|
AIS (Otomatik Tanıma Sistemi) ile her yerde VTS
konforu...
Cahit İSTİKBAL
AIS Nedir?
AIS,
İngilizce “Automatic Identification System “ kelimelerinin baş
harflerinden oluşturulmuş bir tanımlamadır ve “Otomatik Tanıma
Sistemi” olarak Türkçe’ye çevrilebilir.
En son NAV 45 toplantıları sırasında
görüşülen “SOLAS 5. Bölümün yeniden gözden geçirilmesi” sırasında
gemilere AIS zorunluluğunun hangi aşamalarla getirileceği
kararlaştırıldı. Buna göre 2002 yılından itibaren inşa edilen bütün
gemilere AIS konulması zorunlu olacak. Bu tarihten önce inşa edilenler
ise kademeli olarak 2008 yılına kadar AIS ünitelerini sistemlerine
entegre etmiş olacaklar.
AIS Nasıl Çalışır?
AIS, VHF deniz bandında çalisan bir
transponder sistemidir. Bu sistem geminin adı,çagri işareti, mevkisi,
o anki rotası, eni-boyu, tipi, draftı tehlikeli yük varsa cinsi gibi
verileri diğer gemilere veya sahile otomatik olarak iletir.Bu veri
aktarımı dakikada 2000 kez olur ve bilgiler de her iki saniyede bir
güncelleştirilir. Burada SOTDMA (Self Organizing Time Division
Multiple Access) adı verilen ve gemiden-gemiye yüksek güvenilirlikte
ve sıklıkta iletişim sağlayan bir teknoloji kullanılmaktadır.Bu
veriler diğer gemilerde veya sahilde konumlanmış olan elektronik
harita gösterici (ECDIS) sistemler üzerine aktarılır. Böylece
köprüüstünde bulunan elektronik harita göstericisi üzerinde civardaki
bütün gemi trafiği radardaki gemi ekosu gibi görünür; büyüklükleri de
gemilerin gerçek büyüklükleri ile orantılı olarak. Bu işaretler
üzerine tıklandığında da o gemiyle ilgili bütün bilgiler belirir: Adı,
klası, sicil numarası, ve diğer hayati bilgiler gibi. Ayrıca bu
geminin manevrasıyla ilgili bütün bilgiler de (CPA, TCPA gibi) bir
ARPA radardan daha doğru ve kesin bir şekilde ögrenilebilir.
Böylece önceden sadece modern VTS
operasyon merkezlerinde bulunan ekran bilgileri AIS ile donatılmış
olan her geminin köprüüstünde bulunabilecektir. Bu bilgileri
kullanarak artık “sancağımdaki gemi” vs.demek yerine doğrudan geminin
adını görüp çagri yapmak mümkün olabilecektir.
AIS bileşenleri
Her AIS sistemi bir VHF vericisi, iki
VHF TDMA alıcısı, bir VHF DSC alıcısı ile gösterme ve algılama
sistemlerine bağlantı sağlayacak standart deniz elektonik iletişim
bağlantısından oluşur. Mevki ve zaman bilgileri ise dar sular için
orta frekans diferansiyel GNSS alıcısını da içeren GPS sistemlerinden
elde edilir. Diğer bilgiler de eğer varsa gemideki diğer elektronik
donanımlardan standart deniz veri bağlantısı aracılığıyla AIS
sistemine aktarılır. Rota bilgileri bütün AIS donanımlı gemiler
tarafından verilecektir. Karaya göre hız, dönüş hızı, meyil açısı,
geminin baş-kıç hareketi, varış limanı ve ETA gibi diğer bilgiler de
istendiğinde AIS aracılığıyla aktarılabilir ve görülebilir.
AIS’e Geçiş Nasıl Olacak?
AIS’ e geçiş konusundaki tartışmalar
henüz tamamen bitmiş değil. Elektronikte ileri olmasına rağmen,
Japonya gibi bazı ülkeler, gemilere sürekli yeni elektronik donanımlar
lanse edilmesine karşi çikiyorlar. Ancak yine de AIS’in hemen hemen
bütün gemiler için 2008 yılından itibaren zorunlu olması konusunda
görüş birliği oluşmuş durumda. Buna göre AIS’e geçiş şu aşamalarla
olacak:
- AIS zorunluluğu her tonajdaki yolcu
gemileri ile Uluslararası sefer yapan 300 GRT’dan büyük yük gemileri
ve Uluslararası sefer yapsın ya da yapmasın 500 GRT dan büyük her
yük gemisi için uygulanacak.
- 1 Temmuz 2002’den itibaren inşa
edilen gemiler AIS ile donatılmak zorunda olacak.
- 1 Temmuz 2002’den önce inşa edilmiş
olan gemiler ise;
- Eğer yolcu gemisi iseler, en ge. 1
Temmuz 2003’e kadar,
- Eğer 50.000 GRT ve yukarısı yük
gemisi veya herhangi bir tonajda tanker iseler, en geç 1 Temmuz
2004’e kadar,
- 10.000 GRT ile 50.000 GRT
arasındaki tanker hariç tüm yük gemileri en geç 1 temmuz 2005 e
kadar,
- 3000 GRT ile 10000 GRT arasındaki
tanker hariç tüm yük gemileri en geç 1 Temmuz 2006 ‘ya kadar;
- 300 GRT ile 3000 GRT arasındaki
tanker hariç tüm yük gemileri en geç 1 Temmuz 2007’ye kadar,
- Ulusal sularda sefer yapan gemiler
ise, yukarıdaki sınıflamalara bakılmaksızın, 1 Temmuz 2008’e kadar
AIS donanımını bulundurmak zorunda
olacaklar.
Sektör
nasıl etkilenecek?
AIS, denizcilik sektörüne ilave bir
mali yük getirecek. Köprüüstü donanımı AIS ile uyumlu olmayan gemiler,
sırf bu aygıtı değil, bu aygıta veri aktaracak olan fakat uyumlu
olmayan GPS, ECDIS ve benzeri üniteleri de değiştirmek zorunda
kalacaklar. Ancak ne olursa olsun, sonuçta girilen bu yoldan geri
dönülmeyecek ve 2008 yılından itibaren bütün gemiler AIS ile
donatılmış olacak gibi görünüyor.
Sonuçta maddi külfete rağmen güvenliğe
çok önemli bir katkı sağlanacak.
Artık gemiler, VTS olmayan bölgelerde
de, hatta VTS kontrol sahaslarında dahi, VTS tarafından temin
edilebilecek neredeyse her bilgiye kendi ekranlarından, VTS’e gerek
kalmadan ulaşabilecekler. Peki bu VTS’e olan gereksinimi azaltır veya
ortadan kaldırır mı? Bizce bu sorunun cevabı “hayır” olacaktır. Ancak
AIS sisteminin VTS’in yükünü önemli oranda azaltacağı ve seyir
güvenliğine VTS sahası dışındaki yerlerde de önemli bir katkı
sağlayacağı bir gerçektir.
Yazarın diğer yazıları:
Yazıların her hakkı yazara aittir. Kaynak
gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir.©
Cahit İstikbal
©Cahit
ISTIKBAL 1999
|