İSTİNYE DERESİNİN İSTANBUL BOĞAZI’NA TAŞIDIĞI KİRLİLİK*
F.
YONSEL, C. BİLGİN, C. GÜLŞEN
İ. T. Ü. Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi
Deniz Teknolojisi Mühendisliği Bölümü
80
626 Maslak-İstanbul
|
ÖZET
Araştırmalarımızda
pilot bölge olarak seçilen İstinye Koyu İstanbul
Boğazının en korunaklı koyudur. Uzun yıllar
dok ve gemi inşaa tesislerine ev sahipliği yapmıştır.
Bu süreç esnasında kirlenen İstinye Koyu dok
ve fabrikaların o bölgeden kaldırılmasıyla göreceli
olarak temizlenmişse de halen eskiden olduğu
gibi bir rekreasyon alanı olmaktan çok uzaktır. İstinye
Deresi vadisinde toplanan tüm atıksular
bu dereye ve dere boyunca inşa edilen
kanalizasyon sistemine deşarj edilmektedir.
Halihazırda hiçbir arıtma sistemine bağlı
olmadığı için İstinye Mahallesinin tüm evsel
atığı dere ağzına ve İstinye Koyuna boşalmaktadır
Bu nedenle1998-1999 yıllarında belli aralıklarda
dere ve koydan örnekler alınarak kirliliğin
boyutlarını saptamak için deneysel çalışmalar
sürdürülmüştür.
Anahtar
Kelimeler: Deniz
kirlenmesi, İstinye Koyu, Mikrobiyolojik kirlenme
|
GİRİŞ
Günümüzde
şehirleşme, sanayileşme ve deniz taşımacılığının hızla
artması nedeni ile deniz kirliliğin boyutları zaman
zaman denizlerimizin taşıyamayacağı sınırlara ulaşmaktadır.
Kirlenmenin olumsuz etkileri özellikle yerleşim birimlerinin
yakınlarında bulunan su kaynaklarında belirginleşmektedir.
Bu bölgelerde kirliliğin en önemli kaynağı ise su kaynaklarına
ve dolaylı olarak da denizlere yapılan kanalizasyon
deşarjlarıdır.
1970
yılında Birleşmiş Milletlerce kabul edilen tanıma göre
deniz kirliliği ‘haliçleri de içerisine alan deniz ortamına,
biyolojik kaynaklara zarar verecek, insan sağlığına
tehlike yaratacak, balıkçılığı da içeren, denizlerden
ekonomik yararlanma olasılığını kısıtlayacak ve denizin
dinlence amacı ile kullanılmasını, suyun kalitesini
bozarak engelleyecek şekilde, insanlar tarafından doğrudan
ya da dolaylı şekilde madde ve enerji bırakılması olayıdır
’/ 1, 2 /.
Ülkemizde
meskun veya sanayi bölgelerinde doğan birçok dere, şehir
merkezinden geçerek denize ulaşmaktadır. Bu nedenle
de yoğun yağışlı havalarda meydana gelen seller can
ve mal kaybına neden olmaktadır. Ayrıca söz konusu derelere
atık su kanalları bağlandığından, dereler şehir içinden
açık lağım kanalları olarak kontrolsüz bir şekilde akmaktadır.
Meydana gelen çevre kirliliği insan sağlığını tehtid
eder boyutlara ulaşmaktadır.
Deniz
ve akarsuların birleştiği yerde, akarsu ağzında oluşan
koylar iki farklı su ekosisteminin geçiş alanı görevini görür. Koylar,
genelde kıyılarında yerleşim merkezleri kurulduğu için
insan etkisine maruz kalan bölgelerdir.
Araştırmalarımızda
pilot bölge olarak seçilen İstinye
Koyu boğazın en korunaklı koyudur. Uzun yıllar dok
ve gemi inşaa tesislerine ev sahipliği yapmıştır. Bu
yıllarda İstinye
Deresi boyunda bir çok endüstriyel tesis kurulmuş
ve çalıştırılmıştır. Bu süre zarfında aşırı kirliliğe
uğrayan İstinye Koyu dok ve fabrikaların o bölgeden
kaldırılmasıyla kısmen temizlenmişse de halen eskiden
olduğu gibi bir rekreasyon alanı olmaktan çok uzaktır.
