Akademik Görüş

Demiryolu ve Denizyolu Taşımacılığı

Doç. Dr. NECMETTİN AKTEN

 

Seyir Defteri

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Kapt. CAHİT İSTİKBAL

 

Mercek Altında

Kılavuz Kaptanlık Mesleği

Kapt. OĞUZ CEBECİ

 

Hukuk Penceresi

Yargı Muafiyeti ve Yabancı Gemiler

Av. BÜLENT TATAR

 

Teknik Bakış

Yüzyılın En Önemli Tehdidi

Kapt. CAHİT YALÇIN

SANLI BAYRAGIMIZ

TURK

KILAVUZ KAPTANLAR

DERNEGI

T U R K I S H   M A R I T I M E   P I L O T S'   A S S O C I A T I O N

TUMPA LOGO

marineCare

TUMPA ENGLISH SITE

Burada önemli son dakika haberleri yer alacaktır. Bizi izlemeye devam ediniz...

temizdeniz.gif (1310 bytes)
İçindekiler
Haberler
Dış Basın
Yazarlar
İstatistikler
IMO
F.A.Q.
Yönetim Kurulu
Üye Girişi
Arama
Çevre
Yeni Ne Var?
marineCare
Meteoroloji
Software
Şiir
Eğlencelik
Adresimiz
Bize Yazın!
Linkler
Sitenizi Ekleyin
Tüm Forumlar
Eğitim Forumu
İş Arayanlar
Misafir Defteri

Kılavuzluk,

Güvenilirliğin

İnsana

Dönüşmüş

Şeklidir.

Joseph CONRAD


  Arama Motoru

TUMPA WEB



IMPA Üyesiyiz


EMPA Üyesiyiz


click to see our site statistics!

 

Seyir Defteri                                                                        01 Ekim 2004

Meslek Örgütlerine Özen Gösterelim

Cahit İstikbal

 

1258 Yılında Söğüt'te dünyaya gelen Osman Gazi'nin Osmanlı Devletinin kurucusu olduğu kabul edilir. Osman Gazi'ye Kayınpederi de olan Şeyh Ede Balı'nın şu vasiyeti bıraktığı söylenir (Aslında  Tarık Buğra'nın Osmancık adlı romanında bu sözleri Ede Balı'ya söyletir):

 

"Ey oğul, artık Bey’sin!
Bundan sonra öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoş görmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana...

Ey oğul, sabretmesini bil,
vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın.

Ey oğul, işin ağır,işin çetin, gücün kula bağlı. Allah yardımcın olsun... Güçlüsün, kuvvetlisin,akıllısın, kelamlısın!

Ama; bunları nerede,nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin.

Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın!
Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi değildir. Bütün bilinmeyenler, keşfedilmemişler, görünmeyenler, ancak sen faziletli ve ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır.

Ey oğul ! Ananı , atanı say !
Bereket büyüklerle beraberdir.
İnancını kaybedersen , yeşilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol ! Her sözü üstüne alma ! Gördüğünü görme ! Bildiğini bilme !
Sevildiğin yere sık gidip gelme !
Ey oğul ! Üç kişiye acı :
Cahil arasındaki alime ,
zenginken fakir düşene,ve
hatırlı iken itibarını kaybedene.

Ey oğul! unutma ki,
yüksekte yer tutanlar,aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklıysan mücadeleden korkma!..."

 

*******

 

Sanırım denizciliğin yönetimindeki kişilerin bugünlerde yukarıdaki vasiyeti tekrar tekrar okumalarında büyük yarar var.

Çünkü camia içerisinde homurdanmalar ve hoşnutsuzluklar artmış durumda.

 

*******

Peki ne oldu da böyle oldu?

Gerek Denizcilik Müsteşarlığımızda; gerekse diğer idari kademelerde son iktidar döneminde daha önceleri hiç olmadığı kadar denizci kökenli, akademisyen altyapısı olan kişiler göreve getirildi.

Bu görevlendirmelerde Bakan Sayın Binali Yıldırım'ın büyük payı var. Kendisi denizciliğin denizci  kişiler tarafından yönetilmesi gerektiğini düşündüğü için "işi ehline vermeli" prensibinden hareketle doğruyu yaptı; denizcilik kadrolarına denizcileri getirdi. Ve işi ehline verdi.

Sayın Binali Yıldırım'ın bu yerinde girişimi denizcilik dünyasında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları ve meslek odalarından büyük destek gördü. Hatta o derecede destek gördü ki; 23 Temmuz 2003 Tarihinde bir basın açıklaması yapan denizci meslek örgütleri, hakkında basın kampanyası yürütülen Bakanın destekleyici şu açıklamalarda bulundular: (Basın açıklamasının tamamı http://www.turkishpilots.org.tr/HABERLER/2004/2003_07_23_STO_Destek.html adresindedir)

"Sayın Bakanımız, denizcilik sektörünün sorunlarının ve ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve bunların giderilmesinde her zaman en doğru çözümleri bulmaya özen göstermiş ve ilgili bütün tarafların ve Sivil Toplum Örgütlerinin görüşlerini almaya, ilgili konudaki dünya uygulamaları ve Avrupa Birliği uygulamalarını dikkate alarak uluslararası niteliği bulunan denizcilik sektöründe en iyi ve en doğruyu bulmaya özel önem vermiştir. Sayın Bakanımız, yaptığı atamaların çoğunda sektörü bilen, iyi yetişmiş kişileri işbaşına getirmeye dikkat etmiş, gözlemlediğimiz kadarıyla bunu gerçekleştirirken, kriter olarak, kişinin işinin ehli olup olmadığına birinci önceliği vermiştir.

Bugün Denizcilik Müsteşarı bile Rahmetli Prof. Dr. Reşat ÖZKAN’dan sonra yıllardır ilk kez denizci kökenli birisi olmuştur. Bakanımızın bunun gibi olumlu icraatlarını takdirle karşılamamamız mümkün değildir. Bakanımız, denizciliğin sorunlarını dinlemede kapısını her zaman sivil toplum kuruluşlarına ve meslek kuruluşlarına açık tutmuş, bizlerin sorunlarını dinlemiş, çözüm arayışlarında bizlerden sürekli görüş almış, ve almaya devam edeceğini her vesileyle ifade etmiştir. "

Yukarıda bir bölümünü aldığımız basın açıklamasından sonra; Hürriyet Yazarı Bekir Coşkun'dan "Yalaka" tabirine varacak kadar bayağılaşan hakaretlere maruz kaldı denizci örgüt yöneticileri (Bakınız: http://www.turkishpilots.org.tr/HABERLER/2003_07_28_STOlere_Hakaret.html)...

*******

Ve bugün gelinen noktada bir kaç tespiti yapmakta fayda var:,

  • Yıllardır İTÜ Denizcilik Fakültesinde yapılmakta olan gemiadamı sınavları; Fakülteden alınarak TÜDEV'e verildi. Artık Fakülte mezunları mezun olduktan sonra fakülte olmayan bir eğitim merkezinde sınavdan geçirilecekler.

  • Denizcilerin yönetici kadrolarda görev yapmaya başladıklarında ortak platformlarda denizcilerin bir araya getirilerek görüşlerini almaya gösterilen özen; giderek azaldı ve artık bu tür toplantılar hiç yapılmıyor. Ya da sadece Deniz Ticaret Odası ile sınırlı tutuluyor. Oysa Deniz Ticaret Odası denizcilik alanındaki sivil toplum kuruluşlarını bırakın temsil etmek; onlara faaliyetleri ile ilgili hiç bir bilgi vermiyor.

  • Denizcilik alanında yapılan hukuksal düzenlemelerde "ben denizden geldim, en iyi ben bilirim" tarzı giderek hakim olmaya başladı. Yapılan işlerde denizci örgütlerin fikirleri artık ya sorulmuyor, ya da dikkate alınmıyor.

  • Uluslararası denizcilik Örgütü Karar'larına göstermelik olarak uyuluyor; özünde pek çoğuna uyulmuyor. Denizcilik alanında uluslararası meslek kuruluşlarının fikir, görüş ve kararları dikkate alınmıyor; bu kuruluşlardan yazılan yazılara cevap verilmiyor.

Bu listeyi şimdilik daha fazla uzatmıyorum.

Sadece; denizciliğin yönetimindeki kişilerin; yukarıya aldığım ve Tarık Buğra' nın Kayı Boyu' ndan Osmanlı İmparatorluğu'na götüren karakteri ve anlayışı ortaya çıkarmak için Ede Balı'ya söylettiği sözleri tekrar tekrar okumalarını diliyorum.

 

 

Hit Counter


Bu yazıya siz de yorumunuzu ekleyebilirsiniz:

Adınız-Soyadınız:


 

Yazarın diğer yazıları:

Yazıların her hakkı yazara aittir. Kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir.© Cahit İstikbal


 

 

 

 


© 1996-2004 Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği