|
Boğaz'dan Geçen En Büyük Gemi
Araştırma Yazı |
 |
|
Cahit İstikbal
|
Bizce
Boğazlar, büyük gemilerin geçişi için elverişli su yolları değildir.
Gemilerin büyüklükleri artıkça dönüş dairelerinin çapı da artar, taşıdıkları
yüklerin ağırlığı artacağından durma mesafeleri veya römorkör refakati söz
konusu ise “durdurulma” mesafeleri de buna paralel olarak yükselir. Bu da
özellikle en dar yeri 700 m. ile Kandilli noktası olan ve Vaniköy-Kanlıca
arasındaki dar kuşakta en tehlikeli dönüşler ve akıntıların seyri
zorlaştırdığı İstanbul Boğazı için seyir esnasında kaza riskinin çok
yükselmesi anlamına gelir.
Dolayısıyla, gemilerin boyutları arttıkça, güvenli geçişlerinin
sağlanabilmesi için alınması gereken önlemlerin de arttırılması gerekir.
Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü
ve buna bağlı olarak çıkartılan Uygulama Esasları (Kıstaslar) hangi
gemi tipi büyüklüklerinde ne gibi önlemlerin alınacağını belirler. Burada
temel ilke olarak kabul edilen 300 Metre üzerinde gemilerin Türk Boğazları
için elverişsiz olduğu ve geçişine izin verilip-verilmemesinin ve ne gibi
önlemler alınacağının da İdare (Denizcilik Müsteşarlığı) tarafından
kararlaştırılacağıdır.
5 Ağustos
2000 Günü, İstanbul Boğazı dev bir geminin geçişine tanık oldu.
Avustralya'dan yüklediği 190.017 Ton demir cevherini Romanya'nın
Köstence Limanı'na götüren Bahama Bayraklı SG Enterprise adlı dökme
yük gemisi, 5 ağustos sabahı 0530 da başladığı İstanbul Boğazı geçiş
serüvenini saat 0730 da Türkeli Feneri'ni geçerek noktaladı.
Dökme yük
taşıyan bu gemi 312 metre boyunda ve 50 Metre genişliğindeydi. Bu geminin
geçişiyle birlikte “Boğaz’dan geçen en büyük gemi” tartışması da başladı.
Kimi yayın organları da bu gemiyi “Boğazlar’dan geçen en büyük gemi” ilan
ettiler.
Geçiş
yapan en büyük gemiler konusunda kısa bir araştırma yaptık. Bu geçişlerin
bizim elde edebildiğimiz veriler ışığında 1990 yılında yoğunlaştığını
belirledik. Buna göre büyük gemi geçişleri şöyle:
|
 |
|
333 Metrelik dev Kanchen Junga’nın Boğaz
Geçişi |
01/01/1990: Kanchen Junga: Hindistan Bayraklı, Tanker, Boy: 333 Metre,
Genişlik 52 Metre, Draft 21.6 Metre, GT: 139820 DWT:276.755, Yüklü Olarak
Marmara-Karadeniz Yönünde, Kılavuz Kaptan: Recep Çolakoğlu
14/01/1990: Kanchen Junga: Boş olarak Karadeniz-Marmara yönünde.
20/05/1990: Agip Lazio: İtalyan Bayraklı, Tanker, Boy: 349 Metre,
Genişlik: 52 Metre, GT: 127070, Boş olarak Marmara-Karadeniz yönünde geçti.
Kılavuz Kpatan: Erdoğan Örtegen. Aynı tanker Rusya’dan yüklediği 218 Bin Ton
ham petrol ile 25/05/1990 Tarihinde Karadeniz-Marmara yönünde geçişini
tamamladı.
|
 |
|
İşte geçiş yapan en
büyük gemi: 349 M. Lik Agip Lazio Boğaz'da... |
Dolayısıyla bizim yaptığımız araştırmaya göre Boğazlardan geçen en büyük
gemi unvanına 349 metrelik boyu ile "Agip Lazio" adlı tanker sahip durumda.
Bu arada
bir de başarısız geçme girişimi var. İran Bayraklı "Alamoot" adlı tanker,
İstanbul Boğazı'ndan geçmek istediği 15 Gün öncesinden acentesi vasıtasıyla
Liman Başkanlığı'na bildirdi. 163.000 GRT'luk bu gemi, 351 Metre
uzunluğundaydı.