İstinye Deresi vadisinde toplanan tüm atıksular bu dereye
ve dere boyunca inşa edilen kanalizasyon sistemine deşarj
edilmektedir. Halihazırda hiçbir arıtma sistemine bağlı
olmadığı için İstinye Mahallesinin tüm evsel atığı dere
ağzına ve İstinye Koyuna boşalmaktadır. Bu nedenle İstinye
Koyunun hangi ana kaynaktan kirletildiğini saptamak
için bir dizi deneysel çalışma sürdürülmüştür. Çalışmalar
süresince İstinye Deresinin ve Koyunun belirli noktalarından
1999-2000 yıllarında belli aralıklarla örnekler alınmıştır.
Bu örneklerde pH, sıcaklık, tuzluluk yerinde ölçülmüş,
fosfat, nitrit ve nitrat anyonları, askıda katı madde,
toplam katı madde, toplam organik karbon ve mikrobiyolojik
analizler için alınan numuneler uygun ortamlarda saklanıp
daha sonra analiz edilmişlerdir.
Yapılan
analizler neticesinde koydaki kirlilik evsel atık karakterli
olarak teşhis edilmiştir. En çarpıcı örnek olarak mikrobiyolojik
analizler gösterilebilir. Dere ağzında saptanan mikrobiyolojik
kirliliğe koy çıkışında da aynı mertebede rastlanmaktadır
Araştırmalarımızın bundan sonraki adımlarında
bu kirliliğin Boğaz ekolojisine yaptığı zararın saptanmasına
çalışılacaktır.Aşağıda Şekil 1 de verilen harita İstanbul
Boğazının İstinye Koyunu içeren Bölgesini göstermektedir.
|
|
|
Şekil
1. İstinye Koyu ve civarı
|
DENEYSEL
İstinye
Koyuna İstinye deresi tarafından taşınan kirliliği saptamak
ve koydaki kirlenmenin mevsimsel değişimini izlemek
için 1999 yılı ocak ayında başlatılan çalışmaların birinci
bölümü 2000 yılı ocak ayına kadar sürdürülmüştür. Numune
alınmak üzere dört nokta tesbit edilmiş ve araştırma
boyunca bu noktalardan numune alınmıştır. İstinye deresinin
koya girişinin olduğu eski köprünün altındaki nokta
I. numune alma noktası olarak saptanmıştır. Balıkçıların
bulunduğu mevki II. numune alma noktası, İstinye Devlet
Hastanesi önlerine isabet eden, deşarjların da bulunduğu
nokta III. numune alma noktası ve koy bitişi olarak
kabul edebileceğimiz İstinye iskelesi yanı IV. numune
alma noktası olarak belirlenmiştir (Şekil.1).
Tüm
numuneler ‘Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Numune
Alma ve Analiz Metotları’ tebliğine /3/ uygun olarak
alınıp analiz edilmiştir. Numunelerin sıcaklığı ve pH
sına numune alma yerinde yerinde bakılmıştır. Sıcaklık
için hem cıvalı hem de digital termometreler, pH ölçümlerinde
ise WTW pH 196 T model pH-metre kullanılmıştır. Diğer
tüm numuneler uygun şekilde muhafaza edilip numune alınan
günleri takip eden 1-2 gün içinde analizler tamamlanmıştır.
Çözünmüş oksijen konsantrasyonunun dere ağzı ve koy
içindeki değişimlerini gözlemek için WTW OXI 196 model
oksijenmetre, tuzluluk konsantrasyonu için ise WTW LF
196 model konduktimetre kullanılmıştır.
Toplam
katı madde ve toplam askıda katı madde konsantrasyonlarının
numune noktalarındaki mevsimsel dağılımı Türk Standartları
Enstitüsünün önerdiği TS 7093 ve TS 7094 nolu standartlarına
uygun olarak buharlaştırma ve gravimetrik metotlar kullanılarak
takip edilmiştir.
