|
Teknik
Bakış................................................................03.05.2003 |
|
Liman Devleti Kontrolünde "Tutulma"
(Detention) ve "Gecikme" (Delay) |
 |
|
Cahit Yalçın
 |
Liman devleti kontrolü,
dünyanın tüm yörelerinde Birleşmiş Milletler Uluslar arası Denizcilik Örgütü
IMO tarafından belirlenen yöntemler altında yapılmaktadır. Bazı limanlarda,
gemilerin kötü niyet, bilgisizlik veya keyfi uygulamalar sebebi ile haksız
yere tutulduğuna veya geciktirildiğine dair şikayetler oluşabilmekte,
donatanlar çoğu zaman gemilerinde tespit edilmiş olan aksaklıkların tutulma
veya gecikmeye yol açacak kadar ciddi olup olmadığı konusunda tereddütte
kalabilmektedir.
Öncelikle açıklıkla bilinmesi
gerekli nokta, bir geminin tutulması ile gecikmesi arasında bir alaka
olmadığıdır. Daha açık ifade etmek gerekir ise, bir gemi tutulduğu halde
limandan kalkışı gecikmeyebilir, veya tutulacak bir eksikliği olmayan bir
geminin limandan kalkışı geciktirilebilir.
Tutulan bir gemiye kontrol
raporunda “yapılan işlem” (AT) kodu olarak “30” verilir. Bu kod verildiği
anda gemi tutulmuş (detained) olur. Tutulma; gemide direkt can, seyir,
yangın ve operasyon güvenliğini, çevre temizliğini ve geminin denize
elverişliğini etkileyen eksiklikler tespit edilmesi durumunda uygulanan bir
yöntemdir. Geminin limandaki normal operasyonlarının, yükleme ve
boşaltmasının daha kaç gün süreceğinin tutulma ile bir alakası yoktur.
İsterse geminin limanda daha 10 günlük işi olsun, gemi rapor yazıldığı anda
tutulmuş olur ve ona göre işlemler yapılır.Tutulmuş bir gemide, kaptanın
tutulmaya yol açan eksiklikleri giderdiği zaman yeniden ihbarda bulunması ve
uzmanı çağırması, PSC uzmanının da tekrar gemiye giderek tutulmayı kaldırma
kontrolü yapması şarttır.
Eğer bir gemiye denetim
raporunda AT kodu olarak “17” verilmiş ise bu, kaptana “eksikliğini limandan
kalkıştan önce gider” talimatı verildiğini gösterir. Bu durumda, gemi
tutulmamıştır ancak o eksikliği düzeltmeden de limandan kalkamayacaktır.Bu
durumda, gemi kaptanı, işleteni ve diğer ilgilileri eksikleri gidermedikleri
sürece kendi kendilerinin kalkışlarını geciktirmiş olmaktadır. Yani
gecikmenin sorumlusu gemi ilgilisi olmaktadır. PSCO, eksikliğin önemine,
profesyonel yargısına ve iş yoğunluğuna göre, o gemiye tekrar giderek
eksikliğin giderilip giderilmediğini kontrol edebilir veya bu konuda gemi
kaptanını serbest bırakabilir. Gemi kaptanı, aksi yönde bir talimat
olmadıkça eksikliğini bitirdiği zaman PSC uzmanını gemiye çağırmak zorunda
değildir. Ancak kaptan, serbest bırakıldığı durumda rapordaki talimatın
aksine limandan eksikliği gidermeden kalkar ise ve bu gittiği herhangi bir
limanda saptanır ise gemi direk olarak tutulur ve detaylı bir kontrolden
geçirilebilir. Bu durumda, ilk bakışta “30” ve “17” AT kodları, ikisi de
gemiyi geciktirebilmekte, yani aynı yaptırımı sağlamakta gibi görülmektedir.
Gemiler tutulsa da tutulmasa da limandan kalkışları geciktirilebileceğine
göre, o zaman tutulma olayının önemi nerededir? Bir geminin tutulmasının
önemi, bulunan eksikliklerin ciddiyeti ve önemi sebebi ile 3. bir parti
(Liman Devleti) tarafından operasyonlarına direkt bir müdahalede
bulunulmasında yatmaktadır. Yani gemide tespit edilmiş eksiklik o kadar
önemlidir ki, Liman Devleti Otoritesi, gemiyi limanda zorla alıkoymakta,
geminin ticaret serbestliğini engellemektedir.Gemide bulunan tutulmaya sebep
olan eksiklikler bayrak ve klasına rapor edilmektedir. Gemi bir anda bayrak
ve klası nezdinde prestij kaybetmekte ve takipli duruma düşmektedir. Gemi,
eksikliklerini derhal giderip fiziki anlamda gecikmese dahi, “geminin
tutulmuş olduğu” bayrak devleti makamlarına, klas kuruluşuna, liman devleti
idaresine, memorandum merkezine, ve IMO’ya bildirilmekte, raporlarda ve
sanal ortamlarda yayınlanmaktadır. Gemi, “30” kodu aldığı anda standart altı
sayılmakta, bir cüzamlı gibi tecrit edilmektedir. Ek olarak tutulan bir
geminin bayrağı, klası, donatanı, işleticisi de prestij kaybına
uğramaktadır. Sonraki kontrollerde bu bayrak, klas, donatan ve işleticinin
diğer gemileri de hedef haline gelmektedir.Tutulma istatistikleri kötü olan
bayrak devletleri ve klas kuruluşları denizcilik çevrelerinde seviye
kaybetmekte, yaptırımlara maruz kalmaktadır. Geminin iş bulmasında da
menfi etkilenmeler olmakta ve kiracılar gemiyi seçmede isteksiz
davranmaktadır.Bunların hepsi “30” kodu yazıldığı anda oluşmakta, halbuki
“17” kodu verilen bir gemide belki gecikme olmakta, ancak bu olumsuzlukların
hiç birisi oluşmamaktadır.
Bu kadar ciddi sonuçları olan
tutulma konusunda keyfiyeti önlemek ve dünyada uygulama birliği sağlamak da
büyük önem arz etmektedir. Kötü niyetli PSC uzmanının basit arızalar veya
eksiklikler sebebi ile gemiyi tutmasını engellemek, veya tam tersi olarak
önemli eksiklikler durumunda tutulmayı sağlamak üzere çeşitli sistemler
kurulmuştur. Bu sistemlerin en köklüsü olarak IMO, gemilerde tespit edilmiş
hangi tip arızaların tutulma sebebi sayılacağına dair çok açık kriterler
belirlemiştir. Bu bilgiler, tutulmaya yol açabilecek eksiklikler ve örnek
arızalar bu köşenin bir sonraki yazısında ele alınacaktır.
Yazarın Diğer Yazıları
|