|
Teknik
Bakış................................................................20.06.2003 |
|
Liman Devleti Kontrolünde "Tutulma"
(Detention) ve "Gecikme" (Delay)-III |
 |
|
Cahit Yalçın
 |
(Bu yazının
1. Bölümü ve
2. Bölümü için tıklayınız)
Liman Devleti Kontrolü
sırasında tespit edilen eksikliklerde bulunan faktörler, gemiyi denize
elverişsiz hale getiriyor, geminin selametini veya gemideki kişilerin
hayatını tehlikeye atıyor ise veya deniz çevresine gereksiz bir tehdit
oluşturuyor ise PSCO, bu riskler ve tehlikeler giderilene kadar geminin
denize çıkışına ve seferine müsaade etmez.
PSC Uzmanına ve gemi
ilgililerine yardımcı olması bakımından, her bir konvansiyonun kapsamına
giren tutulmaya sebep olabilecek kadar ciddi eksikliklerin örnekleri bu
serinin geçen yazısı ile sıralanmaya başlanmış ve SOLAS konvansiyonu
kapsamına giren tutulmaya neden olabilecek eksiklik alanları geçen bölümde
(Bölüm II) sıralanmıştır. Diğer ilgili konvansiyonların ve kodların
kapsamına giren konular da şu şekilde sıralanabilir:
IBC Kodu (Dökme olarak
taşınan Tehlikeli Kimyasal Maddeler) kapsamına giren konular:
-
Uyum belgesinde (Cert. of.
Fitness) bahsedilmeyen bir yük taşınması veya yük bilgilerinin eksik
olması.
-
Yüksek basınç güvenlik
sistemleri ve cihazlarının olmaması veya hasarlı olması.
-
Elektrik sistemlerinin
güvenli olmaması veya kod gereksinimlerine uyumlu olmaması.
-
Tehlikeli bölgelerde
kıvılcım / parlama kaynaklarının bulunması.
-
Özel gereksinimlere
uyumsuzluk veya aykırılık.
-
Her bir tank/ambarda
maksimum izin verilen miktarın aşılması.
-
Duyarlı maddelerde ısı
korumasının yetersiz yapılması.
IGC
Kodu ( Dökme olarak taşınan Sıvılaştırılmış Gaz) kapsamına giren konular:
-
Uyum belgesinde (Cert. of.
Fitness) bahsedilmeyen bir yük taşınması veya yük bilgilerinin eksik
olması.
-
Servis alanları veya yaşam
mahallinin kapı/kaporta/menhol gibi kapatma sistemlerinin eksik olması
veya gerektiği gibi çalışmaması.
-
Bölmelerin (Bulkhead) gaz
geçirmez olmaması.
-
Hava kilitlerinin hatalı
olması veya gerektiği gibi çalışmaması.
-
Çabuk kapama valflerinin
eksik olması veya gerektiği gibi çalışmaması.
-
Güvenlik valflerinin eksik
olması veya gerektiği gibi çalışmaması.
-
Elektrik sistemlerinin
güvenli olmaması veya kod gereksinimlerine uyumlu olmaması.
-
Yük bölümündeki
havalandırmaların çalışmaması.
-
Yük tanklarının basınç
alarmlarının çalışmaması.
-
Gaz sızıntısı algılama
sistemi veya zehirli gaz algılama sisteminin çalışmaması.
-
Polimerizasyonunu engellemek
için inhibite edilmesi gerekli yükleri geçerli inhibitör belgesi olmadan
taşımak.
Yükleme
Sınırı (Load Line) 1966 Konvansiyonu kapsamına giren konular:
-
Kalıcı onarımın yapılacağı
limana gidene kadar idare edecek ve yetkililerce onaylanmış geçici
tamiratlar hariç olmak üzere, güverte ve tekne kısımlarındaki saçların
veya kuvvetlendiricilerin (stiffener) denize elverişliği veya yerel
yükleri karşılama gücünü etkileyebilecek önem ve miktarda aşınmış, hasarlı
veya aşırı paslanmış olması.
-
Gemi dengesinin yük ve
yolculuk için yetersiz olması, bunun yapılan hesaplarla kanıtlanması
-
Gemi kaptanının hızlı ve
basit bir şekilde, gemisinin seferin değişken şartlarının her aşamasında
yeterli ve güvenli dengeyi sağlayacak ve gemi yapısında kabul edilemeyecek
streslerin oluşmasını engelleyecek şekilde yüklemesini veya ballast
almasını sağlayacak yeterli ve güvenilir bilgilerin uygun ve onaylı bir
formda gemide mevcut olmaması.
-
Ambar kapaklarının, su
geçirmez ve hava geçirmez kapıların, menhol ve kaportaların kapatma
sistemlerinin yokluğu, gerektiği şekilde çalışmaması veya arızalı olması.
-
Aşırı yükleme yapılması.
-
Yükleme sınırı markalarının
ve/veya draft markalarının yokluğu veya okunmalarının imkansız olması.
MARPOL Konvansiyonu Ek-I
kapsamına giren konular :
-
Sintine seperatörü, yağ
boşaltma monitör ve kontrol sistemi ve 15 ppm alarm cihazının yokluğu,
ciddi arızaları veya gerektiği şekilde çalışmaması.
-
Slop / slaç veya sintine
tanklarındaki boş kapasitenin yapılacak sefer için yetersiz olması.
-
Yağ kayıt jurnalinin
olmaması.
-
İzinsiz sintine/slaç/slop
boşaltım devresi bulunması.
-
13G (4) gereklerine veya 13G
(7) kısmındaki alternatif gereksinimlerine uyulmaması. (Mevcut petrol
tankerleri için çatışma veya karaya oturma durumunda deniz kirliliğinin
önlenmesi kuralları)
MARPOL Konvansiyonu Ek-II
kapsamına giren konular :
-
P&A el kitabının gemide
olmaması.
-
Yükün kategorizasyonunun
olmaması.
-
Yük kayıt jurnalinin
olmaması.
-
ağ benzeri maddelerin
gerekli kurallara uyulmadan taşınması.
-
İzinsiz boşaltım devresi
bulunması.
STCW
Konvansiyonu kapsamına giren konular:
-
Gemi adamlarında yeterlik
belgesi veya uygunluk onay belgesinin bulunmaması, geçersiz olması, veya
uygunluk onay belgesi için başvuru yapıldığının bir belge ile
ispatlanamaması halinde.
-
İdarenin minimum gemi adamı
donatım şartlarına uyulmaması.
-
Seyir ve Mk. dairesi vardiya
yapısı ve düzeninin idarece gemi için belirlenmiş vardiya şartlarına
uymaması.
-
Güvenli seyir, güvenli radyo
haberleşmesi veya deniz kirliliğinin önlenmesi hususlarında gerekli
teçhizatı kullanmak için eğitilmiş ve yetkili kişilerin vardiyada
olmaması.
-
Sefer başlangıcında ilk
vardiya ve sonraki vardiyalar için yeterince dinlenmiş ve tüm bakımlardan
göreve hazır vardiyacı personelin bulunmaması.
Burada yazılan konvansiyon
maddelerinden ayrı olarak, geminin alıkonmasını gerektirmeyen fakat PSC
uzmanına yük işlemlerini durdurma yetkisi veren konular da vardır. Buna
göre, geminin yük ile ilgili sistemleri, yük donanımı, yük teçhizatı
gerektiği gibi çalışmıyor ise, tankerlerde atıl (inert) gaz sistemi düzgün
çalışmıyorsa veya bakımı gerektiği şekilde yapılmamış ise PSCO, bu konular
düzeltilene ve güvenli hale getirilene kadar geminin yük operasyonlarını
durdurabilir.
Yukarıda verilen alıkonmayı
gerektiren aksaklıklar listesi belli konularda örneklerin verilmesi için
yazılmıştır.Alıkonmayı gerektiren eksiklikler, burada yazılanlar ile sınırlı
değildir. Bu dizinin önceki bölümlerinde de belirtildiği gibi, önemli olan
geminin teçhizat veya operasyon yönünden standart altı bulunmuş olmasıdır.
Türk gemilerimizin liman
devleti kontrolü sicili, maalesef dünyanın en kötü bayrakları
seviyesindedir. Kara Liste’de hemen hemen tamamı “ucuz bayrak” dediğimiz
ülke filoları yanında Türkiye gibi büyük ve önemli bir devletin deniz
ticaret filosunun bulunması bizler için çok büyük bir ayıptır. Bugün,
küçümsediğimiz ucuz bayrakların bile bir çoğu radikal önlemler ile
filolarının sicillerini düzeltmek için büyük mücadeleler vermektedir. Çünkü
sicili bozuk bir ülkenin tüm filosu iyi kötü gemi ayrımı yapılmadan her
kontrol limanında en riskli kategoriye alınmakta, ve normalde kontrol
edilmemesi gerekli gemiler bile incelenmektedir. Kontrol edilen gemi sayısı
arttıkça bulunan eksiklikler de artmakta ve bu sarmaldan çıkmak
zorlaşmaktadır. Ülkemizin adına düşürdüğümüz bu lekeyi temizlemek, İdare,
armatör, denizci olarak hepimizin onur borcudur. Kontrollerde gemilerimizde
çok sayıda aksaklık bulunmasının altında, filomuzun yaşı, firmaların
ekonomik gücü, yük bulma olanaksızlıkları, ekonomik krizler gibi
düzeltilmesi zor birçok sebep bulunduğu doğrudur.Ancak, örneğin sintine
seperatörünün kullanılmaması ve denize yağlı su basılmasının bu mali
nedenlerle bir ilgisi yoktur. Burada değişmesi ve yenilenmesi gerekli olan
şey kafa yapısıdır.Benzer olarak seyir haritalarının ve neşriyatının
düzeltilmemesi, röle talimleri ve personel eğitimlerin yapılmaması, makine
dairesinin temiz tutulmaması, çöp ve yağ kayıt jurnallerinin düzgün
tutulmaması, zabitlerin ingilizce diline ve gemi operasyonuna vakıf
olmamaları gibi eksikliklerin de hiçbirisi mali kaynaklı değildir.Çözüm,
aslında çok kolay olup gemilerin dikkatli ve bilgili personel ile
donatılması, planlı bakım tutum yapılması, kuralların özellikle operasyon
gereklerine uyum, gemi ve personel belgelerinin tam olması gibi nispeten
kolay düzeltilebilecek konularda dikkatli olmaktan geçmektedir. En azından
bu kolayca düzeltilebilecek eksikliklerin giderilmesi konusunda yeteri kadar
dikkatli olunması bile birçok gemimizin seferden alıkonmasını
engelleyecektir. Ancak bunun için en üst kontrol makamı olan devletten
başlayan ve klas kuruluşu, donatan, kaptan, zabitan ve personel diye devam
eden bir kontrol zinciri kurulması şarttır. Kendisini kontrol eden bir üst
makam yeterli derecede duyarlı ve dikkatli değil ise sıralamadaki diğer
mevkiler de sorumluluklarını aksatabilmektedir.Bu nedenle bu yazı dizisinde
belirtilmiş konuları kontrol ederek gemilerimizin eksikliklerini hep
birlikte gidermek, en azından azaltmak için elimizden geleni yapmak,
Ülkemize ve Bayrağımıza ödememiz gereken borcumuzdur.
Yazarın Diğer Yazıları
|