Toplam
karbon, toplam inorganik ve organik karbon tayinlerinde
Ionics 1555B model analizatör kullanılmıştır. Toplam
organik karbon bakır oksit katalizatör kullanılarak
950 0C da, inorganik karbon ise cam boncuk
ve fosforik asit kullanılarak 150 0C da CO2’ye
dönüştürülmüştür. Oluşan CO2, IR analizatöründe
4.26 μm dalga boyunda ölçülmüştür.
Fosfat
(PO4)3-ve amonyum (NH4)+
iyon konsantrasyonlarının belirlenmesinde reflektometri
prensibine göre ölçüm yapan Merck RQflex kullanılmıştır.
Mikrobiyolojik
kirlilik için baz alınan koliform syılarının koydaki
değişiminin takibinde besiyeri olarak Difco’nun Endoagar’ı
kullanılmıştır. Bu besi yeri Koliform bakteriler için
seçicidir ve içinde diğer mikroorganizmaların büyümesini
engelleyen ‘basic fuchsin’ bulunmaktadır /4, 5/. Mikroorganizmaları
görüntüleyebilmek için Olympus B201 model mikroskop,
video kamera ve Digitrace yazılımlı görüntü analizleme
sitemi kullanılmıştır.
SONUÇLAR
ve DEĞERLENDİRME
Yaklaşık
bir yıl süren çalışmalarımızdan elde ettiğimiz verileri
değerlen-dirdiğimizde aşağıdaki sonuçlara ulaşıldı.
1999
yılı, ocak şubat ve mart aylarında koydaki numune alma
noktalarındaki sıcaklık 8.5 0C ile 12.5 0C
arasında değişmiştir. Mayıs ayından başlayarak sıcaklıklarda
yükselmeler başlamış ve su sıcaklığının 14.5 0C
a kadar ulaştığı gözlenmiştir. Temmuz ve ağustos aylarında
25 0C a varan sıcaklıklar ölçülmüştür. Aralık
99 ve ocak 2000 itibariyle sıcaklıklar tekrar 8.6 0C
a kadar düşmüştür. Koydaki su sıcaklığı her istasyonda
mevsimsel değişimlere uygun paralel olarak değişmiştir.
pH
değerleri özellikle I. numune istasyonunda İstinye deresinin
taşıdığı suyun ve kirliliğin karakterine uygun olarak
7 ila 7.8 değerleri arasında değişmiş diğer istasyonlarda
ise 7 ila 8 pH değerleri arasında seyretmiştir. Deniz
suyu pH değerleri 7.8-8.4 arasındadır / 6 /. Koya yapılan
deşarjların karakteri pH nın zaman zaman 7 ve altına
düşmesine neden olmuştur.
Fosfat
iyonu konsantrasyonunun aylara ve istasyonlara göre
değişimi incelendiğinde IV numaralı istasyondaki fosfat
değerlerinin seyrelmenin etkisi ile en düşük seviyede
olduğu gözlenmiştir. Fosfat iyonu konsantrasyonu I ve
III nolu doğrudan deşarjların olduğu istasyonlarda diğer
iki istasyona göre daha yüksek değerlerde seyretmektedir.
I. istasyonda genel olarak 7-11 mg/l değerleri arasında
seyreden fosfat konsantrasyonu, temmuz 99 ölçümlerinde
23 mg/l değerine ulaşmıştır. Bu değer yönetmeliklerde
İç sulara ve denizlerdeki istihsal yerlerine dökülmesi
yasak olan zararlı maddeler ve alıcı ortama ait kabul
edilebilir değerler listesinde verilen 15 mg/l değerinin
üstündedir / 7/. İstinye koyu bir İstihsal alanı olmasa
da koyun en korunaklı doğal boğaz koyu olması nedeniyle
ufak bir iç su görünümündedir. Bu nedenlede her tür
kirleticinin kontrol altında tutulması uygun olacaktır.
