|
Seyir Defteri |
|
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) hakkında bilgi |
 |
|
Cahit İstikbal
 |
Uluslararası
Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization, IMO) Birleşmiş
Milletler tarafından 1948 yılında kabul edilen bir konvansiyon ile
temeli
 |
|
IMO’nun
Londra’da Thames nehri kıyısındaki merkezi |
atılan ve 10 yıllık bir
süreden sonra da 21. Üye olarak Japonya’nın katılımı ile 1958 yılında
resmen çalismalarina başlayan bir Birleşmiş Milletler organıdır. Bu
örgüt 1982 yılına kadar Hükümetelerarası Denizcilik Danışma Örgütü (IMCO)
adı ile bilinmekte idi.
IMO, nedir, Görevleri ve yetkileri
nelerdir?
IMO’nun kurulmasına dayanak teşkil eden 1
ve 2 no.lu BM konvansiyonlarında da belirtildiği gibi IMO esas
itibariyle bir “icra” organı değil bir “danışmanlık” kuruluşudur. Bu
konvansiyonlarda IMO’nun işlevi şöyle tanımlanır:
- Kendisine bildirilen sorunları
incelemek ve tavsiyelerde bulunmak,
- Antlaşma, sözleşme ve diğer
uluslararası belgelerin taslaklarını hazırlayıp bunları Hükümetlere ve
sivil toplum kuruluşlarına tavsiye etmek ve gerektiğinde konferanslar
düzenlemek,
- Üyeler arasında danışma ve hükümetler
arasında bilgi alışverişi için gerekli mekanizmaları kurmak.
IMO’ya neden gereksinim duyuldu?
Denizcilik endüstrisinin uluslararası
niteliği vardır. Eğer her devlet deniz güvenliği konusunda kendi
kurallarını geliştirecek ve uygulayacak olsa bu takdirde farklı ve
çoklukla birbiri ile çelisen kurallar ortaya çikacakti. Örnegin bir
devlet can filikalarının çelikten yapılmasını kararlaştırırken bir
diğeri fiberglas can filikalarını önerebilecekti. Bazı ülkeler daha sıkı
güvenlik kuralları getirirken bazıları bu kuralları daha gevşek
tutabilecek bu da denizcilikte düşük standartlar ortaya çikmasina neden
olabilecekti.
IMO kuralları nasıl koyar?
Her şeyden önce IMO kural koymaz.
Kuralları benimser. Bu kuralları koymak hükümetlerin sorumluluğundadır.
Bir devlet bir IMO konvansiyonunu imzaladığında bu konvansiyonu kendi iç
hukuk düzenlemesi olarak tıpkı diğer ülkesel kanunları gibi uygulamayı
da kabul etmiş demektir.
IMO Nasıl çalışıyor?
IMO nun kuruluş şeması hiyerarşik sıra
ile şu şekildedir:
- Genel Kurul (Assembly)
- Konsey (Council)
- Ana Komiteler (Main Committees)
- Deniz Güvenliği Komitesi (MSC)
- Deniz Çevresini Koruma Komitesi
(MEPC)
- Teknik İşbirliği Komitesi (TC)
- Kolaylaştırma Komitesi (FAL)
- Hukuk Komitesi (LEG)
- Alt Komiteler (Sub-Committees)
Genel
Kurul: IMO’nun en yetkili idari
organıdır ve üye 157 ülkenin katılımı ile
her iki yılda bir toplanır. Genel
Kurul’un görevleri şunlardır.