Bu konuda
02/08/1990 Tarihli "Cumhuriyet" Gazetesinde şu haber yer aldı:
"Boğaz'da tehlikeli Bekleyiş:.İstanbul
Boğazı yeni bir "tehlikeli geçişe" daha hazırlanıyor. Bugüne kadar
Boğazdan geçen en büyük gemi olacağı belirtilen Îran bandıralı "ALAMOOT"
adlı 163 bin gross tonluk dev tankerin yarın öğle saatlerinde İstanbul
Boğazı'ndan geçmesi bekleniyor. Kılavuz Kaptanlar Derneği
yetkilileri, geminin geçişine sert tepki göstererek, "İstanbul Boğazı'ndan
geçecek en büyük gemiler için limit 100 bin gross ton olarak tespit
edilmiştir. Bu geminin geçişi büyük tehlikedir. Bakanlık bu geçişe izin
vermemelidir" dediler. Buna karşın geminin geçişi için izin veren
Ulaştırma Bölge Müdürü Altan Köseoğlu, "Risk çok yüksek. Geçiş limitleri
ile ilgili çalışmalarımız var. Ama daha önce de buna yakın tankerler
Boğazdan geçti" diye konuştu. Köseoğlu, "izin vermeme yetkiniz var mı"
sorusunu, "Montrö Anlaşması gereği gemiler serbest ve transit geçiş
yapabilir, ama bir kaza anında mahvoluruz" diye yanıtladı. Kılavuz
Kaptanlar Derneği'nden yapılan açıklamada, 1936 senesinde imzalanan Montrö
Anlaşması'nda gemilerin Boğaz dan serbest olarak transit geçiş
yapabileceklerinin yazılı olduğunu, ancak o tarihte Boğazdan
geçen en büyük gemi tonajının 7 bin gross ton olduğu öne sürüldü.ALAMOOT'un
Boğazdan geçiş yapacağı acentesi aracılığıyla 15 gün önceden liman
başkanlığına ve Ulaştırma Müdürlüğü'ne bildirildi. Tehlikeli geçiş için
ilgili kuruluşlar birbirleriyle çelişen görüşler ileri sürdüler. Ulaştırma
Bölge Müdürü Altan Köseoğlu, tankerin geçişi ile ilgili kesin bilgilere
sahip olmadığım belirterek konuyla liman başkanlığının ilgilendiğim
söyledi. Köseoğlu, konuyla ilgili olarak şöyle dedi:"Bu tankerin geçişi
ile ilgili olarak kılavuz kaptanlar ve biz bir çalışma yaptık ve
geçmesinin mümkün olduğunu saptadık. Çekici römork ve Boğaz trafiğin! bir
süre kapatmak suretiyle tankeri geçireceğiz. Risk çok yüksek. Geçiş
limitleri ile ilgili birtakım çalışmalarımız var. Ama daha önce de bunun
gibi gemiler Boğazdan geçiş yaptılar."Buna karşın Kılavuz Kaptanlar
Derneği tarafından yapılan açıklamada, geçişin İstanbul için büyük
tehlike yarattığı ve mayıs ayında taslağı tamamlanan ve kurulan komisyon
tarafından belirlenen limitin 100 bin gross ton olduğu öne sürüldü.
Taslağın bakanlıkta onaylanmak üzere sıra beklediği de öğrenildi."
"Alamoot" adlı tankerin daha sonra 5 adet römorkör eşliğinde geçişi için
izin verilmesi aşamasına gelindi. Ancak bir hafta kadar süren görüşmeler
sonucunda geminin İran'lı armatörü, geçiş için alınacak güvenlik önlemlerini
pahalı bulduğundan gemisini Boğazlar'dan geçirmekten vazgeçti. Ancak bu
vazgeçişte geçiş masraflarının yüksekliği olduğu kadar Boğaz'dan bu
büyüklükte bir geminin geçemeyeceğine gemi armatörünün de ikna olmuş
olmasının etkili olduğu varsayılmalıdır.
Görüldüğü gibi, Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği'nin bugün olduğu gibi
geçmişte de, Türk Boğazları'nın güvenliği için nasıl bir mücadele verdiği
gazete arşivlerinde karşımıza çıkmaktadır.
Yine arşiv değeri olması açısından, Kanchenjunga adlı tankerin
İstanbul Boğazı'ndan geçişinden sonra TRT 1 Televizyonunda 2000 Haberlerinde
ve daha sonra TV-2 haberlerinde konuyla ilgili yayınlanan röportajları
aşağıya alıyoruz:
14 Ocak 1990-TV 2 2230 Haberler
Sunucu:
Dünyanın en büyük tankerlerinden biri olan Hindistan Bandıralı
KANCHENJÜNGA adlı tanker ikinci kez İstanbul Boğazında. 14 gün önce
Karadeniz'e geçen tanker bu kez taşıdığı 265bin ton ham petrolü boşaltmış
olarak İstanbul Boğazından geçiş yapıyor. Tanker in boş olması nedeni ile
deniz seviyesinden direğinin en üst yüksekliği 51 metreye ulaşıyor. Kaptan
böyle bir tankere ilk defamı çıkıyorsunuz?
