Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 
Teknik Bakış................................................................03.03.2003

MARPOL Atık Alım Tesisleri ve Ülkemizdeki Durum

Cahit Yalçın 

 

 

Gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin başlıca nedeni gemilerin atıklarını denize boşaltmalarıdır. Gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğini önleme anlaşması (MARPOL) ’e göre gemiler, denize boşaltılması yasak olan atıkları ve atıklarının işlem görmesi sonucu kalan kalıntıları depolamak zorundadır.. Gemiler, kirletici atıklarından kurtulmak için boşaltımına izin verilen atıkları denize boşaltmakta, izin verilmeyenleri de işleme tabi tutarak (yakma, ayırma v.s.) kalanları seyir esnasında depolayarak, limanlardaki atık kabul tesislerine boşaltmaktadırlar. Bu nedenle, limanlarda gemilerde oluşan atık ve kalıntıları, gecikmeye neden olmayacak şekilde alacak katı ve sıvı kabul tesislerinin olması gerekir. Yani denizlerin gemiler tarafından kirletilmesini önlemenin en etkin yolu, gemilerin seyir süresince depoladıkları katı ve sıvı atıklarını  limanlardaki kabul tesislerine boşaltmalarıdır.

 MARPOL’un muhtelif maddeleri gereği , ülke limanlarında gemilerin atıklarını kabul etmeye yeterli alım tesislerini kurdurmak ve çalıştırmak zorunluğu anlaşmaya taraf devletlere düşmektedir. Bu maddeler devlete liman atık alım tesislerini kurma ve çalıştırma zorunluluğu değil, ülkedeki liman ve terminallerinin atık alım tesislerini çalıştırmasını sağlama yükümlülüğü yüklemektedir. MARPOL ‘un bu konuda kastettiği ve muhatap aldığı ülke makamı, ülkenin denizcilik idaresi yani ülkemiz için “Denizcilik Müsteşarlığı” dır. Bu konuda IMO kaynakları çok açık bir şekilde muhatabın “Maritime Administration” olduğu tanımlamasını yapmaktadır. Ülkemizde halen bazı çevrelerde MARPOL’un atık alım tesisleri konusunda muhatabının Çevre Bakanlığı olduğu yönünde tartışmalar vardır.Bu yanlış anlaşılmaların önlenmesi için IMO nun konu ile ilgili rehber yayınlarına, açıklamalarına (Örnek: IMO yayını “MARPOL, HOW TO DO IT” ) ve diğer taraf ülkelerdeki uygulamaya bakılması yeterli olacaktır. Zaten Birleşmiş Milletler Denizcilik Örgütü’nün tüm mevzuatının muhatabı ülkelerin denizcilik idareleridir. Çevre Bakanlığı’nın Birleşmiş Milletler’deki muhatabı Çevre Programı (UNEP) dır. Çevre Bakanlığı, çevre politikalarının tespit ve koordinasyonuyla yükümlü iken Denizcilik Müsteşarlığı, denizlerde, deniz araçlarından kaynaklanan kirlenmeyi önleyecek her türlü tedbirleri almakla yükümlü bir kuruluştur.Bu bağlamda Liman atık alım tesislerinin oluşturulması ve çalıştırılması konusunda ülkemizde sorumlu makam Denizcilik Müsteşarlığıdır.

Liman atık alım tesisleri konusunda MARPOL’un muhatabı olan Denizcilik Müsteşarlığı, 2002 yılı içinde konu ile ilgili çalışmalarını yoğunlaştırmış ve ilgili yönetmelik taslağını oluşturmuştur. Bu yönetmelik ABD ve AB nin konu ile ilgili mevzuatına uygun olarak hazırlanmış düzenlemeler içermektedir. Taslak şu anda ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri için değerlendirme safhasındadır.

MARPOL’un isteği olan atık alım tesislerinin kurulmasında, yıllarca birçok ülke hükümeti, bu konudaki ağır mali zorunlulukları bahane göstererek yavaş davranmıştır. Halbuki ne MARPOL ne de benzeri hiçbir uluslar arası anlaşmada bu tesisleri devletin kuracağı veya tesislerin bedava hizmet vereceği söylenmemektedir. Devletler, burada sistemi kurucu, kuralları koyucu ve denetleyici görev yapmakla zorunludur. Tesisleri asıl  kuracak ve çalıştıracak olanlar liman işleticileridir. Onlar da sundukları bu hizmete karşın makul ve masraflarını karşılayıcı ücreti asıl muhatap yani “müşteri” olan gemilerden alacaklardır.Böylece, tesis kuran işletmeci, masraflarını karşılayacak, kullanıcı olan gemi bir miktar ücret karşılığında dahi olsa, atıklarını verebileceği bir tesis bulabilecek, çevre de korunmuş olacaktır.