- Her düzenli oturumda, asil üyeler
arasından, diğer oturuma kadar görevli olmak üzere başkan ve iki
yardımcısını seçmek,
- Sözleşmede yapılmış olan diğer
hususlardaki kuralların işlerliğini kararlaştırmak,
- Konsey üyesi olacak ülkeleri seçmek,
- Konsey raporlarının incelenmesi ve
kabulü, Konsey tarafından kendisi ile ilgili görülen her türlü
sorunlar üzerinde karar vermek,
- Örgütün çalisma programını onaylamak,
- Örgütün parasal düzenlemelerini
kararlaştırmak ve bütçeyi kabul etmek,
- Örgütün masraflarını incelemek ve
hesaplarını onaylamak,
- Kendisine havale edilen konuları
inceleyerek gerekli tavsiye ve önerilerde bulunmak ve Konsey
tarafından Genel Kurul’a havale edilip de Genel Kurul tarafından kabul
edilmeyen tavsiye ve teklifleri, nedenlerini belirterek Konsey’e iade
etmek;
- Deniz Güvenliği Komitesi (MSC)’nin,
Örgüt tarafından kendisine gönderilen iz güvenliği ile ilgili
kanunların, veya bu kurallarda yapılacak düzeltmelerin kabulünü ilgili
devletlerin onayına sunmak;
- Gelişen ülkelerin özel
gereksinimlerini hesaba katarak teknik işbirliğini ilerletmek için
uygun olabilecek bazı faaliyetleri kabul etmek,
- Deniz Güvenliği Komitesi, Hukuk
Komitesi, Deniz Çevresini Koruma Komitesi, Teknik İşbirliği Komitesi
veya IMO’nun diğer birimleri tarafından geliştirilmiş olan herhangi
bir uluslararası sözleşmenin düzenlenmesini kabul etmek veya
uluslararası sözleşmelerde kabul edilen uygun işlemleri takip etmek;
herhangi bir uluslararası konferansa davet konusunda kararlar almak.
Konsey:
Genel Kurul’dan sonra IMO’nun en yetkili
organıdır. Türkiye’nin de 21. Genel Kurul’da üye olmak için aday olduğu
konsey, Genel Kurul tarafından seçilen 32 üyeden oluşur (40’ a
çikartilacak)
- Konsey üyelerinin seçiminde Genel
Kurul aşağıdaki kriterleri göz önünde bulundurur:
- Sekiz üye, Uluslararası Gemi
Taşimacılığı hizmetleriyle yoğun olarak uğraşan ülkelerden olacak,
- Sekiz üye, Uluslararası Deniz Kaynaklı
Ticaret ile yakından ilgili ülkelerden seçilecek,
- Üstteki iki madde kapsamında olmayan
ancak seyir ve deniz taşimacılığına özel ilgisi olan ve dünyanın büyük
coğrafi alanlarının temsi edilmesini sağlayacak olan ülkelerden 16 üye
seçilecek. (Türkiye bu madde kapsamında aday oldu)
- Konsey üyeleri Genel Kurul’un bir
sonraki oturumuna kadar görevde kalır, görevinden ayrılan üyeler ise
yeniden seçilebilir.
- Konseyin toplanabilmesi için 21 üyenin
bulunması ile yeterli çogunluk oluşturulmuş sayılır. Konsey, bir ay
önceden yapılan davetle başkanın veya üyelerden en az 4’ünün isteğiyle
görevlerinin gereğini yerine getirebilecek sıklıkta toplanır.
Toplantılar konseyin belirleyebileceği herhangi bir yerde yapılabilir.
Konseyin Görevleri:
- Deniz Güvenliği Komitesi, Hukuk
Komitesi, Deniz Çevresini Koruma Komitesi, Teknik İşbirliği Komitesi
ve diğer örgütlerin birimlerinin önerilerini göz önünde tutarak, Genel
Sekreterlik tarafından hazırlanan taslak programı ve bütçe hesaplarını
dikkate almak ve bunları hesaba katarak Organizasyonların genel itibar
ve önceliklerine göre onların bütçe ve çalisma programlarını Genel
Kurul’a tanıtmak ve sunmak.
- Deniz Güvenliği Komitesi, Hukuk
Komitesi, Deniz Çevresini Koruma Komitesi, Teknik İşbirliği Komitesi
ve diğer örgütlerin birimlerinin raporlarını, teklif ve tavsiyelerini
almak ve bunları Genel Kurul’a iletmek; Genel Kurul’un oturumu
olmadığı zaman Konsey’in yorumları ve tavsiyeleri ile birlikte bilgi
için üye ülkelere göndermek.
- Genel Kurul’a Örgütün parasal
durumlarını kendi yorum ve tavsiyeleri ile birlikte sunmak,
Deniz Güvenliği Komitesi:Deniz
Güvenliği Komitesi (Maritime Safety Committee: MSC) tüm üyelerden oluşur
ve IMO’nun en önemli komitesidir.. Deniz seyrüseferine yapılacak
yardımlar, gemilerin yapımı, donanımı ve mürettebatın güvenliği ile
ilgili sorunlar, denizde çatismayi önlemeye yönelik kurallar, tehlikeli
yüklerin taşinması, deniz güvenliği işleri ve gereksinimleri,
hidrografik bilgiler, gemi jurnali ve seyrüsefer kayıtları, deniz
kazaları araştırmaları, denizde can ve mal kurtarma gibi konular Deniz
Güvenliği Komitesi’nin görev alanlarını oluşturur.
IMO’nun
deniz güvenliğine ve deniz çevresinin korunmasına katkıları:
Günümüzde denizcilik endüstrisi IMO’nun
kurulduğu günlere oranla oldukça gelişmiş bulunmaktadır. 1950’lerde
deniz taşimacılığı, bir avuç denizci ülkenin belirgin kontrolünde olan
bir taşimacılıktı. Bu ülkeler gemileri inşa ediyor, işletiyor, ve
çoklukla bu gemilerde yine bu ülkelerin üretimi olan mallar taşinıyordu.Ancak
günümüzde gelişmekte olan ülkelerin bayrağını taşiyan pek çok gemi
vardır ve pek çok gemide de yine dünyanın her tarafından mürettebat
görev yapmaktadır. Bu gemilerin IMO tarafından geliştirilen yüksek
standarttaki kurallara uyabilecekleri ise kuşkuludur. Gemilerin
kendileri de eskiye oranla büyüklük, hız, dizayn ve ekonomik faktörler
bakımından eskiye oranla büyük değişim geçirmişlerdir. Bu değişimler
olurken, 1970’li yıllardan itibaren IMO konvansiyonlarının yürürlüğe
girmeye başlamasıyla birlikte güvenlik standartları da dünya çapinda
gelişme göstermiştir.
IMO tarafından geliştirilen güvenlik
kurallarının etkisini hesaplamak konusunda istatistikler bazen yanıltıcı
olabilmektedir. Örnegin 1980’li yılların başlarında İngiltere’de yapılan
bir araştırmada, uygulanmasına başlanan trafik ayırım şeritleri ve diğer
güvenlik önlemlerine rağmen, deniz kazalarının sayısında on yıl öncesine
oranla bir düşüş olmadığı görülmüştü. Fakat buaraştırma daha ayrıntılı
incelendiğinde görüldü ki IMO onaylı trafik ayırım şeritlerinin
uygulanmakta olduğu bölgelerde deniz kazaları çok büyük ölçüde azalmış,
hiç bir önlem olmayan bölgelerde ise önemli oranda artmıştı. Genel
olarak bakıldığında, son on senede büyük deniz kazalarında oransal
olarak bir azalma olmadı. Fakat, dünya deniz ticaret filosunun son on
beş yılda ne kadar ihtiyarladığı ve denizcilik endüstrisinde ne gibi
gelişmeler olduğu göz önüne alındığında, kaza sayısının aynı kalması
bile IMO’nun geliştirdiği deniz güvenliği kuralları ve önlemlerinin
etkin olduğunu gösterir.
Deniz kirliliğine gelince, son yirmi
yılda gemilerden kaynaklanan deniz kirliliği konusunda çok önemli
gelişmeler olduğu söylenebilir.
MARPOL 73 ve 78 konvansiyonlarının
yürürlüğe girmesi ile birlikte deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik
kontroller de sıkılaştırılmıştır. ABD’deki Ulusal Bilimler Akademisi’nin
yaptığı bir çalismaya göre gemilerden kaynaklanan petrol kirliliğinde
1980 li yıllarda %60 oranında bir azalma olmuştur. Bu konuda artan çevre
bilincinin katkısını da inkar etmeyerek IMO tarafından geliştirilen
MARPOL Konvansiyonunun katkılarını da kabul etmek gerekmektedir.
Kaynaklar:
- Türk Boğazları: Son Gelişmeler Üzerine Bir Deneme/ Gündüz AYBAY
- IMO Web sitesi
Bu konuyla ilgili Bakınız:
IMO Nedir,
Ne Yapar, Nasıl Çalışır; Araştırma-Yazı; Cahit İstikbal
©Cahit
ISTIKBAL 1999
Yazarın Diğer Yazıları:
Yazıların her hakkı yazara aittir. Kaynak
gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir.©
Cahit İstikbal
 |