E.Örtegen (Baş Kılavuz Kaptan):
Evet efendim ilk defa çıkıyorum. Hemen hemen 30 senelik bir hizmetim
var, ilk defa çıkıyorum efendim. Trafik için gereken önlem alınmış
vaziyette. Akıntılar bugün gayet normal. O korkumuz da yok. Boğazda orkoz
yok. Tek korkumuz şimdi bizim,sis. da olmazsa, tahmin ediyorum çok
emniyetli bir geçiş yapacağız.
Sunucu:
Bu tip tankerler İstanbul Boğazından geçerken ne gibi önlemler alınıyor?
l.Sefa Er (Liman Başkanı):
Boğazın doğal yapısı dikkate alındığında, mecburuz kapatmaya.
Çünkü,geminin özelliklerinden dolayı çift taraflı trafiğe kapatıyoruz.
Emniyetli bir geçişin teminini ancak bu şekilde sağlayabiliyoruz.
Sunucu:
Kılavuz bayrağı çekilen gemi boğaz geçişini yaklaşık 1,5 saatte
tamamladı.139820 gros tonluk ve 277bin ton yük alabilen tanker derinlik ve
genişliğinin fazla olması sebebi ile dünyada Panama ve Süveyş kanallarım
kullanamıyor. Tanker acentasının Boğazlardan geçişler için 80 milyon lira
dolayında ödeme yaptığım öğrendik.68 mürettebatı olan tanker yarın sabah
da Çanakkale Boğazından geçecek. Bulgaristan'ın Burgaz limanına ham petrol
götüren süper tankerin rotasının bir sonraki durağı Suudi Arabistan. .
14 Ocak 1990-TV 2 2230 Haberler
Sunucu:
Bu tür tankerlerin boğazdan geçişi sırasında ne gibi önlemler alınıyor";
İ. Yıldan (Kılavuzluk Servis
Şefi): Önceden
alınan ihbara göre Liman Başkanlığı ile beraber gereken emniyet
tedbirlerini şu şekilde alıyoruz; Şehir hatları dahil bütün trafik
durdurulmuştur. Transit geçen gemiler de şu anda Boğaza giriş
yapamıyorlar.
Sunucu:
Boğaz sadece bu gemiye ait. Peki,orta yolu mu izliyor?
İ. Yıldan:
Evet. Tabii orta yolu izlemek mecburiyetindeyiz. Çünkü çok derin
sularda gitmek mecburiyetindedir gemi. Draftı yüksektir.
A.Erol (Deniz Pilot Kaptanlar
Derneği Başkanı): Bu tanker üç futbol sahasından da 3 metre daha
uzun. Ayrıca yüklüyken su içinde kalan kısmı, yani bizim draft dediğimiz
veya su çekimi dediğimiz kısmı 22 metre ki bu da 8-9 katlı bir apartmanın
yüksekliğine eşittir. Böyle bir tanker herhangi bir dümen arızasına
uğrarsa veyahut ta akıntının etkisi dolayısı ile karaya yönelirse bu
tankeri durdurmak için yapılacak tek şey tam yol tornistan yapmak!ır.Yani
bir tankerin,bir geminin durdurma aracı gemilerin makinesini tornistan
etmektir. Karadaki bir aracın frenine basmak gibi diyelim ki,bu takdirde
durma uzaklığı,tornistana başlandığı yerden itibaren 5000 metre
ötesidir.
Sunucu:
Tehlike ile karşılaştığı zaman
ancak 5 km sonra durabiliyor.
A.Erol: Tabii.Evet,ancak 5
km sonra durabilir.
Boğazlar, 1990 yılına oranla bugün büyük ölçüde güvence altına
alınmıştır. Artık bu büyüklükteki gemiler, Boğazlardan geçmelerinin güvenlik
açısından sakıncalı olduğunu ve geçmek istediklerinde ne gibi ağır
kurallarla karşılaşacaklarını bilmektedirler. Bu yüzden Boğazlarımızda artık
bu büyüklükte gemilere rastlamıyoruz. Rastlamamayı da arzu ediyoruz.
 |
|
İstanbullu'nun
kaderi: Yıl 1990, Kanchen Tunga geçiyor, İstanbullular seyrediyor.
Yazarın Diğer Yazıları:
Yazıların her hakkı yazara aittir. Kaynak
gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir.©
Cahit İstikbal

|
© Cahit İstikbal 2000
|