Şekil 2 fosfat iyonu konsantrasyonunun aylara ve istasyonlara
göre dağılımını göstermektedir.
|
|
|
Şekil
2. Fosfat iyonu konsantrasyonunun aylara ve istasyonlara
göre dağılımı
(Aylar:
1 =
Ocak 1999, … , 13
= Ocak 2000)
|
Amonyum
iyonu konsantrasyonunun aylara ve istasyonlara göre
değişimine bakıldığında amonyum konsantrasyonunun I.
istasyonda 47 mg/l ile agustos 99 ölçümlerinde maksimuma
ulaştığı gözlenmektedir. Buharlaşmanın yüksek ve derenin
taşıdığı su miktarının minimum olduğu aylardan biri
olan bu dönemde normal kabul edilebilir. Yine sulara
boşaltılabilecek atıklarla ilgili yönetmelikler incelendiğinde
/7/, 0.2 mg/l amonyak azotu değerinin aşıldığı görülmektedir
(Şekil.3).
|
|
|
Şekil
3. Amonyum iyonu konsantrasyonunun aylara ve istasyonlara
göre dağılımı
(Aylar:
1 =
Ocak 1999, … ,13
= Ocak 2000)
|
Toplam
katı madde konsantrasyonu özellikle I. istasyonda 41
g/l gibi çok yüksek değerlere ulaşmıştır. Dereyatağında
yağmur suları ile sürüklenen kum çakıl vs. koy girişinde
kanalizasyon deşarjları ile birlikte çok yoğun bir çamur
tabakası oluşturmaktadır. İç Sulara boşaltılabilecek
atıklarda askıda katı madde miktarının tolerans sınırı
200 mg/l dir. Derin deniz deşarjlarında bu değer 350
mg/l ye kadar çıkmaktadır. Askıda katı madde konsantrasyonları
değişimine bakıldığında mayıs aylarından itibaren bir
azalma olduğu, temmuz ve ağustos aylarında 20-80 mg/l
arasında kaldığı gözlenmiştir. Kış aylarında ise tolerans
sınırı aşılmış yine İstinye deresi ile taşınan katı
madde konsantrasyonu ile artmış ve I. istasyonda 400
mg/l konsantrasyonuna kadar ulaşmıştır. IV. istasyondaki
maksimum askıda katı made konsantrasyonuna ise, 280
mg/l ile aralık 99 da rastlanmıştır.
Mikrobiyolojik
analizlerle yönelik ölçümler mayıs 1999 ve ocak 2000
tarihleri arasında sürdürülmüştür. Litrede Toplam koliform
adedinin (TC/l) aldığı en düşük değer IV istasyonda
ve 107 mertebesindedir. Elde edilen bu değer
ve diğer tüm değerler derin deniz deşarjları için uygulanan
kriterlerde verilen 1*104 TC/l değerinin
maalesef çok üstündedir / 8 /. Şekil 4 Toplam koliform
değerinin istasyonlardaki yaz sonbahar ve kış aylarındaki
dağılımını göstermektedir.
|
|
|
Şekil
4. Toplam koliform değerinin istasyonlara göre
dağılımı
(Aylar:
1 =
Ocak 1999, … , 13
= Ocak 2000)
|
Mikrobiyolojik
analizler için alınan numunelerin bir kısmı görüntü
analizi için de kullanılmıştır. Görüntü analizleme yöntemi
kullanılarak yapılan bu çalışmalarda koydaki mikroorganizma
çeşitliliğine örnek olabilecek bazı görüntüler yakalanmıştır.
Şekil 4. ve şekil 6. tipik örneklerlerden sadece ikisini
göstermektedir / 9, 10 /.
|
|
|
Şekil
5. Mart
99 da II. Istasyondaki numunede raslanan
mikroorganizmalar
|
|
|
|
Şekil 6. Şubat
99 da I. istasyondaki
numunede rastlanan koliformlar
|
Çözünmüş
oksijen konsantrasyonunun numune alma istasyonlarındaki
değerlerine bakıldığında I. istasyon-dere ağzında zaman
zaman ‘0’ değerine dahi ulaştığı gözlenmiştir. Yine
deşarjın olduğu III. istasyonda ölçülen en yüksek değer
4.6 mg/l olmuştur. IV istasyon koyun etkilerinin daha
az gözlendiği ve boğaz akıntılarının etkisini gösterdiği
bir noktada olduğundan değerler 4.8-7.1 mg/l arasında
seyretmiştir.
Pilot
bölge olarak seçtiğimiz İstinye koyunda sürdürülen çalışmalar
koyun yoğun bir kirlilik yüküne maruz kaldığını göstermektedir.
İstinye deresinin yaklaşık üç yıl önce İSKİ tarfından
sürdürülmüş ve tamamlanmış olan ıslah çalışmaları esnasında
dere yatağı ve koy ağzında çamur temizleme çalışmaları
yapılmış ve geçici olarak koydaki kokunun azalması mümkün
olmuştur. İstinye deresinin koya giriş kısmındaki kod
farkı ve eski İstinye köprüsünün tarihi eser kapsımına
alındığı için yıkılamayışı nedeni ile boğaz akıntılarına
verilecek deşarj hattı yapılamadığından, yağmursuları
ile taşınan kum, çamur vs. nin dışında kanalizasyon
atıkları da maalesef doğrudan koya boşalmaktadır.
Dere
ağzında saptanan mikrobiyolojik kirliliğe koy çıkışında
da aynı mertebede rastlanmaktadır (Koliform bakteri
adedi 109 /l ). Bu sonuç da bize bu koyun
taşımakta olduğu kirliliğin İstanbul Boğazını da tehdit
ettiğini göstermektedir.
İstinye
Deresinin koya taşıdığı kirliliğin ve İstinye Devlet
Hastanesinin atıklarının koya akışını önleyecek olan
sahil kuşatma hattı İSKİ tarafından projelendirilmiş
ve ihale edilmiştir. Hafriyat çalışmaları sürmektedir.
İSKİ’ nin Boğaz daki kuşatma hattı projesi tamamlanıp
devreye girdiğinde Tarabya ve İstinye koylarına yapılan
deşarjlar kuşatma hatları ile Baltalimanı arıtma tesisine
gönderilip arıtmaya tabi tutulacaklardır. Bir an önce
hayata geçirilmesini dilediğimiz bu proje tamamlandığında
İstinye Koyu, Tarabya Koyu gibi atıksu ve kanalizasyon
deşarjlarının yapıldığı koylar koku ve kirlilikden kurtulacaklardır.
KAYNAKLAR
-
Clark,
R.B.,‘Kranke
Meere?’(Verschumutzung und ihre Folgen) Spektrum
Akademischer Verlag Heidelberg Berlin, New York,
1992
-
Bishop,
P.L., ‘Marine Pollution and Its Control’ McGraw-Hill
Book Company, New York, 1983.
-
Su
Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma ve Analiz
Metodları Tebliği, R. Gazete No.20748, Tarih: 7.1.1991,
Lebib Yalkın Yayınları, Çevre kanunu ile ilgili
Mevzuat III/2
-
American
Public Health Association, Standard Methods for
the Examination of Water and Wastewater.18.th Edn.
APHA Inc. Washington DC.,1992
-
American
Public Health Asssociation, Standard Methods for the Examination of Dairy Products. 14 th Edn. APHA
Inc. Washington DC
-
Gerry
Bearman(Ed.), Seawater: its composition, properties
and behaviour, (1989)
-
İç
sularda ve denizlerdeki istihsal yerlerine dökülmesi
yasak olan zararlı maddeler ve alıcı ortama dair
kabul edilebilir değerler, (Yönetmelik R.G. 10.3.1995,
Kanun 1380) Lebib Yalkın Yayınları, Çevre kanunu
ile ilgili Mevzuat III/1
-
Derin
Deniz deşarjları için uygulanacak kriterler, (Yönetmelik
R.G. 4.9.1988) Lebib Yalkın Yayınları, Çevre kanunu
ile ilgili Mevzuat III/1
-
Bilgin,
C., 2000,
İstinye Koyundaki Kirliliğin Mevsimsel Değişimi.
Bitirme Ödevi, No: YON 598, İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi, Deniz
Teknolojisi Müh. Böl.
-
Gülşen,
C., 1999, İstinye Deresinin İstinye Koyuna taşıdığı
Kirlilik, Bitirme Ödevi, No:
YON 578, İ.T.Ü. Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri
Fakültesi, Deniz Teknolojisi Müh. Böl.
*Dördüncü
Ulusal Kimya Mühendisliği Kongresinde 4-7
Eylül 2000 tarihinde, İstanbul Üniversitesi Avcılar
da CA 34 nolu poster
olarak sunulmuştur.
|