarak
çalıştırılamaması nedeniyle liman
hizmetleri zamanında ve gerektiği
şekilde verilememekte, dünya
standartlarında çalışamamakta ve
dolayısıyla bölge limanları ile rekabet
şansı düşük olmaktadır.
Limanlarımızın gelişen teknoloji ve
taşıma şekillerine ayak uydurarak ülke
ekonomisine daha fazla katkı sağlaması
için Türkiye ’nin
ithalat ve ihracat yüklerinin etkin,
verimli, güvenilir ve hızlı
olarak elleçlenmesini sağlayacak şekilde
geliştirilmesi, modernleştirilmesi,
kapasitelerinin arttırılması, transit
taşımacılık trafiğinin geçiş koridoru
olma özelliğini kazanması, Akdeniz
üzerinden yapılan taşımacılıkta Mersin
ve İzmir limanlarının bölge limanlarıyla
rekabet edebilecek bir ana aktarma
limanı ve dağıtım merkezi konumuna
getirilmesi, Orta Asya Cumhuriyetleri
ile yapılacak ekonomik işbirliği
çerçevesinde ülkemizin bu alanda daha
etkin bir rol üstlenme amacına yönelik
olarak Karadeniz limanlarımız
geliştirilmesi gerekmektedir.
Limanlarımızın ticaretin ihtiyaçlarına
cevap verecek şekilde kendilerini
yönlendirmeleri ve geliştirilmeleri için
en etkin yöntem özelleştirmedir.
Son yıllarda artan konteyner trafiğine
paralel olarak deniz taşımacılığında
önemli bir paya sahip ve uluslararası
ticaret için lojistik bir platform olan
Türk Limanlarının özelleştirilmesi ile
liman operasyonlarının etkinliği ve
verimliliği artacak, üst ve alt yapı
yatırım gereksinimleri karşılanacak,
limanlar çağdaş işletmecilik anlayışı ve
ticari esaslara göre işletilecek, ve
bunun sonuncunda da Türk Limanlarının
bölge limanları ile rekabet şansı
artacak olup, limanlar bölgesel ve
ulusal ekonomiye daha fazla katkı
sağlayacaktır. Ayrıca, özelleştirme
limanların rekabet koşullarında
işletilmesini sağlayacak tranfer ve
ekonomi fonksiyonlarında olması gereken
şartların daha iyi yerine getirilmesini
sağlayacaktır. Liman hinterlandında
sanayinin gelişmesi ile limanın sanayi
fonksiyonu da işlerlik kazanacak olup,
bölgesel ekonomi gelişecek ve istihdam
artacaktır.
REFERANSLAR
-
BENNETH M.F,
Privatization in the Port Sector,
Second Australian Port Harbour and
Offshore Engineering Conference,
Brisbane, 25-27 October, 1988.
-
BÖS Dieter,
Privatization, A Theoretical Treatment,
New York, Oxford University Press,
1991.
-
COOK P. and
KIRKPATRICK C., Privatization in Less
Developed Countries, Worchester,
Billing&Sons, 1989, 2nd Edition.
-
De BEECK R.Op,
Comparative Port Management, Syllabus
Academic Course APEC, Belgium,
1992-1993.
-
Estache Antonio and
Carbajo Jose, Competing Private Ports,
Lessons from Argentina, December
1996.
-
Goodrich Riquelmey
Asociados Law Firm, Transportation-Privatization
of Hihgways, Railroads, Airlines,
Airports and Ports, internet, 2001.
-
Japan International
Cooperation Agency (JICA) ’nın
Ulusal Liman Geliştirme Master Planı,
2000
J.G.MATONS,
Transportation Research Forum on
Privatization and the Private
Financing of Ports, 1989.
KIKERI S.; NELLIS
J. and SHIRLEY M., Privatization, The
Lessons of Experience, Washington,
World Bank Publication, 1992.
Lloyd ’s
List, British Government Studies
Privatization, , January 26, 1990.
Lloyd’s List , Ports Report, Italy
turns to privatization, , April 25,
1991
MATONS J.G, Privatisation and the
Private Sector in Ports, Challenge of
Port Competition Seminar, Kuala
Lumpur, Malaysia, August 10-17, 1992.
OTT F. and HARTLEY K., Privatization
and Economic Efficiency, A Comparative
Analysis of Developed and Developing
Countries, Worchester, Elgar
Publishing Ltd, 1991.
Özelleştirme Uygulamalarının
Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair 4046 sayılı Kanun
PETERS, Hans J., Private Sector
Involvement in East and Sotheast Asian
Ports, An Overview of Contractual
Arrangements, internet, 2001)
Port Development International, A
World Survey for Port Privatization,
December-January, 1993.
Privatization International, Thomson
Financial, Issue no:14, May 2000.
SABATINO PIZZOLANTE J.A.,
Privatization in Latin America in
Ports and Harbours, Vol 38, No 1,
January-February, 1993
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı,
Ulaştırma Özel İhtisas
Komisyonu, Deniz Ulaştırması Alt
Komisyon Raporu, 2001.
Türkiye’de Özelleştirme, T.C.
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı, Basın ve
Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı
Yayını, 24 Nisan 2001
UNCTAD, Ports Newsletter, No:6,
November, 1991
*
8 Mart 2002 Tarihinde İstanbul Hilton
Otelinde yapılan ve DTO Tarafından
düzenlenen "Özelleştirme Stratejileri
Paneli" nde sunulmuştur.
| |
- ISIM:
- ARİF ÖZLER
- Date:
- 10-09-2004
YORUM İZMİT KÖRFEZ DERİNCE GÜMRÜK YANINDA BULUNAN TAPU KAYDI : 50 ADA 74 PAFTA 102 VE 106 PARSELDE BULUNAN LİMAN VE İKİ FABRİKAMI SATIYORUM. İLGİLENEN TÜZEL KİŞİLERE DUYRULUR
- ISIM:
- Date:
- 08-07-2004
YORUMYorumunuzu buraya yazın
- ISIM:
- mehmet
- Date:
- 23-06-2004
YORUMbakgibi
- ISIM:
- Date:
- 20-06-2004
YORUMYorumunuzu buraya yazın
- ISIM:
- ZEYNEP MOR
- Date:
- 16-06-2004
YORUMYorumunuzu buray a yazın
ACİLL......
İZMİT KÖRFEZİ HAKKINDA ACELE TEZİM İÇİN BİLGİYE İHTİYACIM VAR
1.KÖRFEZİN TANIMI
2.ETRAFINDAKİ İLLER
3.BULUNDURDUĞU LİMANLAR
YARDIMLARINIZI BEKLİYORUM zeynepmor@mynet.com |
|