Sistemin çalışmasında esas rolü üstlenen liman işletmecileri, “yağ ve yağlı atıklar”, “tehlikeli sıvı atıklar”, “foseptik suları” ve “çöp alımı” tesislerinden  limanlarına gelen gemi tonaj ve tiplerine uygun olanını ya kendileri kuracak veya bu hizmet için 3. şahıslar ile anlaşma imzalayacaklardır.  Daha sonra bir “atık yönetim planı” hazırlayacaklar ve bu plan ile idareye ve 3. şahıslara atık kabul tesisleri ve hizmetleri hakkında bildirim ile taahhütlerini açıklayacaklardır.Anlaşmalar imzalanıp tüm yetkili mercilerden izinler alındıktan sonra da isteyen gemilere ücreti karşılığında atık alım hizmeti verilecektir.Şu anda ülkemizde, özellikle büyük limanların çoğunda çöp ve sintine suyu kabulü için tesisler mevcuttur. Ancak bu tesislerin çoğu liman işletmecilerine kanuni bir zorlama veya yaptırım olmadığı için çalıştırılmamaktadır.Bazı işletmelerde, gemilerden çöp kabulü için ücret otomatikman kesilmesine rağmen hizmet verilmemekte, gemi kaptanı da parasını ödediği halde çöpünü verememekte ve denize atmaktadır.

Denizcilik Müsteşarlığı atık alım tesisleri ile sorumluluğumuzun uluslararası kısmını (MARPOL) düzenleyecek ve atıkların gemiden alınmasına kadar olan kısmının düzgün işlediğini denetleyecektir. Planlama, izin, hizmetin gemilere sunumu ve kullanımı ile bu tesislerin her zaman kullanıma hazır ve yeterli olduğunu ve gemiler tarafından rahatlıkla kullanıldığını görecek ve denetleyecek, aksi halde caydırıcı yaptırımlar uygulayacaktır. Gemiden alınan atık, bu aşamadan sonra aynı evsel veya şehirsel atıklar gibi ülkenin iç mevzuatına tabi olduğundan bundan sonrası Çevre Bakanlığı ve yerel yönetimlerin işi olup onlar da liman işletmecilerinin ve onlar adına çalışan müteahhit şirketlerin gemilerden aldıkları atıkları iç mevzuata uygun olarak aldıklarını, taşıdıklarını, sakladıklarını ve bertaraf ettiğini denetleyeceklerdir. Burada önemli olan nokta, idarenin yaptırımlar ve izinler konusunda atık alım tesisini çalıştıran 3. şahısları değil, liman işletmecilerini muhatap alması ve yaptırımları onlara uygulamasıdır. Çünkü MARPOL ile sorumluluk liman işletmecilerine verilmiştir. İdare, atık alım tesislerini işleten veya çalıştıran özel veya tüzel kişilikleri muhatap almayacaktır. Bu tip kişi ve firmalar, (örneğin atık tankeri sahipleri veya çöp toplama firmaları) liman işletmeleri ile anlaşma imzalayacak, onların nam ve hesabına çalışacaklar ve adına çalıştıkları liman işletmeleri tarafından denetlenecektir. İdarenin kendisini yakından denetlediğini bilen ve limanının kapatılması gibi ağır yaptırımlara muhatap olmak istemeyen liman işletmesi de bu kontraktör firmaların aldıkları atıkları çevreye uygun bertaraf etmeleri  için konuyu yakından denetlemek zorunda olacaktır. Eğer alınan atığın nihai dönüş yeri yine deniz olacaksa veya çevre koruma kuralları gözetilmeden işlem görecekse yapılan onca uğraşının ve gösterilen çabaların heba olacağı açıktır.Bu nedenle Çevre Bakanlığı ile yerel yönetimlere de bertaraf işlemlerini düzenleme, izleme ve kontrol konularında önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir. 

Sistemin istenen şekilde çalışması MARPOL olduğu kadar AB mevzuatına uyumun da bir gereğidir. Ülkemizde bulunan 167 adet liman, iskele ve terminallerde AB üyesi ülkelerde görülen sistemin benzerinin kurulacağı ve çalışacağı gün fazla uzakta değildir. Çağdaş ve çevre dostu tesisler çalıştıkça ülkemiz daha temiz denizlere sahip olacak, her türlü toplantı ve uluslararası ortamda prestijimiz yükselecektir.Bunun faydasını hem mevcut nesiller hem de mirasçımız olan çocuklarımız görecektir. 

 

 


Yazarın Diğer Yazıları

 


 

 

 

 

 Hit Counter


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği